# Mürettebatın gemide barınmasına ilişkin 133 sayılı sözleşme ( s. sayısı : 175 )

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Cengiz Kaptanoğlu (AK Parti, İstanbul)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 2. Birleşim
- **Tarih:** 2 Ekim 2003
- **Gündem:** MÜRETTEBATIN GEMİDE BARINMASINA İLİŞKİN 133 SAYILI SÖZLEŞME ( S. SAYISI : 175 )
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/cengiz-kaptanoglu-22-2003-10-02-murettebatin-gemide-barinmasina-iliskin-133-sayili-sozlesme-s-sayis

> Cengiz Kaptanoğlu (AK Parti), 2 Ekim 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 2. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: MÜRETTEBATIN GEMİDE BARINMASINA İLİŞKİN 133 SAYILI SÖZLEŞME ( S. SAYISI : 175 )); konuşma 905 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

AK PARTİ GRUBU ADINA CENGİZ KAPTANOĞLU (İstanbul) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; görüşülmekte olan 175 sıra sayılı Gemi Adamlarının Barınmasına İlişkin Ek Uluslararası Anlaşmanın Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı üzerinde AK Parti Grubu adına söz almış bulunuyorum; hepinizi saygıyla, sevgiyle selamlıyorum.

Değerli milletvekilleri, bugün, çok mutluyum. Mutlu olmamın sebebi sırf Beşiktaş değil. İkincisi, yine, bugün, yeni yasama yılına, denizcilik sektörüyle ilgili bir kanunla başlamanın mutluluğunu yaşıyorum. Üçüncüsü, size, bütün milletvekillerimize, ayrıca, bir teşekkür borcum daha var. 22 nci Dönem Birinci Yasama Yılında burada fevkalade denizciliği konuştuk, hep beraber konuştuk ve bu konuşmamızın dışında hükümetlerimiz de fevkalade radikal kararlar aldı ve hatta hatta bugün denizcilik sektöründe bir reform niteliğinde söylenen kararlar alındı. Dolayısıyla, hem hükümetimize hem de bütün milletvekillerimize, ben de denizcilik sektörü mensubu olarak tekrar teşekkür ediyor, saygılarımı sunuyorum ve hatta bir şey daha söyleyeyim -o da gurur abidesidir- yine, Birinci Yasama Yılında, denizcilikle ilgili, Türkiye Büyük Millet Meclisinin yaptığı bütün görüşmeler, Türkiye Büyük Millet Meclisinin bundan evvelki tüm yasama yıllarındaki söylemlerinden fazla. O zaman, hem 22 nci Dönem milletvekilleri olarak ve hem de denizcilik sektörünün bir mensubu olarak gurur duyuyorum. Eğer biz bu diyaloğu devam ettirirsek, eğer biz bu diyaloğumuzda devam eder, hükümetlerimiz aldığı kararlara devam ederse, zannediyorum, hep birlikte, ülkemizi bir denizci millet ve denizci ülke yapacağız.

Bakın, bu yasaya gelmeden evvel sizi biraz bilgilendirmek istiyorum. Sayın Öymen'e de, yaptığı konuşmasından dolayı çok teşekkür ediyorum ve Sayın Öymen'in bize burada teklif ettiği, AK Partiden ve Cumhuriyet Halk Partisinden denizcilikle ilgili deneyimli arkadaşların mutlaka bir araya gelip bu çalışmalara hem hız vermesi lazım hem de yardımcı olması lazım.

Bakın, ne oldu; geçen dönemde alınan veya hükümetimizin bu sene aldığı en önemli iki karardan birincisi Özel Tüketim Vergisinin yeni sene başından beri kabotajda alınmamasıydı. Bu çok önemli bir karardı. İkincisi, liman masraflarının yüzde 50'lere varan indirimiydi. Bakın, ne oldu biliyor musunuz bu kısa dönemde; biliyorsunuz, turizm mevsimini kapattık; ama, o gemiler daha da geliyor. Bugün, yüzde 50 indirimi duyan kruvaziyer gemilerle ilgili gemi sahiplerinden her gün biri, diğer bir gün başka biri ülkemize geliyor. Niçin; çünkü, senede 20 tane, 40 tane gördüğümüz o büyük, o muhteşem, tanesi 750 000 000 dolar olan gemilerin, bu tarifelerden sonra, inşallah, seneye 300 tanesi, 500 tanesi, 600 tanesi gelecek. Niçin geliyorlar... Limanlar yetmiyor. Yeni limanlar veya uğrak yapmadığı yerlere, mesela, İzmir'e daha çok gelmeler sağlanacak. Bugün Marmaris'te, bugün Kuşadası'nda, bugün İstanbul'da, bugün Antalya'da, yeni yeni limanlar ve yeni yeni uğrak arayışlarıyla, şu üç aylık dönemde, bu limanlara önceki dönemin fevkinde gemiler geldi.

Gemiler geldi, ne oldu; gemilerin liman masrafı önemli değildi; bizim iktidarımız bunu duydu; içinde gelen turist önemliydi. Burada alışveriş yapan ve ticaretle uğraşan zengin turistlerin gelmesi, o yörelere de büyük katmadeğer kattı.

Ben inanıyorum ki -onun çalışmalarını yapıyoruz, hem de proje bazında çalışmalarını yapıyoruz- seneye 1 Temmuzda, kabotajda, zannediyorum, kruvaziyer gemisi olan, feribotları olan, yani, yolcu taşımacılığına önem veren ve deniz turizminde de ticarî hatları artıran, hem de bugün en önemli olan trafiği denize indirme ve enflasyonu düşürme ve ucuz taşımacılık olan yük taşımacılığında da fevkalade duruma geleceğiz.

Mesela, bir şeyi daha örnek vereyim -bir gurur abidesidir- bugün, 30 000 000 ton olan hampetrolün sevkinin yüzde 85'ini Türk Bayraklı gemilerle yapmanın gururunu taşıyoruz. Bu gemiler, bugün konuştuğumuz uluslararası konvansiyonun en üst düzeyinde bulunan ve değeri 50 000 000-60 000 000 dolar civarında olan çevreci ve 1 yaşında gemiler. Demek ki, ilgi gösterildiği zaman, hele, Türk yüklerinde kendi gemileri öncelik taşıdığında, sermaye önemli olduğu için fevkalade bir derece alıyoruz.

Ben bu kararların, bu uluslararası sözleşmelerin, bugüne kadar Türkiye'ye böyle yirmibeş otuz sene sonra gelmesindeki sebebi, geçmiş dönemlerin denizciliğe olan ilgisinin azlığına bağlıyorum. Bu Meclis, denizci meclisi olmadı, denizi hiç konuşmadı. Ben de o dönemlerde vardım; ben de konuşturamadımsa, belki, benim de eksikliğim var; ama, konuşulmadı. Niçin buraya geliyorum bunu söylüyorum... Ama hiç zannetmeyin ki, bugün deniz ticaret filosunda, hele hele son seneler, yani, 1980'den itibaren Türkiye'de denizcilik sektöründe bir kısmının inşaına önem verildikten sonra, yeni yapılan gemilerin hepsi, bu uluslararası konvansiyonun şartlarını haiz gemilerdir. Dolayısıyla, yani, gemi mürettebatının yaşam vasıflarının yükseltilmesi, Türkiye'de de yirmi yirmibeş sene evvel Türkiye'nin bütün gemilerinde mevcut.

Şimdi, çok önemli bir mesele var; ben Sayın Öymen'e orada katılıyorum, bir çalışmamız lazım. Türkiye'nin uluslararası platformda iyi bir denizci ülke olması da istenmiyor. Yani, Türkiye'nin, rekabet edebilir, denizciliği bilen, güçlü bir denizci ülkesi olması, uluslararası platformlarda kabul olunmuyor. Bugüne kadar, bu meselelerde sırf Türk Bayraklı deniz ticaret filosu gelişmesin diye, karşı ülkelerin ve bizim gelişmemizi istemeyen ülkelerin mensupları da bugün gelinen bu kötü durumu karşımıza çıkardılar. Evet, üzülerek söylüyoruz, Türk deniz ticaret filosunun, bugün, Sayın Öymen'in dediği gibi, 36 gemisi yasaklanmakta ve çok koyu gri sırasındadır. Ama, teklifimiz şudur, inşallah onu yapacağız: Biz, uluslararası platformlarda denizciliği bilenle, denizcilik bilgisinin en üst seviyesine çıkmış ve uluslararası ilişkilerde tecrübesi bulunan arkadaşlarla, o uluslararası arenada Türkiyemizi müdafaa eder ve biz denizciler, bugün dünyada olan uluslararası kaidelere tam riayet edersek, bu sıkıntı ortadan kalkacaktır. Onun için, bütün çabamız ve bugün gururla da onu söyleyeyim, bugün Ulaştırma Bakanlığımıza bağlı Deniz Müsteşarlığımız, tamamen uluslararası ilişkilerde bulunmuş, denizcilik fakültelerinden mezun, deniz kuvvetlerinden mezun pırıl pırıl arkadaşlarımızla donatıldı. Ben, bu yaşıma kadar, hiçbir zaman denizcilik kurumlarının böylesine bu meseleyi bilen arkadaşlarla donatıldığını görmemiştim. Onun için de umut içindeyiz ve gene sizlerden aldığımız güçlerle, bu Meclisimiz ve bu hükümetimiz, inşallah, Cenabı Allah bizlere o günleri gösterecek, bu ülkemiz, denizci millet, denizci ülke olacak, Türk Bayrağımızı dünyanın her yerinde, her limanında, her ülkesinde taşıyacaktır.

Ben, bu kanuna da bizim, AK Parti Grubu olarak destek vereceğimizi söylüyor ve kanunumuzun denizciliğe hayırlı olmasını diliyor, saygılar sunuyorum. (Alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Cengiz Kaptanoğlu (AK Parti, İstanbul). “Mürettebatın gemide barınmasına ilişkin 133 sayılı sözleşme ( s. sayısı : 175 )”. TBMM Genel Kurulu, 2. Birleşim tutanağı, 2 Ekim 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/cengiz-kaptanoglu-22-2003-10-02-murettebatin-gemide-barinmasina-iliskin-133-sayili-sozlesme-s-sayis (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
