# Hakimler ve savcılar kanunu ile bazı kanunlarda değişiklik yapılmasına daiir kan.tas.( ss. 951)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Cemil Çiçek (AK Parti, Ankara)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 118. Birleşim
- **Tarih:** 25 Haziran 2005
- **Gündem:** HAKİMLER VE SAVCILAR KANUNU İLE BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİİR KAN.TAS.( SS. 951)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/cemil-cicek-22-2005-06-25-hakimler-ve-savcilar-kanunu-ile-bazi-kanunlarda-degisiklik-yapilmasina

> Cemil Çiçek (AK Parti), 25 Haziran 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 118. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: HAKİMLER VE SAVCILAR KANUNU İLE BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİİR KAN.TAS.( SS. 951)); konuşma 523 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

ADALET BAKANI CEMİL ÇİÇEK (Ankara) - Ben düşünebilirim, ben bunu ifade ettim; ama, neticede... Benim birçok düşüncem var; fakat, arz talep meselesidir. Biz arz ettik; ama, yeteri kadar talep de bulunamadı. Bunu görmemiz lazım. Hatta, benim, hem Plan ve Bütçe Komisyonunda hem de burada başka bir teklifim daha oldu; dedim ki: Gelin, şu yargının sorunlarıyla ilgili bir Meclis araştırması önergesi verin de, şu yargının sorunlarını tepeden tırnağa bir konuşalım.

Acaba, yargının sorunu, Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun başkanının, Anayasa gereği, Adalet Bakanı ile onun müsteşarının orada bulunması mıdır? Sizi temin ederim ki, yargının sorunları karşısında, bu, devede kulak kabilinden kalır, nokta kadar bir problemdir; ama, ben, şuna kesinlikle inanıyorum: Yargı bağımsızlığı, tek başına bir yasal düzenleme meselesi değildir; doğrudan doğruya insan meselesidir, eğitim meselesidir. Bunu tek başınıza yasayla çözemezsiniz. O zaman, eğer öbür problemleri görmediğimiz takdirde, hukuk devletini hâkim devleti haline getiririz, o da bir başka problem teşkil eder.

Onun için, böyle bir şeyi tartışarak, olgunlaştırarak, tabiatıyla, belli bir noktaya kadar getirebiliriz; ama, yargının sorunlarını bir bütün halinde görmemiz lazım, bir yerden başlamamız lazım. Biz, bir yerden başladığımızı düşünüyoruz. Bakınız, bundan sonraki tartışmalara da belki ışık tutmak adına, biz, şu tasarıyı önünüze getirinceye kadar -bazı arkadaşlarımız aceleye geldi filan diyor- tam birbuçuk sene çalıştık. Yani, 50 maddelik bir tasarı için birbuçuk sene az zaman değil. Eğer, böyle bir tasarı için beş sene, on sene çalışacaksak, Türkiye, içinden çıkılmaz bir hal alır. birbuçuk sene çalışmışız, konunun tarafı olan bütün kurumlara göndermişiz, görüşlerini almışız. Onun sonucunda, karşınıza böyle bir yasa tasarısıyla geldik. Üzerinde tartıştığımız 1 inci madde, senelerdir uygulanan bir konudur, biz getirmiyoruz. Yani, şu an uygulama neyse, 70'te, 72'de, 75'te, Cumhuriyet Halk Partisinin iktidar olduğu dönemlerde de -ister büyük ortak olarak, bazen de ikili üçlü koalisyonlarda, öyle söyleyeyim veya bağımsızlarla olan koalisyonları döneminde- mesleğe bu insanları nasıl alıyorsa, biz, bugün, aynen aldık, almaya çalışıyoruz. Yani, 1934'ten beri yapılan bir uygulamadır ve üstelik, bu uygulamalarda görev yapan insanların hepsi, bu Anayasanın bağımsızlık teminatını elde etmiş olan insanlardır; yani, bir Ulaştırma Bakanlığındaki, bir İçişleri Bakanlığındaki bürokrat gibi bürokrat değil. Bunlar, bağımsız hâkimlerdir, her türlü anayasal teminatları vardır ve vicdanî kanaatlerine göre bunlar hüküm verirler. Eğer, bu insanlar yaptıkları imtihandan dolayı haksızlık, hukuksuzluk yapacaklarsa, bunlar yarın kürsüye döndüklerinde, orada da yapacaklar demektir. Bunların hiçbirisi bence doğru değil.

Kaldı ki, bir şey daha var. Sayın Koç, bu önemli. Arkadaşlarımız, belki, Anayasa hükmünü tam şey yapmadı. Biraz uzattım cevabı, biliyorum; ama, bundan sonra tekrar tekrar buraya dönmemek için, son açıklamayı yapacağım.

Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun kararlarına karşı yargı yolu kapalıdır. Halbuki, bizim yaptığımız imtihanlarda, bunlar 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa göre namzet insanlardır, adaylardır bunlar. İki yıllık stajın sonunda eğer mesleğe kabulü hak ettilerse, ondan sonradır ki hâkim ve savcı olacaklardır, Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun Anayasadaki yetkileri çerçevesinde işlemleri yapılabilecektir. Ondan evvel, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun özelliklerini taşımaktadır ve yargı denetimine açıktır. Dolayısıyla, 1 inci maddeyle ilgili getirilen düzenleme yargı denetimine açık bir düzenleme olması hasebiyle kişiler adına da bir önemli teminattır diye düşünüyorum. Meseleye böyle bakarsak, 1 inci maddeyi değerlendirmek daha kolay olacaktır.

Anayasa değişikliği veya yargının sorunlarıyla ilgili her meseleyi samimiyetle konuşmaya, tartışmaya, olabildiğince de bir çözümü birlikte bulmaya ben hazırım.

Çok teşekkür ederim.

---

**Kaynak gösterme:** Cemil Çiçek (AK Parti, Ankara). “Hakimler ve savcılar kanunu ile bazı kanunlarda değişiklik yapılmasına daiir kan.tas.( ss. 951)”. TBMM Genel Kurulu, 118. Birleşim tutanağı, 25 Haziran 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/cemil-cicek-22-2005-06-25-hakimler-ve-savcilar-kanunu-ile-bazi-kanunlarda-degisiklik-yapilmasina (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
