# 2003 mali yılı bütçesi 10 uncu tur görüşmeleri

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Cemal Kaya (CHP, Ağrı)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 57. Birleşim
- **Tarih:** 27 Mart 2003
- **Gündem:** 2003 MALİ YILI BÜTÇESİ 10 UNCU TUR GÖRÜŞMELERİ
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/cemal-kaya-22-2003-03-27-2003-mali-yili-butcesi-10-uncu-tur-gorusmeleri

> Cemal Kaya (CHP), 27 Mart 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 57. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 2003 MALİ YILI BÜTÇESİ 10 UNCU TUR GÖRÜŞMELERİ); konuşma 931 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

CHP GRUBU ADINA CEMAL KAYA (Ağrı) – Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım; Cumhuriyet Halk Partisi adına, bütçe kanun tasarısının 20 nci maddesinde söz almış bulunmaktayım.

Bu madde, ödeneklerin devriyle ilgili bir maddedir. Aslında, bu maddeyle, Sayın Maliye Bakanı, özel gelir kaydedilen miktarları gerektiğinde iptal etmeye, gelir kaydetmeye veya bunları gelir kaydetmemeye yetkilidir. Bu maddeye göre, Türkiye Cumhuriyeti Devletinde yatırım programına, bütçe programına alınmış olan bir yatırımı, işadamlarının buna göre düzenlemiş oldukları yatırımlarını bir anda kesip attırabilir. Bu madde olmasa daha iyi.

Bundan iki üç gün önce, hükümet, tasarruf tedbirleriyle ilgili bir açıklama yaptı, 4 katrilyon civarında bir tasarrufu kamuoyuna açıkladı; bunun 2 katrilyonu, var olan yatırım programlarında kısıtlama demektir.

Değerli arkadaşlar, Türkiye Cumhuriyeti Devletinde, işadamının olmadığı bir yerde vergiyi nasıl alacaksınız, KDV’yi nasıl alacaksınız?! Peki, inşaat sektörünün yapmış olduğu, imal etmiş olduğu mamulleri nasıl satacaksınız?! Yatırımları kısalım, ödenekleri devredelim, gerektiğinde iptal edelim...

3 Kasım seçimleri, Türk siyasî tarihinde yeni bir siyasetin başlangıcı, bir geleneğin başlangıcıdır. Nedir bu gelenek: Çokpartili bir Parlamentodan vazgeçerek, iki partili bir Parlamentonun, bu ülkeye istikrarlı iktidarların gelmesi için, halk, oylarını ve reylerini vermiştir. Ne demiş halk: Demiş ki; ben, artık üç partili, dört partili sistemlerden bıktım; ben, bir muhalefet, bir iktidar partisi göndereyim; bu iktidar, çözüm getirsin. Şimdi, diyebilirsiniz ki, muhalefeti, iktidarı, bütün milletvekili arkadaşlarım, ben de dahil olmak üzere, ne yapalım, böyledir; ama, halk öyle demiyor. Halk diyor ki: Biz, zaten böyle olduğunu biliyorduk. Bu kadar borcun olduğunu da biliyorduk. Bu kadar dışborcumuzun ve iç borcumuzun olduğunu da biliyorduk. On yıldır, son dönemlerde, gelişigüzel bir bütçe harcaması olduğunu da biliyorduk. Kamu maliyesi almış başını götürmüş; kimse denetim altına almıyor. Biz, sizi, buraya, çözüm için gönderdik. (CHP sıralarından alkışlar)

Şimdi, biz, buraya -muhalefeti ve iktidarıyla- çözüm için geldik. Ne acıdır ki, Türk Milleti, Türkiye Cumhuriyetinde yaşayan bütün insanlar, televizyonlarının başında, bu saatte, kendileriyle, açlıkları ve yoksulluklarıyla ilgili bir bütçenin görüşüldüğünü, televizyonlarda izliyorlar.

ALİ TOPUZ (İstanbul) – Zannediyorlar...

CEMAL KAYA (Devamla) – Değerli arkadaşlar, gerçekten, kaç milletvekili varız burada? Üçte biri... Bu, ne demek biliyor musunuz? Biz, bu bütçeye inanmıyoruz...

MUSTAFA NURİ AKBULUT (Erzurum) – Tamamen güveniyoruz...

CEMAL KAYA (Devamla) – Yani, bu bütçe, bir çözüm bütçesi değil diyor. (CHP sıralarından alkışlar)

MUSTAFA NURİ AKBULUT (Erzurum) – Tamamen güveniyoruz; yani, gelmeye gerek yok.

CEMAL KAYA (Devamla) – Bu bütçe, bir çözüm bütçesi değil; yani, insanlarımız, bizden çözüm istiyor. Bu, muhalefetten de isteniyor, iktidardan da isteniyor. Ben, kendi şahsıma konuşuyorum; seçim bölgeme, yahu, ben, bu işe çözüm getiremem diye gidemem. Adam bana diyor ki; ben, sizi gönderdim, yanınızda da 367 milletvekili olan bir iktidar gönderdik. Siz, gidin, o iktidar milletvekili arkadaşlarla bir çözüm getirin diyor; halk bunu istiyor. (AK Parti sıralarından gürültüler)

Şimdi, efendim, dinleyelim, dinleyelim.

Değerli arkadaşlar, bu ülkede bu bütçeyle ve bundan önceki bütçelerle de bir çözüm gelmemiş; ama bu bütçeyle de bir çözüm olacağına hiç kimse inanmıyor.

MAHMUT KOÇAK (Afyon) – Sen seyret, seyret biraz...

CEMAL KAYA (Devamla) – Şimdi, nedir bu bütçeyle çözümsüzlük: Bu bütçede, 2001 yılındaki krizlerle beraber -19 Şubat krizi olmasına rağmen- 2002 yılında, bir önceki yılda bütçeye, doğrudan gelir desteği olarak 2 katrilyon 400 milyar lira para konulmuş, bu bütçeyle kaç para konulmuş 500 trilyon. Peki, 2002 yılında konulmuş; fakat, yüzde 40’ı ödenmemiş, bazılarında hiç ödenmemiş olan doğrudan gelir destekleri, ki burada benim ilim dahildir, tek ildir o, Sayın Bakan hükümet adına daha önce söz vermişti, inşallah yapacak.

Şimdi, peki, bu bütçeyle -2 katrilyon 400 trilyon lira para konulmuş yüzde 40’ı ödenmiş bütün illerde, Türkiye’nin genelinde, bazı illerde yüzde 50- biz insanlara ne diyeceğiz; diyeceğiz ki, biz, bu doğrudan gelir desteğini kaldırdık mı diyeceğiz? Kaldıralım, amenna ona hiçbir şey yok; ama kaldırmayacaksak, doğrusunu koyacağız, o kaynağı da bulmak zorundayız. Nedir o bulmak zorunda olduğumuz kaynak; bütçeye akar, vergiyi tabana yayarak. İnşallah, Sayın Maliye Bakanı bu konuda dönem dönem açıklamalar yapıyor “biz, vergiyi tabana yayacağız” diyor, biz de ona inanıyoruz, burada bir şüphe yok. Ancak, bu bütçe Türkiye’nin sorunlarına çözüm getirmiyor.

Tarım Bakanlığının bütçesini dinlediniz arkadaşlar. Ben, Türkiye’nin hayvancılıkta üst düzeylerde olmuş hayvancılık bölgesinin -ama son dönemlerde baltalanmış olan bir hayvancılık- memleketinin bir milletvekiliyim, hayvancılıkla uğraşan bir memleketin milletvekiliyim. Şimdi, bana birisi diyebilir mi ki, biz hayvancılığı şu projelerle kalkındıracağız, bu bütçeyle; yok böyle bir şey. Peki, birisi diyebilir mi ki, biz, tarımı, bu bütçeyle... Çünkü, bu ülkenin sanayinin yüzde 75’i tarıma dayalıdır arkadaşlar, yüzde 75’i tekstil, tarım sanayiidir ve ülkenin lokomotifidir.

Şimdi, bu bütçeyle, bu sorunlar çözülmez. Çözülebilir mi; çözülebilir; nasıl çözülebilir; doğru, yerinde, herkesin anlayabileceği ve de inanabileceği bir bütçe önümüze geldiği zaman, biz, bu sorunların çözülebileceğine inanıyoruz.

Bizim hükümetten istediğimiz, açlıkla baş başa kalan 15 000 000 insanın durumuna çözüm bulmasıdır. O çözümü nasıl bulacağız; yoksullara yardım ederek, çiftçiyi kalkındırarak, sınır bölgelerinde bulunan illerin sınır ticaretlerini, serbest ticaret alanlarını genişleterek, hayvancılığı tabana yayarak... Hayvancılığı nereye yayacağız; üç beş tane arsası olan insanlara değil, halka yayarak; yani, üretim gücü olan insanlara yayarak, bu ülkede hayvancılığı kalkındırabiliriz. Et kombinalarını özelleştirerek, kapatarak, Migroslar açarak, hayvancılığı kalkındıramayız. (CHP sıralarından alkışlar)

AHMET YENİ (Samsun) – Reklam oluyor...

CEMAL KAYA (Devamla) – Efendim özür dilerim, yanlışlıkla oldu, acemiliğimize bağışlayın...

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Türkiye Cumhuriyeti Devleti, gerçekten, zor günlerle karşı karşıyadır, bölgemizde bir savaş vardır. Meclisin de o güzel iradesiyle, bu savaşa katılmadığımız için, bir nevi, bütçemizi rahatlatmış da oluyoruz. Ya yanlışlıkla savaşa katılsaydık ne olurdu?! O zaman, Allah bize yardım ederdi!

Şimdi, inşallah, Ortadoğu’nun ve Avrupa'nın gözde ülkesi olan Türkiye Cumhuriyeti Devletinin, bu yeni siyasî geleneği başlatmış olan Parlamentosu, bu sorunları bu dönem çözemezse dahi, gelecek dönem bu sorunları çözmek için elbirliğiyle mücadele vereceğine inanıyorum. Yalnız, tabiî, bu mücadele, muhalefetin ve iktidarın birlikteliğiyle, diyaloguyla ancak çözülebilir. Eğer, bu bütçenin oluşumunda ve bu sorunların çözümünde, iktidardaki arkadaşlarımız, muhalefette olan milletvekili arkadaşlarımızı...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Cemal Kaya (CHP, Ağrı). “2003 mali yılı bütçesi 10 uncu tur görüşmeleri”. TBMM Genel Kurulu, 57. Birleşim tutanağı, 27 Mart 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/cemal-kaya-22-2003-03-27-2003-mali-yili-butcesi-10-uncu-tur-gorusmeleri (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
