# Bursa Büyükşehir Belediye Başkanına ve belediye başkanlarına yapılan operasyonlara, Adalet Bakanına yaptığı çağrıya, Millî Savunma Bakanlığının Meclisi ve kamuoyunu bilgilendirmesi gerektiğini düşündükleri hususlara ilişkin açıklaması

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 28. Dönem)
- **Konuşmacı:** Bülent Kaya (Yeni Yol, İstanbul)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 75. Birleşim
- **Tarih:** 31 Mart 2026
- **Gündem:** Bursa Büyükşehir Belediye Başkanına ve belediye başkanlarına yapılan operasyonlara, Adalet Bakanına yaptığı çağrıya, Millî Savunma Bakanlığının Meclisi ve kamuoyunu bilgilendirmesi gerektiğini düşündükleri hususlara ilişkin açıklaması
- **Tutanak (TBMM):** https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=143494
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/bulent-kaya-2026-03-31-bursa-buyuksehir-belediye-baskanina-ve-belediye-baskanlarina-yapilan-o

> Bülent Kaya (Yeni Yol), 31 Mart 2026 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 75. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: Bursa Büyükşehir Belediye Başkanına ve belediye başkanlarına yapılan operasyonlara, Adalet Bakanına yaptığı çağrıya, Millî Savunma Bakanlığının Meclisi ve kamuoyunu bilgilendirmesi gerektiğini düşündükleri hususlara ilişkin açıklaması); konuşma 581 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

BÜLENT KAYA (İstanbul) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; yerel yönetimler demokrasinin temel taşlarından, en önemlilerinden bir tanesidir. Bugün sabah saatlerinde Bursa Büyükşehir Belediye Başkanının 2017 yılındaki bazı iş ve işlemleri gerekçe gösterilerek gözaltına alınması -belki de üzerinde durmamız gereken- yerel yönetimlerin yargısal ve idari faaliyetlere karşı güvence altına alınmasını ve yerel yönetimler reformunu yeniden ele almamızı gerektiriyor.

2016 yılında HDP'li belediyelerle başlayan, 2019 yılında yine HDP'li belediyelerle devam eden, 2024'ten itibaren de ilk aylarda DEM PARTİ'li belediyeler, daha sonra da Cumhuriyet Halk Partili belediyelerle devam eden yargısal ve idari faaliyetler şöyle bir gerçeği ortaya koymuştur: Bugün 62 belediyeyi aşkın belediye istifa, tutuklama, parti değiştirme gibi sebeplerle maalesef seçime giren partinin dışında başka partiler tarafından yönetilmektedir. Bu da şu manaya geliyor: Türkiye'de oy kullanan her 3 seçmenden 1'inin tercih ettiği parti, aradan geçen iki yıllık sürede maalesef seçmen tercihinin tam tersi bir istikamette şehri yönetmeye devam etmektedir. Dolayısıyla özellikle Bursa Büyükşehir Belediye Başkanının 2017 dönemine ait işlemler; daha önce gözaltına alınan, tutuklanan, daha sonra da tahliye edilmiş olmasına rağmen hâlâ görevine iade edilmeyen Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar'ın da suçlandığı dönemin 2019 öncesine ait iş ve işlemler, hatta Seyhan Belediye Başkanı olduğu döneme ait işlemler olması dikkate alındığında şunu net bir şekilde görüyoruz: Anayasa, belediye başkanlarının ancak görevi sebebiyle açığa alınabileceğini ifade ediyor ve soruşturmanın selameti için açığa alınabileceklerini söylüyor. Oysa 2017'de, 2019'da işlenmiş olan suçlardan dolayı belediye başkanlarını 2026'da açığa alıp hangi delili karartmalarının önüne geçmeye çalışıyorsunuz veya belediyedeki hangi gücünü kullanıp da olmayan bir belediye başkanlığını... Yani dolayısıyla 2017'de Nilüfer Belediyesinde, 2019'da Seyhan Belediyesinde yapılan işlemlerle ilgili Nilüfer ve Seyhan Belediyelerinde bugün işbaşında olmayan bir belediye başkanını seçildiği büyükşehirden dolayı açığa almanın veya açığa alma hazırlıkları yapmanın yerel demokrasiyle bağdaşır bir tarafının olmadığını bir kez daha ifade etmek istiyoruz.

Elbette milletvekilleri, belediye başkanları her Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı gibi yargısal faaliyetlerden bağışık olamaz ama dediğim gibi, 2016'da HDP'li, 2019'da HDP'li ve 2024'te de ağırlıklı Cumhuriyet Halk Partili belediye başkanlarına yapılan bu geniş operasyonlar, artık bir yargısal faaliyet olmanın ötesinde, yerel yönetimlerde siyaseti dizayn etme aracına doğru gidildiğini gösteriyor. Bu sebeple, acilen, siyasetçiler olarak hep beraber milletvekilliği dokunulmazlıklarının yanında yerel yöneticilerin de böyle idarenin ve yargının keyfî uygulamalarla seçmen iradesinin ortadan kaldırılmasına dönük şekilde el değiştirmesinin önüne geçmemiz lazım. Bugün, iki yıllık bir süre içerisinde eğer her 3 seçmenden 1'inin oy kullanıp seçtirdiği belediye başkanı o seçmen iradesinin dışında başka bir şekilde belediyeleri yönetiyorsa bunu bir demokrasi sorunu olarak görüp acilen ele almamız gerektiğini buradan bir kez daha ifade ediyor; bu ve benzeri uygulamaları -dediğim gibi, beraatizimmet esastır- aynı zamanda demokrasi çerçevesinde ele almamız ve bu dengeyi koruyacak yasal düzenlemeler yapmamız gerektiği konusunda buradan bir kez daha çağrıda bulunuyorum.

Bir diğer husus, malumunuz, Adalet Bakanı yaklaşık bir ay önce değişti ama bir iktidar değişikliğinde bile zor görülen üst düzey görevden almaların hemen başladığını gördük. Bu, görevden alınan bakan yardımcıları, üst düzey bürokrat ve yargıçlarda özellikle imam-hatip mezunu olan bir kısım bürokrat ve yargıçların görevden alınmış olması yargı camiası içerisinde sanki imam-hatip mezunu olan bir kısım bürokratların özellikle görevden alındığı ve yerine yapılan atamalarda da imam-hatip mezunlarıyla ilgili farklı değerlendirmelerde bulunulduğuna dair bir kaygı, bir endişe var. Dolayısıyla Adalet Bakanlığının imam-hatip mezunu olan yargıç ve bürokratlarla ilgili negatif bir yaklaşımı söz konusuysa bunun sayısal verilerle ortaya konulması ve yargı camiası içerisinde görev değişikliği ve atamalarla ilgili -kaygıyla bekleyen kişilere- tamamen liyakat esaslarına dayalı atama dışında herhangi başka bir ayrımın yapılmayacağına dair en azından kamuoyunu ve yargı camiasını rahatlatacak adımların atılması şarttır.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BÜLENT KAYA (İstanbul) - Devam edeceğim.

---

**Kaynak gösterme:** Bülent Kaya (Yeni Yol, İstanbul). “Bursa Büyükşehir Belediye Başkanına ve belediye başkanlarına yapılan operasyonlara, Adalet Bakanına yaptığı çağrıya, Millî Savunma Bakanlığının Meclisi ve kamuoyunu bilgilendirmesi gerektiğini düşündükleri hususlara ilişkin açıklaması”. TBMM Genel Kurulu, 75. Birleşim tutanağı, 31 Mart 2026. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/bulent-kaya-2026-03-31-bursa-buyuksehir-belediye-baskanina-ve-belediye-baskanlarina-yapilan-o (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=143494

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
