# Bazı yatırım ve hizmetlerin yap-işlet-devret modeli çerçevesinde yaptırılması hakkında kanun ile devlet su işleri umum müdürlüğü teşkilat ve vazifeleri hakkında kanunda değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı (s: s.:94)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 23. Dönem)
- **Konuşmacı:** Cemaleddin Uslu (MHP, Edirne)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 101. Birleşim
- **Tarih:** 8 Mayıs 2008
- **Gündem:** BAZI YATIRIM VE HİZMETLERİN YAP-İŞLET-DEVRET MODELİ ÇERÇEVESİNDE YAPTIRILMASI HAKKINDA KANUN İLE DEVLET SU İŞLERİ UMUM MÜDÜRLÜĞÜ TEŞKİLAT VE VAZİFELERİ HAKKINDA KANUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARISI (S: S.:94)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/cemaleddin-uslu-23-2008-05-08-bazi-yatirim-ve-hizmetlerin-yap-islet-devret-modeli-cercevesinde-yapti

> Cemaleddin Uslu (MHP), 8 Mayıs 2008 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 101. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: BAZI YATIRIM VE HİZMETLERİN YAP-İŞLET-DEVRET MODELİ ÇERÇEVESİNDE YAPTIRILMASI HAKKINDA KANUN İLE DEVLET SU İŞLERİ UMUM MÜDÜRLÜĞÜ TEŞKİLAT VE VAZİFELERİ HAKKINDA KANUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARISI (S: S.:94)); konuşma 1.167 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

MHP GRUBU ADINA CEMALEDDİN USLU (Edirne) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; görüşülmekte olan 94 sıra sayılı Kanun Tasarısı’nın 4’üncü maddesiyle ilgili olarak Milliyetçi Hareket Partisi Meclis Grubu adına söz aldım. Sizleri saygılarımla selamlıyorum.

Sözlerime başlamadan önce, 2’nci maddeyle ilgili verilen bir önerge üzerinde az önce burada, Meclis grubunda yapılan bir tartışmaya ben de değinmek istiyorum.

Değerli milletvekilleri, Gelibolu Millî Parkı’nın bu yasa çerçevesinde yap-işlet-devret modeliyle alıcılara teslim edilmesi, gerçekten bizim anlayamadığımız bir çalışma, bir gayret oldu. Gelibolu Millî Parkı’nı mutlaka hepimiz biliyoruz. Hepimizin ecdadında, atalarında, büyüklerinde orada şehit olmuş kişiler var, insanlar var. Esasen, Türkiye Cumhuriyeti, Gelibolu Millî Parkı’nı ihya edecek, düşündüğü projeleri geliştirecek hâlde oraya harcama yapabilir.

Evet, az önce Çanakkale Milletvekili arkadaşımız da bahsetti, lise eğitiminden mezun olmuş bir arkadaşımız, öğrencimiz, kardeşimiz mutlaka bu millî parkı gezmeli, görmeli. Ancak, değerli milletvekilleri, buranın, dediğim gibi, yapılmasının, kullanılmasının ve bu anlamda geliştirilmesinin mutlaka ülkemiz tarafından yapılması lazım. Kesinlikle yabancılara buranın verilmemesi son derece önemlidir.

Bu ifadelerimi size ilettikten sonra bu yasa tasarısıyla ilgili görüşlerimi sunuyorum.

Değerli milletvekilleri, kanun tasarısında özetle, 3996 sayılı Bazı Yatırım ve Hizmetlerin Yap-İşlet-Devret Modeli Çerçevesinde Yaptırılması Hakkında Kanun’un kapsamı ile yap-işlet-devret sözleşmelerinin içerikleri ve ödeme şekillerine ilişkin düzenlemeler yapılmakta, bu kapsamda katkı payı uygulaması tanımlanmakta ve çerçevesi belirlenmektedir.

Yap-işlet-devret modeli, altyapı yatırımlarının gerçekleştirilmesinde kullanılan önemli bir proje finansmanı, finansman modelidir. YİD modeli (yap-işlet-devret modeli) daha çok, kamu kaynaklarının yetersiz olduğu, yapılması düşünülen yatırımlarda finansman sıkıntısı çekilen az gelişmiş veya gelişmekte olan ülkelerde uygulanmaktadır. Modelin en önemli özelliği, yapılması arzu edilen yatırımların bütçe dışı kaynaklarla yapılabilmesidir. YİD modeli, projenin yapısına bağlı olarak birçok tarafın bir araya gelmesini gerektirmektedir. Dolayısıyla, taraflar arasındaki ilişkiler ve iş bölümü gibi konular projenin başarılı bir şekilde yürütülmesi açısından son derece önemlidir.

Bu yasayla, ayrıca, otoyollar gibi, trafiği yoğun kara yolları, sınır kapıları, gar kompleksi, yük, yolcu ve yat limanı ve entegre tesisleri de YİD modeliyle yapılabilecektir. Tasarıyla sadece otoyolların değil, devlet kara yolları ile il yollarının da YİD modeliyle yaptırılması sağlanacaktır. YİD modelinin uygulanmasında trafik yoğunluğu fazla olan kara yollarına öncelik verilecektir. Yapılması şart olan, ancak trafik yoğunluğunun az olduğu yolların YİD kapsamında özel sektör tarafından ilgisinin çekilebilmesi için “kamu katkı payı” adı altında özel sektöre para aktarılacaktır. Bunun için de idareler, fizibilite raporu doğrultusunda, otoyolu kullanan vatandaşın yerine özel sektöre kullanım bedeli ödeyecektir. Tasarıyla YİD modeline “katkı payı” adı altında devlet desteği sağlanması hükme bağlanmaktadır. Buna göre, devlet katkılı YİD modeliyle yapılması öngörülen yatırımlarda ihaleyi kazanan şirkete devlet tarafından katkı payı ödenecektir. Bu bedel, üretilen mal veya hizmetten yararlananların tüketim veya kullanım miktarları dikkate alınarak belirlenecektir. Tasarıyla, ayrıca, sulama tesislerinin de devlet katkılı YİD yöntemiyle yaptırılabilmesinin yolu açılmaktadır.

Değerli milletvekilleri, tasarının gerekçesinde de ifade edildiği üzere, tasarı kapsamına giren kamu yatırımlarının birçoğunun on beş yirmi yıl gibi uzun yıllara yayıldığı bilinmektedir. Bunun temel sebebi, proje giderlerinin fazlalığından dolayı ilgili yılın bütçe giderlerine ödenek koymak suretiyle bu yatırımların ancak uzun yıllar sonra tamamlanabilmesidir. Bu suretle bu yatırımların YİD modeli kapsamında daha çabuk bitirilebileceği düşünülebilir. Diğer taraftan, tasarının kanunlaşmasıyla birlikte birçok sulama tesisinin YİD modeliyle yapılabileceği, bu durumda sulama imkânlarının artacağı, bazı bölgelere yılda iki defa sulama imkânının getirilmesiyle birlikte projelerin finansmanının da kendiliğinden sağlanacağı öngörülmektedir. Bununla beraber, Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğünün görev alanı içerisinde birçok sulama tesisi projesinin beklemekte olduğu, dolayısıyla tasarının kanunlaşması hâlinde bu projelerin YİD modeliyle tamamlanabileceği belirtilmektedir.

Değerli milletvekilleri, bunlar makul ve masum gerekçelerdir. Ancak, uygulamayla ilgili endişelerimiz vardır. Yeni dönemde hizmetin hangi bedel ile satılacağı belli değildir. Özellikle ciddi sorunlar yaşayan tarım sektörü yeni bir yükle karşı karşıya kalacaktır. Keza diğer alanlarda da hizmetin bedelinin ödenmesi kullanıcıyı zorda bırakabilecektir. Tasarıda yer alan “İlan edilen ücretin ödenmemesi hâlinde, başka bir ihtara lüzum olmaksızın, görevli şirket tarafından hizmetten istifade edenlerden genel hükümlere göre tahsil edilir.” hükmü, özellikle ödeme güçlüğü çeken çiftçilerimizin icraya verilmesi, bunun yanında, geciken ödemeleri için faiz ödemesinin de yolu açılacaktır.

Değerli milletvekilleri, bölgemle ilgili birkaç örnek vermek istiyorum bu bahsettiğim hususlarda. Özellikle çiftçilerimizin bu yasa tasarısının yasalaşmasından sonra daha da zor duruma düşeceği endişelerimiz var.

Benim bölgemde, Karasaz ve Yenikarpuzlu Sulama Kooperatifleri elektrik borçları yüzünden TREDAŞ’la ciddi şekilde ilişkileri sıkıntıya girmiş durumda. Üretici borcunu ödeyemiyor, kooperatif tahsilat yapamadığından dolayı TREDAŞ’a borcunu ödeyemiyor. Yaklaşık 2 trilyon civarında bir borç ama bunun 1 trilyonu faiz. Talepleri de bu faizin ortadan kaldırılması ve bu geri kalanın da bir yılda ödenebileceği şeklinde. Gerçekten, üreticiler son derece zor durumda ve bu zorlukları dolayısıyla da kooperatife borçlarını ödeyemediklerinden, kooperatif de TREDAŞ’a ödeyemiyor ve borç, faiziyle beraber katlanıyor. Üreticilerimizi bu sıkıntıdan kurtarmak lazım.

Aslında bu modele baktığımızda, olumlu açıdan baktığımızda, gerçekten çok olumlu neticelerinin bulunması mümkün çünkü, yine bölgemle ilgili örnek vermek istiyorum, Edirne ilinde Koyuntepe ve Hamzadere Barajları -ki, Sayın Bakanım son derece iyi biliyor buraları- 1995 yılında yapımına başlandı, 2012 yılında bitirilmek üzere. Hamzadere Barajı zannediyorum yüzde 40, yüzde 50 seviyesinde bugün yapımı bitmiş durumda, devam ediyor. Yine, Çakmak Barajı 2007 yılında inşaatına başlanmak ve 2014 yılında bitirilmek üzere planlanmasına rağmen, 2008 yılı için 3 milyon YTL bir ödenek ayrıldı ve ihalesi henüz daha yeni bitirildi. Dolayısıyla, bunların, bu zaman süresi içerisinde, on beş yirmi yıllık gibi bir sürede bitirilebileceği ve tarıma katkılarını düşündüğümüzde fevkalade gecikmiş yatırımlar olarak karşımıza çıkıyor ancak, dediğim gibi, bu model, iyi açıdan, uygun gözle bakıldığında, sulama imkânlarının artmasıyla verimliliği ve üretimin artması hâlinde de millî gelirin artması söz konusu olacaktır.

Değerli milletvekilleri, yine bu yasanın neticesinde, az önce de ifade ettiğim gibi, çiftçiye dayanan tarafı son derece üreticiyi üzecek durumda çünkü gerçekten üretici zor durumda ve Türkiye’nin son dönemdeki ekonomik verilerindeki, -baktığımızda- bozulmalar, üreticiyi daha da zor duruma koyacak gibi duruyor çünkü Türkiye’nin ekonomik göstergeleri gittikçe bozuluyor. Büyüme yüzde 4’e geriledi. Cari açık 50 milyar dolara ulaştı. 100 milyar dolar sıcak para dışa bağımlılığımızın bir göstergesi. Belki cari açığın bir anlamda finans modeli bu sıcak paranın göstergesi. Yine, dış ticaret rakamlarına baktığımızda bunlar da dışa bağımlılığımızın arttığını göstermektedir. Hedeflenen enflasyon üç ayda şaştı. Vatandaşın yaşadığı enflasyon yüzde 50 seviyesinde. İşsizlik, resmî açıklamalara baktığımızda yüzde 10 oranında ama gerçekte yüzde 20’nin üzerinde. Belki de işsizliğin bu şekilde artması, işte bu yasa neticesinde belki de yatırımların artması -yarın gelecek olan bu istihdam paketiyle de alakalı olduğunu düşünüyorum- işsizliğin azaltılmasına uygun bir model olarak düşünülebilir. Ancak bugün yaşadığımız sıkıntıların da ortada olduğu da bir gerçek. Bu söylediklerim siyaseten değil ülkemizin yaşadığı gerçekler değerli milletvekilleri.

Revize edilen ve önümüzdeki yıllar için öngörülen faiz dışı fazla hedefleri maliye politikalarında bir gevşemenin ifadesi olduğu gibi görülüyor. Yine tarımla ilgili ifade etmek istiyorum: Tarım geçen yıla göre… Geçen yıl yüzde 7,5 oranında küçüldü. Tarım destekleri azaltılıyor. Türkiye yılda 1,5 milyar litre tarımsal amaçlı mazot kullanıyor. 171 ülke içinde en pahalı 5’inci ülkeyiz maalesef.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN – Buyurun Sayın Uslu, devam edin.

CEMALEDDİN USLU (Devamla) - Gübre fiyatları son bir yılda yüzde 150 seviyesinde arttı. Süt üreticileri zarar ettiklerinden dolayı yollara düştüler. Kuraklıktan dolayı geçen yıl tarım zararı 5 milyar doların üzerinde. Buna yüksek fiyatlarla yapılan ithalatları da eklediğimizde daha yüksek rakama çıkacaktır. 2007’de 1,2 milyar YTL olan hayvancılık destekleri 800 milyon YTL’ye indiriliyor.

Değerli milletvekilleri, bütün bu göstergeler Türkiye’nin ekonomik anlamda iyi yönetilmediğini ortaya koyuyor.

Bu yasanın hayırlı olması dileklerimle hepinize saygılarımı sunuyorum. (MHP sıralarından alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Cemaleddin Uslu (MHP, Edirne). “Bazı yatırım ve hizmetlerin yap-işlet-devret modeli çerçevesinde yaptırılması hakkında kanun ile devlet su işleri umum müdürlüğü teşkilat ve vazifeleri hakkında kanunda değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı (s: s.:94)”. TBMM Genel Kurulu, 101. Birleşim tutanağı, 8 Mayıs 2008. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/cemaleddin-uslu-23-2008-05-08-bazi-yatirim-ve-hizmetlerin-yap-islet-devret-modeli-cercevesinde-yapti (erişim: 29 Ekim 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
