# Sosyal yardımlaşma ve dayanışma kurumu başkanlığı teşk.ve gör.hak.kan.tas.(ss.649)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Cevdet Erdöl (AK Parti, Trabzon)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 24. Birleşim
- **Tarih:** 1 Aralık 2004
- **Gündem:** SOSYAL YARDIMLAŞMA VE DAYANIŞMA KURUMU BAŞKANLIĞI TEŞK.VE GÖR.HAK.KAN.TAS.(SS.649)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/cevdet-erdol-22-2004-12-01-sosyal-yardimlasma-ve-dayanisma-kurumu-baskanligi-tesk-ve-gor-hak-kan

> Cevdet Erdöl (AK Parti), 1 Aralık 2004 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 24. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: SOSYAL YARDIMLAŞMA VE DAYANIŞMA KURUMU BAŞKANLIĞI TEŞK.VE GÖR.HAK.KAN.TAS.(SS.649)); konuşma 807 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

CEVDET ERDÖL (Trabzon) - Saygıdeğer Başkan, değerli milletvekilleri; 649 sıra sayılı Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Kurumu Başkanlığı Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Tasarısı üzerinde şahsım adına söz almış bulunuyorum; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Burada, sizlere ifade etmek istediğim, aslında çok önemli şeyler var; ama, bunların hepsi, bakıyorsunuz ki, eğitimsizlik yoksulluğa, yoksulluk eğitimsizliğe bir kısır döngü içerisinde birbirine bağlanmış durumda. Bunları çözmenin çok zor olduğunu biliyoruz, hükümetin de buna gayret ettiğini oldukça sevinçle izliyoruz; fakat, bir gariplikler dünyasında yaşıyoruz; bazı şeyler var ki uygulamalar var kanunu yok; ama, bazı kanunlar var onların da uygulaması yok maalesef.

Bugün, burada, iki tespitimi ifade ederek başlamak istiyorum.

Öncelikle İzzet Çetin arkadaşımıza, gerçekten, Sağlık Komisyonumuza olan olumlu katkıları için teşekkür ediyorum ve -muhalefet adına da gerçekten kendisine muhalefetin yakıştığını ifade etmemi de lütfen hoş görsün- çok güzel katkılarını bekliyoruz. Hatta, kayıtlara geçsin diye söylüyorum ki, geçen gün, komisyonda bizler için güzel şeyler de söyledi. Kendisine teşekkür ediyorum.

Arkadaşlar, bugün Dünya AIDS Günü. Yoksulluğun başka bağlantı noktalarından birisi de bu. Bunu ifade etmem gerekiyorsa, son yapılan sayımlara göre, tespitlere göre 2 000 civarında AIDS'li hastamız var. Bu, Türkiye için oldukça önemli bir rakam ve maalesef, gittikçe artmaktadır. Çocuklarda görülme sıklığı, gençlerde görülme sıklığı da artmaktadır.

Burada şunu söylüyorum: Kanunu var. Bakınız, AIDS'in artışına sebep olan, AIDS'in yayılmasına neden olan üç ana unsur var; birisi, kan ve kana bağlı ürünlerle olan bulaşma; bir diğeri, cinsel yolla bulaşma; üçüncüsü de uyuşturucu -özellikle intravenöz dediğimiz damar yoluyla uyuşturucu- kullanımına bağlı bulaşma. Tabiî, diğer nadir bulaşma yollarını saymıyorum.

Peki, burada, prensip olarak, tek eşli ve eşinden başkasıyla cinsel ilişkisi olmayan bir kimseye AIDS'in bulaşması mümkün değil pratikte. Bir kişi, uyuşturucu kullanmıyor ve hani, Anadolu'da söylendiği şekliyle harama uçkur çözmüyorsa, üç öğeden ikisini temizlemiş durumda olur; yani, üçte 2 oranında korunmuş olur.

Peki, bunların kanunu var mı; var; gayrimeşru hayatı yasaklayan pek çok kanun var; ama, yapılıyor. Uyuşturucu kullanımı serbest mi ülkemizde; hayır; ama, kullanılıyor. Bunların kanunu var; ama, uygulanmıyor, uygulanamıyor, yasaklar deliniyor; her neyse.

Diğer taraftan, fakir fukara insanları korumak için, Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı, öbür adıyla, halkın bildiği adıyla Fak Fuk Fon, yaklaşık -1986'yı düşünürsek- onaltı yıldır var; fakat, teşkilat kanunu yok. Saygıdeğer Bakanımız ve değerli hükümetimiz, bu eksikliği tamamlamak için, bu teşkilatın kanununu önümüze getirmiştir; oldukça önemli bir adımdır diye düşünüyorum; inşallah, hayırlara vesile olacaktır.

Bu Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı, bizlere neler sağlamıştır, bunları defalarca dinledik; ama, yiyecek, giyecek, yakacak, eğitim yardımı, burslar, sağlık yardımları, pek çok yardım, biraz önce Sayın Bakanımız da söyledi, kitap defter yardımından, kömür yardımından, doğal afetlerde zarar görenlere yardımdan küçük istihdam projelerine kadar, pek çok sorunlu vatandaşımıza yardım elini uzatan bu vakfın, bu fonun mutlaka bir teşkilat yasasının olması gerekiyordu; bu önemli bir sorundu.

Arkadaşlar, minik bir teşkilat kurulacak; yani, zannedildiği gibi devasa bir teşkilat kurulmayacak bu kanunla. 113 personelin yanı sıra, 5 tane ana daire, 2 tane de yardımcı hizmet birimindeki daire başkanlığı olmak üzere 7 daire başkanlığı, 1 hukuk müşavirliği gibi, 120 kişiye varmayan küçük bir yapıyla bu devasa sorunların karşısına dikilmek isteyen bir teşkilat var. Şimdiden kendilerini tebrik ediyorum; inşallah, hayırlı hizmetlere vesile olurlar.

Ben, bir hekim olarak, hastalarım adına, Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfının, bu Fak Fuk Fonun çok faydası olduğunu gördüm; çünkü, bir hastaya reçete yazıyorsunuz, yeşilkartı var -bunu alma imkânı olsa, zaten yeşilkartı olmaz- bu tip insanlara, Fakir Fukara Fonu çok önemli destekler sağlamıştır, inşallah, bundan sonra da sağlamaya, diğer hizmetleriyle birlikte devam edecektir.

Burada en önemli unsur, oluşturulacak bir komisyon tarafından, bir mütevelli heyet tarafından bu yardımların dağıtılmasının faydası idi. Bunu da, hükümet, gayet güzel bir şekilde tasarıya yerleştirmiş. Tasarıda, keyfîliğin ortadan kaldırılması için -yani, yardımların, eşe dosta, tanıdığa, partiliye veya hısım akrabaya değil de hak eden kişiye verilebilmesi amacıyla- çok geniş bir mütevelli heyeti oluşturulmuştur. İl bazında düşünecek olursak, tabiî ki valinin başkanlığında olan bu heyette, belediye başkanı, defterdar, il millî eğitim müdürü, il tarım müdürü, il sağlık müdürü, il sosyal hizmetler ve çocuk esirgeme kurumu müdürü, il müftüsü ve hayırsever kişilerden seçilecek olanlar, artı, muhtarların kendi aralarından seçecekleri temsilciler ve yine, bu tip hayırsever kurumların oluşturduğu sosyal tarafların kendi aralarından seçeceği temsilciler olmak üzere, yaklaşık 10 kişiden oluşan bir mütevelli heyeti oluşuyor. Burada, görüldüğü gibi, sosyal taraflardan, başta valiler olmak üzere muhtarlardan müftüden, millî eğitim müdürüne kadar, defterdara kadar herkes var. Burada bir suiistimalin olmasını asla ve asla düşünmüyoruz. Onun için, bunun, çok güzel bir uygulama olarak, kanun metnine yazılmasının çok faydalı olduğunu düşünüyorum.

Tabiî, hayırsever vatandaşlarımızı burada bir kez daha hayırla yad etmek istiyorum. Özellikle kendim ve belki de milletvekili arkadaşlarımızdan bazıları da, öğrencilik yıllarımızda yardım aldı; şahsen ben yardım aldım; bunu da iftiharla söylüyorum. Bu kişilerden ve yardım eden diğer kişilerden hayatta kalanlara sıhhatli ömür diliyorum, ölenlere Allah'tan rahmet diliyorum. Gerçekten, bunun, bizim için, bu kanunun görüşülmesi sırasında bir vefa borcu olarak söylenmesi gerektiğini düşünüyorum.

Teşkilat kanunumuzun hayırlara vesile olmasını diliyor, Sayın Bakanı ve hükümeti, bu kanunu getirdiklerinden dolayı tebrik ediyor, hepinize saygılar sunuyorum. (AK Parti sıralarından alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Cevdet Erdöl (AK Parti, Trabzon). “Sosyal yardımlaşma ve dayanışma kurumu başkanlığı teşk.ve gör.hak.kan.tas.(ss.649)”. TBMM Genel Kurulu, 24. Birleşim tutanağı, 1 Aralık 2004. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/cevdet-erdol-22-2004-12-01-sosyal-yardimlasma-ve-dayanisma-kurumu-baskanligi-tesk-ve-gor-hak-kan (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
