# Bazı kamu kurum ve kuruluşlarına ait sağlık birimlerinin sağlık bakanlığına devredilmesine dair kan.tas. ( ss. 686 )

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Cemal Uysal (AK Parti, Ordu)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 48. Birleşim
- **Tarih:** 6 Ocak 2005
- **Gündem:** BAZI KAMU KURUM VE KURULUŞLARINA AİT SAĞLIK BİRİMLERİNİN SAĞLIK BAKANLIĞINA DEVREDİLMESİNE DAİR KAN.TAS. ( SS. 686 )
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/cemal-uysal-22-2005-01-06-bazi-kamu-kurum-ve-kuruluslarina-ait-saglik-birimlerinin-saglik-bakanl

> Cemal Uysal (AK Parti), 6 Ocak 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 48. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: BAZI KAMU KURUM VE KURULUŞLARINA AİT SAĞLIK BİRİMLERİNİN SAĞLIK BAKANLIĞINA DEVREDİLMESİNE DAİR KAN.TAS. ( SS. 686 )); konuşma 1.052 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

AK PARTİ GRUBU ADINA CEMAL UYSAL (Ordu) - Sayın Başkan, çok değerli milletvekilleri; görüşülmekte olan kanun tasarısı üzerinde, Grubum adına söz almış bulunuyorum; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Sağlık, hem çok önemli hem de çok sorunlu bir konu. Doğal olarak, muhalefet, çok geniş kitleyi ilgilendiren bu konuda, tabiî ki, siyasî tavrını, özellikle de SSK hastanelerinin devri konusunda ortaya koymuştur; gerçekten de, buna şiddetle karşıdır. O kuruluşta, aşağı yukarı yirmi yıl görev yapmış bir insan sıfatıyla şunu ifade edeyim ki, getirilecek olan sistem, hem Sosyal Sigortalar Kurumu için hem de Türkiye'nin geneli için bugünkünden çok daha iyi olacaktır.

Sayın muhalefet temsilcileri, burada -dünkü ve bugünkü konuşmalarından edindiğim kadarıyla- yeni sistemin bir özelleştirme mahiyetinde olduğu ve hastaları müşteri, hastaneleri de işletme haline getireceğini ifade ediyorlar; gerçek, bunun tam tersidir. Neden tam tersidir; burada, sağlık hizmeti daha fazla kamulaştırılıyor. Bunu şunun için ifade ediyorum: Genel sağlık sigortasıyla primli rejime geçileceği için, hiç kimse, cebinden ne doktora ne hastaneye ne de ilaca para ödeyecektir; bu, bir gerçektir.

VEZİR AKDEMİR (İzmir) - Nereden?..

CEMAL UYSAL (Devamla) - Ama, bugünkü durumu ifade edeyim: Bugün, SSK, Emekli Sandığı ve Bağ-Kura tabi olup da prim ödeyen yüz binlerce insan, bu primleri ödedikleri halde, ne Sosyal Sigortalar Kurumundan ne de Bağ-Kurdan hizmet satın almamaktadırlar. Neden almıyorlar; hizmet kalitesiz olduğu için almıyorlar, daha doğrusu, oralarda büyük bir sıkıntı olduğu için almıyorlar; ama, getirilecek olan bu sistemde, hiç kimse, cebinden bir ödeme yapmayacak; ilacı da, hastane hizmetlerini de, hekim hizmetlerini de ücretsiz olarak alacak.

Bir çelişki de şu: Dün konuşan Sayın Kemal Kılıçdaroğlu "bu, bir mülkiyet sorunu değildir; bu, tamamen organizasyonla ilgili bir sorundur" dedi. Bir baktım, Sayın Öktem de "biz, hastanelerin devrine karşı değiliz; bu, bir mülkiyet sorunudur, SSK hastanelerine elkonuluyor" dedi. Gerçekten, böyle bir şey yok. Bakın, bu, çok genel bir kompleksin; yani, yapılmakta olan büyük bir reformun bir ayağıdır, kurumsal altyapının tamamlanmasıyla ilgili bir ayaktır. SSK hastanelerinin Sağlık Bakanlığına devredilmesiyle, Sosyal Sigortalar Kurumu mensupları, oradan hizmet alanlar hiçbir sıkıntı çekmeyecekler, hiçbir mağduriyetleri olmayacaktır.

Burada, tamamen sosyal güvenlik esprisi dışında, özellikle özel sigorta sisteminde cari olan bir paket programından falan bahsediliyor. O paket program, sosyal güvenlik sisteminde yoktur; yani, sosyal güvenlik sisteminde, esasen, tabiî ki, sigorta kolları itibariyle bir paket programı vardır; ama, onu satın alma konusunda hiçbir sıkıntı yoktur. Bugünkü normlar; yani, bütün hastalıklar, bütün hastalık riskleri, bugün olduğu gibi, o sistemde de karşılanacaktır ve o sistemde de sadece prim alınacaktır.

Bakın, bu sistemin, daha çok kamulaştırma haline gelmesinin diğer bir özelliği de, bugün, aşağı yukarı nüfusun yüzde 87'si sağlık sigortası kapsamında olduğu halde, Sağlık Bakanlığı rakamlarına göre, sağlık giderlerinin yüzde 28'i özel olarak yapılmaktadır. Bunun bugünkü bedeli aşağı yukarı 4 milyar dolardır; yani, sisteme prim ödediği halde, vatandaşlar, sağlık sistemine, cebinden de aşağı yukarı 3-4 milyar dolar para harcamaktadırlar.

Bu rejim nedir; bu rejimin iki temel unsuru var; bir tanesi yaşlılık sigortası, emeklilik sigortası; bir tanesi de sağlık sigortası. Zaten, yeni sistemde, Sosyal Sigortalar Kurumu, Emekli Sandığı ve Bağ-Kur olmayacağı ve onlar, bir sigorta kurumu kapsamında, yaşlılık sigortası, emeklilik sigortası rejimi içerisinde toplanacakları için, onların bir sağlık primi almaları söz konusu değildir ve hastane işletmeleri de söz konusu değildir. Yarın, tasarı buraya geldiği zaman, Emekli Sandığı, SSK ve Bağ-Kur kaldırılıp, yerlerine Emeklilik Sigortası Kurumu kurulduğu zaman, bu kurum, sadece, emeklilik primi tahsil ettiği zaman, sağlık primini de genel sağlık sigortası tahsil ettiği zaman, o sistem içerisinde; yani, emeklilik rejimi içerisinde prim almayacağı için, bir sağlık ünitesinin bulunması mümkün değildir.

Sosyal Sigortalar Kurumunda bulunduğumuz zaman içerisinde yapılan genel kurullarda, yıllardan beri, o genel kurulların öncesinde veya sonrasında -onbeş yirmi sene önce- üniversitelerden akademisyenler de çağırılmak suretiyle paneller düzenlenirdi. O panellere katılan hocalarımız, çok değerli sosyal politika profesörleri "sağlığı Sosyal Sigortalar Kurumunun içinden çıkarın; bu, sosyal güvenlik rejimi içerisinde olamaz, ayrı bir birim haline gelsin" diye defalarca söylemişlerdir ve bugün, Sosyal Sigortalar Kurumu hizmet üretmektedir; ama, geçtiğimiz yılın 10'uncu ayına kadar, yapılan anlaşmalar sonucunda, 33 000 000 kişi, Sağlık Bakanlığı hastanelerinden hizmet satın almıştır; 33 000 000 kişi... Yani, Sosyal Sigortalar hastaneleri, artık, kapasite olarak, yeterli değil ve zaten, biraz evvel ifade ettiğim yeni sistem içerisinde de, sigorta kapsamında sadece sağlık sigortası ve yaşlılık sigortası olacağı, işletmecilik olmayacağı için, orada yer alması da mümkün değil.

Tabiî, bunun çok gerilerine gittiğimiz zaman, bakıyoruz, Devlet Demiryolları hastaneleri Sosyal Sigortalar Kurumuna devredilmiş, Makine ve Kimyanın hastaneleri devredilmiş, Zonguldak'ta Amele Birliğinin hastanesi devredilmiş. Bundan evvel de bu devirler yapılmış, şimdi de Sosyal Sigortalar Kurumunun hastaneleri Sağlık Bakanlığına devrediliyor. Bu devir, genel bir politikanın, genel bir reformun temel ayaklarından biri olacak ve hiç şüpheniz olmasın, yeni rejim çok daha iyi olacak.

Bakın, Türkiye'de, özellikle sağlık alanında, biz, daha, kurumsal altyapıyı konuşuyoruz, esasında meselenin lafzını konuşuyoruz, daha, ruhuna gelmedik, ona da geleceğiz; ona da, o tasarılar, temel reformlar geldiği zaman geleceğiz.

Türkiye'de bir hastane yönetimi sorunu vardır. Özel sektör, 2010 yılının, 2020 yılının yöneticilerini (management'ını) bugünden belirlemiş, insanları belirlemiş "2010 yılında, 2020 yılında benim yöneticim bu olacak" diyor. Biz, hastaneleri çok amatörce yönetiyoruz. 30-35 yaşında bir genel cerrahı, 30 yaşında bir beyin mütehassısını, 30 yaşında bir dahiliye mütehassısını, hiçbir yönetim tecrübesi olmadığı halde, 1 500 yataklı hastaneye, 1 500 de çalışanı var, 3 000 kişinin başına amir yapıyoruz. Bunu, bir defa, dikkate almamız lazım, buraya yönetici yetiştirmemiz lazım; yoksa, dünyanın en kritik alanı olan sağlık alanı gibi çok önemli bir alanda böyle amatörce yönetimlerle hastaneleri iyi bir duruma getiremeyiz. Zaten, gerçekten de, bu organizasyon kurulduktan, kurumsal altyapı hallolduktan sonra, sağlık hizmetlerinin içeriğine, onların kalitesinin artırılmasına, bunun için tedbirlerin alınmasına sıra gelecek. Bütün bu sistem, gayri safî hâsılanın yüzde 19'u, Türkiye'de, sosyal politikayla ilgili. Bu, aşağı yukarı bugün 60 milyar dolar yapıyor. Sosyal Sigortalar Kurumu, Emekli Sandığı, Bağ-Kur ve sağlık kapsamına alınacak tüm nüfus da dahil edildiğinde, Türkiye'de, aşağı yukarı 50 milyar dolarlık -ki, bugün 40 milyar dolar civarındadır- bir prim tahsilatı yapılacak. Hem hizmetin kalitesi hem de bu primlerin tahsili fevkalade önemli bir hale gelecek, yeni rejim bunu, bir kompleks olarak çok tutarlı bir sistem içinde yapacak. Şunu tekrar ifade ediyorum: Hiçbir zaman özelleşmeyecek, kamu sosyal güvenliği, bugünkü normları ve standartları daha da ileri götürülmek suretiyle devam edecek, hiç kimse cebinden para ödemeyecek, ödemesi de, zaten, primli rejimde mümkün değil ve sistem çok daha rasyonel olacak.

Bakın, hükümetimiz, genel olarak, Türkiye'de yerelleşmeye önem veriyor; ama, burada bir merkezî yapıya doğru gidiyor; yani, pragmatik olarak, rasyonel olarak konulara yaklaşıyor. Bundan kimsenin endişesi olmasın.

Ben, bu tasarının, bugünkü sistemi çok daha ileriye götüreceğine inanıyorum; hepinize saygılarımı sunuyorum. (AK Parti sıralarından alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Cemal Uysal (AK Parti, Ordu). “Bazı kamu kurum ve kuruluşlarına ait sağlık birimlerinin sağlık bakanlığına devredilmesine dair kan.tas. ( ss. 686 )”. TBMM Genel Kurulu, 48. Birleşim tutanağı, 6 Ocak 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/cemal-uysal-22-2005-01-06-bazi-kamu-kurum-ve-kuruluslarina-ait-saglik-birimlerinin-saglik-bakanl (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
