# Avukatlar günü dolayısıyla

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Cemil Çiçek (AK Parti, Ankara)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 85. Birleşim
- **Tarih:** 6 Nisan 2006
- **Gündem:** AVUKATLAR GÜNÜ DOLAYISIYLA
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/cemil-cicek-22-2006-04-06-avukatlar-gunu-dolayisiyla

> Cemil Çiçek (AK Parti), 6 Nisan 2006 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 85. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: AVUKATLAR GÜNÜ DOLAYISIYLA); konuşma 510 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

ADALET BAKANI CEMİL ÇİÇEK (Ankara) - Sayın Başkan, çok değerli milletvekilleri; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Aslında, bu kürsüde yaptığımız müzakereler büyük ölçüde tartıştığımız tasarıyla ilgili olsa veya teklifle ilgili olsa, belki bazı sıkıntıları birlikte yaşamamış olacağız; ama, her zaman tartışmalarımızı, konuşmalarımızı bu çerçevede tutamıyoruz. Bu da, farkında olmadan, istemesek de, arzu etmesek de, birkısım gerginliklere, birkısım yanlış anlaşılmalara ya da arzu etmediğimiz sonuçlara bizi götürebiliyor.

Üzerinde konuştuğumuz kanun teklifi belli. Anayasanın 104 üncü maddesine göre "Cumhurbaşkanı Devletin başıdır" ve "Bu sıfatla Türkiye Cumhuriyetini ve Türk Milletinin birliğini temsil eder" diyor. Cumhurbaşkanlığı makamına saygı, aynı zamanda bu değerlere de saygıdır. Onun içindir ki, konuşmalar yapılırken, kastımız bu olmasa da, değerlendirmemiz bu maksada matuf olmasa bile, son derece titiz, son derece duyarlı ve o çerçeve içerisinde yapılması gerekir. Esasen, siyaset, biraz da nezakettir. O çerçeve içerisinde yapılırsa çok anlamlı oluyor, çok faydalı oluyor. Dolayısıyla, buradaki yapılan tartışmaların bu çerçeveyi aşmamasına azamî gayreti göstermemiz gerekir; çünkü, bu, aynı zamanda, milletimizin birliği için lazımdır, Türkiye Cumhuriyeti Devletine saygı için lazımdır. Cumhurbaşkanlığı makamı bu ülkenin en üst, en saygıdeğer bir kurumudur. Buna elbirliğiyle gayret göstermemiz gerektiği kanaatini ifade ediyorum.

İkincisi, tabiatıyla, birkısım yetkiler kullanılırken bunun usulünün de bilinmesinde fayda var.

Şimdi, burada yapılan iki değerlendirme de bana göre yanlış. Cumhurbaşkanının Anayasanın 104 üncü maddesine göre birçok yetkisi var, 61 Anayasasında da vardı; bazı kişileri affedebiliyor. Bu da, o makamın yüceliğinden, büyüklüğünden kaynaklanan bir husustur. Dolayısıyla, bu, geçmişte de, bugün de, bundan sonra da, hiç ihtiyaç olmamasını temenni ederiz, ama, zaman zaman bu af keyfiyeti kullanılabilmektedir.

Bir yetkinin kullanılmasının hukuka uygun olup olmadığına bakmak gerekir. Şimdi, bu yetki kullanılırken prosedür şudur, usul şudur; onun bilinmesinde fayda var: Hüküm giymiş olan bir kişi, sağlık sebepleriyle, yasada ve Anayasada yazılı şartları taşıyorsa, talebini, Cumhurbaşkanlığı makamına iletebilir, Adalet Bakanlığına doğrudan gönderebilir veya ilgili cumhuriyet savcılığına veya cezaevi müdürlükleri kanalıyla usulüne uygun tarzda bu müracaatlar yapılır ve bu müracaat, Adalet Bakanlığına gelir. Adalet Bakanlığı dosyasını ister, kişinin, gerçekten, yasada ve Anayasada yazılı şartları taşıyıp taşımadığı açısından evrakı hazırlar; bunun için, sağlık sebebiyle ise adlî tıp kurumundan bir rapor alınması gerekir; yani, Cumhurbaşkanı bu yetkisini kullanırken bu rapor olmadan herhangi bir yetkisini kullanması söz konusu olamaz. Dolayısıyla, Adalet Bakanlığı kimseyi affetmediği gibi, Cumhurbaşkanı da rapor olmadan, müstenidatı olmadan, gerekli dosya tekemmül etmeden de bu af yetkisini kullanamaz. Dolayısıyla bizim yaptığımız iş, Bakanlık olarak, ister Sayın Cumhurbaşkanının makamından gelen talep, isterse başka kanaldan gelen talebin dosyasını hazırlamak ve ilgili makamın takdirine sunmaktan ibarettir; zaman zaman bu bize soru önergeleri olarak da geliyor, başka türlü değerlendirmelere de konu oluyor. Bir değerlendirme yaparken usulü bilmek, yasayı bilmek ve ona göre değerlendirme yapmak zannediyorum birbirimizi anlayabilmek açısından; toplumda huzuru, barışı tesis edebilmek bakımından; yardımlaşmayı, dayanışmayı ve hukuk devletinin kurallarını işletebilmek açısından önemli olduğu kanaatini taşıyorum.

Bugün buradaki bu tartışmaların, yapılan bu çerçevede, bu izah çerçevesinde değerlendirilmesinin doğru olduğunu, özellikle devlet kurumlarıyla ilgili bir değerlendirme yapacaksak, gerçekten, içinden geçtiğimiz sürecin nezaketi de dikkate alınmak suretiyle, daha ölçülü, daha hukukî, daha bilimsel ve konuştuğumuz konunun bağlamında ve çerçevesinde tutmakta fayda olduğunu düşünüyorum. Benim kanaatim budur. Bu konuşmaları da ben böyle anlıyorum.

Hepinize saygılar sunuyorum. (AK Parti sıralarından alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Cemil Çiçek (AK Parti, Ankara). “Avukatlar günü dolayısıyla”. TBMM Genel Kurulu, 85. Birleşim tutanağı, 6 Nisan 2006. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/cemil-cicek-22-2006-04-06-avukatlar-gunu-dolayisiyla (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
