# Köy hizmetleri genel müdürlüğü teşkilat ve görevleri hakkında kanunun değişikliği (s.s.726)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Cemal Uysal (AK Parti, Ordu)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 49. Birleşim
- **Tarih:** 11 Ocak 2005
- **Gündem:** KÖY HİZMETLERİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ TEŞKİLAT VE GÖREVLERİ HAKKINDA KANUNUN DEĞİŞİKLİĞİ (S.S.726)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/cemal-uysal-22-2005-01-11-koy-hizmetleri-genel-mudurlugu-teskilat-ve-gorevleri-hakkinda-kanunun

> Cemal Uysal (AK Parti), 11 Ocak 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 49. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: KÖY HİZMETLERİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ TEŞKİLAT VE GÖREVLERİ HAKKINDA KANUNUN DEĞİŞİKLİĞİ (S.S.726)); konuşma 1.312 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

AK PARTİ GRUBU ADINA CEMAL UYSAL (Ordu)- Sayın Başkan, çok değerli milletvekilleri; görüşülmekte olan 726 sıra sayılı Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğünün Kaldırılması ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Tasarısı üzerinde AK Parti Grubunun görüşlerini açıklamak üzere huzurunuzda bulunuyorum; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Esasında, Köy Hizmetleri kapatılmıyor. Hükümetimiz köylüye ve köy hizmetlerine fevkalade önem verdiği için, yeni bir organizasyonla, Köy Hizmetleri, taşra teşkilatı olarak il özel idarelerine, Genel Müdürlük teşkilatı olarak da, yaptığı hizmetin özelliğine göre, Bayındırlık ve İskân Bakanlığına, Toplu Konut İdaresine ve Tarım Bakanlığına verilmektedir. O bakımdan, Köy Hizmetlerinin hizmetleri, köye götürülen hizmetler hiçbir suretle aksamayacaktır.

Sayın Meral, biraz evvel burada yapmış olduğu konuşmada "bunun hesabını yaptınız mı, bu bir hesaba kitaba dayanıyor mu" dedi. Esasında, ben burada buna değinmek istiyorum; yani, Partimizin bu husustaki genel felsefesini burada belirtmek istiyorum; neden bunlar yapılıyor veyahut da ne gibi neticeler alındı...

Bunların hiçbirisi ayaküstü, gelişigüzel yapılmıyor. Partimiz kurulduğu günden beri, çok ciddî ar-ge çalışmaları yapmaktadır ve bugün gündeme getirilen reform yasaları bu çalışmalar sonunda gelmektedir. Bu ar-ge çalışmaları, çok titiz ve çok detaylı olarak, çok uzman heyetler tarafından yapılmıştır. İşte, Konut Müsteşarlığının kaldırılması, Arsa Ofisinin kaldırılması, SSK hastanelerinin devri ve bugün de, Köy Hizmetlerinin belli alanlara kaydırılması, yerel yönetimlere kaydırılması, bu ciddî çalışmaların sonucundadır.

İki yıldan beri, hükümetimiz, yapmış olduğu hiçbir uygulamada yanılmadı; enflasyonun düşürülmesinde, faizlerin düşmesinde, ihracatın artmasında, çiftçilerin borçlarının ertelenmesinde, onlara kolaylık sağlanmasında, Tasarrufu Teşvik Fonunun tasfiyesinde ve ödenmesinde ve diğer bütün alanlarda hiçbir zaman yanılmadı; çünkü, bunlar da çok ciddî çalışmalara, detaylı çalışmalara dayanıyordu ve bu konuda çok önemli neticeler alınmıştır. Bu bakımdan, Sayın Meral müsterih olsun; hiçbir sıkıntı olmayacaktır.

Bu nedir, yapılmakta olan nedir?.. Çok değerli arkadaşlarım, toplumun talep ettiği hizmetleri topluma götüren kurumlar, esas itibariyle, üç temel organizasyonla yapılmaktadır. Nedir bunlar; biri, kamu malî sektörü -yani, devlet bütçesine dayanan kurumlar- bir diğeri, ekonomik kamu sektörü -bu da, iktisadî devlet teşekkülleri, KİT denilen organizasyondur- ve bir de özel sektör.

Özel sektör, kendi şartları içerisinde, piyasa talebine ve piyasa tercihine göre birçok malı ve hizmeti üretiyor; rekabet şartlarına tabidir ve kendi sistemi içerisinde çalışıyor. Tabiî, hükümetimiz, özel sektörü de destekliyor. Çünkü, Avrupa Birliği yolunda temel politika, serbest piyasa ekonomisi ve özel sektör bazında Avrupa ekonomisine, Avrupa'ya entegre olmaktır.

KİT'lere gelince... KİT'ler ne yapılıyor; daha önce de, çok eskiden alınmış ve bizim de uyguladığımız kararlarla, kamu iktisadî teşebbüsleri organizasyonu özelleştiriliyor. Bu, belli bir program dahilinde gidiyor. Geriye, ekonomik kamu kesimi ve özel sektörü devredışı bıraktığımız zaman, kamu malî sektörü, yani, salt devlet kuruluşlarını finanse eden bütçe ve onun idarî organizasyonu kalıyor.

Nedir bu idarî organizasyon?.. Bakın, şöyle bir durum var dünyada, şöyle bir gelişme var: Birinci Dünya Harbine gelinceye kadar, hiçbir ülkede, hiçbir ülkenin bütçesi, o ülkenin gayri safî millî hâsılasının yüzde 5'inden fazla değildi. Bu, harp zamanlarında bile değildi; ama, Birinci Dünya Harbinden sonra, özellikle İkinci Dünya Harbinden sonra kamunun ekonomik ve sosyal fonksiyonları artınca, millî gelir içerisinde aşağı yukarı devlet bütçelerinin payı yüzde 30'lara, 35'lere geldi. Bizim bütçemizin payı da yüzde 33. Yani, bugün, Türkiye Cumhuriyeti Devletinin bütçesi 110 milyar dolar. 300 milyar dolarlık bir millî gelirde 110 milyar dolar da devlet bütçesi var.

Şimdi, devlet bütçelerinin bu kadar fazla büyümesi neyi getirdi; şunu getirdi: Bütün dünyada -hükümetler, vatandaş ve akademisyenler- kamu bu kadar büyük kaynakları harcıyor, kamunun elinde bu kadar büyük kaynaklar var -gerçekten de, devlet var olduğu sürece, tabiî ki kamu olacak, kamu hizmeti de olacak- bu nasıl harcanıyor, bunu harcamak için, etkili ve verimli kılmak için, bunu rasyonel kılmak için ne gibi tedbirler alınır diye hem hükümetlerce hem akademisyenlerce bilimsel ve idarî olarak birçok çalışma yapıldı; ama, itiraf edelim ki, henüz, özellikle, akademik çevrede buna bilimsel bir teori bulunamadı; ama, çalışmalar devam ediyor. Özellikle, kamu tercihi teorisi konusunda -bundan evvel burada yaptığım bir konuşmada da ifade ettim- Nobel ekonomi ödülü alacak kadar ileriye gitmiş çalışmalar var. Şimdi, bizim, hükümet olarak burada, özel sektörü ve KİT organizasyonu dışında olan kamuyu bu şekilde bir reforma tabi tutmamızın sebebi, işte budur; yani, Türkiye'de, dünyada olduğu gibi, kamunun çok büyük bir ağırlığı vardır ve kamu, elinde bulunan kaynakları en etkili, en verimli ve en rasyonel şekilde harcamak zorundadır. İşte, kamu reformu çerçevesinde yürüttüğümüz bugünkü çalışma da, Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü hizmetlerinin bir başka alana, başka alanlara, yerel yönetimlere devriyle ilgilidir. Bu, çok önemli bir konudur. Nedir bunun maksadı derseniz; daha etkin hizmet, daha kaliteli hizmet, daha verimli hizmet ve kamu kaynaklarını çok daha verimli şekilde kullanmak içindir.

Yaptığımız incelemede şunu gördük, özellikle Plan ve Bütçe Komisyonunda: Zaten, Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü, taşrada, vilayetlerle, il idareleriyle ve özel idarelerle iç içe çalışıyor. Bakın, 2003 yılında, Köy Hizmetleri tarafından yapılan asfaltlama hizmetlerinin finansmanı yarı yarıya il özel idareleri tarafından karşılanmış. Yine, içme sularının yapımında da, il özel idarelerinin, bulunduğu vilayetlerde, aşağı yukarı yüzde 50 katkısı var. Diğer alanlarda da katkısı var. Şimdi, yeni kurulan organizasyonla, il özel idareleri, vilayet ve aynı zamanda köy birlikleri ve vilayet birlikleri, bir arada koordineli bir şekilde köy hizmetlerini, köye yönelik hizmetleri daha ileriye götürmek için çalışacaklardır. Önemli bir koordinasyon sorunu böylece ortadan kalkacaktır. Daha kaliteli ve daha seri hizmet götürülecektir.

Bunun yanında, bir konu daha var, o da mükerrerlik konusu. Bundan önce de değinildi. Gerçekten de Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğünün bugün yapmış olduğu hizmetler, tarım reformu, özel idare, Köy Kanunu, Devlet Su İşleri ve Tarım ve Köyişleri Bakanlığının görmekte olduğu birçok hizmetle de mükerrerlik teşkil etmekte ve çakışmaktadır. Bunlar da ortadan kalkacaktır. Bu, hizmetin daha iyi görülmesi için fevkalade önemli bir hamle olacaktır.

Şimdi, Türkiye'de, özellikle kamunun merkezîleşmesi konusu, çok enteresandır. Liberal hükümetlerin işbaşında bulunduğu zamanda bile, Türkiye'de, kamu, özellikle merkezî yapı daha da kuvvetlenmiştir. Bakın, en liberal hükümetler zamanında kamu iktisadî teşebbüsleri organizasyonu daha da artmıştır, yani KİT'ler çoğalmıştır.

1950'den önce yerel yönetimlerin kamu kaynaklarından harcamış oldukları para bugünkünün çok daha üzerinde. Yani, kamu kaynakları içerisinde, 1950'den önce, yerel yönetimlerin payı çok fazla. 1950'den sonra, bakıyoruz ki, özel idarelerin, yani yerel yönetimlerin kamu harcamaları içerisindeki payı iyice düşmüş, yani merkezî bir yapıya dönüşmüş. Özellikle kamu hukuku teorisinde ve kamu ekonomisi teorisinde şu bir gerçektir ki, merkezî yapı, yani mümkün olduğu kadar merkeze bağlı bir çalışma metodu ve çalışma organizasyonu başarılı olmuyor. Mümkün olduğu kadar yerel yönetimlere, taşraya hizmetleri vermenin daha iyi netice verdiği görülmektedir. Bu bakımdan, bunun hiç yadırganacak bir tarafı yok. Tabiî, Türkiye'de, özellikle hükümetlerin bu konuda şimdiye kadar bir tasarrufta bulunmamış olmaları ve bizim peş peşe kamu reformu konusunda çok önemli hamleler yapmış olmamız yadırganabilir; ama, bunların hiçbirisi maksatlı olarak yapılmıyor. Bunların bir tek maksadı var, topluma, köylümüze, vatandaşımıza hizmeti daha iyi, daha kaliteli ve daha seri bir şekilde götürmektir; bunun dışında en ufak bir kötü niyetimiz yoktur.

Biraz evvel de ifade ettiğim gibi, hükümetimiz, aşağı yukarı iki yıldan beri iktidardadır, çok geniş çalışmalarla, çok hazırlıklı olarak bu işleri yapmaktadır. Bu konular oturduğu zaman, kamu reformu projesi tamamlandığı zaman, inşallah, Türkiye'de hizmetler çok daha iyi olacaktır; bundan hiç kimsenin endişesi olmasın.

Tabiî, burada, Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğünün genel müdürlük teşkilatı olarak kaldırılması söz konusudur; ama, taşra teşkilatı, bütün ekipmanı ve elemanlarıyla birlikte özel idarelere devredilmektedir; tabiî, İstanbul ve Kocaeli'nde belediyelere devredilmektedir. Personelin özlük hakları bakımından en ufak bir sıkıntı yoktur; bütün özlük hakları verilmiştir. Bütün araçların kullanılması bakımından, koordinasyon bakımından da, tabiî, ileride, vilayetler arasında da, Türkiye'nin içerisinde, birbirleriyle dayanışma içerisinde olacaklardır.

Tabiî, özel idarelerin, özellikle bu konuda teşkilatlanmasını... Yani, Özel İdare Kanununun da, en kısa zamanda -Cumhurbaşkanı tarafından, bazı maddeleri görüşülmek üzere geri gönderilmiş olan kanunun da- mutlaka, bununla birlikte veya bundan önce çıkarılması gerekir; çünkü, orada, özel idarelere seksiyon kurma yetkisi verilmektedir; müdürlükler kendi kendilerine seksiyon kurabileceklerdir. O kanun da çıktığı zaman -ki, o kanunun çıkacağına ben inanıyorum- özel idareler bünyesinde kurulacak olan köy hizmetleri müdürlüğü gibi bir müdürlüğe -tabiî, kesin olarak bunu ifade edemem ama- köy hizmetleri bağlanacak ve oradan yönetilecektir .

Tabiî, kamu reformu, özellikle, daha ileri hükümleri içermekteydi. Bu hükümlerde, özel idarelerin yapısının -özellikle teşkilat yapısının- bürokrasi yapısının, mutlaka değişmesi gerekiyordu. O da değişecek ve bu hizmetlerin, köylüye, çok daha faydalı, çok daha verimli bir şekilde gideceğine ben inanıyor; bu vesileyle, hepinizi saygıyla selamlıyorum. (AK Parti sıralarından alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Cemal Uysal (AK Parti, Ordu). “Köy hizmetleri genel müdürlüğü teşkilat ve görevleri hakkında kanunun değişikliği (s.s.726)”. TBMM Genel Kurulu, 49. Birleşim tutanağı, 11 Ocak 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/cemal-uysal-22-2005-01-11-koy-hizmetleri-genel-mudurlugu-teskilat-ve-gorevleri-hakkinda-kanunun (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
