# 1 Temmuz 2024 tarihinde tatile girmesi gereken Meclisin 23'üncü gününe ve iktidar partisine gündemle ilgili yaptıkları teklife, kredi derecelendirme kuruluşlarının Türkiye'nin notunu yükseltmesine, Cumhurbaşkanının bugün Adalet ve Kalkınma Partisinin grup toplantısında yaptığı açıklamalara, emeklilerin çok büyük zorluklarla mücadele ettiği bir dönemden geçtiğine, Küresel Emeklilik Endeksi'ne göre Türkiye'nin durumuna ve en düşük emekli aylığının 12.500 TL yapılmasına ilişkin açıklaması

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 28. Dönem)
- **Konuşmacı:** Bülent Kaya (Saadet Partisi, İstanbul)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 107. Birleşim
- **Tarih:** 24 Temmuz 2024
- **Gündem:** 1 Temmuz 2024 tarihinde tatile girmesi gereken Meclisin 23'üncü gününe ve iktidar partisine gündemle ilgili yaptıkları teklife, kredi derecelendirme kuruluşlarının Türkiye'nin notunu yükseltmesine, Cumhurbaşkanının bugün Adalet ve Kalkınma Partisinin grup toplantısında yaptığı açıklamalara, emeklilerin çok büyük zorluklarla mücadele ettiği bir dönemden geçtiğine, Küresel Emeklilik Endeksi'ne göre Türkiye'nin durumuna ve en düşük emekli aylığının 12.500 TL yapılmasına ilişkin açıklaması
- **Tutanak (TBMM):** https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=126467
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/bulent-kaya-2024-07-24-1-temmuz-2024-tarihinde-tatile-girmesi-gereken-meclisin-23-uncu-gunune

> Bülent Kaya (Saadet Partisi), 24 Temmuz 2024 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 107. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 1 Temmuz 2024 tarihinde tatile girmesi gereken Meclisin 23'üncü gününe ve iktidar partisine gündemle ilgili yaptıkları teklife, kredi derecelendirme kuruluşlarının Türkiye'nin notunu yükseltmesine, Cumhurbaşkanının bugün Adalet ve Kalkınma Partisinin grup toplantısında yaptığı açıklamalara, emeklilerin çok büyük zorluklarla mücadele ettiği bir dönemden geçtiğine, Küresel Emeklilik Endeksi'ne göre Türkiye'nin durumuna ve en düşük emekli aylığının 12.500 TL yapılmasına ilişkin açıklaması); konuşma 589 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

BÜLENT KAYA (İstanbul) – Sayın Başkan, teşekkür ederim.

Öncelikle, sözlerime başlarken, 1 Temmuz 2024 tarihinde tatile girmesi gereken Meclisin bugün 23’üncü günü. İktidar partisine, daha doğrusu Meclisteki Adalet ve Kalkınma Partisine gündemlerinde olan 5 yasa teklifinden 2 tanesinin yeni döneme bırakılmasına, diğer 3 tanesinin ise ortak uzlaşıyla çıkarılmasına dönük tekliflerimiz olmuştu. Ancak kendilerinden gelen “Her 5 yasa teklifini de yasalaştıracağız.” cevabı üzerine biz de Saadet-Gelecek Grubu olarak normal çalışma düzenimize döndüğümüzü, bu 5 yasa teklifiyle ilgili bütün eleştirilerimizi Meclis Genel Kurulunda sonuna kadar dile getirerek bunlardaki yanlış gördüğümüz hususların yasallaşmamasıyla ilgili bir çalışma içerisinde olacağımızı, olumlu katkılarda bulunacağımızı, şayet bu olumlu katkıları dikkate alırlarsa da bundan memleketin ve milletin fayda göreceğini ifade ediyoruz. Ama şayet kendilerinin “Bu 5 yasa teklifini de mutlaka ama mutlaka çıkarmadan Meclis tatile girmeyecek.” gibi bir kanaatleri varsa, biz de buradan, Türkiye Büyük Millet Meclisinin bu yasalar bitinceye kadar -ne zamana kadar devam edecekse etsin- çalışmasından yana olduğumuzu bir kez daha ifade etmek istiyoruz.

Bir diğer husus, kredi derecelendirme kuruluşları Türkiye'mizin notunu yükseltti, iktidar partisi de bunu ekonominin iyiye gittiğine dair bir işaret olarak, bir övünç göstergesi olarak ifade etmeye çalıştı. Her ne hikmetse bu kredi derecelendirme kuruluşları Türkiye'nin notunu düşürdüğü zaman “Vay, dış güçler bizim ekonomimizi mahvetmek için bilerek, kasıtlı olarak bunları düşürüyorlar.” diye itibarsızlaştırmaya çalışırken, not yükselince birdenbire bu kredi derecelendirme kuruluşları gayet itibarlı hâle geliyor. Karar verin, kredi derecelendirme kuruluşları gerçekten objektif kriterlerle ekonomimizin durumunu ortaya koyan kuruluşlar mı, yoksa işinize geldiği zaman objektif, işinize gelmediği zaman dış güçler mi? Bunu da iktidar partisinin samimiyetine havale etmiş oluyoruz.

Bir diğer husus, Sayın Cumhurbaşkanımız bugün “Son yirmi bir yılda emeklilerimizin hayat kalitesini yükseltecek birçok adım attık. Bizden önce emekli maaşları insani standartların çok altındaydı…” Bu memlekette elini vicdanına koyan herkes Adalet ve Kalkınma Partisinin işbaşına geldiği 2002'den bu yana, özellikle son beş altı yıllık süreç içerisinde emeklilerin insani yaşam standartları arasında çok ama çok geriye düştüğünü kabul eder. Dolayısıyla, ben, buradan, iktidar partisinin elini vicdanına koyarak bu konuyu tekrar değerlendirilmesini istiyorum.

Emeklilerimizle alay etmeyin. Emeklilerimiz çok büyük zorluklarla mücadele ettiği bir dönemden geçiyor. Ucuz ekmek almak için ekmek kuyruklarına giriyor, elektrik parası çok gelmesin diye soğukta battaniyeyle oturuyor, pazar ihtiyacını karşılamak için akşam pazarın dağılmasını bekliyor. Yaşam kalitelerini artırmak hepimizin boynunun borcudur. Emeklilerle dalga geçer gibi “Emeklilerin hayat standartlarını çok daha iyi seviyelere getirdik, bundan sonra da getireceğiz.” gibi emeklilerin aklıyla alay eden açıklamalar yapmaktan geri durun. Kiraların kümes gibi evlerde bile 20 bin lira olduğu bir yerde 10 bin lira emekli maaşıyla, senede 2 defa sadaka gibi verdiğiniz 3 bin lira bayram ikramiyesiyle emeklilerin belini büktünüz, enflasyona karşı ezdikçe ezdiniz, gelir dağılımındaki adaletsizliği artırdıkça artırdınız. Zaten birçok alandaki anlaşılmaz uygulamalarınız gibi emeklilik sistemiyle ilgili anlaşılmaz uygulamalarınız neticesinde de artık emeklilik maaşları o kadar düşük hâle geldi ki 2019 yılından bu yana, bir kanun değişikliğiyle, her seferinde bir taban belirlemek zorunda kalıyorsunuz çünkü sizin getirmiş olduğunuz sistemde emeklilik maaşları taban itibarıyla geçinilemeyecek bir seviyeye geldiği için, kök maaşlarına herhangi bir artış yapmadan en son 10 bin, şimdi de 12.500 TL'ye çıkarmış bulunuyorsunuz.

Siz işbaşına geldiğiniz 2002 yılında bu ülkede bir emekli asgari ücretlinin 1,5 katı kadar maaş alıyordu. Gölge etmeyin, başka ihsan istemez. Bugün o günün şartlarına giderseniz, asgari ücretin 17 bin TL olduğu bir yerde emekli maaşının 30 bin TL olması gerekiyor. Yani siz emeklinin hayat standartlarını artırmadınız, emekliyi ezdikçe ezdiniz, emekliden çaldıklarınızı maalesef, maalesef zengine verdiniz.

Sonuç olarak, Sayın Başkanım, yıllar içindeki emekli maaşlarındaki erime neticesinde Türkiye, bu yıl, Küresel Emeklilik Endeksi’nde gelir açısından 44 ülke içerisinde yüzde 36 puanla sondan bir önceki sırada yer alıyor.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Bülent Kaya (Saadet Partisi, İstanbul). “1 Temmuz 2024 tarihinde tatile girmesi gereken Meclisin 23'üncü gününe ve iktidar partisine gündemle ilgili yaptıkları teklife, kredi derecelendirme kuruluşlarının Türkiye'nin notunu yükseltmesine, Cumhurbaşkanının bugün Adalet ve Kalkınma Partisinin grup toplantısında yaptığı açıklamalara, emeklilerin çok büyük zorluklarla mücadele ettiği bir dönemden geçtiğine, Küresel Emeklilik Endeksi'ne göre Türkiye'nin durumuna ve en düşük emekli aylığının 12.500 TL yapılmasına ilişkin açıklaması”. TBMM Genel Kurulu, 107. Birleşim tutanağı, 24 Temmuz 2024. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/bulent-kaya-2024-07-24-1-temmuz-2024-tarihinde-tatile-girmesi-gereken-meclisin-23-uncu-gunune (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=126467

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
