# Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 27. Dönem)
- **Konuşmacı:** Cahit Özkan (AK Parti, Denizli)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 79. Birleşim
- **Tarih:** 8 Nisan 2020
- **Gündem:** Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle
- **Tutanak (TBMM):** https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=87155
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/cahit-ozkan-27-2020-04-08-ceza-ve-guvenlik-tedbirlerinin-infazi-hakkinda-kanun-ile-bazi-kanunlar

> Cahit Özkan (AK Parti), 8 Nisan 2020 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 79. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle); konuşma 1.252 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

AK PARTİ GRUBU ADINA CAHİT ÖZKAN (Denizli) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; AK PARTİ ve Milliyetçi Hareket Partilerinin ortak kanun teklifi olan Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi’nin geneli hakkında AK PARTİ Grubumuz adına söz almış bulunmaktayım. Genel Kurulu ve aziz milletimizi saygıyla selamlarım.

Öncelikle, bugün Diyarbakır’ın Kulp ilçesinde odun toplamaya giden vatandaşlarımıza saldırı gerçekleştiren hain PKK terör örgütünü lanetliyorum. Hayatını kaybeden vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet, yakınlarına ve aziz milletimize sabrıcemil niyaz ediyorum.

Diğer yandan, toplumsal yapımıza, kültürel zenginliğimize renkli kişilikleriyle içten, samimi, vatansever duruşlarıyla ahenk katan tüm Roman vatandaşlarımızın Dünya Romanlar Günü’nü kutluyorum. Onların hayatımıza kattığı renklerle daha biriz, birlikteyiz, hep beraber büyük Türkiye’yiz.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; görüşülmekte olan yasa teklifiyle ilgili çok iddia ileri sürüldü. Aslında yasa teklifinin geneli hakkında bilgiler vermeyi arzu ediyordum. Ancak o kadar iddia söz konusu oldu ki bunları yanıtlamanın daha doğru olduğu kanaatindeyim. Her şeyden önce yaklaşık bir yıla sari olan süreç zarfında, AK PARTİ ve Milliyetçi Hareket Partisi grupları olarak aynen Meclisimizin duvarında yazdığı şekliyle “Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir.” anlayışıyla milletimizin sinesinde, vicdanında var olan o arzuyu, o yasal düzenleme iradesini yakalama gayretiyle uzun bir çalışma yaptık. Bu çalışmalarımızda öncelikle konunun uzmanı olan hukuk akademisyenleriyle görüşmeler yaparak, uygulayıcılarla, hâkim, savcı, avukat, yüksek yargı mensuplarıyla, istinaf ve Yargıtay üyesi hâkimlerle görüştük. Ve tabii basın mensuplarının da burada grubu bulunan siyasi parti temsilcilerinin de bildiği üzere, bütün siyasi parti gruplarına katılımcı demokrasinin gereği olarak ziyaretler gerçekleştirdik

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) – Şekilci demokrasi.

CAHİT ÖZKAN (Devamla) - Bu çerçevede ortaya çıkan tabloda diğer siyasi parti gruplarıyla bir uzlaşma zemini yakalanamayınca AK PARTİ ve Milliyetçi Hareket Partisi gruplarıyla beraber 2 grup olarak milletimizin vicdanında karşılık bulacak “de lege ferenda” olması gereken ideal hukuku ifade eden bir anlayışla kanun teklifimizi hazırladık.

Biliyoruz ki infaz düzenlemesi zor bir alandır. Çünkü, nizalı kaza, çekişmeli yargı dediğimiz alanda, toplumda menfaatleri, hukuki yaklaşımları taban tabana zıt olan sosyal çevrelerin, bir davanın taraflarının aralarındaki hukuki ihtilaf konusunda karar vermek zorundasınız. İşte böylesi bir manzarada elbette yapılan düzenlemenin zorluğu da ortadadır. Yaptığınız her düzenlemede, ortada duran bir davanın taraflarından birisini memnun ederken diğerini de rahatsız etme olasılığıyla karşı karşıyayız. İşte bu düzenlemeyi yaparken çağdaş ceza infaz sistemlerinde var olan ilkeleri dikkate aldık. Bunlar nelerdir? Suçluların topluma kazandırılması, ıslah, caydırıcılık, suçla ortaya çıkan kamu düzeninin bozulmasını ortadan kaldırarak yeniden kamu düzenini inşa etmek ve suçtan zarar gören vatandaşlarımızın vicdanını yeniden mutmain ve tatmin etmek.

Bu duygu ve düşüncelerle paketimizi hazırladık ve burada bize rehberlik eden aziz milletimizin gösterdiği istikamet ışığında pakete son şeklini vererek Meclis Başkanlığımıza sevk ettik.

Bakınız, arkasından geçen hafta cuma günü tam on sekiz buçuk saatlik Komisyondaki görüşmeler çerçevesinde paket Genel Kurulun huzuruna geldi. Şu anda gerek Komisyonda gerekse Genel Kurulda ileriye sürülen iddialara baktığımız zaman bu uzlaşının yani AK PARTİ ve Milliyetçi Hareket Partisi Gruplarının uzlaşısının dışında diğer gruplarda bir uzlaşının olamadığını görüyoruz.

Bakınız, Genel Kurulda ortaya sunulan iddialarla ilgili birazcık açıklık getirmek istiyorum. Her şeyden önce bir Anayasa’ya aykırılık iddiası var. Düşünün, eğer bir infaz düzenlemesinde mutlak surette Anayasa’daki af düzenlemesi olduğundan bahisle nitelikli çoğunluk aranıyor olsaydı o zaman Anayasa’da yazardı; infaz düzenlemeleri ister infaz indirimi ister infaz artırımı olsun mutlak surette Anayasa’nın afla ilgili düzenlemeler bağlamında hayata geçmesi lazım denirdi, hâlbuki böyle bir durum yok. Gerek Parlamento hukukumuzda gerek tarihte yer alan benzer düzenlemelere baktığımız zaman gerek Anayasa Mahkemesinin denetiminden geçmiş süreçler gerekse bu ülkede ortak aklın eseri olarak yapılan bu tür düzenlemelerin tamamında bir teamül vardır, bu da bugün Genel Kurulda yaptığımız benzeri bir şekilde yapılır. Bu noktada, zaten Anayasa’ya aykırılık iddiaları varsa ilgili kişilerin Anayasa’da yazılan esaslar çerçevesinde Anayasa Mahkemesine gitme usulleri bellidir, bu çerçevede yüksek yargının denetimi zaten açıktır.

Evet, gelen düzenlemeyle ilgili 4 ana başlıkta çalışma yapılmıştır. Bunlardan bir tanesi genel düzenleyici işlem yani bugüne kadar işlenmiş suçlar değil, bugüne kadar ve bundan sonra işlenmesini arzu etmediğimiz suçlar dâhil olmak üzere tüm suçlara ilişkin genel düzenleyici işlemdir.

Bir diğeri, geçici düzenlemedir. Bu geçici düzenleme de geçmiş Anayasa teamüllerinden ve Parlamento hukukundan gördüğümüz üzere asla üzerinde Anayasa’ya aykırılık olmadığı tespit edilmiş benzer düzenlemelerdir.

Bir diğeri, infaz hukukuna ilişkin, infaz süresi içerisinde infazın tarzı icrasıyla ilgili, iyi hâl değerlendirmeleriyle ilgili ve infazda olası bir hukuka aykırılık söz konusu olursa bunların teminatı, hâkim teminatına bağlanmasına ilişkin düzenlemelerdir.

Bir diğeri de Covid’le ilgili. Müsaade ederseniz, bu yasal düzenlemenin bu hâle gelmesinde, hani eski dilde ifade ettiğimiz esbabımucibe, rasyo veya genel gerekçesine baktığımız zaman, dünyada bütün parlamentolar Covid salgınıyla ilgili benzer çalışmaları da yapıyorlar. Bakınız, Çin’de başlayan bu salgın 11 Mart tarihinde Dünya Sağlık Örgütü tarafından küresel salgın, pandemi olarak ilan edildi ve arkasından gerek Dünya Sağlık Örgütü gerekse Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Yüksek Komiseri bütün dünya devletlerine, uluslararası topluma, kamuoyuna bir çağrıda bulundu, bütün dünya devletlerine dediler ki: “Salgın nedeniyle cezaevlerindeki sayıyı azaltın.” Michelle Bachelet bunu ifade ediyor ve bu çerçevede AK PARTİ ve Milliyetçi Hareket Parti grupları olarak bizler çalışmamızı yaparken uluslararası hukukta, uluslararası toplumda var olan bu hususu da dikkate alarak düzenlememiz içerisine koyduk.

Bakınız, dünya devletleri coronavirüs önlemleri kapsamında uluslararası örgütlerin yaptıkları çağrılara uyarak üç başlıkta değerlendirme ve düzenlemelere girişmişlerdir. Bunlardan bir kısmını sayıyorum: ABD, Belçika, İran, İspanya, İtalya ve Belçika. Bu devletler tıpkı Türkiye’de olduğu gibi, bugün yaptığımız gibi denetimli serbestlik vesaire gibi -mevzuatları çerçevesinde- cezaevlerinde hükmü infaz edilenlerle ilgili bugün yaptığımız düzenlemelerin benzerlerini hayata geçirmeye gayret ediyorlar. Diğer taraftan, İngiltere, Fransa, Avustralya, Finlandiya… Bu devletler ise sağlık tedbirleri uygulayarak yine bugün idari olarak bakanlığın, ceza ve tevkifevleri genel müdürlüğünün kontrolünde, mevzuatın müsaade ettiği hususlarda çalışmalar yapıyorlar. Belçika, Brezilya, Avusturya, Bulgaristan, Hollanda, İsveç gibi ülkeler de koruyucu tedbirler almak ve yine denetimli serbestlik benzeri düzenlemeleri hayata geçirmekle uluslararası toplumun bu çağrısına uyma gayreti içerisinde.

Evet, infazla ilgili getirdiğimiz düzenleme… Bakınız, biz aziz milletimize sesleniyoruz çünkü biz demokrasinin, millî iradenin tecelligâhının ancak ve ancak milletimizle omuz omuza, kalp ve vicdan bütünlüğü içerisinde olmakla olabileceğine inanıyoruz. İşte bugün Meclisimizin duvarında yazan “Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir.” anlayışıyla biz milletimize anlatıyoruz.

Getirilen düzenlemede, düzenleme kapsamı dışında bırakılan suçları ifade ediyorum:

1) Terör suçları

2) Cinsel suçlar

3) Kasten adam öldürme

4) Uyuşturucu madde imal, ithal ve ticareti yapan baronlar, aynı şekilde vicdanlarımızı yaralayan kadın cinayetleri ve yine FETÖ’nün itibar suikastlarında kullanmış olduğu özel hayatın gizliliğine ilişkin suçlar da bu düzenleme kapsamında istisna olarak tutuluyor. (AK PARTİ ve MHP sıralarından alkışlar)

Evet, terörle ilgili biraz önce çok garip iddialar ileri sürüldü. Bakınız, biz milletimizin gösterdiği istikamette, çizdiği rotada siyaset yapmak zorundayız çünkü temsilî demokrasinin anlayışı “Seçildikten sonra buraya gelen milletvekilleri kafasına göre ne isterlerse yapar.” değil, seçim içerisinde de iki seçim arasında da millet ne istiyor, milletin arzusu, vicdanında var olan irade ne emrediyor, ona bakarak siyaset yaparız. Onun için, terör tanımını yumuşatmaya asla müsaade etmiyoruz diyoruz. Terörle, kanunlarımızda, mevzuatlarımızda yazdığı şekliyle, milletimizden almış olduğumuz yetkiyle sonuna kadar mücadele hedefimiz de vardır, olmaya da devam edecektir. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

Ha, buraya çıkıp da ağzının kenarıyla FETÖ goygoyculuğu yaparken diğer taraftan da “Efendim, yazı yazmış.” “Tweet atmış.” Kim inanır buna? Kimse inanmaz, milletimiz inanmıyor. (AK PARTİ sıralarından alkışlar) Buna müsaade edemeyiz.

Arkadaşlar, 15 Temmuz hain FETÖ terör örgütüyle ilgili bir yumuşama isteniyorsa, sözde düşünce ve ifade hürriyeti açıklaması kapsamında kalacağından bahisle PKK, FETÖ, YPG, DHKP-C, DEAŞ gibi terör örgütlerine propagandayı suç kapsamı dışında bırakalım isteniyorsa biz bunların sonuna kadar karşısındayız. Bunun altını çizmek istiyorum. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

Evet, diğer taraftan, özellikle cinsel istismar suçlarıyla ilgili, tutanaklar ortada, Komisyon çalışmaları aşamasında defaatle anlattık, burada bu…

ÖZLEM ZENGİN (Tokat) – Bir daha söyleyelim.

SALİH CORA (Trabzon) – Bir daha söyleyin onu.

NİLGÜN ÖK (Denizli) – Bir daha söyleyin.

CAHİT ÖZKAN (Devamla) – Cinsel istismar suçlarıyla ilgili Komisyon aşamasında defaatle anlattık. (HDP sıralarından gürültüler)

---

**Kaynak gösterme:** Cahit Özkan (AK Parti, Denizli). “Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle”. TBMM Genel Kurulu, 79. Birleşim tutanağı, 8 Nisan 2020. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/cahit-ozkan-27-2020-04-08-ceza-ve-guvenlik-tedbirlerinin-infazi-hakkinda-kanun-ile-bazi-kanunlar (erişim: 29 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=87155

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
