# Plan ve Bütçe Komisyonu toplantısındaki konuşma

- **Tür:** Komisyon konuşması (TBMM 28. Dönem)
- **Konuşmacı:** Cevdet Akay (CHP, Karabük)
- **Yer:** TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu
- **Tarih:** 4 Kasım 2026
- **Gündem:** Tutanak Metni
- **Tutanak (TBMM):** https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeKomisyonKonusmaTutanakDetay?tutanakId=91293
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/cevdet-akay-2026-11-04-ham-tutanak-1

> Cevdet Akay (CHP), 4 Kasım 2026 tarihinde TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu oturumunda konuştu (gündem: Tutanak Metni); konuşma 1.166 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

CEVDET AKAY (Karabük) - Teşekkürler Başkanı.

Sayın Başkanım, değerli Komisyon üyeleri, Sayın Bakanım, çok kıymetli bürokratlar; ben de hepinizi sevgi ve saygıyla selamlıyor, bütçemizin hayırlı olmasını temenni ediyorum.

Tabii, Ticaret Bakanlığı çok önemli bir bakanlık; reel sektörle ilgili de bir sürü kararın uygulandığı, hayata geçirildiği, kayıt dışı ekonomiyle mücadele açısından, kaçakçılıkla mücadele açısından, uyuşturucuyla mücadele açısından kritik görevleri olan bir bakanlık. Buna mukabil, bütçesine baktığımız zaman da 104,2 milyar TL'lik bir bütçeden bahsediyoruz, geçen yıl 76 milyarmış Sayın Bakanım yani burada yüzde 36,8'lik bir artış söz konusu. Genel bütçe büyüklüğü içerisindeki payı da -27,2 trilyonun içerisinde baktığımız zaman da- binde 3,8. Gerçekten çok yetersiz bir bütçe, artırılması gerekir. Bizim görüşmelerde önergemiz olacak, belli yerlerde, alt programlarda bütçenin artırılmasıyla ilgili, özellikle kaçakçılıkla mücadelede teknik cihazların da alınmasına yönelik, teknik ekiplerin donatılmasına yönelik; umarım, burada o teklifimiz kabul edilir çünkü bir taraftan Ticaret Bakanlığının enflasyonla mücadele gibi bir görevi de var. Yani, fahiş fiyatlarla mücadele edilirken bir taraftan da enflasyonun kontrol altına alınmasıyla ilgili bir mücadele de söz konusu, buralara da ayrılacak imkânlar ve buradaki denetimlerin de sağlıklı yapılması açısından ayrılması gereken bütçeler var.

Enflasyon oranı yeni açıklandı, aylık 2,58 TÜİK'in açıkladığı, yıllık yüzde 29,77. Yani, dünyanın en yüksek 6 enflasyonundan birini yaşıyoruz, gıda enflasyonunda da ilk 5'teyiz. Tabii, bu rakamlar Trading Economics'in verdiği resmî rakamlar. Mücadele devam ediyor ama bir taraftan da böyle yüzde 30'larda direnen bir enflasyonla karşı karşıyayız. Fahiş fiyatlarla mücadele edilirken, denetimlerle mücadele edilirken kesilen ciddi para cezaları da var tabii bir taraftan 2,9 milyarı bulan. Yine, aşağı yukarı stokçulukla ilgili mücadelede de ciddi kesilen cezalar var ama baktığımız zaman bunların ne kadar etkili olduğu konusunda tereddütler var, burada bir düzenlemeye ihtiyaç var yani sadece para cezasıyla olaylar çözülmüyor. Şimdi, idari para cezaları da bütçede çok ciddi bir boyutta, rakamda. Mesela, trafik cezalarından bu sene 150 milyar TL hedef bekleniyor. Bakıyorsunuz, Ticaret Bakanlığının bütçesine, 104 milyar, bunu hiçbirimizin kabul etmemesi lazım yani 104 milyarlık bir Ticaret Bakanlığı bütçesi hakikaten olacak iş değil. Ben buradan ilgilileri, yetkilileri de tekrar uyarıyorum: Böyle önemli bir Bakanlığın, gümrüklerin de bağlı olduğu bir Bakanlığın bütçesinin kayda değer bir rakam olması gerekiyor, ayarlamaların mutlaka yapılması gerekiyor.

Burada özellikle reel sektörün sıkıntılarından bahsetmek isterim. En son fon kriziyle yaşadığımız çok ciddi bir olay var: "Fon yolsuzluğu" "fon dolandırıcılığı" ismine ne derseniz deyin; siyasetçi, bürokratçı ve özel sektörle iç içe geçmiş bir yapıdan, organize bir yapıdan bahsediyoruz. Bunu sadece biz söylemiyoruz, bunu yani iktidar partisinin önemli isimleri de söylüyor, bakanlar da söylüyor, bunun da mücadele edilmesi gerektiğini söylüyorlar. Reel sektör kısmını da ilgilendiren ciddi bir krizle karşı karşıyayız, bu da -Merkez Bankası verileriyle konuşuyorum- 3 bin reel sektör firmasının 116 milyar TL'si bu sorunlu fonlarda takılmış, resmî beyan, ifade edilmiş, kitlenmiş. Şimdi, bunlar çekini kesmiş, vergisini ödeyecek, işçisinin parasını ödeyecek, ham madde alacak, üretim yapacak. Şimdi, bunların 57 milyarı para piyasası fonlarında, bir kısmı buradan süratle alınacaktır ama sırayla 31 milyar ve 28 milyar gibi rakamlar da hisse senedi paylarında ve diğer serbest fonlarda. Şimdi, bir taraftan krediye ulaşması zor olan, üretim yapıp faaliyetlerine devam etmeye çalışan, girdi maliyetlerinin yüksek olduğu bir ortamda işçilerini de çıkartmadan hayatını devam ettirmeye çalışan bir reel sektör kitlesinden bahsediyoruz. Bunların krediye ulaşımında ve düşük faizli, sübvansiyonlu krediye ulaşımında sıkıntılar yaşıyoruz. Kamu bankaları, görevini yapması gereken birtakım kamu bankaları başka alanlara kaynak aktarırken buradaki, reel sektördeki, sizin Bakanlığınızın da ilgilendiği alandaki firmalara KOBİ kredileri dâhil, kredi garanti fonu kapsamında krediler dâhil, nefes kredileri dâhil yeterince yaygın bir şekilde ulaşamıyorlar. Limit tahsis ediliyor, açılıyor, tahsis edilir edilmez süratle, hemen ilgili genel müdürlüğün veya şubedeki yöneticilerin kendi alanındaki bildikleri firmalara veya tavassutla yönlendirmeler var, bir kere buna kesinlikle son vermek lazım, sübvansiyonlu kredileri ve bu tip tahsis edilen kredileri ihtiyacı olan noktalara yaygın bir şekilde kullandırmak lazım. Aksi takdirde, önümüzdeki dönemde ileri vadeli kesilen çeklerin zamanı, günü geldiğinde bunların ödenmesinde sıkıntılar yaşanacak, bunları hep beraber göreceğiz, karşılıksız çek sayıları artacak. Bakın, rakam vereyim ben size karşılıksız çek sayılarıyla ilgili. Bir kere takipteki KOBİ kredilerinin de miktarı bir hayli yükseldi. Genel takipteki oran bütün kredilerde 3,24'ken KOBİ kredilerinde 4,33 yani 345 milyar civarında KOBİ'nin sorunlu kredisi var. Burada karşılıksız çek sayısında ve konkordato ilan eden firmalar sayısında ciddi artışlar da söz konusu. Bu çeklerin vadeleri geldiğinde bu rakamlar daha da kontrol edilemez vaziyete doğru ilerleyecek ve işçi çıkartmaları, firma kapatmaları çok daha da artacak. Üretimi, istihdamı geliştirelim diyoruz, buraya teşvikler verelim diyoruz ama verdiğimiz yatırım teşviklerinin büyük bir bölümünün de belirli firmalara yönlendirildiğini görüyoruz. Vergi, muafiyet, istisna ve indirimler bu firmalara veriliyor. 4,8 trilyonluk tahsilinden vazgeçilecek bu bütçede bir vergi harcaması var muafiyet, istisna ve indirimler yoluyla. Bunların ne kadarı gerçekten hak eden firmalara kanalize ediliyor? EXIMBANK Genel Müdürü de burada, yanılmıyorsam tanıtımda vardı, şimdi yerinde değil herhâlde. EXIMBANK'a da çok önemli bir görev düşüyor ihracatı geliştirme açısından. Burada ihracatın finansmanı olayı çok çok önemli. Şunu da merak ediyorum, açıklanırsa sevinirim: Özellikle yurt dışına ihracat yapan firmalarla ilgili ön finansmanla alakalı ne durumdayız? Yani bu konuda EXIMBANK'ı veya diğer sigorta şirketlerini ne kadar devreye aldık? Şunu kastediyorum: Buradan ihracat yapılan malın dışarıda bir alıcısı var, ithalatçısı var. Bu ithalatçı da belirli bir vadede parayı ödüyor. Ön finansman çok önemli, zaten finansmana ihtiyacı var reel sektördeki firmaların, ihracat eden firmaların. Burada kredi sigorta sistemi devrede mi? Mesela, Coface, Hermes'le iş birliği yapan Türkiye'den sigorta şirketlerimiz var mı? Türk sigorta şirketi vardı, eskiden Anadolu Sigorta bunu yapardı ama sorunlu birtakım olaylar olduğu için piyasadan çekilmişti bir ara. Bu arada EXIMBANK'ın bu konuda çok kilit görev alması çok çok önemli yani potansiyelli midir, yeterli midir, bu konuda da cevap verirseniz seviniriz.

Şimdi, bir de olayın tabii, gümrük kısmıyla ilgili... Çok kıymetli bir sanatçı Canan Tolon, 25'inci Vehbi Koç Ödülü sahibi olan bir sanatçı. Şimdi, diyor ki bu hanımefendi: "İngiltere'deki sergi için gönderdiğim heykeller gümrükte parçalandı." Tam da yerini tespit edememiş ama fotoğraflardan T.C.'yi görmüş, tahmini de şu: Türkiye-Bulgaristan sınırı çıkışında. Ben görüntüsünü şöyle göstereyim Sayın Bakanım, buradan daha rahat tespit olabilir. Buradaki sıkıntı şu: Yani heykeller gümrükte balyozla parçalanmış, metal armatürlere de prosedür gereği el konulmuş. Tahmin ediyorum, kaçakçılıkla ilgili bir şey mi var diye acaba parçalandı, edildi? Bizimle ilgisi var mı? O konuyla ilgili bilginiz var mı, bilmiyorum, çok daha yeni.

TİCARET BAKANI ÖMER BOLAT - Araştırıyoruz.

CEVDET AKAY (Karabük) - Araştırdığınıza da mutlu oldum. Hani bunun gerçekten araştırılıp bu uygulamayı yapanlarla ilgili de gerekli hesabın mutlaka sorulması gerekir.

TİCARET BAKAN YARDIMCISI SEZAİ UÇARMAK - Bir kısmı kayıtsız.

CEVDET AKAY (Karabük) - Kayıtsız mıymış?

TİCARET BAKANI ÖMER BOLAT - Bir kısmı kayıtsızmış.

CEVDET AKAY (Karabük) - Prosedüre uyulmamış yani.

TİCARET BAKANI ÖMER BOLAT - Uyuşturucu şeyinde biraz...

CEVDET AKAY (Karabük) - Ama bunun daha kolay yöntemleri var Sayın Bakan Yardımcım, kırılarak olmaz. O zaman ne gerekiyor? Bizim teklif ettiğimiz önergedeki o çok ciddi rakam, biz 200 milyar civarında size bir bütçe teklif edeceğiz. O teknik ekiplerin alınıp o cihazlarla o sanat eserleri veya ilgili malzemeler kırılmadan dışarıdan tespit edilmesi gerekiyor. Teknoloji buna müsait.

İhracatla ilgili geliştirmelerin mutlaka tamamlanması gerekiyor. Kronik dış ticaret açığı yüzde olarak baktığımız zaman dünya ticaret hacmi içerisinde yüzde 1'lerde. Bununla ilgili olumlu gelişmeler yapılmasını bekliyoruz.

Hepinizi saygıyla selamlıyorum.

---

**Kaynak gösterme:** Cevdet Akay (CHP, Karabük). “Plan ve Bütçe Komisyonu toplantısındaki konuşma”. TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu tutanağı, 4 Kasım 2026. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/cevdet-akay-2026-11-04-ham-tutanak-1 (erişim: 4 Kasım 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeKomisyonKonusmaTutanakDetay?tutanakId=91293

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
