# 14 mart tıp bayramı nedeniyle

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Cânân Aritman (CHP, İzmir)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 75. Birleşim
- **Tarih:** 15 Mart 2006
- **Gündem:** 14 MART TIP BAYRAMI NEDENİYLE
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/canan-aritman-22-2006-03-15-14-mart-tip-bayrami-nedeniyle

> Cânân Aritman (CHP), 15 Mart 2006 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 75. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 14 MART TIP BAYRAMI NEDENİYLE); konuşma 515 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

CANAN ARITMAN (İzmir) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum.

14 Mart, 179 yıl önce ülkemizdeki ilk tıp okulunun açılış tarihidir. O tıp okuludur ki, 1915 Çanakkale Savaşında ve 1920 İstiklal Harbinde son sınıf öğrencilerinin hepsi cephede şehit olduğu için hiç mezun verememiştir. Hekimlerimiz, ülkenin özgürlük ve bağımsızlık savaşında önemli görevler aldılar. 14 Mart 1919'da, İstanbul'un düşman işgaline uğramasına karşın ilk kitlesel eylemi de hekimlerimiz yaptı. Anadolu'daki bağımsızlık savaşına, aşı üreterek, cephede günlerce uykusuz, gecelerce uykusuz kalarak, sağlık hizmeti vererek katıldılar. Bu yurtsever kadro, Atatürk'ün yanı başında, cumhuriyetimizin kuruluşunda, aydınlanma projesinde önemli görevler üstlenirken, bir yandan da yokluklar içerisinde, sırtlarında ilaç ve aşı taşıyarak, sıtma, verem, trahom gibi hastalıklarla mücadele için, ülkenin dört bir yanında özveriyle görev yaptılar.

1960'lı yıllarda, sağlık hizmetlerinin sosyalizasyonuyla, halkımızın eşit, ücretsiz, ulaşılabilir sağlık ihtiyacının karşılanması amacıyla sağlık ocakları kurularak, hekimiyle, hemşiresiyle, ebesiyle, hizmet yurdun dört bir köşesine ulaştırıldı. Aydınlanmadan rahatsız olanlar, hastalıklardan para kazanmak isteyenler, sağlık hizmetinin sosyalizasyonunu engellemek için her yolu denediler, sağlık ocaklarını geliştirmediler, hastanelerin yükünü artırdılar, insanımızı ve sağlık çalışanlarımızı bunalttılar, kamu sağlık hizmetlerini geliştirmeyerek özel sağlık hizmetlerine zorladılar; şimdi de, özelleştirme hırsıyla, halkın elinden sağlık hakkını ve sağlık kuruluşlarını almak istiyorlar. Tüm dünyaya örnek olmuş mazlum bir milletin yöneticileri olduklarını unutarak, dış güçlerin yönlendirmesiyle, kendi insanına, sağlık çalışanına güvenmeyen, her şeyi ticaret olarak gören, sağlık ocakları yerine aile hekimliği ticarethanesini getirmek isteyen ve tüm bunları "dönüşüm, reform, aile" gibi pozitif kelimelerin arkasına saklayan bir yönetim anlayışı halkımıza layık görülüyor. İşte, bu nedenlerdendir ki, son yıllarda, 14 Martlar bayram olarak kutlanmıyor, protestolarla geçiyor. Sağlığa yatırım yapılmaması, bütçeden yeterli payların ayrılmaması, ülkemizin doğru düzgün bir sağlık politikasının olmaması, yap-boz tahtası gibi günübirlik uygulamalarla giderek artan sorunlar, yetersizlikler, sağlık hizmeti vereni de alanı da mutsuz kılıyor. AKP'nin "Sağlıkta Dönüşüm Programı" ise, tüm bu sorunların üzerine tuz biber ekerek, sağlık sistemimizi çökertiyor.

Ülkemizde, bugün sağlıkta yaşananlar bir dramdır. Eşit, kaliteli, ücretsiz sağlık hizmetine erişemeyen milyonlar, hizmete erişebilenlerin çektiği sıkıntılar, anasının ak sütü gibi helal diplomalarına el konulmuş, yeşilkarta muhtaç bırakılmış hekimler, fakir fukaraya ücretsiz baktı diye trilyonlarca lira borç çıkartılıp mahkemelere verilen hekim hocalarımız, Maliye Bakanlığımızca 3,5 katrilyonluk alacaklarına el konularak iflasa sürüklenen, icralık olan kamu hastaneleri, sağlık hizmetini sırtında bir yük, kambur olarak görüp, bir an önce bu yükten kurtulmayı amaçlayan bir iktidar! Zaten genel anlayışı tüccar siyaset olan AKP'nin sağlığı da ticarete dönüştürmesi içimizi acıtıyor.

Türkiye, UNICEF raporuna göre, sağlıkta dünyanın en zayıf 20 ülkesi arasında. Sıralamada bizden sonra, savaştaki Irak var. Birleşmiş Milletlere üye 189 ülke içerisinde gelirimiz açısından 57 nci sırada olmamıza rağmen, çocuk ölümleri açısından 108 inci sıradayız. Yani, ülkemizin dünya ülkeleri arasında sağlık sıralamasındaki yeri, gelir sıralamasındaki yerinden 51 basamak daha aşağıda. Ana-bebek ölüm oranları açısından Avrupa ülkeleri arasında ve Irak hariç tüm komşularımız arasında en kötü durumda olan biziz.

Sağlıktaki kötü yönetimin, ihmalin bedelini, ne yazık ki, öncelikle bebeklerimiz ve analarımız, hayatlarıyla ödüyor. Bu trajik tablonun nedeni, sağlığa yeterli kaynağın ayrılmamasıdır. Dünya Sağlık Örgütünün önerdiği yüzde 10'luk bütçe payı hiçbir zaman yüzde 4'ün üzerine çıkamamıştır. AB ve OECD ülkeleri arasında sağlığa bütçeden en az parayı ayıran ülkemiz, kişi başı sağlık harcaması da en az olan ülkedir.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Cânân Aritman (CHP, İzmir). “14 mart tıp bayramı nedeniyle”. TBMM Genel Kurulu, 75. Birleşim tutanağı, 15 Mart 2006. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/canan-aritman-22-2006-03-15-14-mart-tip-bayrami-nedeniyle (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
