# Devlet memurları kan.bazı mad.değ.yap.hk.kan.tekl.

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Cavit Torun (AK Parti, Diyarbakır)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 79. Birleşim
- **Tarih:** 5 Nisan 2005
- **Gündem:** DEVLET MEMURLARI KAN.BAZI MAD.DEĞ.YAP.HK.KAN.TEKL.
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/cavit-torun-22-2005-04-05-devlet-memurlari-kan-bazi-mad-deg-yap-hk-kan-tekl

> Cavit Torun (AK Parti), 5 Nisan 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 79. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: DEVLET MEMURLARI KAN.BAZI MAD.DEĞ.YAP.HK.KAN.TEKL.); konuşma 611 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

CAVİT TORUN (Diyarbakır) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun kimi maddelerinde değişiklik yapılmasına ilişkin olarak vermiş olduğum kanun teklifinin doğrudan Meclis gündemine alınması için söz almış bulunmaktayım; hepinizi sevgi ve saygılarımla selamlıyorum.

Bu arada, 5 Nisan Avukatlar Gününün tüm meslektaşlarımıza, Türk hukuk camiasına kutlu olmasını ve hayırlar getirmesini temenni ediyorum. Bugün, bu kanun da -benim vermiş olduğum- kamu kurumunda çalışan avukatlarla ilgili olduğundan tam bir tevafuk oldu. Bunun da bu açıdan belirtilmesinde yarar olduğunu düşünüyorum.

Sayın Başkan, değerli arkadaşlarım; teklifimin özü, kamuda çalışan avukatların özlük haklarının, sosyal haklarının eşitlerinin düzeyine getirilmesidir. Bilindiği üzere, yargı erki üç sacayağı üzerine oturmuş bulunmaktadır; iddia, müdafaa ve yargı. İddia makamını savcılar, müdafaa makamını avukatlar, yargı makamını bağımsız hâkimler oluşturur. Her üç makamın yaptıkları hizmet bakımından birbirinden en küçük bir farkı bulunmamaktadır. Her üç kurum adaleti sağlamak üzere görev yaparlar ve toplum huzuruna hiç kimsenin yadsımasına imkân bulunmayan bir görev ifa ederler. Bu görev, hiç kuşkusuz, adaletin gerçekleşmesini temin ve toplum huzuruna katkıda bulunmaktır.

Bu üçlü sacayağının içerisinde toplumumuz tarafından pek tanınmayan ve hatta birçoğunun kim olduğunun karıştırıldığı bir azınlık vardır. Bu azınlık, aynen savcılar gibi, kamunun ve devletin haklarını savunan, aynı eğitimi almış, hatta, ağır sorumlulukları bulunan, ancak, onlar kadar özlük hakları bulunmayan; ama, yine de fedakârca devletinin, halkının, öksüz ve yetiminin hakkını savunan, hortumcular, dolandırıcılar karşısında bir nevi kahramanca mücadele sürdüren bir azınlıktır. İşte, bu azınlığın adı kamu avukatı ve hukuk müşavirleridir.

Kamu avukatlığı ve hukuk müşavirliği nasıl bir meslektir; sizlerin her birinizin tek tek oluşturduğu ve sahibi olduğu bu devletin bütün haklarını sizler adına savunan, devletin tüm işlemlerinde hukuka uygunluk konusunda bilgi verip yol gösteren, devletimizi tüm saldırılardan hukuk kalemini kullanarak koruyan, bir hukuk fakültesi mezunu ve avukat unvanına sahip, ancak, devlet adına ve yalnızca devletin ve kamunun hukuksal işlemlerini yürütebilen, davalarını takip edebilen, tıpkı hâkim ve savcılar gibi devlet bünyesinde görev yapan, hâkim ve savcılarla aynı eğitimi almış, onlardan hiçbir farkı bulunmayan, konusu çok yüksek meblağlar olan davaları takip ettikleri için büyük sorumluluk taşıyan, ancak, hâkim ve savcıların sahip oldukları hukuksal güvenceleri ve bağımsızlıkları olmayan, bu nedenle sürekli sıkıntı yaşayan bir mesleğin mensuplarıdır.

1 inci derecenin 4 üncü kademesinde bulunan bir kamu avukatı, bundan altı ay öncesine kadar 903 500 000 lira maaş alıyordu; ama, emekli olduğunda da bu para 650 000 000 liraya düşüyordu. Aynı durumda olan bir savcı -lütfen dikkat buyurun- 2 344 700 000 lira maaş alıyor ve emekli olduğunda da bu rakam 2 130 920 000 TL'ye isabet ediyordu. Aradaki fark tam 3 katıdır.

Arkadaşlar, böyle bir farkın sebebi nedir? Her ikisi de kamu adına aynı görevi yapmıyor mu? Hatta, kamu avukatının görev ve sorumlulukları, bana göre, iddiayı oluşturan sayın savcılarımızdan daha zor ve önemlidir. Zira, kamuda çalışan avukatlar, sayın savcılarımız gibi sadece ceza davalarını değil, miktarı trilyonları bulan, hatta şimdi Uzanlar olayında olduğu gibi, katrilyonlarla ifade edilen davalara giriyorlar, kamu yararına kararların oluşmasında çok büyük görevler ifa ediyorlar.

Değerli arkadaşlar, kamuda çalışan avukatlar, bir başka mesleği yapamazlar, dışarıdan dava alamazlar, sadece devletin hukuksal işlerini takip ederler; tek gelirleri, devletin verdiği, işte biraz önce size ifade etmeye çalışmış olduğum üç beş kuruşluk maaşlarıdır. Mesleğe yeni başlayan bir kamu avukatının almış olduğu maaş 750-800 milyon Türk Lirasıdır. Oysa, mesleğe henüz başlamamış stajyer bir hâkim 1 150 000 000 TL maaş almaktadır. Aradaki farkı izah etmemizin imkânı yoktur.

Çok değerli milletvekilleri, emekli bir kamu avukatı arkadaşım vardı, bana gelip gitti "maaşım çok az, geçinemiyorum, 650 000 000 maaş gerçekten yetmiyor. Hanım da, biliyorsun, bir kamu kurumunda hukuk müşaviri olarak çalışıyor. Hiç olmaz ise durumuna uygun bir genel müdür muavinliği kadrosu almasına yardımcı ol söz veriyorum altı ay sonra emekli olsun. Bir kadro almadan emekli olur ise, biz hepten sıkıntıya düşeceğiz" diyordu.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Cavit Torun (AK Parti, Diyarbakır). “Devlet memurları kan.bazı mad.değ.yap.hk.kan.tekl”. TBMM Genel Kurulu, 79. Birleşim tutanağı, 5 Nisan 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/cavit-torun-22-2005-04-05-devlet-memurlari-kan-bazi-mad-deg-yap-hk-kan-tekl (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
