# Türk ceza kanunu tasarısı (ss.664) ve (664'e 1inci ek)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Cemil Çiçek (AK Parti, Ankara)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 120. Birleşim
- **Tarih:** 15 Eylül 2004
- **Gündem:** TÜRK CEZA KANUNU TASARISI (SS.664) VE (664'E 1İNCİ EK)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/cemil-cicek-22-2004-09-15-turk-ceza-kanunu-tasarisi-ss-664-ve-664-e-1inci-ek-2

> Cemil Çiçek (AK Parti), 15 Eylül 2004 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 120. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TÜRK CEZA KANUNU TASARISI (SS.664) VE (664'E 1İNCİ EK)); konuşma 508 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

ADALET BAKANI CEMİL ÇİÇEK (Ankara) -Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Sayın Başkan, değerli arkadaşlarım; bir önemli maddeyi konuşuyoruz. Türkiye, bu maddede düzenlenen suçlar sebebiyle, uzun süre, dış dünyada, gerçekten çok konuşulan, çok tartışılan bir ülke haline geldi. Özellikle, Türkiye'nin dış itibarı açısından, geçmişte yaşanan pek çok olay, Türkiye'yi sıkıntıya soktu; katıldığımız hemen hemen pek çok uluslararası toplantıda, Türkiye'nin, âdeta, bir işkenceler ülkesi, işkenceciler ülkesi gibi algılanmasına sebebiyet verdi

Hep beraber bu Parlamento döneminde çıkardığımız yasalarla -ki, bunların bir kısmını uyum yasası sadedinde, o paketler içerisinde getirdik; şimdi, bir temel yasa olan Türk Ceza Kanununda da bu konuyu yeni baştan düzenlemiş oluyoruz- bu konuda, siyasî irade olarak, Parlamento olarak, Hükümet olarak, işkence konusundaki kararlılığımızı, tavrımızı çok net bir şekilde ortaya koymuş bulunuyoruz.

Göreve geldiğimiz günden beri, işkence konusunda hiçbir toleransın sahibi olmadık, bu konuda hiçbir himayekâr tavrın içerisinde olmadık ve gerçekten, bu kararlılığımızın sonucu olaraktır ki, bir tarafta yasalarda işkenceyle ilgili hükümleri, özellikle, dava zamanaşımını ve ceza zamanaşımını yükseltmek suretiyle işkenceyle ilgili suçluların acilen yargılanması, acele mevattan işler olarak adlî tatilde de bunların yapılabilmesi maksadıyla; ayrıca, işkence suçlarıyla ilgili olarak hiçbir indirici sebebin, cezayı hafifletici sebebin kullanılmamasını gündeme getirmek suretiyle, işkence konusunda gerçekten sıfır bir toleransa sahip olduğumuzu ifade etmeye çalıştık.

Bunu söylemekle de kalmadık, eğer, Türkiye'de bir işkence iddiası varsa, bize ulaştıysa, Hükümetimize ulaştıysa, bunun üzerine de gerçekten gittik. Senelerce sürüncemede kalan davalar neticelendi, suçlularıyla ilgili, mahkemelerimiz gerekli kararları verdi ve sonuçta cezaların infazlarına da başlandı. Münferit bir olayda değil, pek çok olayda bu kararlılığımızı gösterdik.

Bunu söylemiş olmamın sebebi şudur: Geçtiğimiz günlerde, yine bir Avrupalı yetkilinin "Türkiye'de sistematik işkence vardır" tarzında, çok da gerçeği yansıtmayan; ama, birkısım çevrelerde de istifhamların doğmasına sebebiyet veren bir beyanı oldu.

Kesinlikle ifade ediyoruz ki, Türkiye'de sistematik bir işkence yoktur; her Avrupa ülkesinde olduğu gibi bizde de, zaman zaman, münferit olarak bu neviden suç işleyen kamu görevlileri olabilir, olması da muhtemeldir. İşte, bu ihtimalleri tümüyle ortadan kaldırmak adına da 94 üncü maddede çok önemli bir düzenlemeyi birlikte yapıyoruz. Bu konuda, münferit dahi olsa, bunların tümüyle ortadan kaldırılabilmesi ve Türkiye'nin gerçekten bir hukuk devleti olması noktasında elimizden gelen her türlü gayreti ve kararlılığı göstermeye çalışıyoruz. Bunun böyle bilinmesi lazım, hem içeriden hem de dışarıdan bu konunun böyle anlaşılmış olması lazım.

Esasen, Türkiye, bir siyasî irade olarak, devlet olarak bu konudaki kararlılığını çok önceden bildirmiştir; uluslararası sözleşmeleri imzalamıştır, milletlerarası sözleşmelere taraf olmuştur. Bütün mesele, bunun sıfır noktaya getirilmiş olması gerekir.

Hep ifade etmeye çalıştık, mesele sadece yasa düzenlemesiyle mümkün olsaydı... İşkence dün de suçtu, bugün daha büyük bir kararlılıkla ifade ediyoruz ki, suçtur, hem cezası ağırlaştırılmaktadır hem de takibi bakımından birçok kolaylık getirilmektedir; ama, kabul etmemiz gerekir ki, bu neviden suçların, maalesef, eğitim yetersizliğinden veya eski alışkanlıklardan veya başkaca sebeplerden dolayı, bir gecede önünün alınmasının mümkün olmadığını da bilmiş olmamız gerekir. Sizlerin, bizlerin kararlılığı, Meclisin bu noktadaki iradesi, Hükümetin kararlılığı ve toplumumuzun bu konuya göstermiş olduğu duyarlılık, ümit ediyorum ki, zaten sistematik olmayan münferit olayların da sonunun gelmesine imkân hazırlayacaktır diye düşünüyorum.

Bu konuda, Hükümet adına ben de, sizlerin burada dile getirdiğiniz hassasiyete katıldığımızı ve bu konudaki kararlılığımızı ifade etmek istiyorum.

Hepinize teşekkür ediyorum. (Alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Cemil Çiçek (AK Parti, Ankara). “Türk ceza kanunu tasarısı (ss.664) ve (664'e 1inci ek)”. TBMM Genel Kurulu, 120. Birleşim tutanağı, 15 Eylül 2004. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/cemil-cicek-22-2004-09-15-turk-ceza-kanunu-tasarisi-ss-664-ve-664-e-1inci-ek-2 (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
