# Ceza ve tedbirlerin infazı hk.(s.s.710

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Cemil Çiçek (AK Parti, Ankara)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 31. Birleşim
- **Tarih:** 13 Aralık 2004
- **Gündem:** CEZA VE TEDBİRLERİN İNFAZI HK.(S.S.710
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/cemil-cicek-22-2004-12-13-ceza-ve-tedbirlerin-infazi-hk-s-s-710-7

> Cemil Çiçek (AK Parti), 13 Aralık 2004 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 31. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: CEZA VE TEDBİRLERİN İNFAZI HK.(S.S.710); konuşma 747 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

ADALET BAKANI CEMİL ÇİÇEK (Ankara) - Sayın Başkan, çok değerli milletvekilleri; bugün, çok önemli bir tasarıyı değerli oylarınızla yasalaştırmış bulunuyoruz. Bundan dolayı, teker teker hepinize, gruplarımıza, grup başkanvekillerimize, Sayın Başkan, zatıâliniz başta olmak üzere Divanda görev yapan arkadaşlarımıza, ceza hukuku alanıyla ilgili olarak bugüne kadar katkı sağlamış bulunan Yargıtaya, Yargıtayın değerli üyelerine, Barolar Birliğine, Yargıtay Başsavcılığından bu çalışmalara katılan cumhuriyet savcısı arkadaşlarımıza, bilim adamlarına, Bakanlığımız mensuplarına ve bu tutanakları tarihe intikal ettirmek adına zahmet çeken değerli görevli arkadaşlarımıza huzurunuzda teşekkür etmek istiyorum.

Türkiye Büyük Millet Meclisi, bugüne kadar yaptığı gibi, bu müzakerelerle tarihe önemli bir not düşmüştür. Biz, burada, bu müzakereleri yaparken, sürdürürken, belki şu sıralarda veya biraz sonra Avrupa Parlamentosu da "Türkiye" gündemli bir toplantı yapacaktır ve 17 Aralık için görüşlerini, tavsiyelerini ortaya koyacaktır. Bu yasa, 17 Aralık öncesi çıkarmamız gereken son yasaydı; bunu elbirliğiyle gerçekleştirdik. Bundan dolayı, bu yasanın, getirdiği yenilikler, içerdiği hükümlerden daha önemli, daha anlamlı bir konumu var. Artık kimsenin söyleyeceği bir şeyi kalmadı.

Bu Parlamento, iki yıldır gece gündüz çalışarak üzerine düşeni fazlasıyla yaptı. Milletimiz adına şükranlarımı sunuyorum. Bu millet, böyle bir yüce kuruma ve böyle bir parlamentoya sahip olduğu için, her zaman iftihar etmelidir.

Türkiye Büyük Millet Meclisi Adalet Komisyonu, Parlamento tarihimize altın harflerle yazılacak insanüstü bir çalışmayı iki yıldır sürdürdü; büyük bir vatanseverlikle, büyük bir özveriyle, partilerüstü bir anlayışla ve fakat milletimizin özlediği uzlaşmayı, işbirliğini, birlikte başarıyı sağlama adına, Türkiye'deki köklü değişimin hukukî altyapısını oluşturmak için gece gündüz çalıştı ve bunu da başardı. En başta Değerli Komisyon Başkanımız Sayın Köksal Toptan olmak üzere Cumhuriyet Halk Partili ve AK Partili tüm komisyon üyesi arkadaşlarıma da minnetlerimi ve şükranlarımı sunuyorum.

Bugün, iktidarıyla, muhalefetiyle, hükümetiyle ve lütfedip takdir ederseniz, Adalet Bakanlığıyla ve Adalet Bakanı olarak üzerimize düşen görevi yapmış olmanın huzuruyla tarih huzuruna çıkıyoruz, başımız her zamankinden daha dik, alnımız her zamankinden daha açık olarak.

Herkes, bu vesileyle, bir şeyi iyi bilmelidir; 17 Aralıkta, Türkiye için karar verecek olanlar özellikle iyi bilmelidir ki, 17 Aralık, yalnız Türkiye için değil, belki bizden daha çok Avrupa için, Avrupalılar için tarihî bir fırsattır. Türkiye, üzerine düşeni fazlasıyla yaptı, yerine getirdi; şimdi, sıra onlarda. Böylesine tarihî bir fırsatı Avrupalılara Türk Parlamentosu vermiştir.

Biz Türkiye olarak, özellikle son iki yıldır, Avrupalıları yanıltmadık; ama, onları şaşırttık; ahde vefa göstererek bize düşeni fazlasıyla yaptık, masanın üzerinde hiçbir şey kalmadı yapmadığımız. Şimdi sıra onlarda. Kimsenin bahane araması gerekmez. Bu, doğru da değil, uygun da değil, hele hele çağdaş bir tavır hiç değil. Şu birkaç aydır Avrupa ülkelerinden yükselen itiraz sesleri, aklî değil, gerçekçi değil, bilimsel hiç değil, hele hele 1963 Ankara Antlaşmasına hiç uygun değil ve Avrupa'nın menfaatına da değil.

Biz, Avrupa Birliğini önemsiyoruz; bu, bizim hedefimizdir; ama "her şeye rağmen, her ne olursa olsun, ne şart koşarlarsa koşsunlar" için kabul edeceğimiz bir hedef de değildir. Biz yolumuza birlikte devam edeceğiz. Kopenhag Kriterleri eksiksiz yerine getirildikten ve ilerleme raporuyla bu teyit edildikten sonra, şimdi ne söyleniyor: "Türkiye büyük bir ülke." Bu millet her zaman büyüktü, bugün de büyüktür, yarın da büyük olacaktır. (Alkışlar)

Avrupa Birliği uluslararası bir güç olacaksa, stratejik bir aktör olacaksa, bu, ancak Türkiye'yle mümkün olur; bunu herkesin iyi bilmesi lazım. Başka ne diyorlar: "Türkiye Müslüman bir ülke." Peki, bu, 2002 Kopenhag Zirvesinden sonra ortaya çıkan bir durum değil. Bu millet çok uzun zamandan beri bir Müslüman ülkedir, bundan sonra da öyle olacaktır. Demokratik değerlerini kendi inancıyla örtüştürmüş, bunu özümsemiş dünya üzerindeki tek İslam ülkesidir. Bunun Avrupa Birliğine sağlayacağı inanılmaz katkı vardır. Bunu da başka bir toplumun, başka bir milletin sağlaması mümkün değildir. Türkiye'yi hesaba katmayan bir Avrupa Birliği eksiktir, çatışma kültürüne zemin hazırlar ve bir Hıristiyan kulübü olarak kalır, güvenirliliğini de kaybeder. Bu açıdan Türkiye, Avrupa Birliğinin de hayat sigortasıdır. Türkiye, soğuk savaş döneminde Avrupa'nın güvenliğini sağlamada çok önemli yükler üstlendi. Türkiye, bugün, OECD'nin üyesidir, AGİT'in üyesidir, Avrupa Konseyinin üyesidir, NATO'nun üyesidir. O zaman, Türkiye'nin büyüklüğü, Türkiye'nin Müslüman bir ülke olması ya da farklı bir kültürden bulunması hiçbir bahane teşkil etmiyordu. Şimdi, Avrupa Birliği üyesi olmak açısından bunların hiçbirisi bize bir bahane olarak ileri sürülemez, bir mazeret olarak ortaya konulamaz. Türk Parlamentosu, 17 Aralıkta karar vereceklerin işini kolaylaştırmıştır. Onlar, eğer bu noktada adım atacaklarsa, bu parlamento, bu hükümet, bu dönem görev yapan siyasî irade, bunların hepsini gerçekleştirmiştir.

İşte, biraz evvel değerli oylarınızla yasalaştırdığımız bu yasanın böylesine önemli bir anlamı vardır. İnanıyoruz ki, 17 Aralık tarihi, milletimiz için de Avrupa için de ve temennimiz odur ki bütün insanlık için de önemli bir tarihî dönemeç olacaktır.

Bu duygularla, sağladığınız katkılardan dolayı hepinize teşekkür ediyorum. Bu yasa hepimiz için, milletimiz için, hukuk hayatımız için hayırlı ve uğurlu olsun.

Saygılar sunuyorum. (Alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Cemil Çiçek (AK Parti, Ankara). “Ceza ve tedbirlerin infazı hk.(s.s.710”. TBMM Genel Kurulu, 31. Birleşim tutanağı, 13 Aralık 2004. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/cemil-cicek-22-2004-12-13-ceza-ve-tedbirlerin-infazi-hk-s-s-710-7 (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
