# Samsun'da kurulacak mobil santralların çevre ve insan sağlığına etkilerinin araştırılması hk.( 10/29-31 )

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Cemal Yılmaz Demir (AK Parti, Samsun)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 49. Birleşim
- **Tarih:** 18 Mart 2003
- **Gündem:** SAMSUN'DA KURULACAK MOBİL SANTRALLARIN ÇEVRE VE İNSAN SAĞLIĞINA ETKİLERİNİN ARAŞTIRILMASI HK.( 10/29-31 )
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/cemal-yilmaz-demir-22-2003-03-18-samsun-da-kurulacak-mobil-santrallarin-cevre-ve-insan-sagligina-etkile

> Cemal Yılmaz Demir (AK Parti), 18 Mart 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 49. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: SAMSUN'DA KURULACAK MOBİL SANTRALLARIN ÇEVRE VE İNSAN SAĞLIĞINA ETKİLERİNİN ARAŞTIRILMASI HK.( 10/29-31 )); konuşma 1.182 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

AK PARTİ GRUBU ADINA CEMAL YILMAZ DEMİR (Samsun) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 57 nci hükümet döneminde, ülkemizdeki enerji açığına, enerji sorununa çözüm bulmak amacıyla, Samsun İlimizde tesis edilen ve faal durumda bulunan, toplam 200 megavatlık, kısa adı mobil santral olan elektrik enerji üretim sistemiyle ilgili olarak, 23 milletvekili arkadaşımızın imzasını taşıyan Meclis araştırması önergemiz üzerinde AK Parti Grubu adına söz almış bulunmaktayım; hepinize en derin saygılarımı sunuyorum.

Değerli arkadaşlar, 2000 yılında, enerji krizi olacağı gerekçesiyle mobil, yüzer gezer santrallar gündeme getirilmiştir. 5 Ekim 2000'de yayımlanan kanun hükmünde kararnamede, TEAŞ Genel Müdürlüğünün tespit edeceği güçte yüzer gezer elektrik santrallarının, belirleyeceği firmadan, ihaleye çıkılmaksızın, davet usulüyle, en geç 1 Ekim 2001 tarihinde işletmeye alınmak üzere, yurt dışından uygun bedelle kiralanabileceği ve hizmet alımı yoluyla işletilebileceği hükümleri yer almaktadır.

Bu kanun hükmünde kararnamenin yayımından beş gün önce, 29 Eylül 2000'de, Gayri Sıhhi Müesseseler, Çevresel Etki Değerlendirmesi, Su Kirliliği Kontrolü, Hava Kalitesinin Korunması Yönetmeliklerinde değişiklikler yapılarak Resmî Gazetede yayımlanmıştır.

Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliğine eklenen geçici 6 ncı madde şöyledir: "Mobil santrallar ve bu santralların enterkonnekte şebekeye bağlantısını sağlayacak enerji iletim hatları, santrallarda kullanılacak petrol, petrokimyasal veya kimyasal ürün depoları ile limanlar, iskeleler ve rıhtımlara ilişkin faaliyetlere bu yönetmelik hükümleri 31.12.2002 tarihine kadar uygulanmaz."

Bu geçici maddeyle söylenmek istenilen şudur: Mobil santrallar 2002 yılına kadar çevreyi kirletebilirler, o tarihten sonra inşa edilmiş oldularından da söktürülemezler.

Yapılan bu değişiklikler, aslında, Anayasanın hukuk devleti anlayışına da aykırıdır. Yönetmeliklere, Anayasaya aykırı bazı maddeler eklenerek hukuk delinmekte, insan ve çevre sağlığına dair elde edilmiş bütün haklar ve çevresel değerler yok sayılmaktadır.

Bakınız, Çevre Mühendisleri Odası, hiçbir tarafın görüşü alınmadan ve bilimsel bir temele dayanmadan, yönetmelik değişikliklerinin iptaline yönelik, Danıştay Başkanlığına 28.11.2000 tarihinde dava açmıştır. Başvuruyu değerlendiren Danıştay, Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliğine Geçici Madde Eklenmesine İlişkin Yönetmeliği, Su Kirliliği Kontrolü Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılması Hakkında Yönetmeliği, Hava Kalitesinin Korunması Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılması Hakkındaki Yönetmeliği, Gayri Sıhhi Müesseseler Yönetmeliğin Bir Geçici Madde İlavesine Dair Yönetmeliği oybirliğiyle iptal etmiştir.

ÇED Yönetmeliği hakkındaki iptal kararında "getirilen değişiklik Çevre Yasasına aykırılık oluşturduğu gibi, ÇED Yönetmeliğinin çıkarılış amacına da aykırıdır" denilmektedir. Yapılan düzenleme, "Çevre Kanunu ve ÇED Yönetmeliği hükümlerine aykırı olarak getirilen düzenlemede, kamu yararına ve hukuka uyarlılık görülmemiştir" ibareleriyle, Danıştay 6 ncı Dairesinin 26.6.2002 gün ve 2002/3682 nolu kararıyla oybirliğiyle iptal edilmiştir.

Değerli arkadaşlar, şu anda, Samsun İlimizde faal durumda olan bu santralla ilgili olarak çok büyük bir kamuoyu tepkisi mevcuttur. Samsun halkımız infial halindedir. Bu durum, bildiğiniz gibi, yerel ve genel basına da yansımıştır. Samsun halkının bu haklı tepkisi, teknolojik hizmete karşı değildir. Bu tepki, insan sağlığı, deniz ve çevre ekosisteminde yaratılan telafisi mümkün olmayan tahribatlara karşı yapılmaktadır. Bu tepki, insan hayatını hiçe sayan, maddeci ve dayatmacı zihniyetlere karşı yapılmaktadır.

Konuyla ilgili olarak, Meclis araştırması önergemizin gerekçesinde yer alan endişe ve tespitlerin, bugün, birer birer karşımıza çıktığı görülmektedir. Samsun Ticaret ve Sanayi Odamızın, Ondokuz Mayıs Üniversitemizin, konuyla ilgili yerel meslekî örgütlerin görüşleriyle de sabit olan gerekçelere konu endişe ve tespitlerinde, daha evvel Muğla-Dalaman, Bartın-Cide'de tesis edilmesi planlanıp, yoğun ve haklı tepkilerden dolayı Samsun'a kaydırılan bu mobil santral, gerek boyutları ve teknik özellikleri açısından ve gerekse yüzer gezer niteliği olmaması bakımından, aslında mobil santral değildir. Santralın Samsun'da olmasının enterkonnekte şebekedeki yük durumu, yük akışları, kararlılık gibi elektriksel açılardan zorunluluk olduğuna dair bir veri de bulunmamaktadır. Toplam 200 megavatlık kurulu güce sahip ve 6 nolu fuel-oille çalışacak santralın aynı ekosistemde 150 megavat üzeri kurulu güç oluşturmasından dolayı, ÇED Yönetmeliğine eklenmiş olan mobil santralların muafiyet uygulamalarından yararlanması da yasa ve yönetmeliklere uygun değildir.

Çevresel etkileri dolayısıyla dünyada kullanımı hızla terk edilen 6 nolu fuel-oilin yüksek derecede kükürtdioksit ve azotoksitler ihtiva etmesi, üstelik, fuel-oilin Tüpraş'tan temininde minimum yüzde 4 dolayında kükürt içermesi, santral yakıt ve yanma prosesleri gereği yöre atmosferine çok önemli miktarda gaz ve partikül halinde kirletici atmaktadır. Günde en az 1 000 ton gibi önemli miktarda 6 nolu fuel-oilin denizyoluyla taşınarak tankerlerden karadaki depolara basılması, deniz ekosisteminde de büyük ölçüde tahribata neden olmaktadır.

Santralın işgal ettiği alan itibariyle Yeşilırmak Deltasının alüvyonlarının oluşturduğu alüvyal kıyı arasında kirlenmemiş yeraltı sularının, santraldan kaynaklanacak atıklardan olumsuz yönde etkilenmesi; dolayısıyla, kullanılabilir su kaynaklarının, özellikle, Samsun ve çevresinin su kaynağı durumunda olan Çakmak Barajının da zarar görmesi kaçınılmazdır.

Karadeniz Bölgesinin yöresel yağış rejimi nedeniyle, mevcut tesislerden dolayı halen belli bir düzeyde yörede var olan asitik yağışların, santraldan kaynaklanan kirleticilerle artmakta olduğu; dolayısıyla, yörenin çok daha fazla zarar gördüğü de bilinmektedir. Bundan dolayı, Çarşamba Ovamızdaki tarımsal üretim de ciddî boyutlarda tehdit altındadır. Bütün bu endişe ve tespitlerden daha önemli ve vahim olanı ise, insan sağlığı açısından telafisi mümkün olmayan, kanser başta olmak üzere, birçok hastalıklara da zemin hazırlamasıdır. Bütün bunlar, maalesef, acı bir gerçektir.

Değerli arkadaşlar, son zamanlarda Çernobil kazasının etkileri, Karadeniz Bölgesinde ciddî boyutlarda, özellikle kanser türü vakalarda, kendini göstermeye başlamıştır. Samsun İlimiz, bugün, Türkiye'de kanser vakalarında, maalesef, ilk sıralarda yer almaktadır. Bu nedenle, kanser erken tanı merkezî ve ileride, bütçe imkânları dahilinde, onkoloji hastanesi kurulması yönünde ciddî ve hızlı çalışmalarımız vardır.

Ülkemizde rüzgâr, güneş gibi alternatif enerji kaynakları varken, insana, çevreye son derece zararlı yakıtlar kullanılarak enerji üretiminde ısrar edilmesini anlamak mümkün değildir.

Değerli arkadaşlar, bu işin şakası olmadığı gibi, politikası da olmaz. Halkımız perişandır. Bu duruma kayıtsız kalamayız, kalmamamız da gerekir, nemelazımcı olamayız. Bırakın insan hayatını, herhangi bir canlı türünün neslinin tükenmemesi için bile her türlü bilimsel ve teknolojik imkânların seferber edildiği günümüz dünyasında, teknolojik olarak rafa kaldırılmış, demode olmuş ve bir başka örneği olmayan, bence kimyasal silahla eşdeğer bir yapıya ve işleve sahip bu yapının Samsunumuzun başına bela edilmesinin bilimsel ve teknolojik açıklaması olmadığı gibi, akıl ve mantıkla da ilişkilendirilmesi maalesef mümkün değildir. İnsanlığa hizmet edecek bilimsel ve teknolojik her türlü hayırlı işin arkasındayız; ancak, insanlığa ve insan hayatına zarar veren, demode uygulamaların da sonuna kadar karşısındayız.

Anayasamızın 56 ncı maddesinde “Sağlık hizmetleri ve çevrenin korunması” başlığı altında "herkes, sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahiptir. Çevreyi geliştirmek, çevre sağlığını korumak ve çevre kirlenmesini önlemek devletin ve vatandaşların ödevidir" hükmü yer almaktadır. Bu amir hükme rağmen, 57 nci hükümetin bu santralla ilgili çevresel etkiyi ve hukuku yok sayan icraatlarının ayrıntılı olarak incelenmesi ve bu santralın kurulmasına zemin hazırlayan tüm hukukî dayanakların tartışılması, hatta, bu yatırımı bölgeye davet eden Samsun Büyükşehir Belediye Başkanı da dahil, tüm sorumluların, önce kamuoyuna, varsa mevzuat ihlalleri, sonra da adalete hesap vermesi gerekir.

Samsunumuzun başına bu belayı saran zihniyetin, herhalde, Samsun halkına, Samsunluya bir izahı olacaktır, olması da gerekir. İnsan hayatı bu kadar ucuz olmamalıdır. Şayet, insan sağlığını tehdit edecek bir metotla elektrik açığı veya sorunu halledilecekse, Samsunlu, gaz lambasında, mum ışığında yaşamaya razıdır. Bunun faturası, ne maddeten ne manen ne de siyaseten ödenir. Hiçbir şey, insan hayatından daha da önemli olamaz. Bunun, mutlaka bir çözümü bulunmalıdır. Gelin, bunu tespit edelim ve Samsunumuza reva görülen bu belayı ve yapılan bu ihaneti, hep beraber ortadan kaldıralım. Bu açıdan, mukavele şartlarının yeniden gözden geçirilmesi gerektiği kanaatindeyiz. Mukavelenin bedelinin Samsunluya, özellikle Tekkeköy başta olmak üzere, Terme, Çarşamba ve civar ilçeler halkına, hem insan sağlığı hem deniz hem de tarımsal alanlar açısından ödettirilmesine müsaade etmemeliyiz. Santraldan kaynaklanan kirliliğin fotoğrafları da mevcuttur. Bunları ilgili bakanlarımıza, elbette, ileteceğiz.

Değerli arkadaşlar, arz etmeye çalıştığım bütün bu gerekçelerden dolayı, 23 milletvekili arkadaşımla birlikte verdiğimiz Meclis araştırması önergesine destek olunmasını Samsun kamuoyu adına istirham ediyor; AK Parti Grubu adına Yüce Heyetinize saygılar sunuyorum. (Alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Cemal Yılmaz Demir (AK Parti, Samsun). “Samsun'da kurulacak mobil santralların çevre ve insan sağlığına etkilerinin araştırılması hk.( 10/29-31 )”. TBMM Genel Kurulu, 49. Birleşim tutanağı, 18 Mart 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/cemal-yilmaz-demir-22-2003-03-18-samsun-da-kurulacak-mobil-santrallarin-cevre-ve-insan-sagligina-etkile (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
