# 5683 sayılı yabancıların türkiye'de ikamet ve seyahatleri hakkında kanunda değişiklik yapılmasına dair kanun teklifi (s.s.:492)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 23. Dönem)
- **Konuşmacı:** Cemaleddin Uslu (MHP, Edirne)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 47. Birleşim
- **Tarih:** 5 Ocak 2011
- **Gündem:** 5683 SAYILI YABANCILARIN TÜRKİYE'DE İKAMET VE SEYAHATLERİ HAKKINDA KANUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TEKLİFİ (S.S.:492)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/cemaleddin-uslu-23-2011-01-05-5683-sayili-yabancilarin-turkiye-de-ikamet-ve-seyahatleri-hakkinda-kan

> Cemaleddin Uslu (MHP), 5 Ocak 2011 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 47. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 5683 SAYILI YABANCILARIN TÜRKİYE'DE İKAMET VE SEYAHATLERİ HAKKINDA KANUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TEKLİFİ (S.S.:492)); konuşma 1.111 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

CEMALEDDİN USLU (Edirne) – Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Değerli milletvekilleri, 492 sıra sayılı Yasa Tasarısı’nın geneli üzerinde şahsım adına söz aldım. Sizleri saygılarımla selamlıyorum.

Değerli milletvekilleri, dün, yasanın geneli üzerine gruplar adına konuşan sayın sözcüler Roman vatandaşlarımızın sorunlarıyla ilgili tespit ettikleri ifadeleri burada değerlendirdiler, konuştular, güzel tespitlerde bulundular doğrusu.

Özellikle iktidar partisi sözcüsünün, Sayın Ali Koyuncu’nun ifadelerinin çok hoş ifadeler olduğunu, ancak, enteresan bir durum da ifade ettiğini burada söylemek istiyorum. Özellikle Sayın Koyuncu ifadelerinde “Roman vatandaşların Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucu, asil unsurları olduğunu” söyledi. “Roman kardeşlerimize sevgiyle yaklaşıyoruz.” dedi. Roman çocuklarının delik ayakkabılarından bahsetti, hatta “Bulgaristan’da Roman olduğu için işe alınmayan Roman kalmasın diye bu kanuna destek verelim.” dedi. “Yunanistan’da yoksul Romanlar, olimpiyat sırasında, ülkenin imajı bozulmasın diye, barakalardan atılmasın diye destek olalım.” dedi. “İkinci Dünya Savaşında sadece Roman olduğu için katledilen 1,5 milyon Romanı hep birlikte analım.” diye bu kanuna bizlerden destek istedi ve “Romanların, yıllarca ayrımcılık içeren kanunlar çerçevesinde ayrımcılığa maruz kaldıklarını” söyledi.

(x) 492 S. Sayılı Basmayazı 4/1/2011 tarihli 46’ncı Birleşim Tutanağı’na eklidir.

Şimdi, değerli milletvekilleri, bu görüştüğümüz tasarı 5683 sayılı Yasa’nın 21’inci maddesinin son fıkrasının yürürlükten kaldırılması. Nedir o son fıkra? “Tabiiyetsiz veya yabancı devlet tebaası olan Çingenelerin ve Türk kültürüne bağlı olmayan yabancı göçebelerin sınır dışı edilmelerine İçişleri Bakanlığı salahiyetlidir.”

Şimdi, yukarıda söylenenlere baktığımızda bu maddeyle söylenenlerin bir ilgisini de bulmak mümkün değil. Zaten bu Yasa’nın adı da Yabancıların Türkiye’de İkamet ve Seyahatleri Hakkında Kanun. Dolayısıyla bu Kanun’un adı böyleyken bu Kanun’da kastedilen bizim, Türkiye’de yaşayan, Türk vatandaşı olan ve bu ülkenin asli unsurları olan Roman vatandaşlarımız olamaz. Daha doğrusu bu yasayla ilgili gerekçeye de baktığımızda, ifade edilen, “Ayrımcılığı çağrıştırıyor, bunun için kaldıralım.” deniyor. Yani bu Yasa’nın mevcut bu hâlinden bu “Ayrımcılığı çağrıştırma” ifadesini anlamanın nasıl olacağını düşünüyorum. Gerçekten böyle bir anlamayı nasıl bu hâle getiriyoruz? Çünkü gerçekten yanlış bir ifade, yakışıksız bir ifade çünkü bizim, bu ülkenin vatandaşı olan bir kimsenin kimliğini o şekilde ayırmamız da mümkün değil. Dolayısıyla bu vatandaşlarımıza bu yasa ile “Ayrımcılık çağrıştırıyor.” adı altında ifade edilmesini de çok doğru bulmuyorum.

Değerli milletvekilleri, özellikle Bulgaristan’a gittiğinizde orada yaşayan Romanlar özellikle “Biz Türk’üz.” diye ifade ederken, biz, Türkiye’de yaşayan vatandaşlarımızı bir alt kimlikle ayrımcılığa tabi tutmaya çalışıyoruz. Bunu anlamak mümkün değil gerçekten.

Bakınız, geçenlerde bir Roman açılımı yapıldı, bir Roman çalıştayı yapıldı iktidar tarafından. Burada özellikle Roman vatandaşlarımızın taleplerinin dile getirildiği ifade ediliyor. Bunu dile getirirken de mutlaka karşılıklı bir çalışmayla bu yapıldı. “Bu vatandaşlarımızın talepleri nelerdir?” diye yazılı hâlde aldım, ben de buradan bakıyorum: Ayrımcılığın ortadan kaldırılması, yaşam şartları ve standardının yükseltilmesi, mevzuat düzenlemesi, eşit vatandaşlık ilkesi, eğitim süresinde yaşanan sıkıntıların giderilmesi.

Şimdi, bu sorunlar, daha doğrusu bu talepler Türkiye’de yaşayan herhangi bir toplulukla, herhangi bir şehrimizde yaşayan insanlarımızla farklı bir durum yaratmıyor gerçekten. Özellikle bu vatandaşlarımıza dönük bir sorun diye gösterilmesi de çok manidar gerçekten.

Değerli milletvekilleri, bakınız, Roman vatandaşlarımızın ortak sorunları neler? Bir kere, eğitim sorunları var. Gerçekten bu sorun öteden beri devam ediyor ama bunda da birtakım gelişmeleri de görmek mümkün gerçekten. Bakınız, özellikle ilköğretim çağına giden çocukların, ilköğretimde okuyan çocukların sayısının eskiye göre arttığını görüyoruz. Burada bir gelişme var gerçekten. Hatta yükseköğretimde okuyan Roman çocukları var ki bu vatandaşlarımızın bu anlamda da eğitime gayret ettikleri ve bir ilerlemenin olduğunu da görmekteyiz. Ama hâlâ sorunları var, bunu söylememiz lazım.

İstihdam sorunu: Evet, Türkiye'nin genel bir sorunu gerçekten işsizlik. Bu vatandaşlarımız belki de biraz eğitimin de ortaya çıkmasıyla biraz daha bu sorundan, istihdamdan etkileniyorlar gerçekten. Özellikle belediyelerden iş talepleri var. Belediyeler ile Hükûmet arasına bir sıkışmışlık var gerçekten bu konuda. Belediyelerin de özellikle destek olması lazım işsizlikle alakalı ama Hükûmetin çok ciddi tedbirler alması lazım.

Bakınız, bizim Edirne ilimizde sınır kapısı olması münasebetiyle zaman zaman tır kuyrukları 10 kilometreye kadar sınır kapısına uzanıyor. Burada da özellikle Edirne’nin de birtakım tarihî özelliklerini öne çıkaran, hediyelik eşya satan vatandaşlarımız var. Ama her defasında ne yazık ki kolluk kuvvetleriyle, güvenlik güçleriyle bu vatandaşlarımızın burada iş yapmaları önleniyor. Buna bir tedbir getirilebilir. Sayın Validen rica etmiştim, sanıyorum bu konuda çalışma yapıyordur. Orada vatandaşlarımızı, hiç olmazsa belirli bir tek tip kıyafet yapılabilir, eğitilebilirler ve bu kişilerin orada işsizliklerine bir nebze bir çözüm bulunabilir.

Konut sorunu var. Gerçekten bu vatandaşlarımızın yaşadığı bölgelerin biraz daha düzenlenmesi lazım tekrar. Ama kentsel dönüşüm projeleriyle de bu çözülmeye çalışılsa da mahalleler yok ediliyor, yaşanan, bilinen tavırlar ortadan kaldırılmaya çalışılıyor. Bu da çok doğru görülmüyor gerçekten. Edirne’de -yine örnek vermek istiyorum- Menzilahır mahallesi var. Burada yaşayan vatandaşlarımız bu mahallenin ortadan kaldırılması hâlinde evlerinden barklarından, yerlerinden olacakları korkusunu taşıyorlar. Bunun da giderilmesi lazım.

Sağlık sorunları var. Gerçekten, sağlık sorunları bütün vatandaşlarımız gibi bu vatandaşlarımızın da etkilendiği bir durumdur. Yeşil kart uygulamalarıyla bunlar giderilmeye çalışılsa da bunlarla ilgili bir oy hesabı yapılıyor ne yazık ki. Bunun bu vatandaşlarımıza reva görülmesi de doğru değil, her vatandaşımızın sağlık sorunu olduğu gibi bu vatandaşlarımızın sağlık sorunlarının da giderilmesi lazım.

Değerli milletvekilleri, yasanın adını az önce söylemiştim: Yabancıların Türkiye’de İkamet ve Seyahatleri Hakkında Kanun. Asıl sorun başka yerde. Bakınız, özellikle Edirne son yıllarda, Meriç Nehri’nden Yunanistan’a geçişle, kaçak göçmenlerle anılmaya başladı ve bunu da Sayın Bakana sormuştum. İçişleri Bakanının Haziran 2010 tarihi itibarıyla bana verdiği bilgiye göre, 2002 yılından günümüze kadar yasal olmayan yollardan Meriç Nehri’ni geçmeye çalışan 58.801 kişi yakalanmış, 38 kişi hayatını kaybetmiş; ülke genelinde 475.793 yasa dışı göçmen yakalanmış, 180 kişi ise hayatını kaybetmiş. Tabii, Haziran 2010 yılı itibarıyla bu rakamlar, bunun biraz daha arttığını söylememiz lazım.

Şimdi, bu kaçak göçmenler, işte, nerede savaş ve sosyal sorunlar varsa oradan geliyorlar, daha iyi yaşam koşullarını hedefleyerek sınırı geçmeye çalışıyorlar. Ta, Afganistan, Irak, Gürcistan, Moritanya, Burma gibi ülkelerden gelmeye çalışıyorlar ve son derece trajik bir yolculuk yaptıktan sonra ne yazık ki sınır kapısında yakalanıyorlar.

Asıl sorun buralarda. Şimdi, tabiiyeti belli olan, belli bir ülke nüfusuna kayıtlı olan kişilerin sınır dışı edilmeleri mümkün ikili anlaşmalar çerçevesinde. Ama belli bir tabiiyeti olmayan kişiler ne olacak? İşte, ne yazık ki bunlara, Türkiye’de tekrar iki aylık bir süre kendilerine tanınıyor, “Türkiye’yi, ülkeyi terk et.” diye kendilerine tembihte bulunuluyor ama bu kişiler Türkiye’yi terk etmiyorlar. İşte, asıl, bu yasayla ilgili olan kişiler bunlar. Bu kişileri yurt dışına çıkarmanın yolunu bulacaksınız ve İçişleri Bakanlığının işte bundan dolayı bu kanuna göre yetki alması lazım.

Özellikle Edirne’de insanlık dışı uygulamalar görüldü geçmişte, bugün bunlar giderildi ve emniyet kuvvetlerimiz, emniyet müdürlüğümüz de ciddi çalışma yapıyor gerçekten ve bu kişileri, düşünün, binlerce kişi yakalanıyor ve Edirne’de ikamet etmek, daha doğrusu bir süre mecburi ikamete tabi tutuluyorlar. Zor şartlar altında, bu kişilerin sıkıntılı durumları da ortada. İşte, dediğim gibi, insanlık dışı manzaralar yaşanıyor. Son günlerde, Edirne 80 kişi sayıyla bunu sınırladı ve orada emniyet müdürlüğünde iyi şartlarda bu kişiler bakılmaya çalışılıyor. Dolayısıyla, emniyet güçlerimize de bu konuda tebriklerimi sunuyorum, gerçekten ciddi çalışma yapıyorlar. Asıl sorun burada değerli milletvekilleri. İşte, bu şartlarda, bu ülkede yaşayan vatandaşlarımızın, herkesin birbirine eşit olduğunu söyleyerek sözlerimi tamamlıyorum.

Saygılar sunuyorum. (MHP sıralarından alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Cemaleddin Uslu (MHP, Edirne). “5683 sayılı yabancıların türkiye'de ikamet ve seyahatleri hakkında kanunda değişiklik yapılmasına dair kanun teklifi (s.s.:492)”. TBMM Genel Kurulu, 47. Birleşim tutanağı, 5 Ocak 2011. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/cemaleddin-uslu-23-2011-01-05-5683-sayili-yabancilarin-turkiye-de-ikamet-ve-seyahatleri-hakkinda-kan (erişim: 29 Ekim 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
