# Yükseköğretim Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 27. Dönem)
- **Konuşmacı:** Bülent Turan (AK Parti, Çanakkale)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 85. Birleşim
- **Tarih:** 14 Nisan 2020
- **Gündem:** Yükseköğretim Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle
- **Tutanak (TBMM):** https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=87915
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/bulent-turan-27-2020-04-14-yuksekogretim-kanunu-ile-bazi-kanunlarda-degisiklik-yapilmasina-dair-k

> Bülent Turan (AK Parti), 14 Nisan 2020 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 85. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: Yükseköğretim Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle); konuşma 531 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

AK PARTİ GRUBU ADINA BÜLENT TURAN (Çanakkale) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Kamuoyunun çoktan beri beklediği, 1 milyon 100 binden fazla sağlık çalışanımızın, canlarını canlarımız için feda eden sağlık çalışanlarımızın uzun zamandan beri beklediği kanun teklifini bugün tüm partilerimizin Grup Başkan Vekillerinin imzasıyla Meclisimize sunma imkânı bulduk.

Biliyoruz ki ceza, tek başına suç işlemeyi engelleyen bir adım değil. İdam cezalarının olduğu birçok ülkede ne kadar fazla suça konu olduğu hepimizin malumu. Ama ceza siyasetimize özel zamanlarda, özel düzenlemeleri teşvik eden bir anlayış ortaya koyduk.

Tabii ki her meslek kıymetlidir. Şiddetin tümü kime karşı olursa olsun kötüdür. Kural, tüm düzenlemelerin herkese eşit olmasıdır. Biz buna hukuk teorisinde “denkleştirici adalet” diyoruz. Ancak, bir de “dağıtıcı adalet” var ki bu da fail ile mağdurun özel durumunu değerlendiren, daha adil bir devlet olmayı sağlayan, imkân veren, farklı bir teori. Dolayısıyla, eşitlikten öte, adaletli bir devletin yapacağı; özel durumlarda, özel beklentilerin, özel sorunların özel maddelerle revize edilmesidir. Daha önce sporda şiddet gibi, kadına karşı şiddet gibi birçok konuda da benzer anlayışta adımlar atıldı. Yoksa biliyoruz ki “Suçluyu kazıyın altından insan çıkar.” iddiası da bir gerçeklik. O yüzden, biz bu teklifi hazırlarken sadece sağlıkçılarımız değil, sadece Adalet Bakanlığımızın mensupları değil, tüm ilgililerle bir araya gelerek; kriminoloji, penoloji, viktimoloji şeklindeki bütün teorileri bir araya koyarak, bilimden yararlanarak bu teklifi hazırlamaya çalıştık. Çok taraf vardı ama her tarafın da kabul edeceği bu metni hayata geçirmeyi bir gurur bildik.

Tabii ki önümüzde bir gerçeklik var, tüm dünyanın savaştığı küresel bir sorun var. Bu sorunun en önünde de bizim sağlıkçılarımız var. Hatta, yeri geldiğinde canlarını bu millet için, insanımız için feda eden sağlıkçılarımız var. Bu vesileyle ben hepsine Allah’tan rahmet diliyorum. Ümit ediyorum, hasta olanlarımız da acil şifa bulur.

Daha eski yıllarda, 2011’de, 2018’de değişik adımlar atılmış benzer konularla ilgili. Sağlıkçılarımız için adli yardım imkânı, özel sağlık kuruluşlarında kamu imkânı verilmesi, iş yerinde ifade alınmasına imkân verilmesi gibi önemli imkânlar verilmiş. Ancak, buna rağmen şiddetin hâlâ zaman zaman gündemimizde olması, dünyadaki bu önemli sorunun ülkemizde de yoğun yaşanıyor olması bizi tekrar bu konuyu masaya yatırmaya itmiş oldu. Bu teklifimize göre artık, bu maddeye matuf olan işlemlerde kamu-özel ayrımı, hatta daha ötesi, eczane, diş hekiminin kendi özel muayenehanesi, doktorun kendi özel çalışma yeri ayrımı yapmaksızın tüm sağlıkçılarımız bu maddenin muhatabı olacaklar. Sadece doktor değil, sadece hemşire değil, diş hekimi, ebe, fizyoterapist, psikolog, diyetisyen 6197 sayılı Kanun’daki eczacılarımız, hemşire yardımcılarımız, sağlık teknikerlerimizin hepsi bu kanunun muhatabı olacaklar.

Bu kanuna baktığımızda 4 önemli suçta yani, kasten yaralama, tehdit, hakaret ve görevi yaptırmamak için direnme suçlarında yüzde 50 oranında bir artırıma gidiyoruz. Zaten, sağlık çalışanlarımızın kamu personeli gibi değerlendirilmesinden kaynaklı bir yüzde 50 artma vardı, şimdi, ilave bir yüzde 50 artırımla beraber cezaların daha farklı uygulanması, daha ağır uygulanması gündemde. Yine, bunun yanında sağlık çalışanlarımız için bu suçlar, bu cezalar söz konusu olduğunda cezasızlık algısı olmasın diye de hapis cezasının ertelenmemesi hükmü, yani infazın ertelenmemesi hükmü karara bağlanıyor.

Bir diğer maddemiz de, sağlık çalışanımız ile fail arasında, yani mağdur ile fail arasında bir illiyet varsa sağlık çalışanımıza çekilme hakkı veriyor. Yani, o fail ile o sağlık çalışanı arasında daha önce bir münakaşa, bir niza olmuşsa o sağlık çalışanımıza, aynı görevi yapan başka birisi varsa çekilme hakkı veriyor.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Bülent Turan (AK Parti, Çanakkale). “Yükseköğretim Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle”. TBMM Genel Kurulu, 85. Birleşim tutanağı, 14 Nisan 2020. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/bulent-turan-27-2020-04-14-yuksekogretim-kanunu-ile-bazi-kanunlarda-degisiklik-yapilmasina-dair-k (erişim: 29 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=87915

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
