# Plan ve Bütçe Komisyonu toplantısındaki konuşma

- **Tür:** Komisyon konuşması (TBMM 28. Dönem)
- **Konuşmacı:** Cavit Arı (Yeni Parti, Antalya)
- **Yer:** TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu
- **Tarih:** 3 Kasım 2026
- **Gündem:** Tutanak Metni
- **Tutanak (TBMM):** https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeKomisyonKonusmaTutanakDetay?tutanakId=91160
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/cavit-ari-2026-11-03-tutanak-metni

> Cavit Arı (Yeni Parti), 3 Kasım 2026 tarihinde TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu oturumunda konuştu (gündem: Tutanak Metni); konuşma 885 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

CAVİT ARI (Antalya) - Sayın Bakan, değerli bürokratlar, sayın basın mensupları, kıymetli milletvekili arkadaşlarım; ben de öncelikle sizleri saygıyla, sevgiyle selamlıyorum.

Sayın Bakan, öyle bir ülkede yaşıyoruz ki iş hayatının daha başlangıcı olan, çocuklarımızın eğitim aşamasında doğru planlamaların yapılamadığı, yine MESEM uygulamasında çok sayıda çocuğumuzun maalesef ölümle sonuçlanan kazalara yani cinayete kurban olduğu günlerden geçiyoruz. Eğitimini tamamlamış olanların iş bulamadığı ve sayenizde yeni bir tabir olan "ev genci" tabiriyle 3 gençten 1'inin artık iş aramaktan vazgeçmiş duruma geldiği dönemden geçiyoruz ve yine, çalışanların çalışma karşılığında yeterli şekilde gelir temin edemediği, çalışma koşullarının maalesef ki zor bir dönemden geçtiği, iş güvencesinin olmadığı, iş cinayetlerinin yoğun olduğu, denetimsizlikten kaynaklanan çok sayıda kazalar ve ölümlerin olduğu iş hayatı ve böyle bir iş hayatından emekli olanların da hayatlarını idame edemeyecekleri bir emekli maaşı aldığı bir dönem. Yani kısacası, eğitimde zorluk, iş bulmada zorluk, iş hayatında zorluk, emeklilikte zorluk; işte böyle bir dönemden geçiyoruz ve siz de bu çalışma hayatını bu şekilde zorlaştıran bir Bakanlığın Bakanısınız.

Sayın Bakan, fon mağduriyeti vatandaşların, küçük yatırımcıların doğrudan 800 milyar seviyesinde bir zararına yol açtı. Emeklimizin hak ettiği maaşı alması gerektiğini buradan her fırsatta söylüyoruz ve bizim ısrarla talebimiz şudur ki en düşük emekli aylığının bir asgari ücret olması gerektiği ve bayram ikramiyelerinin de bir asgari ücret olması gerektiği. Bu bizim ısrarla tekrarladığımız bir konu. Şimdi, fon mağduriyetinin vatandaşa bugünlerdeki maliyeti yaklaşık 800 milyar dedik ve özellikle de borsadaki zarar da daha fazla, kat kat artmakta, trilyonları geçen bir maliyet. Buradan yola çıkarak mevcut durum itibarıyla en düşük emekli aylığının 23.552 TL, asgari ücretin de 28.075 TL olduğunu ifade ediyorum ve şunu söylemek istiyorum: En düşük emekli aylığı alan 5 milyon emeklinin maaşını asgari ücret seviyesine çıkarırsak bunun yaklaşık maliyeti aylık 23 milyar, yıllık 270 milyar. Bakın, bir tarafta 800 milyardan ve trilyonlara varan zararlardan bahsediyoruz, emeklimize para verirsek, en düşük emekli aylığı alanının farkı 277 milyar. Şimdi, işte emeklimizin bu mağduriyetinin giderilmesi ve hak edilen ücretin emeklimize verilmesi gerekir, devletimizin imkânı ve kaynakları da buna müsaittir.

Yine, çalışma hayatında büyük sıkıntı yaşayan kamu mühendislerinin sorunu var Sayın Bakan. Kamu mühendislerinin milyarlarca liralık yatırımların teknik ve hukuki sorumluluğunu taşıyan, enerji arz güvenliğinden altyapıya, afetlerden kamu hizmetlerinin sürekliliğine kadar önemli görevleri üstlenen kamu mühendislerimiz hak ettikleri ücretleri alamıyorlar. 1994 yılında bir kamu mühendisinin toplam brüt geliri asgari ücretin 5,73 katı iken 2026 yılında bu oran 3,05 seviyelerine gelmiştir. Bu, asgari ücrete kıyasla yaklaşık yüzde 47 oranında bir kayıp anlamına gelmektedir. TÜRK-İŞ'in Ekim 2026 verilerine göre 4 kişilik bir ailenin yoksulluk sınırının 123 bin TL olduğunu var sayarsak bugün, bir mühendis aylığının 92 bin TL 'yle yoksulluk sınırının altında kaldığını ifade etmek istiyorum.

Yine burada bir başka hususu tekrar etmek gerekirse Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Uluslararası İşgücü Genel Müdürlüğünün çalışma izni değerlendirme kriterlerine göre Türkiye'de istihdam edilecek yabancı mühendis ve mimarlara ödenecek ücret, brüt asgari ücretin en az 4 katı olmak zorunda. Yani bu tutar da brüt 132 bin TL bugün itibarıyla, asgari ücrete zam gelirse bu oran kat kat yükselecek. Şimdi, kendi mühendisimizden esirgediğimizi yabancı mühendislere verir durumdayız. Buradan tekrar ifade etmek istiyorum: Kamuda önemli hizmeti bulunan kamu mühendislerinin hak ettiği seviyede ücrete kavuşturulması gerekir. Ayrıca, sadece mesele bir ücret meselesi de değil özlük hakları ve özellikle de mühendislik ve mimarlık meslek kanununun çıkarılması, mali ve idari yasal güvencelerinin artırılması gerekmektedir.

Son dönemde çok yoğun bir şekilde mağdur kitlelerin talepleri var bildiğiniz gibi Sayın Bakan. Bunların en başında da kademeli emeklilik sorunu Yani kademeli emeklilik, staj mağduru gibi emekli olamayan ve emekliliği de işte örneğin 8 Eylül 1999 öncesi sigortalı olan vatandaşlarımızın 9 Eylül 1999 sonrasında sigortalı olanlara göre önce emekli olduğu, kısacası bir günle emeklilik hakkını kaybeden vatandaşlarımızın olduğunu hepimiz biliyoruz. Bu da adil bir çözüme kavuşturulmalı, adı gibi kademeli bir şekilde mağduriyetin giderilmesi ve hakkaniyete uygun bir çözüme kavuşturulması gerekir çünkü böyle bir günle, iki günle on beş yirmi seneye varan emeklilik sürelerinin uzatılmış olması gerçekten vicdani olmayacaktır.

Son olarak, yine mağduriyet taşıyan önemli gruplar var, bunlardan bir kısmı da bordrolu çalışanlar Sayın Bakan. Bu hem sizin hem Maliye Bakanının konusu. Bugün 2026 yılında ilk vergi dilimi 190 bin TL, 2027 yılında ilk vergi diliminin 240 bin TL olacağı öngörülmekte. Yani kısacası 2026 yılında 190 bin, 2027 yılında 240 bin TL'yle bordrolu çalışanlar daha üçüncü ayda, dördüncü ayda yüksek vergi dilimlerine girmeye başlamakta. Sayın Bakan, şimdi 2002 yılına göre hesapladığımızda bu dilimlerin yeniden değerleme oranlarına göre eğer bir artış öngörülür ise ilk vergi diliminin 660 bin TL olması öngörülmekte. Yani 2002 meraklısısınız, siz de öyle, diğer AKP milletvekili arkadaşlar da öyle, bütün verileri 2002'ye göre başlatıyorsunuz, ben de bunu 2002'ye göre başlatayım. Eğer o güne göre hesaplama yaparsak bugün ilk vergi diliminin 660 bin TL olması gerekir. Bu konuda bir çalışma yapılmalı ve bordrolu çalışanlarımızın yüksek vergi dilimlerine girmesinin önüne geçilmeli. İfade ettiğim gibi, ilk dilimin bize göre 660 bin TL, ikinci diliminde 660 bin TL ile 1 milyon 400 bin TL gibi bir rakam olması, diğer rakamların da buna göre artırılması gerekmekte.

Sayın Bakan, son olarak çok sayıda gelen talep ve şikâyet konusu da yine vergi ve SGK yapılanması konusu. Bu konu gerçekten esnafımız için, çiftçimiz için çok önemli bir sorun olmaya devam etmekte. Artık esnaf diyor ki: "Esnaf tükenmeden, kepenkler kapanmadan doğru bir yapılanma mutlaka getirilmeli ve esnaf her geçen gün daha da sıkıntılı bir duruma girmekten kurtarılmalı." şeklindeki talebi ben de buradan bir kez daha ifade ediyorum.

Teşekkür ediyorum.

---

**Kaynak gösterme:** Cavit Arı (Yeni Parti, Antalya). “Plan ve Bütçe Komisyonu toplantısındaki konuşma”. TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu tutanağı, 3 Kasım 2026. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/cavit-ari-2026-11-03-tutanak-metni (erişim: 3 Kasım 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeKomisyonKonusmaTutanakDetay?tutanakId=91160

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
