# Bazı alacakların yeniden yapılandırılması ile sosyal sigortalar ve genel sağlık sigortası kanunu ve diğer bazı kanun ve kanun hükmünde kararnamelerde değişiklik yapılmasına dair kanun (s.s.:606)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 23. Dönem)
- **Konuşmacı:** Çetin Soysal (CHP, İstanbul)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 56. Birleşim
- **Tarih:** 1 Şubat 2011
- **Gündem:** BAZI ALACAKLARIN YENİDEN YAPILANDIRILMASI İLE SOSYAL SİGORTALAR VE GENEL SAĞLIK SİGORTASI KANUNU VE DİĞER BAZI KANUN VE KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMELERDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN (S.S.:606)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/cetin-soysal-23-2011-02-01-bazi-alacaklarin-yeniden-yapilandirilmasi-ile-sosyal-sigortalar-ve-gen

> Çetin Soysal (CHP), 1 Şubat 2011 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 56. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: BAZI ALACAKLARIN YENİDEN YAPILANDIRILMASI İLE SOSYAL SİGORTALAR VE GENEL SAĞLIK SİGORTASI KANUNU VE DİĞER BAZI KANUN VE KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMELERDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN (S.S.:606)); konuşma 524 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

ÇETİN SOYSAL (İstanbul) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 606 sıra sayılı Tasarı’nın 38’inci maddesindeki değişiklik önergesiyle ilgili söz almış bulunuyorum. Hepinizi sevgiyle selamlıyorum.

Değerli milletvekilleri, bugün burada bir torba yasasını görüşüyoruz. Bu torba ne yazık ki, geçmişte tombalacılar vardı, o tombalacıların torbası vardı, o tombaladan hangi numara çıkacağı belli olmayan bir torbaya benziyor. O kadar çok şey birbirine karıştı ki gerçekten anlamak çok güç. Burada elbette ki destek vereceğimiz birtakım konular olduğu gibi, bunun yanı sıra gerçekten hiçbir dönem Türkiye’de çalışma koşullarını bu kadar ağır, bu kadar tehlikeli, bu kadar işçilere dönük, çalışanlara dönük, özellikle 4/C kapsamı gibi, 4/B kapsamı gibi birtakım kapsamları alarak taşeronlaşmayı öne çıkaran bir anlayış olmamıştır. Bu da sizin gerçekten Türkiye’yi nereye götürdüğünüzün bir fotoğrafı olarak karşımıza çıkıyor ve bugün Türkiye’de yoksulluk diye bir gerçekle karşı karşıyayız. Yani bunu ben söylemiyorum, Türkiye İstatistik Kurumu söylüyor ve diyor ki: “Her 5 kişiden 1’i yoksulluk sınırının altında yaşantısını idame ettiriyor.” Tabii fotoğraflara baktığımız zaman da aslında yanılmıyoruz. Örneğin, Samsun’da iki buçuk aylık Kübra açlıktan ötürü yaşantısını kaybediyor. Yine, Adapazarı’nda, “Roman açılımı” diyorsunuz ya, o Roman açılımını Mecliste yapmaya kalkan sizler aslında Adapazarı’ndaki bir Roman mahallesine baktığınız zaman barakada yaşayan insanların o ilkel koşullarda yaşamak zorunda kalmasının sonucu olarak 2 tane çocuk, biri iki yaşında Hazal, diğeri dört yaşında Zeynep yaşamını yitiriyor. Yine Urfa Viranşehir’de on iki yaşındaki Hüseyin, çöp toplayarak hayatını idame ettirmek zorunda kaldığı için o çöp alanında çöp kamyonunun altında kalarak yaşantısını ne yazık ki kaybediyor. Yine Diyarbakır’da Ahmet’le Furkan gölette boğuluyor. Biri yedi yaşında, biri beş yaşında. Aslında baktığınız zaman, her birinin de altı yedi kardeşi daha var. Hani Başbakan diyor ya “Üç çocuktan aşağı…”

Aslında, baktığınızda, yoksulluğun, açlığın, sefaletin hangi koşullar altında yaşantıya geçtiğini görmek mümkün ve ne yazık ki sosyal devlet yok. Sosyal devletten Türkiye’yi uzaklaştırıyorsunuz. Sosyal devlet ve çalışma yasalarına da baktığımız zaman, gerçekten ilkel şartlarda… Bir 4/C, kölelik sistemi. Bu kölelik sistemi ne yazık ki en yaygın şekilde kullanılmaya başlanıyor; tekel işçilerinde var, tersanelerde var, başka yerlerde var. 4/B kapsamında da yine öğretmelerimiz, sağlık çalışanlarımız 4/B kapsamında, iş güvencesi olmadan çalıştırılmak zorunda kalınıyor ve gerçekten bir yandan iş kazaları, ölümlü iş kazaları -özellikle maden ocaklarında- yaşanıyor ama buna karşı hiçbir önlem alınmadığı gibi Türkiye’de sanayi toplumuna geçiş sürecindeki gibi bir çalışma sistemi hayata geçiyor.

Grup başkan vekillerinizden biri çıktı, CHP’yi statükocu olmakla suçluyor. CHP, her zaman için yeniliğin, her zaman için değişimin ama hepsinden de önemlisi demokrasiyi getiren ve geliştiren bir siyasi hareket olarak ortaya çıkmıştır, demokrasinin ta kendisidir. (AK PARTİ sıralarından alkışlar [!])

DURDU MEHMET KASTAL (Osmaniye) – Buna gülerim işte!

ÇETİN SOYSAL (Devamla) - Ama birileri var ki Türkiye’yi Orta Çağ’ın karanlığına götürüyor. O birilerini görmek istiyorsanız aynaya bakın kendinizi görürsünüz. Türkiye’yi Orta Çağ’ın karanlığına götüren anlayışın çalışma yasalarıyla, ilkel şartlarda yaratmış olduğunuz çalışma koşullarıyla, bir işçi düşmanı olarak, emek düşmanı olarak tarihe geçeceksiniz. O da Orta Çağ’ın karanlığında olması mümkün. Haddizatında Nazım Hikmet bunu çok güzel ifade etmiş. Nazım diyor ki:

“Bursa’da havlucu Recep’e,

Karabük fabrikasında tesviyeci Hasan’a düşman

Fakir köylü Hatçe kadına, ırgat Süleyman’a düşman

Sana düşman, bana düşman,

Düşünen insana düşman,

Vatan ki bu insanların evidir,

Onlar vatana düşman.” (AK PARTİ sıralarından “CHP’ye söyle” sesleri)

Saygılarımı sunuyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Çetin Soysal (CHP, İstanbul). “Bazı alacakların yeniden yapılandırılması ile sosyal sigortalar ve genel sağlık sigortası kanunu ve diğer bazı kanun ve kanun hükmünde kararnamelerde değişiklik yapılmasına dair kanun (s.s.:606)”. TBMM Genel Kurulu, 56. Birleşim tutanağı, 1 Şubat 2011. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/cetin-soysal-23-2011-02-01-bazi-alacaklarin-yeniden-yapilandirilmasi-ile-sosyal-sigortalar-ve-gen (erişim: 29 Ekim 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
