# Coğrafi işaretlerin korunması hakkında kanun hükmünde kararnamede değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı (s.s.: 221)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 23. Dönem)
- **Konuşmacı:** Cüneyt Yüksel (AK Parti, Mardin)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 6. Birleşim
- **Tarih:** 15 Ekim 2008
- **Gündem:** COĞRAFİ İŞARETLERİN KORUNMASI HAKKINDA KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMEDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARISI (S.S.: 221)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/cuneyt-yuksel-23-2008-10-15-cografi-isaretlerin-korunmasi-hakkinda-kanun-hukmunde-kararnamede-degi

> Cüneyt Yüksel (AK Parti), 15 Ekim 2008 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 6. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: COĞRAFİ İŞARETLERİN KORUNMASI HAKKINDA KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMEDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARISI (S.S.: 221)); konuşma 935 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

AK PARTİ GRUBU ADINA CÜNEYT YÜKSEL (Mardin) – Teşekkür ediyorum Sayın Başkan.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Coğrafi İşaretlerin Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı’nın 1’inci maddesi üzerinde AK PARTİ Grubu adına görüşlerimizi bildirmek üzere söz almış bulunmaktayım. Yüce heyetinizi saygıyla selamlıyorum.

Ülkemiz küresel ölçekte büyük önem arz eden pek çok zenginliğe sahiptir. Kültürel ve yöresel ürünlerdeki coğrafi ürün çeşitliliği de bu zenginliklerimizden biridir. Bu zenginlikleri iyi değerlendirip, ekonomik zenginliğe çevirmek ise, öncelikle kültürel mirasımızın yasalarla korunmasıyla başlar, bunların üretiminin teşvik edilmesiyle gelişir ve en sonunda uluslararası düzeyde markalaşmalarını sağlayarak tamamlanır.

İşte, bugün burada görüşmekte olduğumuz yasa tasarısı az önce bahsettiğim üç aşamayla yakından ilgili ve dolayısıyla oldukça önemlidir. Bu tasarıyla amacımız, ülkemiz için büyük önem arz eden coğrafi işaret korumasındaki ürün sayısını artırmak, bu ürünlerin uluslararası ticarete taşınması için ilk önce ülkemizde coğrafi işaret korumasını sağlamak ve prosedürleri başvuru sahibi lehine kolaylaştırmaktır. Ülkemiz Maraş dondurmasından Giresun fındığına, Adana pamuğundan Rize çayına, Şile bezinden Mardin taşına, Ege zeytinyağlarından Anamur muzuna ve bunun gibi vereceğimiz birçok örnekle yurdun dört bir yanında, yüzlerce, binlerce zenginliğe, diğer bir ifadeyle, coğrafi işarete sahiptir. Bu zenginlikler herhangi bir ülkede, herhangi bir yörede olan sıradan zenginlikler değildir. Topraklarımızda yaşamış olan insanlığın ortak mirasıdır. Bu yöresel kültür ürünlerini korumalı, gelecek kuşaklara aktarmalıyız. Bu, vatandaş olarak hepimizin öncelikli görevlerindendir. Öte yandan, burada, ciddi bir ekonomik fayda da söz konusudur. Binlerce yıllık geleneksel bilgiye dayalı el sanatı ve mutfak ürünleri, küreselleşen dünyamızda daha da aranır hâle gelmiştir. Coğrafi işaretler içinde yörenin adının kullanılması da tüketiciler tarafından o ürünün belli bir kaliteye sahip olduğu şeklinde algılanır. Yörenin adı o ürünü daha güvenilir kılar.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri, günümüzde küresel gelişmelere paralel olarak fikrî ve sınai mülkiyet haklarıyla ilgili düzenlemeler hızla gelişmektedir. Hükûmetimiz de, hem Avrupa Birliği müktesebatına uygunluk hem de kanunlarımızı uluslararası uygulanabilirlik düzeyine çıkarmak için bu konuya titizlikle yaklaşmaktadır. Bu çerçevede Türk Patent Enstitüsünü yeniden yapılandırdık. Sınai mülkiyet alanında tanıtım ve bilinçlendirme çalışmalarını başlattık, artık her platformda sınai mülkiyet hakları konuşulmaktadır. Görüşmekte olduğumuz tasarı da “sınai haklar” kavramı içerisinde değerlendirilen coğrafi işaretlerle ilgilidir.

Ülkemiz, Dünya Ticaret Örgütü müzakerelerinde oluşturulması düşünülen çok taraflı mekanizmadan coğrafi işaret koruması sağlanabilecek bütün ürünlerin yararlanması gerektiğini uzun süredir devlet politikası olarak savunmaktadır. Bu tasarıyla devlet politikalarımızla uyum sağlanması hedeflenmiş ve TRIP’s (Trade Related Intellectual Property Rights) yani Ticaretle İlgili Fikri Mülkiyet Hakları Konseyinde ülkemizin müzakere yapma gücünün artırılması hedeflenmiştir.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; coğrafi işaret mevzuatımız 1995 yılında yürürlüğe girmiştir. 1995’ten 2005’e kadar toplam 167 coğrafi işaret başvurusu yapılmıştır. Türk Patent Enstitüsünce yürütülen çalışmalar sonucu bunların 2005 senesine kadar yalnız 67 tanesinin tescile bağlandığı tespit edilmiştir. Bugün itibarıyla koruma altına alınan coğrafi işaret sayısı 95’i bulmuştur. Ancak bu sayı takdir edersiniz ki Türkiye gibi kültürel çeşitliliği yoğun olan bir ülke için oldukça kısıtlıdır.

Bu tasarıdan önce coğrafi işaret başvurularının büyük bir bölümü tescil edilememekteydi çünkü ekonomik açıdan yeterince güçlü olmayan başvuru sahipleri yurt çapında yayınlanan yüksek tirajlı gazetelerin ilan ücretlerini ödeyememekteydi. Türk Patent Enstitüsü tarafından kabul edilen her bir başvurunun ortalama bedeli 10 ila 90 bin YTL arasında idi. Bu tasarı ile ortalama 1.000 YTL’ye veya daha cüzi bir rakama mal olabilecektir. Bu tasarı, ülkemizde coğrafi işaret koruması almış ürün sayısının artırılması için prosedürlerin başvuru sahibi lehine kolaylaştırılması amacıyla değişiklikler öngörmektedir. Bu tasarıyla hem kamuoyunun bilgilendirilmesi hem de başvuru sahiplerinin çok daha az ilan ücreti ödemeleri sağlanmıştır.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; tasarıda coğrafi işaretler “menşe adı” ve “mahreç işareti” olarak ikiye ayrılmaktadır. Menşe adı, özetle, bir ürünün ait oldukları bölge dışında üretilememesi anlamına gelmektedir. Örneğin Kayseri pastırması, Eskişehir lüle taşı, Antep fıstığı. Mahreç işareti ise, ürünün özelliklerinden en az birinin o yöreye ait olmasıyla birlikte o yöre dışında da üretilebilmesi anlamına gelir. Örneğin Hereke el halısı, Sinop gemi maketi, İzmit pişmaniyesi. Menşe adları için yürürlükteki kanun hükmünde kararnamede Resmî Gazete, iki günlük gazete ve bir yerel gazete olarak belirtilen ilan yoluyla yapılacak yayınlar yeni tasarıda “…Resmî Gazete ile coğrafi işaretin kapsadığı ilde bir yerel gazete aracılığıyla yayımlanır. Eğer coğrafi işaretin ait olduğu üretim alanı birden fazla ili kapsıyorsa, bütün illerde yayımlanmak şartıyla, bu illerde yayımlanan yerel gazetelerden birinde ilan yoluyla yayımlanır.” şeklinde değiştirilmiştir. Görüldüğü gibi, menşe adlarında coğrafi işareti iki günlük gazetede yayımlanmak suretiyle ilan yükümlülüğü tamamen kaldırılmıştır.

Mahreç işaretlerinde ise, yürürlükteki kanun hükmünde kararnamede belirtilen “…ilan yoluyla yayımlanır. Resmî Gazete, iki günlük gazete ve bir yerel gazetede yapılmaktadır…” Tasarıda “…Resmî Gazete ve üretim alanı birden fazla ili kapsıyorsa, kapsadığı bütün illerde yayımlanan bir yerel gazetede ve ayrıca Resmî Gazetede ilan edildiğine ilişkin bilgi ilanı, yurt çapında dağıtımı olan en yüksek tirajlı iki günlük gazetede ilan yoluyla yapılacaktır.” denmektedir. Ancak, bu konuda bazı milletvekili arkadaşlarımızın önerisi “En yüksek tirajlı iki günlük gazeteden birinde yayımlanması.” şeklinde olmaktadır ve eğer şayet Genel Kurulda bu kabul edilirse müspet bir değişiklik olacaktır.

Görüldüğü gibi, tasarıda menşe adlarında yüksek tirajlı gazetede yayım yükümlülüğü tamamen kaldırılmış, mahreç işaretlerinde ise sadece Resmî Gazete’de ilan edildiğine dair bir ilanın yayımlanması yeterli kılınmıştır.

Belirtmemiz gerekir ki, Resmî Gazete’de ilan Türk Patent Enstitüsü tarafından yapılmakta ve başvuru sahibine herhangi bir mali yükümlülük getirmemektedir.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bugün küresel dünyada rekabet edebilmenin koşulları arasında markalaşmak ön plana çıkmaktadır. Türk lokumu nasıl bugün tüm dünyada anılmaktaysa Malatya kayısısı, Amasya misket elması, Mardin gümüş telkârisi de birer marka olarak tanınmalıdır.

Bir ülkenin kendi yerel değerlerine sahip çıkması, kendi kültürüne de sahip çıkması demektir. Bu, uluslararası arenada da var olabilmenin temel koşullarından birisidir.

Bizim amacımız, ülkemize has olan Mardin badem şekerine yani mlebbesesine, sembuseğine, Isparta halısına, Aydın yemişine, Erzincan tulum peynirine, Çorum leblebisine, Bursa şeftalisine, Trabzon telkârisine ve hasırına ve daha yüzlerce zenginliğimize dört elle sahip çıkmaktır.

Tasarının bu bağlamda ülkemizin tanıtımı ve sürdürülebilir kalkınmasına kalıcı faydası olacak bir değişiklik olduğuna inanıyor, hepinizi saygıyla selamlıyorum. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Cüneyt Yüksel (AK Parti, Mardin). “Coğrafi işaretlerin korunması hakkında kanun hükmünde kararnamede değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı (s.s.: 221)”. TBMM Genel Kurulu, 6. Birleşim tutanağı, 15 Ekim 2008. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/cuneyt-yuksel-23-2008-10-15-cografi-isaretlerin-korunmasi-hakkinda-kanun-hukmunde-kararnamede-degi (erişim: 28 Ekim 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
