# Aile hekimliği pilot uygulaması hak.kan.tas.(ss : 680 )

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Cevdet Erdöl (AK Parti, Trabzon)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 21. Birleşim
- **Tarih:** 24 Kasım 2004
- **Gündem:** AİLE HEKİMLİĞİ PİLOT UYGULAMASI HAK.KAN.TAS.(SS : 680 )
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/cevdet-erdol-22-2004-11-24-aile-hekimligi-pilot-uygulamasi-hak-kan-tas-ss-680

> Cevdet Erdöl (AK Parti), 24 Kasım 2004 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 21. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: AİLE HEKİMLİĞİ PİLOT UYGULAMASI HAK.KAN.TAS.(SS : 680 )); konuşma 1.006 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

AK PARTİ GRUBU ADINA CEVDET ERDÖL (Trabzon) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Öncelikle, bugün, 24 Kasım Öğretmenler Günü; tüm öğretmenlerimizin, yaşayanlarına uzun ve sağlıklı ömür, ölenlerine rahmet dileyerek sözlerime başlamak istiyorum.

Aile hekimliği konusuna girmeden önce, bunun sağlıkta dönüşümün bir parçası olduğunu bilmemiz lazım. Sadece, bu dört ayaktan birini alıp, yalın olarak ona baktığımız zaman, eksik olarak değerlendirme ihtimalimiz var. Nedir bu dörtlü dediğimiz?.. Bir sacayağı gibi düşündüğümüz zaman, mutlaka, bunun, dördünün bir arada olması lazım. Genel sağlık sigortası, aile hekimliği, hastanelerin ve tedavi kurumlarının bir elden yönetilmesi, sigorta kurumlarının bir elden yönetilmesi gibi ciddî, sağlıkta dönüşümün dört temel esasını ele alarak, sağlıkta bir döşümü planlamış durumdayız.

Şimdi, bunlardan, sadece aile hekimliğini yalın olarak ele aldığımız zaman yanlış yaparız; ama, şu anda, mevcut uygulamadan size vereceğim iki küçük örnekle, bu aile hekimliğinin ne kadar gerekli olduğunu, halkımız için ne kadar ihtiyaç olduğunu anlayacaksınız.

Mesela, şu anda Ankara'nın merkezinde eğitim hastanesi konumunda olan bir hastanenin, otomasyon sistemine geçmiş bir hastanenin gayri resmî kayıtları elimde. Buraya muayeneye gelen 100 hastanın 80'i, bizim "birinci basamak aile hekimliği" dediğimiz seviyede tutulabilecek hastalar; yani, hastaneye gelen 100 hastadan 80'i bu hastaneye lüzumsuz gelmiş. Böyle bir mantıkla, böyle bir anlayışla, sağlık sistemimizi ne kadar daha ileriye götürebiliriz; bunun imkânı var mı?!

ALİ ARSLAN (Muğla) - Bütçe uygulama talimatıyla gelmiş.

FERİT MEVLÜT ASLANOĞLU (Muğla) - Sağlıkocakları var ya!

CEVDET ERDÖL (Devamla) - Şimdi, birincisi bu.

Bir diğer konu: Bakıyoruz ki, Emekli Sandığı, Bağ-Kur, Sosyal Sigortalar Kurumu mensuplarını ve yeşilkartlıları topladığımız zaman, nüfusumuzun yüzde 105'inden daha fazlası sigortalı halde. Halbuki, bunun içinde hiç sigortalı olmayanlar var; yani, belki de, 10 000 000-15 000 000 kayıtdışı sigortalı hastamız var, kişi var. Böyle bir sigortacılık ve hastanecilik sisteminin çalışması, uygar halde çalışması mümkün değil.

Burada ne yapacağız; öncelikle, muhalefet partisinden sayın sözcülerin de söylediği gibi, birinci basamağı mutlaka güçlendirmemiz lazım. Biz bunu aile hekimliği olarak söylüyoruz, siz başka bir şey söylüyorsunuz; olabilir; ama, netice itibariyle, birinci basamak hekimlik sistemini, mutlaka ve mutlaka çok sağlam bir şekilde tutmalıyız ve sevk zincirini muhakkak oluşturmamız lazım. Yani, bir kişi aklına estiği zaman, tansiyonumu ölçtüreyim diye eğitim hastanesine gitmemeli, hastanelere gitmemeli; kendi aile hekimine müracaat etmeli. Kendi aile hekimi, eğer gerekli görürse, bir iç hastalıkları uzmanına veya kardiyoloji uzmanına veya başka bir uzmana kendisini göndermeli. Bu sevk zinciri olmadan hastaların hastanelere müracaatını mutlaka engellememiz lazım. Aksi halde, dünyanın ne kadar bütçesi varsa hepsini de koysanız, Türkiye'de sağlık sisteminin bu çarpıklığını düzeltmeniz mümkün değil. Yani, her şey para değil, sistemi iyi oturtmanız lazım. Sistemi oturtmanın temel esası, aile hekimliği dediğimiz birinci basamak sağlık sistemini kurmak, hastaların kendi istekleri, kendi iradeleri doğrultusunda istedikleri hastaneye başvurmalarını engellemek; bu sevk zincirini oluşturmak. Bu da, zaten, tüm dünyanın, tıbbın kabul ettiği bir gerçektir. Buna, zaten, hiç kimsenin söyleyeceği bir şey yok.

Ben, kesik kesik, parçalı olarak konuşmaya gayret edeceğim; çünkü, bazı sorular var, onlara da cevap verme durumundayım.

Özellikle bir değerli büyüğümüz dedi ki, eli kırılmış, parmağı kırılmış hasta; bunun sağlık güvencesi yok, mağdur oluyor, rehin kalıyor eskiden olduğu gibi veya işte, bazı evrakı imzalamak zorunda kalıyor, senetleri imzalamak zorunda kalıyor. Biz, geçen yıl bir yasa çıkardık; Sağlık Bakanlığı, hiçbir güvencesi olmayan hastaların yeşilkartlarının çıktığı tarihten 90 gün öncesine kadar acil hallerinde geçirmiş oldukları hastalıkların bedelini şu anda ödüyor; ama, pilot illerde ödüyor. Belki, kısa zaman sonra tüm Türkiye'de bu ödenecek. Nitekim, geçen yıla kadar, bizim iktidarımıza kadar, yeşilkartlı insanların yeni doğan çocukları, doğan çocuğun yeşil kartı olmayacağına göre, öbür âlemden yeşilkartsız geldiği için, rehin tutuluyordu; fakat, iktidarımız, çıkardığı kanunla, gösterdiği kararlılıkla buna el koymuş, bu rehin kalma olaylarını ortadan kaldırmıştır.

Bir diğer konu da, sağlıkocaklarının... Duyan da zannedecek ki, sağlıkocakları sistemi çok iyi çalışıyor, sağlıkocaklarında hiç kimse boş oturmuyordu, iktidarımıza varıncaya kadar her şey iyiydi de biz bunu bozuyoruz. Böyle bir şey yok. Herkes biliyor ki, Ankara'nın göbeğinde bile bir sağlıkocağında 40, 50, 60, belki de 100 hekim bulunuyor, bu hekimlerden haftada bir, onbeş günde bir, ayda bir işe gidenler oluyordu arkadaşlar. Bunları düzelttik; her hekime bir oda tahsis ederek, her hekimin, sağlıkocağının aktivitelerine katılmasını sağladık ve bu, büyük oranda rahatlama getirdi, vatandaşımız rahatladı; ama, biz, bunu bir adım daha ileriye götürmeye çalışıyoruz; bir adım daha ileriye götüreceğiz, birinci basamağı çok yaygın bir şekilde güçlendirip, tüm halkımızın hizmetine daha iyi bir şekilde sunacağız.

224 sayılı Kanundan, sosyalizasyon kanunundan bahsedildi; sanki, bu çok iyi uygulanmış gibi. Halkımız yanlış anlamasın. Bu 224 sayılı sosyalizasyon kanunu, temelde çok güzel bir kanundur, doğrudur; ama, nerede uygulanmıştır; hiçbir yerde; maalesef, uygulanamamıştır. 224 sayılı Kanun çıkalı kırk yılı geçmiştir; ama, bir yerde dahi uygulanamamıştır, pilot il olarak seçilen Muş'ta bile uygulanamamıştır. Biz, bu eksiklikleri gördük ve onlardan ders aldık; yeni bir uygulamayla, sağlıkta yeni bir hamle yapıyoruz. Bu yeni hamle, sadece sosyalizasyonda belirtildiği gibi değil, genel sağlık sigortasını, yine, hastanelerin tek elden yönetilmesini -hastanelerin tek elden yönetilmesi sosyalizasyon kanununda var, Anayasamızda da var- getiriyoruz, sigorta sistemlerini birleştiriyoruz ve aile hekimliğini getiriyoruz. Bu aile hekimliği, sağlıkta dönüşümün sadece bir parçası.

Yine, Sağlık Komisyonumuzu ilgilendiren bir ithamla da karşı karşıya kaldık. Denildi ki: "Taraflar dinlenilmedi." Aslı astarı yoktur arkadaşlar. Tarafların hepsine, taraf olduğunu düşündüğüm herkese, Sağlık Komisyonu Başkanı sıfatımla, şahsen ben davetiye gönderdim. Hatta, bazılarının adreslerini bulamadık, telefonlarını bulamadık, ona rağmen, tekrar, onları aramaya devam ettik, adresleri olmayanları bile aradık ki, gelsinler, olur ki bir katkıları olur diye dinlemek istedik; ama, takdir edersiniz ki, gelmeyen insanları da bulup, getirip, zorla dinleme gibi, ne bir görevimiz ne de yetkimiz var.

Bir diğer konu özlük haklarıyla ilgili. Şunu açıklıkla ifade ediyorum ki, hükümetimizin getirdiği tasarı, hiçbir hekimin, hiçbir sağlık çalışanının özlük haklarını asla geri götürmeyecek, ileriye götürecek bir hamledir. Şunu söylemek istiyorum: Performansa dayalı ücretlendirme çıkmadan önce, bizden, defeatle, hemşireler, hekimler, sağlıkocağına gitmek için, orada hizmet yapma aşkıyla -açık söyleyeyim- bizden çok torpil istiyorlardı; ama, şimdi tersine döndü, şimdi hastanelere gitmek istiyor o insanlar. Neden; orada emeğinin karşılığını alabileceğini düşünüyorlar da ondan. İşte, bu performansa dayalı sistemde hekimlere, diğer sağlık çalışanlarına verdiğimiz ücretleri vermeye devam edeceğiz, hekimleri ve diğer sağlık çalışanlarını özlük hakları bakımından bir adım geri değil, iki adım ileriye taşıyacağız.

Şimdi, bu sevk zincirini arkadaşlarımız söylediler; fakat, burada eksik bıraktıkları, aile hekimliğine yönelttikleri bir...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Cevdet Erdöl (AK Parti, Trabzon). “Aile hekimliği pilot uygulaması hak.kan.tas.(ss : 680 )”. TBMM Genel Kurulu, 21. Birleşim tutanağı, 24 Kasım 2004. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/cevdet-erdol-22-2004-11-24-aile-hekimligi-pilot-uygulamasi-hak-kan-tas-ss-680 (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
