# Tarım sigortaları kanun tasarısı (s.s.879)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Cemal Uysal (AK Parti, Ordu)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 111. Birleşim
- **Tarih:** 14 Haziran 2005
- **Gündem:** TARIM SİGORTALARI KANUN TASARISI (S.S.879)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/cemal-uysal-22-2005-06-14-tarim-sigortalari-kanun-tasarisi-s-s-879

> Cemal Uysal (AK Parti), 14 Haziran 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 111. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TARIM SİGORTALARI KANUN TASARISI (S.S.879)); konuşma 534 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

CEMAL UYSAL (Ordu) - Sayın Başkan, çok değerli milletvekilleri; görüşülmekte olan kanun tasarısının 20 nci maddesi üzerinde şahsım adına söz almış bulunuyorum; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Ben, yaklaşık yirmibeş sene evvel, çiftçilerin sigortasıyla ilgili; yani, Bağ-Kura dahil edilmesiyle ilgili kanunun hazırlanmasında bulunmuştum. Şimdi de, parlamenter olarak, çiftçilerin ürünlerinin sigortasıyla ilgili olarak, burada, Parlamentoda, bir milletvekili olarak bu çok önemli kanunu tartışmaktan da çok mutlu olduğumu ifade etmek istiyorum.

Çok değerli milletvekilleri, gerçekten de çok önemli bir kanunu tartışıyoruz ve sonuna da geldik. Bu bir sigorta sistemidir, sigorta rejimidir. Sigorta, esasında, bireysel risklerin, bireysel tehlikelerin kolektif bir sistem içerisinde giderilmesi esasına dayanmaktadır.

Bu kanuna baktığımız zaman, esasında özel sigorta rejimine göre dizayn edilmiş bir kanun; ama, devletin yüzde 50'nin üzerinde katkısıyla, adeta, bir sosyal güvenlik kanunu mahiyetinde bir kanundur. Tabiî, tarımın özelliğinden dolayı da, hazırlanması sırasında Plan ve Bütçe Komisyonunda -ben altkomisyonda da bulundum- bu kanunla ilgili olarak -Türkiye'de ilk defa yapılan bir kanun- çok ciddî çalışmalar yapıldı ve bu kanun biraz sonra yürürlüğe girecek.

Tarımın dünyada ve Türkiye'de çok büyük önemi var. Yani, millî gelir içerisindeki payı çok düşmüş olmasına rağmen tarım çok özelliği olan bir üretim tarzı. Başka bir üretim alanında, bir sanayide veya herhangi bir işyerinde işveren iflas ettiği zaman, malının fiyatı düştüğü zaman devlete müracaat etmez, dükkânını kapatır geçer gider veya malının fiyatı düştüğü zaman onu gelip devlete şikâyet etmez; ama, bütün dünyada ve Türkiye'de, ürün fiyatları düştüğü zaman veya ürün bol olduğu zaman veya zarar olduğu zaman devletin tarıma yardım etmesi, destek vermesi gerekir ve Türkiye'de de bu destek yapılmaktadır.

Bakın, yılbaşındaki programda olmamasına rağmen -Sayın Başbakanımız da açıkladılar- mazot desteği, gübre desteği ve bunun yanında da… Türkiye'de aşağı yukarı 30-35 milyon ton tahıl üretiliyor. Bunun 20 000 000 tonu piyasaya çıkıyor. Bunun için de kilo başına 30 000 lira destek veriliyor. Türkiye'de özel sektöre, sanayie veya Toprak Mahsulleri Ofisine verilecek olan 20 000 000 ton ürün için bu desteğin yapılacağını düşündüğümüz zaman, gerçekten de bunun çok büyük rakamlara ulaşacağını kolayca hesaplayabiliriz.

Çok değerli milletvekilleri, tarım geriye mi gitti?.. Bakın, biz iktidara geldiğimiz zaman, 2002 yılında gayri safî millî hâsıla 180 milyar dolardı. Tarımın millî gelir içerisindeki payı yüzde 12'ydi; yani, aşağı yukarı tarımın cirosu 21 milyar dolardı. Şu anda millî gelir 300 milyar dolar. Tarımın millî gelirdeki payı yüzde 11. Tarımın cirosu 33 milyar dolar; yani, 21 milyar dolardan 33 milyar dolara çıkmış.

Biz, tarım ürünleriyle ilgili olarak veya çiftçilerle ilgili olarak, hep gelir yönünü telaffuz ediyoruz, harcama yönünü telaffuz etmiyoruz. Bir kişinin -ister çiftçi olsun, ister memur olsun- gelirini belirleyen, hayat seviyesini belirleyen iki faktör vardır; birisi, geliri artacak, ikincisi de bu gelirin harcama safhasıdır. Gelirin harcama safhası enflasyonla ilgilidir. Bakın, çiftçiler, ürününü bir günde satar; getirir, buğdayını, fındığını bir günde satar ve oniki ay onunla geçinir. Eğer enflasyonu kontrol altında bulunduramıyorsanız, enflasyonu düşüremiyorsanız, bugün sattığı ürününden almış olduğu parasının satın alma gücü -beş ay sonra, on ay sonra- onikinci ayın sonunda iyice düşer, refah seviyesi düşer.

Biz iktidara geldiğimiz zaman yüzde 40'larda olan enflasyon, şu anda yüzde 10'un altına düştü. Bundan çiftçimizin istifade etmemesi mümkün değil.

Tabiî, biz, tarımı konuşurken, hep çiftçilerimizin gelirlerinden bahsediyoruz. Bugün, çiftçilerimiz, dargelirli bir gruptur; ama, çiftçimizin üretmiş olduğu ürünleri, özellikle tahılı, şehir merkezlerinde tüketen çok dargelirli vatandaşımız vardır.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Cemal Uysal (AK Parti, Ordu). “Tarım sigortaları kanun tasarısı (s.s.879)”. TBMM Genel Kurulu, 111. Birleşim tutanağı, 14 Haziran 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/cemal-uysal-22-2005-06-14-tarim-sigortalari-kanun-tasarisi-s-s-879 (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
