# Emekli sandığı kanununda değişiklik yapılmasına dair kanun (ss.72)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Cânân Aritman (CHP, İzmir)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 61. Birleşim
- **Tarih:** 3 Nisan 2003
- **Gündem:** EMEKLİ SANDIĞI KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN (SS.72)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/canan-aritman-22-2003-04-03-emekli-sandigi-kanununda-degisiklik-yapilmasina-dair-kanun-ss-72

> Cânân Aritman (CHP), 3 Nisan 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 61. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: EMEKLİ SANDIĞI KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN (SS.72)); konuşma 488 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

CANAN ARITMAN (İzmir) - Sayın Başkan, değerli üyeler; milletimin Yüce Meclisini saygıyla selamlıyorum.

Değerli AKP'li arkadaşlarım, siz ne yapmak istiyorsunuz allah aşkına?! Milletin vekili olduğunuzu unutup, emeklinin, dulun, yetimin, malulün o azıcık maaşlarına göz dikiyorsunuz. İnsanca yaşamaya yetmeyen, aslında hiçbir şeye yetmeyen o maaşlardan sağlık katkı payını artırmak, onların yaşam güçlüğünü, yaşam zorluklarını artırmak hangi vicdana, hangi adalet anlayışınıza sığıyor?! Dulun, yetimin, emeklinin, malulün maaşlarından yapılacak bu kesinti, hem de sağlıktan yapılıyor. Sağlıktan kesinti yapılamaz, yapmamak gerekir. Bu, sosyal devlet anlayışına sığmaz.

Sayın AKP milletvekillerine hatırlatmak isterim ki, Anayasamız "Türkiye Cumhuriyeti, demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devletidir" der. Bu değerler, Parlamentonun, hükümetin öncelikleri olmalıdır. Hani, AKP için insan öncelikliydi, hani "insanı yaşat ki, devlet de yaşasın"dı?! Yaşatmak bir yana, siz öldürüyorsunuz arkadaşlarım. Bir siyasî partinin söylemi de, eylemi de bir olmalıdır. "Vur emekliye, vur dula, yetime" derseniz, önce, insan söyleminize kimseyi inandıramazsınız.

İnsanı siyasetin merkezine koymak bir siyasal tercihtir ve bu Mecliste sadece Cumhuriyet Halk Partisine has bir tavırdır, bizim önceliğimizdir. AKP'nin siyasal tercihi ise, ülkenin fakiri, yoksulu, dulu, yetimi, emeklisi; yani, insanı değildir. AKP'nin siyasal tercihi, zengini daha zengin, fakiri daha fakir yapmaktan, bu ülkede vergi kaçıranları korumaktan, naylon faturacıları korumaktan yana olduğu ortadadır.

Değerli arkadaşlarım, Türkiye, sağlık göstergeleriyle, kötü performans sergileyen bir ülkedir. Bütçeden sağlığa ayrılan paydan tutun, kişi başına düşen sağlık harcamasına kadar, yüksek oranlardaki ana, bebek, çocuk ölüm hızlarına kadar, pek çok değerimizle, pek çok Afrika ülkesinden daha geriyiz. İnsana yatırım yapmadan, sağlığa yatırım yapmadan, bir ülkede, ilerlemeden, kalkınmadan söz edilemez.

Değerli arkadaşlarım, emeklinin sağlık katkı payını artırmak ne demek; git daha sağlıksız ol, git bir an önce öl demek. Ne yazık ki, ülkemizde, işçiye, memura, emekliye verilen sağlık hizmeti, zaten, eşit, nitelikli ve dengeli değildir. Bırakın, hiçbir sağlık güvencesi olmayan 20 000 000 insanımızı -onlardan, burada, ne yazık ki bahsedemiyorum- sağlık güvencesi olan insanlarımız bile, aldığı sağlık hizmetinden, çok haklı olarak, memnun değildir. Ülkemizde, insanlarımız, âdeta işkence çekerek, sağlık hizmeti almaya çalışmaktadır.

Sayın AKP milletvekilleri, siz, hiç hastane kuyruklarında beklediniz mi?! (AK Parti sıralarından "çok, çok" sesleri)

MEHMET DANİŞ (Çanakkale) - Çok bekledik, çok...

CANAN ARITMAN (Devamla) - Hem de yaşlı, yorgun ve hasta olarak, saatlerce o kuyruklarda beklediniz mi? Bu ne demek, bilir misiniz?! (AK Parti sıralarından "biliriz" sesleri) Eğer bilseydiniz, böyle bir yasa tasarısı getirmezdiniz. Bırakın, bu işkenceyi yaşam boyu çekmeyi, çok değil, gidin, sadece, sadece bir hafta o kuyruklarda bekleyin, vatandaşın ne yaşadığını, ne çektiğini anlayın; o zaman, bu tür yasa tasarılarıyla buraya gelmezsiniz. Bu ülkeye hizmet etmiş, vermiş, özveriyle vermiş bu insanlara ne verebiliriz diye düşüneceğinize, ne alabiliriz, nasıl alabiliriz anlayışındasınız.

Hani, seçim meydanlarında verdiğiniz sözler?! Daha, üstünden altı ay bile geçmedi. Seçim meydanlarında, emeklinin aldığı o yetersiz maaşları daha da yetersiz hale getireceğinizi hiç söylemediniz. Hani kanın, hani ilacın KDV'si olmazdı?! Seçilinceye kadar böyle, seçildikten sonra, milletin, bırakın kanını, canını almaya bakıyorsunuz.

Değerli arkadaşlarım, vatandaştan özveri beklemek için, önce güvenilir olmak lazım. Seçimden önce başka, seçimden sonra başka telden çalarsanız, güvenilir olamazsınız.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Cânân Aritman (CHP, İzmir). “Emekli sandığı kanununda değişiklik yapılmasına dair kanun (ss.72)”. TBMM Genel Kurulu, 61. Birleşim tutanağı, 3 Nisan 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/canan-aritman-22-2003-04-03-emekli-sandigi-kanununda-degisiklik-yapilmasina-dair-kanun-ss-72 (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
