# Çeşitli kanunlarda değişiklik yapılmasına ilişkin kan tas.( s.sayısı:180 )

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Cemal Kaya (Ağrı)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 96. Birleşim
- **Tarih:** 19 Haziran 2003
- **Gündem:** ÇEŞİTLİ KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA İLİŞKİN KAN TAS.( S.SAYISI:180 )
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/cemal-kaya-22-2003-06-19-cesitli-kanunlarda-degisiklik-yapilmasina-iliskin-kan-tas-s-sayisi-1

> Cemal Kaya, 19 Haziran 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 96. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: ÇEŞİTLİ KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA İLİŞKİN KAN TAS.( S.SAYISI:180 )); konuşma 573 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

CEMAL KAYA (Ağrı) - Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım; tam bu madde Türkiye Büyük Millet Meclisinde konuşulurken, ülkenin Avrupa Birliğine girmesi süreci başlamışken, dün bütün televizyon kanalarında ve gazetelerde bir manşet; bir tiyatro sahnesinde, bir sineklik, renginden dolayı DGM'lik olmuş! Bunu hatırladınız herhalde.

Şimdi, ülkem, bu kadar açlık, sefalet, yoksullukla uğraşırken, biz, ülkemizde yaşayan insanların kendi anadillerinde veya istedikleri bir dilde çocuğuna isim koyma hakkını kanunlaştırıyoruz! Diğer tarafta, ülkem, açlık, yokluk, sıkıntılar içerisindeyken, insanlar açlıkla uğraşırken, insanların, bütün dünyada, internet aracılığıyla istediği televizyon kanalını seyretme, istediği dili öğrenme hakkı varken, bilim bu kadar gelişmişken, biz, Türkiye'de, özel televizyonların, başka dil ve lehçelerde yayın yapma hakkını kanunlaştırmaya çalışıyoruz. Bu Meclis, bugün bunu görüşürken, dün bir tiyatro sahnesinde, sineklik DGM'lik oluyor!

Değerli arkadaşlar, Türkiye Cumhuriyeti Devletinin bölünmez bütünlüğünü, her kanunda, her kurulda saklamak, onu korumak hepimizin görevidir. Türkiye Cumhuriyeti Devletinde kanunları çıkarmak yetmiyor -siz, radyo ve televizyonlarda Kürtçe yayın, Farsça yayın yapabilirsiniz, zaten yapılıyor, istemeseniz de yapılıyor; çanak anteni koyuyor, dinliyor adam, İngilizce, Arapça hiç fark etmiyor- kafaları özelleştireceksiniz, beyinler sağlıklı gelişecek; beyinler, bu ülkenin bütünlüğünü koruyacak, nasıl gelişebileceğini gösterecek.

Bu ülkeyi biz korumak zorundayız. Peki, nasıl koruyabiliriz; kardeşliği, insan haklarını, sosyal devlet anlayışını, hoşgörüyü yayarak koruyabiliriz. Siz, istediğiniz kadar, özel televizyonlarda yayın yapma hakkını çıkarabilirsiniz; istediğiniz kadar, anadilde eğitim için uyum yasalarını çıkarabilirsiniz; ama, uygulamada, stratejileri belirlemezseniz, onu korumak, onu genişletmek isteyen insanlara karşı birsürü engel çıkarmaya çalışırsanız, bu ülke, demokrasiyi, Avrupa Birliğini hayalle görür.

Kanunlarla Avrupa Birliğine girilmez; beyinlerin gelişmesiyle Avrupa Birliğine girilir, hoşgörüyle Avrupa Birliğine girilir. Bu, bu toplumda var, bu toplum buna layıktır; Türkiye Cumhuriyeti Devletinde yaşayan bütün insanlar, etnik, mezhepsel, toplumsal farklılıkları ne olursa olsun, buna uygundur; bunu çoktan, yüzyıllardır hak etmişlerdir, hak etmeye de devam etmelidirler.

Türkiye Büyük Millet Meclisi, bu ülkenin gelişmesine ve bu gibi uygulamalara, işkenceye karşı, sosyal devlet anlayışına karşı çıkan insanlara karşı özveriyle çalışmalıdır; bu anlayışın önüne çıkanlara, bu kanunların önüne çıkanlara, bu televizyonları veya anadilde eğitimi yasaklamaya çalışan zihniyetlere karşı çıkmalıdır; hoşgörü ortamından, diyalogdan kaçan zihniyetlere karşı çıkmalıdır. Diyalogu kesen zihniyetleri korumaya devam ettiğimiz süre içerisinde bu ülkeye demokrasiyi getiremeyiz, kimse de bizi Avrupa Birliğine falan almaz. 50 tane kanun çıkarın... Çıkarmadık mı; 2000 yılında çıkarmadık mı; 2001 yılında çıkarmadık mı?! Uygulaması var mı; yok. Bakın, Millî Eğitimin çıkardığı uygulamaya, her türlü tedbir var. Bir kanun çıkmış, TRT Genel Müdürü gitmiş, Danıştaya başvurmuş "bu çıkardığınız kanunu uygulamak benim görevim değil" demiş. Kimin görevidir kardeşim; özel televizyonların... Çık, söyle! Bu ülkede, yasaklayıcı zihniyetleri, bu ülkenin önünü tıkayan zihniyetleri kaldıramadığımız süre içerisinde, onlara, elbirliğiyle, güç birliğiyle, iktidarıyla muhalefetiyle demokrasiyi aşılamadığımız süre içerisinde, biz, bu ülkeye demokrasiyi ve hoşgörüyü getiremeyiz. Bu ülkenin bütün insanları, Kürdüyle, Acemiyle, Farsıyla, Lazıyla, Çerkeziyle, Alevîsiyle, Sünnîsiyle, Ermenisiyle, Yahudisiyle bu ülkenin birliği ve beraberliği için çalışmaktadır. Bu ülkenin birliği ve beraberliği, bu ülkenin kurtuluşu, çağı yakalamasına bağlıdır.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun Sayın Kaya.

CEMAL KAYA (Devamla) - Birliği ve beraberliği sağlamadığınız süre içerisinde, yüzyıllardan gelmiş olan yasakçı zihniyetleri, hoşgörüyü eğitim sistemine aşılamayan zihniyeti değiştiremediğiniz süre içerisinde, kanunlarla bir ülkeyi zorla yönetemezsiniz. Buradan çıkarıyorsunuz; işkenceyi önleme kanununu çıkarıyorsunuz; sırtınızı verdiğiniz zaman, polisi yakalayamıyorsunuz. Böyle bir zihniyet olabilir mi?! Buna karşı çıkanları biz yasakladığımız zaman bu ülkeye demokrasiyi getirebiliriz. Kaldı ki, demokrasi, Avrupa Birliğine girmek için gelmemeli. Demokrasiyle yönetilmek, çağdaş bir ülkede yaşamak, bu ülkede yaşayan bütün insanların hakkıdır, hakkı olmalıdır; biz, böyle görmeliyiz.

Bu vesileyle, Yüce Meclisi saygılarla selamlıyorum. Yüce Meclisin bunu başaracağına inanıyorum. Bu Meclisin daha nice demokratik, çağdaş hakları bu ülkeye vereceğine de inanıyorum.

Hepinizi saygıyla selamlıyorum. (Alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Cemal Kaya (Ağrı). “Çeşitli kanunlarda değişiklik yapılmasına ilişkin kan tas.( s.sayısı:180 )”. TBMM Genel Kurulu, 96. Birleşim tutanağı, 19 Haziran 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/cemal-kaya-22-2003-06-19-cesitli-kanunlarda-degisiklik-yapilmasina-iliskin-kan-tas-s-sayisi-1 (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
