# Uzman Erbaş Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 28. Dönem)
- **Konuşmacı:** Bülent Kaya (Yeni Yol, İstanbul)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 107. Birleşim
- **Tarih:** 30 Haziran 2026
- **Gündem:** Uzman Erbaş Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle
- **Tutanak (TBMM):** https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=146486
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/bulent-kaya-2026-06-30-uzman-erbas-kanunu-ile-bazi-kanunlarda-degisiklik-yapilmasina-dair-kan

> Bülent Kaya (Yeni Yol), 30 Haziran 2026 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 107. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: Uzman Erbaş Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle); konuşma 570 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

YENİ YOL GRUBU ADINA BÜLENT KAYA (İstanbul) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Uzman Erbaş Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'yle ilgili bugün, burada, genel görüşmelerle ilgili müzakereleri yapıyoruz.

Her zamanki gibi bir torba yasa teklifini "Uzman Erbaş Kanunu" diye başlayıp ondan sonra "Bazı Kanunlar" diyerek bu konuyla hiçbir ilgisi olmayan kanunların bu torbanın içerisine getirildiği bir kanun teklifini görüşüyoruz. Elbette, bu kanunun özünde şöyle bir husus var: Güçlü devletten bahsediliyor, savunma sanayisinden bahsediliyor ve Türkiye'mizin özellikle savunma kapasitesinin artırılmasının ne kadar önemli olduğu bu kanunun gerekçelerinde ifade ediliyor. Güçlü devlet demek hukuka uygun devlet demektir. Eğer siz bu kanun teklifinde daha önce Anayasa Mahkemesinin iptal ettiği bazı kanun maddelerini Anayasa Mahkemesinin iptal gerekçelerini karşılamadan tekrar önümüze getirirseniz sadece "güvenlik" "devlet" "bayrak" kavramlarının altına başka şeyleri gizleme amacı olduğuna dair şüpheleri uyandırmış olursunuz. Birazdan tek tek, madde madde geçeceğim ama Millî Savunma Bakanlığıyla alakası olmayan maddelerin bu torbada ne işi var? Aynısını geçen sene de yaptınız. Sayın Komisyon Başkanımız da o müzakerelerde vardı, yine yasayla, bu konuyla ilgili olmayan Kamulaştırma Kanunu geldi, itirazlarımız üzerine o madde çıkarıldı. Şimdi, tekrar, aynı maddeyi, yine bir yaz döneminde, bir tatil döneminde "Hadi apar topar görüşelim." diye bu torbanın içerisine koyuyorsunuz. Elbette, burada Anayasa'ya aykırı bir kanunu ilk kez çıkarmıyorsunuz, daha önce de çıkardınız. Anayasa Mahkemesi iptal ediyor, siz çıkarıyorsunuz; Anayasa Mahkemesi iptal ediyor, siz çıkarıyorsunuz. Zaten işimizin çoğunda sizin Anayasa'ya uymayan kanun tekliflerine dair önerilerimizi dinlememeniz sebebiyle Anayasa Mahkemesinin iptal ettiği kanunları buradan geçirerek önemli mesai harcıyoruz. Dolayısıyla, bunun artık size bir şey ifade ediyor olması lazım. Güçlü devlet hukuka uyan devlet demektir, güçlü devlet kendi konuları dışındaki konuları o torbanın içerisinde gizli saklı bir şekilde gündeme getirmemek demektir.

Şimdi, 1'inci madde tabip subayların özellikle Millî Savunma Bakanlığı veya İçişleri Bakanlığı nam ve hesabına tıp fakültelerinde okuyan, yükümlülük süresini tamamlamadan ilişiği kesilen ya da istifa edenlerle ilgili. Anayasa Mahkemesi bir iptal getirdi. Buna evet, bir tazminat yükümlülüğü getirebilirsiniz ama başka sivil kurumlarda çalışamama şeklindeki bir yaptırımın çalışma hürriyetine aykırı olduğunu söylüyor. Şimdi, bir kişi tıp eğitimi aldı, TSK'den öyle veya böyle ayrıldı; ne yapsın, hamallık mı yapsın bu arkadaş süresi dolana kadar? Tazminat istiyorsunuz, ödedi. Onun dışında "Doktorluk yapamazsın." demek ne kadar doğru bir şey? Bu kişiye yıllarca tıp eğitimi alsın diye yatırım yapıyorsunuz, bu kadar sağlık sorunlarının olduğu bir yerde diyorsunuz ki: "Çalışma hürriyetine aykırı da olsa sen sivil bir kurumda çalışamazsın." Bunu düzenliyorsunuz 1'inci maddede, buna itiraz etmeyelim mi?

2'nci maddede aynı şeyi diş hekimi olan subaylar için getiriyorsunuz ve yine Anayasa Mahkemesinin iptal gerekçesini karşılamıyorsunuz.

Denizcilik personelinin özlük haklarıyla ilgili 3'üncü madde, askerî mahal kapsamının genişletilmesiyle ilgili 4'üncü madde, ayrılan muvazzaf subayların tekrar muvazzaf olarak görevlere dönememesiyle ilgili madde, emekli personel ve öğrencilerle ilgili, ek ders ücretleriyle ilgili madde; bütün bunlar, evet, Anayasa Mahkemesinin iptal kararlarını karşılamasa da en azından olumlu bazı adımlar olarak görülebilir.

Gelelim teklifin 7'nci maddesine. Adalet ve Kalkınma Partisinin en fazla övündüğü maddelerden bir tanesi nedir biliyor musunuz? Yüksek Askerî Şûra kararlarını dahi yargı denetimine açan bir Adalet ve Kalkınma Partisi, bugün geldiği nokta itibarıyla idarenin aldığı kararları bir mahkeme kararına rağmen yapmamayı tercih eden bir noktaya geldi. Bu mu sizin hukuk devleti anlayışınız? Yüksek Askerî Şûra kararı gibi istisnai ve komuta kademesinin çok önemli etkilerini ortaya çıkarabilecek kararlara bile "Hayır, bunlar da yargı denetimine tabi olsun." diyorsunuz, geliyorsunuz, bu yasa teklifinin 7'nci maddesiyle İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 28'inci maddesine bir ek fıkra ekliyorsunuz.

(Uğultular)

BÜLENT KAYA (Devamla) - Biraz uğultu var Sayın Başkanım.

---

**Kaynak gösterme:** Bülent Kaya (Yeni Yol, İstanbul). “Uzman Erbaş Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle”. TBMM Genel Kurulu, 107. Birleşim tutanağı, 30 Haziran 2026. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/bulent-kaya-2026-06-30-uzman-erbas-kanunu-ile-bazi-kanunlarda-degisiklik-yapilmasina-dair-kan (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=146486

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
