# Temel ceza kanunlarına uyum amacıyla çeşitli kanunlarda değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı (s.s.: 56)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 23. Dönem)
- **Konuşmacı:** Cüneyt Yüksel (AK Parti, Mardin)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 47. Birleşim
- **Tarih:** 9 Ocak 2008
- **Gündem:** TEMEL CEZA KANUNLARINA UYUM AMACIYLA ÇEŞİTLİ KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARISI (S.S.: 56)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/cuneyt-yuksel-23-2008-01-09-temel-ceza-kanunlarina-uyum-amaciyla-cesitli-kanunlarda-degisiklik-yap

> Cüneyt Yüksel (AK Parti), 9 Ocak 2008 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 47. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TEMEL CEZA KANUNLARINA UYUM AMACIYLA ÇEŞİTLİ KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARISI (S.S.: 56)); konuşma 573 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

CÜNEYT YÜKSEL (Mardin) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Temel Ceza Kanunlarına Uyum Amacıyla Çeşitli Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı’nın beşinci bölümü ile ilgili konuşmak üzere söz almış bulunmaktayım. Bu vesileyle, yüce heyetinizi saygıyla selamlıyorum.

Çağdaş ceza mevzuatı, bireylerin güçlerini ve özgürlüklerini ölçülülük ilkesine bağlı olarak sınırlarken insan hakları ve demokratik değerleri korumayı hedefler, çünkü ancak hukuk çerçevesinde bireysel özgürlüklerden ve insan haklarından söz edilebilir. Barış esasına dayalı toplum düzeninin devamı için izlenecek yolu gösteren suç siyaseti, bir fiile suç niteliğini kazandıran koşulların günün şartlarına göre değişimini de yakından izlemelidir.

Ceza mevzuatımız, çağın gereklerini ve yeniden oluşan millî ve insanlığın ortak değerlerini vurgulayan, insan haklarını ve toplumsal güveni korumayı hedefleyen bir suç ve ceza siyasetine dayandırılmalıdır. Dolayısıyla, bizler biliyoruz ki, Türk hukuk ve yargı sistemini evrensel hukuk sistemiyle uyumlaştırmak gerekmektedir.

Ülkemizde yaklaşık seksen senedir yürürlükte olan Türk ceza mevzuatı, çağın yeni gereksinimlerine cevap veremediğinden, evrensel ceza hukukunun hızına yetişmekte güçlük çekmekteydi. İşte bu sorunu ortadan kaldırmak için, 1 Haziran 2005 tarihinde, ceza adalet sistemimizi oluşturan temel ceza kanunları, AB uyum ve çağdaş yasalar çerçevesinde yürürlüğe girmiştir. Bu tasarıyla ise temel ceza kanunlarına uyum sağlanması amacıyla, ceza hükmü içeren özel kanunlarda düzenlemeler yapılması öngörülmektedir. Bu tasarı, özellikle idari yaptırım kararı gerektiren fiiller ve suç açısından uygulama birliğinin sağlanmasını hedeflemektedir. Ayrıca, ceza hükmü içeren kanunların uygulanmasından kaynaklanan tereddütlerin giderilmesini sağlayarak hukuk güvenliğini geliştirmektedir. Örneğin, yeni ceza yasaları yürürlüğe girmeden önce, idari yaptırımlara ilişkin kazuistik düzenlemeler arasında bir sistem birliğinden ve ahenkten söz edilemezdi. Bu nedenle, idari nitelikteki yaptırımlarla ilgili olarak Kabahatler Kanunu kabul edilmiştir. Kabahatler Kanunu ile kabahatlere ilişkin suçları içeren özel kanunlar arasındaki uyum ve ahenk ise bu tasarıyla sağlanmıştır.

Çağdaş ceza hukukunda önemli olan, Demoklesin kılıcının ne denli keskin olduğu değil, ne denli caydırıcı olduğudur. Cezanın caydırıcılığı ise, ağırlığına değil, uygulanabilir oluşuna bağlıdır. Her ihlalin ceza yaptırımına bağlanması, yargının üzerindeki yükü artırmakta ve zaman kaybına sebep olmaktadır. Üzerindeki ağır yük altında ezilen yargı süreci uzadıkça da ne hukuka güven kalmakta ne de ceza hukuku önleyici ve caydırıcı olabilmektedir.

Yeni ceza mevzuatıyla birlikte suç olmaktan çıkarılan, ancak toplumsal düzeni bozan davranışlar idari yaptırıma bağlanmaktadır. Böylece, adli kurumlar üzerindeki iş yükü azaltılarak paylaştırılmıştır.

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu ve Ceza Kanunu’na uyum amacıyla bu tasarıyla yapılan düzenlemeler, bir yandan insan hak ve hürriyetlerinin korunmasını, diğer yandan da sosyal savunmayı ahenkli bir şekilde uzlaştırabilmiştir. Diğer yandan, günümüz Türk ceza mevzuatının temelindeki suç siyaseti, aynen müşterek çağdaş ceza hukukunda olduğu gibi, ana ilkeler olarak, kusur ilkesi, hukuk devleti ilkesi ve hümanizm ilkesini benimsemiştir. Bu ilkelerin özel kanunlarda tanımlanan suçlar açısından da uygulanması bu tasarıyla sağlanmıştır.

Şimdi, bu tasarıyla ilgili örneklere geçecek olursak: Örneğin, bu tasarının 128’inci maddesiyle 4922 sayılı Denizde Mal ve Can Koruma Hakkında Kanun’da ve yine bu tasarının 133 ile 136 maddeleri arasındaki hükümlerle de 5584 sayılı Posta Kanunu’nda düzenlenen adli ve idari para cezaları günümüz koşullarına uyarlanmıştır. Çağın en önemli suçluluk şekillerinden birisi ekonomik ve örgütlü suçlardır. Bu konu ise özel hukuk tüzel kişilerinin ceza sorumluluğunu güncel bir sorun olarak ortaya çıkarmıştır. “Ceza sorumluluğunun şahsiliği” kuralı bağlamında özel hukuk tüzel kişileri hakkında ceza yaptırımı uygulanamaz. Buna karşılık, güvenlik tedbiri niteliğinde yaptırımlara hükmedilebileceği kabul edilmiştir.

5237 sayılı Yasa’yla Türk ceza mevzuatına sokulan özel hukuk tüzel kişileri için güvenlik tedbiri uygulaması kurumuna uyumlu olarak bu tasarıda çeşitli düzenlemeler öngörülmüştür. Örneğin, bu tasarının 137’nci maddesiyle 5584 sayılı Posta Kanunu’nun 60’ıncı maddesinde yapılan değişiklikle, izinsiz posta faaliyetinde bulunulması suçu eğer bir tüzel kişinin faaliyeti çerçevesinde işleniyorsa ilgili tüzel kişi hakkında güvenlik tedbiri uygulanacaktır.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Cüneyt Yüksel (AK Parti, Mardin). “Temel ceza kanunlarına uyum amacıyla çeşitli kanunlarda değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı (s.s.: 56)”. TBMM Genel Kurulu, 47. Birleşim tutanağı, 9 Ocak 2008. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/cuneyt-yuksel-23-2008-01-09-temel-ceza-kanunlarina-uyum-amaciyla-cesitli-kanunlarda-degisiklik-yap (erişim: 28 Ekim 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
