# Kadın erkek fırsat eşitliği komisyonu kurulması hakkında kanun teklifi (s.s.328)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 23. Dönem)
- **Konuşmacı:** Cemaleddin Uslu (MHP, Edirne)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 62. Birleşim
- **Tarih:** 25 Şubat 2009
- **Gündem:** KADIN ERKEK FIRSAT EŞİTLİĞİ KOMİSYONU KURULMASI HAKKINDA KANUN TEKLİFİ (S.S.328)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/cemaleddin-uslu-23-2009-02-25-kadin-erkek-firsat-esitligi-komisyonu-kurulmasi-hakkinda-kanun-teklifi

> Cemaleddin Uslu (MHP), 25 Şubat 2009 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 62. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: KADIN ERKEK FIRSAT EŞİTLİĞİ KOMİSYONU KURULMASI HAKKINDA KANUN TEKLİFİ (S.S.328)); konuşma 669 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

MHP GRUBU ADINA CEMALEDDİN USLU (Edirne) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 328 sıra sayılı Kadın Erkek Eşitliği Komisyonu Kurulması Hakkında Kanun Teklifi’nin 6’ncı maddesi üzerinde Milliyetçi Hareket Partisi Grubu adına söz almış bulunuyorum. Sizleri saygılarımla selamlıyorum.

Değerli milletvekilleri, Türkiye Cumhuriyeti, kadın haklarının gelişimi konusunda dünyada istisnai ve özgün bir tarihsel deneyim yaşamıştır. Cumhuriyetimizin kurulduğu 1923 yılını izleyen ilk on yılda Atatürk’ün önderliğinde gerçekleştirilen reformlar bir yandan kadının yurttaşlık hakları kazanmasını, diğer yandan da Türk toplumunun yeniden yapılanmasını sağlamış ve böylece büyük bir toplumsal değişim gerçekleştirilmiştir.

Laik hukukun benimsenmesiyle kadınların eğitim ve öğretim, çalışma yaşamı, siyaset gibi kamu alanlarına açılması mümkün kılınmış ve eşitlikçi kamu politikalarıyla devlet bu katılımı özendirmiş ve desteklemiştir. Bu reformlardan Türk kadınını doğrudan etkileyenlerin başında 1924 yılında kabul edilen eğitimi tek sistem altında toplayarak kadınlara erkeklerle eşit eğitim imkânları sağlayan Tevhidi Tedrisat Kanunu, 1925 yılında kabul edilen Kıyafet Kanunu, kadınların yasal statüsünü bütünüyle değiştirerek gerek aile içinde gerekse birey olarak eşit haklar sağlayan, 1926 yılında kabul edilen Türk Medeni Kanunu gelmektedir.

Bu olumlu gelişmelerin yanında kadınların yasal statülerinin eşitlenmesinde diğer önemli aşama ise siyasi hakların kazanılmasıdır. Türk kadınlarına 1930’da yerel, 1934’te de genel seçimlerde seçme ve seçilme hakkı tanınmıştır. Bu tarihlerde birçok Batı ülkesinde kadınlara bu haklar henüz tanınmamıştı. Bu dönemde kadının kamusal alana katılımını devlet eliyle destekleme, yasal alanda yapılan değişiklikler ve gelenek ve değerlerin dönüştürülmesi kadın erkek eşitliğinin temellerini oluşturmuştur.

Ülkemiz, 1930 ve 1940’lı yıllarda o dönem için oldukça ileri sayılabilecek bir eşitlik standardına ulaşmıştır. Ancak yasalarda yer alan ve zamanına göre eşitlikçi hükümler taşıyan bu düzenlemelerin hayata geçirilmesi çoğunlukla uygulamaya yansıtılamamıştır. Bunda, kadınların eğitim seviyesinin düşüklüğü ve karar alma mekanizmalarında yeterince temsilcilerinin bulunmaması rol oynamıştır. Toplumsal yaşamda karşılaşılan bu eşitsizlikleri gidermenin en önemli araçlarından biri, eşitlik çabalarının kurumsallaşmasıdır. Bu nedenle, Birleşmiş Milletler Kadınlara Karşı Her Türlü Ayrımcılığın Önlenmesi Sözleşmesi, Pekin Eylem Platformu ve diğer Birleşmiş Milletler belge ve dokümanları eşitliğe yönelik çabaların kurumsallaşmasını öngörmektedir.

Ülkemiz, Kadınlara Karşı Her Türlü Ayrımcılığın Önlenmesi Sözleşmesi’ni 1985 yılında imzalayarak 1986 yılında yürürlüğe girmesini takip eden süreçte, 1990 yılında Kadının Statüsü ve Sorunları Genel Müdürlüğünü kurmuştur. 1990’lı yıllardan itibaren gerek uluslararası gelişmeler gerekse toplumsal talepler çerçevesinde ülkemizde kadın erkek eşitliğini sağlayacak çok önemli yasal düzenlemeler hayata geçirilmiştir.

Türkiye’de kadın erkek eşitliği ilkesi Anayasa’nın 2001 yılında yapılan 41’inci ve 66’ncı maddeleri, 2004 yılında yapılan 10’uncu ve 90’ıncı maddelerindeki değişiklerle güçlendirilmiştir. Anayasa’nın 10’uncu maddesine “Kadınlar ve erkekler eşit haklara sahiptir. Devlet, bu eşitliğin yaşama geçmesini sağlamakla yükümlüdür.” hükmü eklenmiş, 41’inci maddesine “Aile, Türk toplumunun temelidir...” ifadesinden sonra gelmek üzere “…ve eşler arasında eşitliğe dayanır.” hükmü eklenmiş, 66’ncı maddesinde Türk vatandaşlığının düzenlenmesiyle ilgili eşitsizlik içeren hüküm maddeden çıkarılmıştır. 90’ıncı maddesine usulüne göre yürürlüğe konulmuş temel hak ve özgürlüklere ilişkin milletlerarası andlaşmalarla ulusal kanunların aynı konuda farklı hükümler içermesi durumunda çıkabilecek ihtilaflarda milletlerarası anlaşma hükümleri esas alınır, hükmü eklenmiş, bu çerçevede CEDAV sözleşmesi de ulusal düzenlemeler karşısında üstün konuma getirilmiştir.

Bugün de toplumsal hayatımıza olumlu katkılar sağlayacağını düşündüğümüz böylesi bir düzenleme gündemimizdedir. Anayasa’nın 10’uncu maddesine göre “Kadınlar ve erkekler eşit haklara sahiptir. Devlet, bu eşitliğin yaşama geçirilmesini sağlamakla yükümlüdür.” hükmü gereği kadın erkek arasında eşitliği sağlamaya yönelik politika ve stratejiler oluşturmak, ülkemizin taraf olduğu Birleşmiş Milletler Kadınlara Karşı Her Türlü Ayrımcılığın Önlenmesi Sözleşmesi uyarınca temel hak ve özgürlüklerin eşit olarak kullanılmasını sağlamaya yönelik her türlü düzenlemeyi yaparak uygulamayı takip etmek durumundadır. Bu, devlet olmanın bir gereğidir.

Değerli milletvekilleri, pek çok ülkede çeşitli isimler altında faaliyet gösteren kadın erkek eşitliğini izleme komisyonlarının bir benzerinin ülkemizde de kurulmasının iktisadi ve beşerî hayatımızın geleceği açısından fayda sağlayacağını umuyorum. Cumhuriyetimizin kurucusu Ulu Önder Atatürk’ün bir veciz sözünde belirttiği gibi şuna kani olmak lazımdır ki dünya yüzünde gördüğümüz her şey kadının eseridir. Bu konuda Genel Başkanımız Sayın Devlet Bahçeli’nin “Kadınlarımızın partilerin her kademesinde yer almasını, siyasi sürecin her alanına aktif ve yoğun olarak katılmasını savunmaktır.” sözü kadınlarımızı desteklemektedir. Bugüne kadar kadın ve erkek eşitliğinin sağlanmasına yönelik birçok düzenleme yapmış olan Meclisimiz Fırsat Eşitliği Komisyonunun kurulmasıyla ilgili bu düzenlemeyle de önemli bir eksikliğin giderilmesine katkı sağlayacaktır.

Bu vesileyle bu konuda katkı sağlayan tüm milletvekili arkadaşlarıma teşekkür eder, bu düzenlemenin hayırlı olmasını temenni eder, saygılar sunarım. (MHP sıralarından alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Cemaleddin Uslu (MHP, Edirne). “Kadın erkek fırsat eşitliği komisyonu kurulması hakkında kanun teklifi (s.s.328)”. TBMM Genel Kurulu, 62. Birleşim tutanağı, 25 Şubat 2009. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/cemaleddin-uslu-23-2009-02-25-kadin-erkek-firsat-esitligi-komisyonu-kurulmasi-hakkinda-kanun-teklifi (erişim: 29 Ekim 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
