# Sosyal güvenlik kurumu kanunu tasarısı ve sağlık, aile, çalışma ve sosyal işler hk. (s.s.1102)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Cevdet Erdöl (AK Parti, Trabzon)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 88. Birleşim
- **Tarih:** 13 Nisan 2006
- **Gündem:** SOSYAL GÜVENLİK KURUMU KANUNU TASARISI VE SAĞLIK, AİLE, ÇALIŞMA VE SOSYAL İŞLER HK. (S.S.1102)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/cevdet-erdol-22-2006-04-13-sosyal-guvenlik-kurumu-kanunu-tasarisi-ve-saglik-aile-calisma-ve-sos

> Cevdet Erdöl (AK Parti), 13 Nisan 2006 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 88. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: SOSYAL GÜVENLİK KURUMU KANUNU TASARISI VE SAĞLIK, AİLE, ÇALIŞMA VE SOSYAL İŞLER HK. (S.S.1102)); konuşma 525 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

CEVDET ERDÖL (Trabzon) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Yani, her şey konuşuldu; ama, bu tasarıyla halkımızın ne kazanacağı çok açık bir dille ifade edilmedi. Onun için, ben, bunun hakkında bir iki cümleyle açıklama yapmak istiyorum.

Yani, ben, muhalefetin yapıcı eleştirilerini, gerek komisyon çalışmalarında gerek sonrasında takdirle ve teşekkürle karşılıyorum; ancak, bizim, hani temel kanun diyoruz da, bir Temel fıkrası aklıma geldi. Temel ile Dursun'u idama mahkûm etmişler. Temel'e "son isteğin nedir" demişler "annemi göreyim" demiş "peki" demişler; Dursun'a "senin son isteğin nedir" diye sormuşlar "Temel anasını görmesin" demiş. Yani, şimdi, burada, bazı kimseler bazı şeyleri yapamadığı zaman, biz yaptığımız zaman "siz yaptığınız zaman yanlış oluyor" mantığına gidiliyor. Lütfen… Yapıcı eleştirileri biz, aslında, zaten komisyonlarda uzun uzadıya aldık. Hiçbir milletvekili arkadaşımız, komisyonlarda ben kendimi ifade edemedim, ben katkı sağlamaktan menedildim, ben hiçbir şey anlatamadım, anlatmak istediklerimi söyleyemedim diyemez. Kaldı ki, sivil toplum kuruluşlarına da aynı fırsatı verdik ve komisyon çalışmalarımızda gerek İktidar Partisi mensubu arkadaşlarım gerek muhalefet partilerindeki katkı veren arkadaşlarıma teşekkür ediyorum.

Şimdi ne yapılıyor burada; sağlık güvence sistemimizde gerçekten çok büyük… Nasıl ki hastaneleri biz tek çatı altına topladık, birçok hastanesi olan değişik kurumlar vardı, burada da bakıyorsunuz, Emekli Sandığı kendine göre bir sağlık sistemi oluşturmuş, sigorta sistemi, Bağ-Kur başka bir sistem, Sigorta Kurumu başka bir sistem, yeşilkartlılar var, hiçbir güvencesi olmayan kırmızı kartlılar var, bunların hepsini bu tasarı bir araya getiriyor ve burada, mesela, bir kişi hastaneye gidiyor "efendim, sen yeşilkartlısın, bu hizmetten yararlanamazsın" veya "sigortalısın, sen bu ilacı alamazsın" veya ne bileyim, üniversite hastanelerimiz var, özel hastanelerimiz var, vakıf üniversitesine ait hastanelerimiz var, eczaneler var, değişik sağlık kuruluşları var. Bunların her birine vatandaş gittiği zaman, karşısına çıkan ilk soru: "Senin sosyal güvencen nedir; Bağ-Kurlu musun, sigortalı mısın, yeşilkartlı mısın?" Dolayısıyla, vatandaş bundan bıkmıştı. Vatandaş, sanki, bazı kesimler, bazı insanlar birinci sınıf vatandaş, kendisi ikinci, üçüncü sınıf vatandaş gibi görüyordu. Bu tasarı, herkesi birinci sınıf vatandaş yapan bir tasarıdır. Bunun böyle bilinmesi lazım. Her Türk vatandaşı, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlık numarasıyla birlikte, aynı haklara sahip olacak. Bu çok önemli bir şeydir. Bunu, yapamayanların, arzu eden kişilerin önüne seriyoruz, buyurun katkı verin diyoruz ve dedik, aldığımız katkıları da bu tasarıya zaten derç ettik.

Şimdi, ne olacak; zaten, bunu bir bütün olarak düşündüğümüz zaman, genel sağlık sigortasıyla birlikte, zaten annesinden doğan herkes sigortalı doğacak. Hiçbir kimse "senin yeşilkartın, kırmızı kartın, Bağ-Kurun, sigortan var" diyerek veya "yok" diyerek geri çevrilmeyecek. Hastanelerden, bütün hastanelerden, istediği doktoru seçebilecek, istediği hastaneye gidebilecek -kurumla anlaşmalı olan hastaneleri bahsediyorum- ve dolayısıyla, herkese eşit ve herkese adil bir sağlık hizmeti sunulmuş olacak.

Bu tasarıyı getiren hükümetimize, bu tasarının hazırlanmasında katkı veren Saygıdeğer Bakanımıza ve Bakanlık mensuplarına, gerek Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler Komisyonu gerek Plan ve Bütçe Komisyonundaki, alt komisyonda çalışan arkadaşlarıma ve komisyonda katkı veren herkese, ayrı ayrı teşekkür etmek istiyorum.

Burada, saygıdeğer bakanlarımıza hitap ederek, Başbakanımızı, âdeta, değişik mecralarda cevap vermeye zorlayacak ithamlar oluyor. Bunlara burada gerek yok. Bu AK Parti olmasaydı, biraz önce burada duran Saygıdeğer Bakanımız ve diğer bakanlarımız, bu hükümetimiz olmasaydı, YTL'nin ne olduğunu bu insanlar anlamayacaktı.

HÜSEYİN ÖZCAN (Mersin) - Sizden önce…

CEVDET ERDÖL (Devamla) - Bırakınız YTL'yi, 9 YTL'ye uçağa değil, dolmuşa bile binemeyeceklerdi.

Hepinize saygılar sunuyorum efendim. (AK Parti sıralarından alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Cevdet Erdöl (AK Parti, Trabzon). “Sosyal güvenlik kurumu kanunu tasarısı ve sağlık, aile, çalışma ve sosyal işler hk. (s.s.1102)”. TBMM Genel Kurulu, 88. Birleşim tutanağı, 13 Nisan 2006. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/cevdet-erdol-22-2006-04-13-sosyal-guvenlik-kurumu-kanunu-tasarisi-ve-saglik-aile-calisma-ve-sos (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
