# Türkiye cumhuriyeti anayasasının bazı maddelerinde değişiklik yapılması hakkında (s.s.101)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 23. Dönem)
- **Konuşmacı:** Cemil Çiçek (AK Parti, Ankara)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 59. Birleşim
- **Tarih:** 6 Şubat 2008
- **Gündem:** TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANAYASASININ BAZI MADDELERİNDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA (S.S.101)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/cemil-cicek-23-2008-02-06-turkiye-cumhuriyeti-anayasasinin-bazi-maddelerinde-degisiklik-yapilmas-4

> Cemil Çiçek (AK Parti), 6 Şubat 2008 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 59. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANAYASASININ BAZI MADDELERİNDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA (S.S.101)); konuşma 593 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

DEVLET BAKANI VE BAŞBAKAN YARDIMCISI CEMİL ÇİÇEK (Ankara) – Basın var, sivil toplum kuruluşları var. Bakınız, herkes her istediğini söylüyor, üstelik de demokratik ölçüleri aşacak tarzda da söylüyor. Herkes sabırla diyor ki: Demokrasi sabır rejimidir. Sabır da gösteriyor.

ZEKERİYA AKINCI (Ankara) – Siz de bildiğinizi okumaya devam ediyorsunuz. Değişen bir şey yok.

DEVLET BAKANI VE BAŞBAKAN YARDIMCISI CEMİL ÇİÇEK (Ankara) – O zaman, her şeyin o kadar açık olduğu yerde ne nasıl oluyor da gizli gündem konusu oluyor? Bunu anlamak doğrusu mümkün değildir. Bu türlü korkularla toplumu germeyelim. Doğrusunu istiyorsanız, sorunu birlikte çözelim. Sizi dışlayarak çözelim istemedik. Bakınız, hâlen siz benim sorduğum soruya cevap vermiyorsunuz, itham ederek konuyu gündemde tutmaya devam ediyorsunuz. Bakınız “Bu ülkede ayrımcılık vardır, yoktur” denilemez, denilemez. Bu ülkenin insanları gidiyor Avusturya’da okuyor, Fransa’da okuyor, Almanya’da okuyor, Türkiye’de okuyamıyor. Biz laikliği Fransa’dan aldık. Oradan mukayese yaparak Türkiye’nin sorununa çözüm getirmek de beni rahatsız ediyor. Niye bu ülkenin insanları kendi Parlamentosunda bu sorunu çözemiyor da ille de Fransa’dan misal gösterecek, ille de Almanya’dan misal gösterecek? Bu ayıp oluyor.

ZEKERİYA AKINCI (Ankara) – Çürük gerekçe! Çürük gerekçe!

DEVLET BAKANI VE BAŞBAKAN YARDIMCISI CEMİL ÇİÇEK (Ankara) – Kendi tarihimize, kendi kültürümüze, kendi değerlerimize de yakışmıyor. Geliniz, şu önyargıları bırakalım. Bakın, teklif ediyorum. Yarın sabahtan itibaren –belli ki, bu gece bire, ikiye, üçe, bilmiyorum ne kadarsa- yarın sabahtan itibaren, şu endişeleri ortadan kaldıracak çalışmayı birlikte yapalım. Sayın Sezer’e söylenen de budur.

Şimdi, ortada olan ne var? Diyorsunuz ki: “Bu işi çekelim.” Şimdi istiyorsanız okurum, vakit dolmak üzere. 1992’de Türkiye Büyük Millet Meclisine bu konu gelmiş. Şimdiki Sayın Meclis Başkanımız da Millî Eğitim Bakanı. O tarihte Parlamentoda görev yapan arkadaşlarımız var, sayın üyeler de var. Konuşulmuş, rektörlerle konuşulmuş. Araştırma önergesi, 1992’de... İki büyük partinin bir koalisyonu. Keşke o zaman çözülebilseydi. Denilmiş ki: “Bu konuyu biraz zamana bırakalım.” Sene 1992, sene 2008. On altı senede bir arpa boyu yol alamamışız, hâlen bu konuları konuşuyoruz. Neden? Çünkü, sorun çözme mantığımızda bir yanlışlık var, önyargılarımızdan kurtulamıyoruz. Niyetleri, işte -söylendi- birileri şu kıyafetli olursa muhakkak bu laikliğe karşıdır, eğer şöyle olursa buna karşıdır… Yapmayın, etmeyin yani! Bu, başkasının ekmeğine yağ sürer. Türkiye’yi bu paranoyalardan kurtaralım. Paranoya budur. Şimdi, söylemek istediğim bir tanesi bu.

İkincisi: Sayın İnce, ben geçmişimi biliyorum, geçmişimin gizli bir tarafı da yoktur. Ben, yasalara aykırı hiçbir iş yapmadım. Ben, kendi partimden ihraç edildim, o dönem sizin partinizin “evet” dediği bir yasa tasarısına “evet” demediğim için. O “evet” demediğim tasarı, bugün, Türkiye’yi mesleksizler toplumu hâline getirdi. Kelimeyi tam anlayalım da, yine yanlış anlayanlar olur, Türkiye’yi mesleksizler toplumu hâline getirdi. Hepsi lise mezunu, iş arıyor. Hiçbir şeyi yok, becerisini ortaya koyamamış, niteliklerini ortaya koyamamış, okulda da bunu öğrenememiş. O zaman, benim partim beni ihraç etti. Benim partim…

MUSTAFA ÖZYÜREK (İstanbul) – Hangi parti? Birkaç misal olunca…

DEVLET BAKANI VE BAŞBAKAN YARDIMCISI CEMİL ÇİÇEK (Ankara) – Hani yeri gelince deniliyor ya, işte, şudur, budur diye.

MUSTAFA ÖZYÜREK (İstanbul) – Hangisi ihraç etti?

DEVLET BAKANI VE BAŞBAKAN YARDIMCISI CEMİL ÇİÇEK (Ankara) – Evet… Ondan sonraki sürece bakarsanız, Türkiye’de, ben Refah Partili olmadım. Eğer her bildiğiniz böyleyse, yazıklar olsun! O zaman, bilmeden nelerin yanlış şeyi içerisindesiniz. (AK Parti sıralarından alkışlar)

DEVLET BAKANI VE BAŞBAKAN YARDIMCISI CEMİL ÇİÇEK (Ankara) – Milliyetçi Hareketi Partili olmadım.

ZEKERİYA AKINCI (Ankara) – Hangi partiden oldun?

DEVLET BAKANI VE BAŞBAKAN YARDIMCISI CEMİL ÇİÇEK (Ankara) - Bir organik bağım olmadı, bir organik bağım olmadı. O da Türkiye'nin bir partisidir, bir saygın partisidir, paylaştığım değerler var. Ama bir siyasi ilişki olarak Milliyetçi Hareket Partisiyle benim bir siyasi ilişkim olmadı. Bunu da böyle bilin. Eğer her bildiğiniz böyleyse yazıklar olsun size. Evet, yazıklar olsun! (AK Parti sıralarından “Bravo” sesleri, alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Cemil Çiçek (AK Parti, Ankara). “Türkiye cumhuriyeti anayasasının bazı maddelerinde değişiklik yapılması hakkında (s.s.101)”. TBMM Genel Kurulu, 59. Birleşim tutanağı, 6 Şubat 2008. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/cemil-cicek-23-2008-02-06-turkiye-cumhuriyeti-anayasasinin-bazi-maddelerinde-degisiklik-yapilmas-4 (erişim: 29 Ekim 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
