# Sosyal sigortalar ve genel sağlık sigortası kanunu ile bazı kanun ve kanun hükmünde kararnamelerde değişiklik yapılması hakkında (s.s.119)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 23. Dönem)
- **Konuşmacı:** Çetin Soysal (CHP, İstanbul)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 92. Birleşim
- **Tarih:** 17 Nisan 2008
- **Gündem:** SOSYAL SİGORTALAR VE GENEL SAĞLIK SİGORTASI KANUNU İLE BAZI KANUN VE KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMELERDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA (S.S.119)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/cetin-soysal-23-2008-04-17-sosyal-sigortalar-ve-genel-saglik-sigortasi-kanunu-ile-bazi-kanun-ve-k

> Çetin Soysal (CHP), 17 Nisan 2008 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 92. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: SOSYAL SİGORTALAR VE GENEL SAĞLIK SİGORTASI KANUNU İLE BAZI KANUN VE KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMELERDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA (S.S.119)); konuşma 556 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

ÇETİN SOYSAL (İstanbul) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Sosyal güvenlik yasasını görüşüyoruz. Tabii ki, sosyal güvenlik yasası halka rağmen gerçekten bir dramı yansıtıyor. Ama herkes bilsin ki, bu sosyal güvenlik yasası ilk Cumhuriyet Halk Partisi iktidarında değişecektir.

MEHMET NİL HIDIR (Muğla) – Ne zaman olursa, bekleyin, bekleyin!

ÇETİN SOYSAL (Devamla) – Değerli arkadaşlar, böbürlenme, böbürlenme padişahım senden büyük Allah var, senden büyük Allah var. Hiç böbürlenmeyin.

MEHMET NİL HIDIR (Muğla) – Evet, Allah çok büyük. Biz böbürlenmiyoruz.

ÇETİN SOYSAL (Devamla) – Halk bunu görüyor.

MEHMET NİL HIDIR (Muğla) – Vatandaş senin yerini görsün!

ÇETİN SOYSAL (Devamla) – Halka, çivi çaktığınızı iddia ediyorsunuz. Halk bunları görüyor. İnsan etine nasıl çivi çaktığınızı, bunu, tüm kamuoyu izliyor.

MUHARREM VARLI (Adana) – Doğru söylüyorsunuz, bunlar çivi çaktılar, doğru.

ÇETİN SOYSAL (Devamla) – Değerli arkadaşlarım, sosyal hukuk devleti güçsüzleri güçlüler karşısında koruyarak gerçek eşitliği, yani sosyal adaleti ve toplumsal dengeyi sağlamakla yükümlüdür. Bu da anayasal güvence altına alınmıştır. Burada temel olan amaç bireyin korunması ise sosyal güvenliğin ve sosyal adaletin de sağlanması gerekir. Ne yazık ki tasarı sosyal adaleti sağlamamaktadır.

Yine, gerçekten, en demokratik hak olan örgütlenme hakkı, sendikalı olma hakkı da son derece işlemeyen bir noktaya gelmiştir. Bunları birkaç örnekle de sizlere açıklamak istiyorum.

Değerli arkadaşlarım, bütün sendikalar, sendikalaşma, toplumu örgütsüz kılan bir anlayışa tepki göstermeye çalışıyor. Bunun birçok örneği var. En son örnek, özellikle kamuda… Maalesef, kamu, yani devlet, devleti temsil eden kamu kurumlarında çalışanların sorumluluğunu üstlenmeme noktasına gelmiştir. Bunu taşeronlaştırarak o sorumluluktan kaçma anlayışı içerisinde olduğunu söylemek mümkün. Yine buna örnek olarak da İstanbul Büyükşehir Belediyesinin İstanbul Deniz Otobüsleri İşletmelerinin iştiraki olan BİMTAŞ’ta çalışanlar, 496 BİMTAŞ çalışanı, yani İstanbul Deniz Otobüsleri İşletmesi bünyesinde çalışanlar, maalesef, sendikalı olma girişimlerinden ötürü tehditle işlerinden çıkartılma noktasına gelmiştir. “Ya sendikalı olmaktan vazgeçeceksin ya da işine son vereceğiz.” anlayışı egemen olmuştur ve sendikalı olmaktan vazgeçen 20 kişi… Belli kişiler elbette ki iş kaybetme korkusuyla geriye çekmişlerdir ve böyle baktığımız zaman da 20 kişi dün işten çıkartıldı. Hâlbuki anayasal güvence altına alınmıştır: Anayasa’nın 51’inci maddesi. Avrupa Birliğine girme noktasında olduğumuz bu süreçlerde Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 11’inci maddesine göre de burada bir hukuksuzluk vardır. Ne yazık ki bu hukuksuzluk her anlamda devam ediyor. BİMTAŞ çalışanlarının yanı sıra yine sendikaya üye olma noktasında kalan Yörsan’da da aynı noktada, Tuzla’da da aynı noktada, diğer yerlerde de aynı noktada olduğunu söylemek mümkündür.

Değerli arkadaşlarım, tabii ki bunlarla ilgili söylenecek çok şey var ama ben, yine bu noktada güneydoğudaki tarım işçilerine de değinmek istiyorum, mevsimsel tarım işçileri. Bunların hiçbir sosyal güvenliği yok. Afyon’da daha yeni 15 kişi öldü. İlkel şartlarda çalışan işçilerimizden -ilkel şartlarda ulaşımları sağlandığı için- geçen sene 75 kişi ölmüştü. Bu sene mevsim daha yeni başladı, 15 kişi daha Urfa’dan geldi ama ne yazık ki, Afyon’da ölümle karşılaştılar.

Bu insanların hiçbir sosyal güvenliği yok. Sayın Bakan, bunları mutlaka güvence altına almamız lazım. Bunlar, gerçekten çok zor koşullar altında yaşamlarını idame ettiriyorlar. Bunun için de bunların sosyal güvenlik şemsiyesi altına alınması gerekir, kayıt altına alınması gerekir. İlkel şartlarda ulaşımları ortadan kalkmalıdır. Buna da hassasiyetle değinilmesi gerektiğine inanıyorum.

Değerli arkadaşlarım, demokrasi diyoruz; elbette ki özgür birey, demokratik toplum, örgütlü toplum demokratik devletle mümkün olur. Bireyin örgütlenme hakkı da kesinlikle sağlanmalıdır diye düşünüyoruz.

Tuzla tersaneleriyle ilgili de Türkiye Büyük Millet Meclisinde 26 Şubatta bir komisyon oluştu, komisyon oluşmasına karar verildi. Orada ölümler devam ediyor. İnsan Hakları Komisyonu buralarla ilgili raporlar hazırladı.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Çetin Soysal (CHP, İstanbul). “Sosyal sigortalar ve genel sağlık sigortası kanunu ile bazı kanun ve kanun hükmünde kararnamelerde değişiklik yapılması hakkında (s.s.119)”. TBMM Genel Kurulu, 92. Birleşim tutanağı, 17 Nisan 2008. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/cetin-soysal-23-2008-04-17-sosyal-sigortalar-ve-genel-saglik-sigortasi-kanunu-ile-bazi-kanun-ve-k (erişim: 29 Ekim 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
