# Kültür ve turizm bakanlıklarının birleştirilmesine ilişkin kanun ( s. sayısı : 112 )

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Cemal Uysal (AK Parti, Ordu)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 67. Birleşim
- **Tarih:** 16 Nisan 2003
- **Gündem:** KÜLTÜR VE TURİZM BAKANLIKLARININ BİRLEŞTİRİLMESİNE İLİŞKİN KANUN ( S. SAYISI : 112 )
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/cemal-uysal-22-2003-04-16-kultur-ve-turizm-bakanliklarinin-birlestirilmesine-iliskin-kanun-s

> Cemal Uysal (AK Parti), 16 Nisan 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 67. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: KÜLTÜR VE TURİZM BAKANLIKLARININ BİRLEŞTİRİLMESİNE İLİŞKİN KANUN ( S. SAYISI : 112 )); konuşma 522 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

CEMAL UYSAL (Ordu) - Sayın Başkan, çok değerli milletvekilleri; şahsım adına konuşmama başlarken hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Efendim, tabiî, iki bakanlığın birleştirilmesi konusunda, şimdiye kadar çok değerli fikirler öne sürüldü, bazı endişeler de belirtildi.

Kanaatime göre, kültür denildiği zaman, bunu, Millî Eğitim Bakanlığından ayrı düşünmek mümkün değildir. Türkiye'de kültür öğretiminin, formel eğitimin temeli Millî Eğitim Bakanlığıdır; ama, bunun icrası, bunun yürütülmesi, bunun gösteri şekline dönüştürülmesi, bir ürün ve üretim haline gelmesi, tabiî ki ayrı bir konudur, entelektüel yönü ayrı bir konudur. Tabiî, bu entelektüel yönü ve özellikle de, kültürün bir üretim alanı, büyük ölçüde turizmle ilgilidir. Düşünelim, bir öğrenci grubunun veya bir öğretmen grubunun veyahut da bir başka meslekten bir grubun toplu halde Göreme'ye gitmesini, Sümela'ya gitmesini ne olarak değerlendirebiliriz; oradaki kültür faaliyetini, oradaki kültürü görmek için gidiyor, bundan başka bir maksadı yok. Şimdi, buna turizm mi dersiniz, yoksa, bir kültür faaliyeti mi dersiniz; bunu birbirinden ayırmak mümkün değil.

Çok değerli arkadaşlarım, ben, esasen, bu son konuşmamda, bürokrasi üzerinde durmak istiyorum. Deniliyor ki: "Bir kadrolaşma olacak." Katiyen bir kadrolaşma olmayacak; çünkü, bakınız, iki bakanlıkta da birbiriyle çakışan yüzlerce kadro var; müsteşar, APK dairesi başkanı, teftiş kurulu başkanı, müsteşar yardımcısı, genel müdür; bunların hepsi teke iniyor. Halbuki, çok büyük bir çoğunluğu olan ve bugün hükümet olan Partimiz, bunların hepsini atama imkânına sahiptir; ama, aşağı yukarı, taşradaki teşkilatların da tek bir bakanlık bünyesinde toplanmasıyla, bir yerde, onlarca, yüzlerce makamı atamaktan feragat ediyor; tek bakanlık çatısı altında, bunlar tek makam olarak belirleniyor ve bunların ataması bu şekilde yapılacaktır.

Bu vesileyle, bu kısa konuşmamda -zamanım da çok azaldı- iki anekdottan bahsetmek istiyorum: Ben, Sosyal Güvenlik Bakanlığında görev yaptığım zaman, 1984 yılında, Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile Çalışma Bakanlığı birleşti. O zaman da böyle endişeler oldu. Tabiî, bakanlıklar birleşti de, bürokraside birtakım tedirginlikler oldu; çakışan makamlarda açığa çıkanlar oldu. Tabiî, bakanlıkların formel olarak birleşmesi bir problem yaratmadı; ama, masaların dağılımı veyahut da paylaşılması, odaların paylaşılması, hatta kalemliklerin bile paylaşılması bir mesele haline geldi. Tabiî, bunlar, o zaman, bürokrasinin kendi içinde olan çok küçük bazı kırgınlıklar da yarattı.

Bir konu daha var; o sıralarda -veyahut da 1986'da olabilir- Çekoslovakya tek bir devletken ikiye ayrıldı. Çekoslovak elçiliğinden bana bir görevli geldi; oradaki sigortalıların iki devlet arasında nasıl dağılacağını sormaya gelmişti. Ben kendisine dedim ki: Biz iki bakanlıktık, tek bakanlık haline geldik ve bürokraside bazı sıkıntılar oldu; siz, iki devleti ayırdınız, Çekler ve Slovaklar diye iki devlet oldunuz, orada bir problem çıkmadı; ama, elçilikteki eşyaları nasıl ayırdınız dediğim zaman "en büyük kıyamet orada koptu; masaların, sandalyelerin, odaların paylaşılması bile bir problem haline geldi" dedi. Tabiî, bunlar oluyor, bürokrasi arasında; çünkü, iki Bakanlık birleştiği zaman bazı kadrolar açığa çıkacak, makamlar teke düşecek. Bu da hiçbir problem teşkil etmeyecektir; ama, turizm ile kültürü birbirinden ayırmak mümkün değildir, gerçekten de iç içedir, hangisi hangisinin üzerindedir, bunu da tespit etmek mümkün değildir. Turizm için gelen insanlar veyahut da bulunduğu yerden, mekândan başka yere giden insanlar, mutlaka, oradaki kültürel değerleri görmek için gidiyorlardır büyük ölçüde. O bakımdan da bu tasarının çok olumlu olduğu kanaatindeyim. İki Bakanlığın birleşmesi hem statü hukuku bakımından hem de devletin rasyonel çalışması bakımından çok daha verimli olacaktır.

Bu bakımdan da bu tasarıyı desteklediğimi ifade ediyor, hepinizi saygıyla selamlıyorum efendim. (AK Parti sıralarından alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Cemal Uysal (AK Parti, Ordu). “Kültür ve turizm bakanlıklarının birleştirilmesine ilişkin kanun ( s. sayısı : 112 )”. TBMM Genel Kurulu, 67. Birleşim tutanağı, 16 Nisan 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/cemal-uysal-22-2003-04-16-kultur-ve-turizm-bakanliklarinin-birlestirilmesine-iliskin-kanun-s (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
