# Hayvanları koruma kanunu tas.(ss:446)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Cânân Aritman (CHP, İzmir)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 106. Birleşim
- **Tarih:** 24 Haziran 2004
- **Gündem:** HAYVANLARI KORUMA KANUNU TAS.(SS:446)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/canan-aritman-22-2004-06-24-hayvanlari-koruma-kanunu-tas-ss-446-3

> Cânân Aritman (CHP), 24 Haziran 2004 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 106. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: HAYVANLARI KORUMA KANUNU TAS.(SS:446)); konuşma 584 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

CANAN ARITMAN (İzmir) - Sayın Başkan, söz istiyorum.

BAŞKAN - Buyurun.

CANAN ARITMAN (İzmir) - Teşekkür ediyorum Sayın Başkan.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; ev hayvanı beslemek mülkiyet hakkı içinde değerlendiriliyor ve kişiye bağlı haklardandır; bir anlamda, bir çeşit Anayasal haktır. Şimdi, bu görüştüğümüz bu maddede, sahipli kedi ve köpeklerden bahsediyoruz; yani, ev hayvanlarından bahsediyoruz. Eğer, böyle bir hüküm koymazsanız, bu ülkede kimse ev hayvanı sahibi olamaz, evinde hayvan bakamaz; çok varlıklı insanlar, özel, müstakil evlerde oturabilecek kadar üst gelir seviyesinde olan insanlar ancak evinde hayvan bakabilir. Yani, siz, buna karşı çıkmakla, bu ülkedeki orta gelir durumunda olanların -ki, zaten, kalmadı, bırakmadınız orta gelir seviyesinde insan- fakir fukaranın bile evinde bir kedicik, bir köpekcik bakmasına izin vermeyeceksiniz.

Bugün modern şehir yaşamında, insanlar, çok katlı yapılarda oturmak durumundadırlar; yani, hayvan bakmak insanî bir ihtiyaçtır. Bunun için, biz burada bir yasa çıkarıyoruz; ama, siz... Çünkü, yasalarımızda bu konuda açıklık var. O nedenle, Yargıtay kararlarıyla, Kat Mülkiyeti Kanunuyla -komşusuna kızıyor hem de anlamsız bir şekilde kızıyor; yani, hayvanı nedeniyle değil, başka nedenle komşusuyla arası bozuk- komşusunu taciz etmek amacıyla, hayvanının atılmasını istiyor ve deniliyor ki, ya bu hayvanı atacaksın ya da bu evden, bu daireden, bu apartmandan gideceksin. Eğer, biz bu hükmü koyarsak -bu, bir insan hakkıdır- bunu, buraya eğer koyarsak, bu şekilde, kişisel sorunlar nedeniyle hayvanların mağdur edilmesini, sokaklara atılmasını ve insanların evlerinden, yerlerinden, yurtlarından, konutlarından olmasını engellemiş oluruz. Yani, bu teklifimiz son derece insanî bir tekliftir.

Bir de, yine, bu maddeyle ilgili önemli bir şey daha söylemek istiyorum. Bakın, değerli arkadaşlarım, altkomisyon çalışmasında, ev hayvanlarının kısırlaştırılmasının teşvik edilmesi kabul edildi ve komisyondan aynı şekilde geçti, oybirliğiyle geçti; yani, bir karşı oy, bir muhalif oy yok, Sayın Başkan da olumlu oy kullandı. Nasıl olur da, burada, şimdi "ev hayvanlarının kısırlaştırılması" şeklinde bir önerge verilebilir; bunu anlamak çok zor. Yani, bu ülkede hayvan ticareti yapmak isteyenleri destekliyorsunuz. Bunun bir tek anlamı var, o da budur; çünkü, ev hayvanlarını da kısırlaştırmak, jenosit uygulamaktır, bir hayvan neslini, bir türü yok etmektir; bu, yasayla çelişen bir taleptir, çelişen bir öneridir değerli arkadaşlarım.

Gerekçe olarak ne ileri sürülecek, biliyorum; ev hayvanlarının da kısırlaştırılması için çok sayıda belli, malum çevreler hepimize müracaat ettiler, talepte bulundular; çünkü, onlar bunun ticaretini yapacak olan insanlardı. Onun için, ev hayvanları da kısırlaştırılsın, zaten, sokaktakiler kısır, evdekiler kısır!.. Nasıl, kedi, köpek sahibi olacaksınız; gidip, parayla satın alacaksınız, altında yatan neden budur.

"Eğer kısırlaştırmazsanız, yavrular sokağa atılıyor, sahipsiz hayvan sayısı artıyor, o nedenle bu hayvanlar kısırlaştırılmalıdır" derler.

Değerli arkadaşlarım, bakın, demin de söyledim, insanlar, kendi üremelerini kontrol ettikleri gibi, baktıkları hayvanın da üremesini kontrol eder. O hayvanın sahibi olarak, gebe kalmasına, gönlü, vicdanı izin vermez, onun sağlığını düşünerek izin vermez. Onun bebeklerine bakmak zorundadır, çocuklarına bakmak durumundadır. Onun için bu üremeyi kontrol altında tutar; ama, kısırlaştırılmasını talep etmek, yani, bu... Siz, kabul eder misiniz; kendimiz için, insanlar için bunu düşünelim. Bir önerge gelse buraya, bütün insanların kısırlaştırılmasını teklif ediyoruz denilse, kabul eder misiniz? Şimdi, aynı teklif hayvanlar için geliyor.

Ev hayvanlarının kısırlaştırılma mecburiyetinin olmaması, başıboş hayvan, sahipsiz hayvan sayısını artırmayacaktır; çünkü, tasarının 5 inci maddesinin son paragrafı, kimsenin, ev hayvanlarını, süs hayvanlarını terk edemeyeceğini hükme bağlamaktadır.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

CANAN ARITMAN (Devamla) - Son cümlemi söylüyorum Sayın Başkanım.

BAŞKAN - Buyurun.

CANAN ARITMAN (Devamla) - Çok teşekkür ediyorum Sayın Başkan.

Cezalar bölümünde de, hayvanları terk etmenin cezası vardır. Yani, bu şartlar altında, tasarı bütün bunları düzenlemişken, tüm Çevre Komisyonu üyeleri, Başkanı dahil, tasarıyı oybirliğiyle bu şekilde komisyondan geçirmişken, şimdi "bu hayvanlar kısırlaştırılsın" demek, akla da, mantığa da, vicdana da sığmıyor.

Yüce Heyetin takdirlerine sunuyorum.

Saygılar sunuyorum. (Alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Cânân Aritman (CHP, İzmir). “Hayvanları koruma kanunu tas.(ss:446)”. TBMM Genel Kurulu, 106. Birleşim tutanağı, 24 Haziran 2004. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/canan-aritman-22-2004-06-24-hayvanlari-koruma-kanunu-tas-ss-446-3 (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
