# Kamu hizmetlerinin düzenli, etkin ve verimli bir şekilde yürütülmesini sağlamak üzere kamu kurum ve kuruluşlarının teşkilat görev ve yetkileri ile kamu görevlilerine ilişkin konularda yetki verilmesine dair kanun (s.s.746)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 23. Dönem)
- **Konuşmacı:** Bülent Baratalı (CHP, İzmir)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 86. Birleşim
- **Tarih:** 5 Nisan 2011
- **Gündem:** KAMU HİZMETLERİNİN DÜZENLİ, ETKİN VE VERİMLİ BİR ŞEKİLDE YÜRÜTÜLMESİNİ SAĞLAMAK ÜZERE KAMU KURUM VE KURULUŞLARININ TEŞKİLAT GÖREV VE YETKİLERİ İLE KAMU GÖREVLİLERİNE İLİŞKİN KONULARDA YETKİ VERİLMESİNE DAİR KANUN (S.S.746)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/bulent-baratali-23-2011-04-05-kamu-hizmetlerinin-duzenli-etkin-ve-verimli-bir-sekilde-yurutulmesini

> Bülent Baratalı (CHP), 5 Nisan 2011 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 86. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: KAMU HİZMETLERİNİN DÜZENLİ, ETKİN VE VERİMLİ BİR ŞEKİLDE YÜRÜTÜLMESİNİ SAĞLAMAK ÜZERE KAMU KURUM VE KURULUŞLARININ TEŞKİLAT GÖREV VE YETKİLERİ İLE KAMU GÖREVLİLERİNE İLİŞKİN KONULARDA YETKİ VERİLMESİNE DAİR KANUN (S.S.746)); konuşma 603 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

CHP GRUBU ADINA BÜLENT BARATALI (İzmir) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; görüşmekte olduğumuz yetki kanunu tasarısının yürürlük maddesi üzerinde, 3’üncü maddede Cumhuriyet Halk Partisi Grubunun görüşlerini ifade etmek için söz almış bulunmaktayım. Öncelikle grubumuz ve şahsım adına yüce heyetinizi saygıyla selamlıyorum.

Değerli milletvekilleri, ben, her kanunda olması gereken gerekçeler üzerinde biraz görüşlerimi ifade edeceğim. Bir defa, yetki kanunu tasarısının gerekçesi inandırıcılıktan uzaktır. Bu gerekçeye bağlı bu tasarı, Türkiye Büyük Millet Meclisini ve millî iradeyi baypas eden bir tasarıdır, altı aylığına bir baypas vardır ve millet iradesine de altı ay müddetle bir el koyma tasarısıdır; demokratik değildir, antidemokratik bir tasarıdır.

Aslında, geçmiş dönemlerde de bazı hükûmetler bu yetkiyi kullanmışlardır ama daha çok, yetki tasarıları, olağanüstü dönemlere ait olan tasarılardır. Geçmiş dönemlerde bu kullanıldı diye bu Hükûmetin de bunu kullanmasını pek doğru bulmuyorum. Yani kanun hükmündeki kararnameler bir istisna olarak bizim hukukumuzda kalmalıdır diye düşünüyorum çünkü kuvvetler ayrılığı prensibine aykırı bir olaydır, yasamanın yetkisini yürütme istediği gibi belirli bir süre kullanmaktadır. Ancak tasarının gerekçesinde itibarımızın arttığı ve demokrasimizin güçlendiği bir dönem yaşandığı söyleniyor dokuz yıllık süreç içinde. Ben, bu ifadeyi hayretle karşılıyorum. Gerekçelerini anlatacağım. Bu gerekçeyi yazan arkadaşlar ve katılanlar acaba başka bir ülkede mi yaşıyor diye düşünüyorum çünkü bu dokuz yıl içinde üniversiteler ve YÖK altüst olmuştur. Rektörler, hocalar, gazeteciler, bilim adamları her kesimden muhalifler çeşitli senaryolar ve sehven eklenmiş delillerle aylardır cezaevinde bulunmaktadırlar. Hukuk adına en büyük hukuksuzluk bu dönemde yapılmıştır. Yüksek yargı, HSYK, Anayasa Mahkemesi AKP’nin birer organı hâline gelmiştir. Polis akademisi sınavlarında ve KPSS’de sınav yolsuzluğu ilk defa bu dönemde yaşanmıştır. Şimdi de üniversite sınavında ortaya çıkan şifre skandalıyla 1 milyon 700 bin öğrencimizin, 1 milyon 700 bin ailenin umutları ve geleceği karartılmıştır. Sayın Cumhurbaşkanı, Endonezya’dan ikna olduğunu söylüyor herhangi bir şifre skandalı yok diye ama ben Cumhuriyet Halk Partisi terbiyesi almış bir arkadaşınız olarak sadece bir iyi niyet okuması olduğunu ifade ediyorum Cumhurbaşkanımızın söylediklerinin çünkü 1 milyon 700 bin öğrencinin ve ailenin ikna olması çok önemlidir. Ben bir ikna olayı da göremiyorum. Bu konuda araştırma, soruşturma ve inceleme yapılmadan “İkna oldum.” demekle geçiştirilemeyecek kadar büyük olan bu skandalın derhâl aydınlatılması gerekmektedir çünkü bu çocukların psikolojisi, motivasyonu, inancı ve gelecek duyguları tamamen alt üst olmuştur, bunun da tek sorumlusu AKP’dir.

Değerli milletvekilleri, haneye tecavüzler, kameralı kayıtlar bu dönemde başlamış, özel hayatın gizliliği kalmamıştır. Basılmamış kitaplar üzerinde sürek avları bu dönemde yaşanmaya başlamıştır. Dinlemelere karşın “Telefonla konuşmayın.” diyen bir bakana ilk defa bu dönemde rastlanmıştır. Ortak özellileri dinler tarihi, dinler arası diyalog, karşılaştırmalı dinler tarihi, dinler tarihi metodolojisi gibi konularda uzmanlık olan ilahiyatçı profesörlere yönelik baskı ve aramalar bu dönemde yaşanmıştır çünkü bu zihniyet yani AKP zihniyeti kendisinden başka hiç kimseye hayat hakkı tanımayan bir zihniyettir. Onun içindir ki bunlara dokunanlar “Ergenekon ve çeşitli darbe planları” adı altında susturulup cezaevlerine konulurken Deniz Feneri davasının daha iddianamesi bile hazırlanmamıştır. KPSS’deki kopya skandalının failleri hâlâ ortaya çıkarılmamıştır. Bu durumda iki olasılık akla geliyor: Bunları yapanlar ya çok güçlü ya da bu iş AKP’ye kadar uzanıyor değerli arkadaşlar. Bunun başka bir açıklaması yok.

Bakınız, yine Balyoz davasının esasını teşkil eden 11 no.lu CD hakkında, davanın mağduru sıfatıyla duruşmaya katılan gazeteci Abdurrahman Dilipak, bu CD’yle ilgili olarak bazı dolapların döndüğünü ve konu aydınlanıncaya kadar bunlarla ilgili soru sormayacağını ifade ediyor ve diyor ki: “2003’te olduğu söylenen olaylarda 2008 kayıtları yer alırsa hangi güvenden, hangi gelecekten, hangi hukuktan, hangi demokrasiden söz edilebilir?”

Değerli arkadaşlar, sayın milletvekilleri; biliyorsunuz, 11 no.lu CD kahraman deniz kuvvetlerimizin belkemiğini ortadan kaldıran düzmece bir CD’dir. Kahraman deniz kuvvetlerimizin 54 amiralinden 27 tanesi şu anda tutukludur. Hatta deniyor ki bir kurmay hesabıyla…

NECAT BİRİNCİ (İstanbul) – Ne yapalım?

BÜLENT BARATALI (Devamla) – Vallahi artık gölgede oturun, yapacak bir şey yok. (AK PARTİ sıralarından gürültüler)

---

**Kaynak gösterme:** Bülent Baratalı (CHP, İzmir). “Kamu hizmetlerinin düzenli, etkin ve verimli bir şekilde yürütülmesini sağlamak üzere kamu kurum ve kuruluşlarının teşkilat görev ve yetkileri ile kamu görevlilerine ilişkin konularda yetki verilmesine dair kanun (s.s.746)”. TBMM Genel Kurulu, 86. Birleşim tutanağı, 5 Nisan 2011. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/bulent-baratali-23-2011-04-05-kamu-hizmetlerinin-duzenli-etkin-ve-verimli-bir-sekilde-yurutulmesini (erişim: 29 Ekim 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
