# 2007 YILI MERKEZî YÖNETİM BÜTÇE KANUNU TASARISI İLE 2005 MALî YILI GENEL VE KATMA BÜTÇELİ İDARELER KESİNHESAP KANUNU TASARILARI TÜMÜ ÜZERİNDE SON GÖRÜŞMELER

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Deniz Baykal (CHP, Antalya)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 43. Birleşim
- **Tarih:** 25 Aralık 2006
- **Gündem:** 2007 YILI MERKEZî YÖNETİM BÜTÇE KANUNU TASARISI İLE 2005 MALî YILI GENEL VE KATMA BÜTÇELİ İDARELER KESİNHESAP KANUNU TASARILARI TÜMÜ ÜZERİNDE SON GÖRÜŞMELER
- **Tutanak (TBMM):** https://www5.tbmm.gov.tr/tutanaklar/TUTANAK/TBMM/d22/c142/b043/tbmm221420430757.pdf
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/deniz-baykal-22-2006-12-25-2007-yili-merkezi-yonetim-butce-kanunu-tasarisi-ile-2005-mali-yili-gen-2

> Deniz Baykal (CHP), 25 Aralık 2006 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 43. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 2007 YILI MERKEZî YÖNETİM BÜTÇE KANUNU TASARISI İLE 2005 MALî YILI GENEL VE KATMA BÜTÇELİ İDARELER KESİNHESAP KANUNU TASARILARI TÜMÜ ÜZERİNDE SON GÖRÜŞMELER); konuşma 959 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

CHP GRUBU ADINA DENİZ BAYKAL (Antalya) - Ben anlatacağım.

BAŞKAN - Sayın Genel Başkan bunu açıklayacak...

DENİZ BAYKAL (Devamla) - Teşekkür ederim, sağ olun.

BAŞKAN - ... ve tavzih edeceklerdir.

Altı dakika süreniz var.

Buyurun efendim.

DENİZ BAYKAL (Devamla) - Sayın Başkan, teşekkür ederim.

Herhalde, Parlamentodaki görüşmenin duygusal gerilim ortamı içinde benim söylediğim sözü bazı arkadaşlarımız, ya yanlış anladılar ya çarpıttılar ve bir duygusal... (AK Parti sıralarından gürültüler)

BAŞKAN - Değerli arkadaşlar, dinleyelim lütfen.

DENİZ BAYKAL (Devamla) - ...bir duygusal tepki ve birikim içinde Parlamento görüşmeleri tıkanmak durumunda kaldı.

Sayın Başkan zabıtları incelemiştir. Şimdi, burada da ifade etti.

Değerli arkadaşlarım, bir defa, şunu herkesin çok iyi bilmesini istiyorum: Ben, siyasi tartışmalara eşlerin herhangi bir biçimde karıştırılmasını kesinlikle reddetme anlayışı içinde olan birisiyim ve ailenin... (AK Parti sıralarından gürültüler)

Dinleyin... Dinleyin...

...ailenin, eşlerin, herhangi bir şekilde siyasi tartışmanın bir unsuru hâline getirilmesinden, şahsen, rencide olurum, bunu çok yakışıksız sayarım, çok ayıp sayarım ve bütün siyasi yaşamım boyunca, insanların ailelerine, eşlerine en yüksek düzeyde saygı göstermeye gayret etmişimdir ve bu anlayışımı da şu anda da bozmam söz konusu değildir, bundan sonra da bozmam söz konusu değildir.

Bu tartışma nereden çıktı? Bu tartışma, maalesef, cumhurbaşkanlığı tartışmasının ki, gerekçelerimi demin söyledim. Bu gerekçelerin tümü, benim, Sayın Başbakanın anlayışı, zihniyeti ve onun kişisel siyaset uygulamalarıyla ilgilidir.

BEKİR BOZDAG (Yozgat) - Hangi anayasada yazıyor?

DENİZ BAYKAL (Devamla) - Ne demek "Anayasa"? Ben kendi anlayışımı söylüyorum kardeşim. Anayasanın koyduğu çerçeveyi herkes bu ölçülerle değerlendirir ya da değerlendirmez. Siz bunu paylaşmayabilirsiniz, ben kendi anlayışımı söylüyorum. Bunu ifade ettim. Bunun ötesinde ailevi, kişisel bir tartışmaya yönelmek benim kesinlikle kabul edeceğim bir şey değildir. Maalesef, Sayın Başbakan, tartışmayı bir "harim" tartışmasına çekmiştir, bundan büyük üzüntü duydum ve "Baş örtüsüyle uğraşıyorlar" demiştir. Tekrar ifade ediyorum, ben kimsenin eşinin baş örtüsüyle meşgul değilim. Ben, cumhurbaşkanı olmak isteyen insanın zihninin içiyle meşgulüm. Ben bunu anlatmaya çalışıyorum. (CHP sıralarından alkışlar) Ve durduk yerde eşin baş örtüsünün gündeme getirilmesi karşısında "Eşlerin baş örtüsü ayrı bir iştir, o siyasetçinin ayıbını örtmez, eşlerin başını örter" dedim. Bunun, kimsenin eşine, hiçbir sayın hanımefendiye yönelik saygısızlık içeren bir tarafı yoktur. Bunu net bir şekilde bir kez daha burada ifade ediyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

Şimdi, değerli arkadaşlarım, izin verirseniz, ben niçin cumhurbaşkanı olunmaması gerektiğiy- le ilgili anlayışımı, son hükümlerini de sizinle paylaşayım.

"Bence demokrasi bir amaç değil bir araçtır" diyen insan cumhurbaşkanı olmamalıdır. (CHP sıralarından alkışlar) Çünkü, bizim Anayasamızın değiştirilemez maddeleri içinde cumhuriyetin nitelikleri sayılırken, laiklik gibi, demokrasi de bir temel amaç olarak ortaya konmuştur, bir araç olarak görülmemiştir. Eğer böyle bir durum varsa bu yanlış bir anlayıştır.

Değerli arkadaşlarım, yine aynı şekilde "Hukuk, halka sorulmadan, Türkiye'deki hukuk, yani medeni hukuk, ceza hukuku, ticaret hukuku, halka sorulmadan bir yerlerden aktarılmış ve zorla halka dikte edilmiştir" diyen bir insan varsa, o insan cumhurbaşkanı olmamalıdır. (CHP sıralarından "Bravo" sesleri, alkışlar)

"Türkiye, kendisine din olarak Kemalizmi almış ve başka hiçbir dine hayat hakkı tanımayarak, kitlelere zorla dikte edilmiştir" diyecek kadar insafsızsa bu cumhuriyet hakkında, o insan cumhurbaşkanı olmamalıdır. (CHP sıralarından "Bravo" sesleri, alkışlar)

"Şu anda Türkiye Cumhuriyeti'nde 27 etnik grup yaşamakta. Bu 27 etnik grubun da varlıklarının tanınması gerekmektedir. 'Türkiye Türklerindir' gibi tezler yanlıştır" diyorsa bir insan, cumhurbaşkanı olmamalıdır. (CHP sıralarından "Bravo" sesleri, alkışlar)

"Ancak bir inanç birlikteliği bu insanların bütünlüğünü sağlayabilir, aksi takdirde millî bütünlüğümüzü sağlamak mümkün değildir" diyorsa bir insan, cumhurbaşkanı olmamalıdır. (CHP sıralarından "Bravo" sesleri, alkışlar)

Eğer "Osmanlı eyaletler sistemi gibi bir sistem Türkiye'de uygulanabilir" diyorsa, o insan cumhurbaşkanı olmamalıdır.

Eğer, bir insan... (AK Parti sıralarından "Sizi yapalım o zaman!" sesi) Siz yapmak istediğinizi yapın, ama beni de dinleyin. Dinleyin ve anlamaya çalışın. Gene, kimi istiyorsanız yapın, karar Meclisindir.

BAŞKAN - Müdahale etmeyelim.

DENİZ BAYKAL (Devamla) - Ama, alman kararın niteliğini de görün.

BAŞKAN - Sayın milletvekilleri, müdahale etmeyelim.

Buyurun efendim.

DENİZ BAYKAL (Devamla) - Eğer, eğer "bugünün Türkiye'sinde yaşayan, sözüm ona laikliği benimsemiş insanların bu anlayışını terk edip, dinî bir anlayışa ve hukuka geçmeleri mümkündür diye sormak istiyorsanız, öncelikle şunu hatırlatmak isterim: Bu insanların atalarının, yüz yıl önce iki yüz yıl önce hangi hukuk sisteminde yaşıyorlardı..."

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Sayın Genel Başkan, açıyorum mikrofonu, lütfen konuşmanızı tamamlar mısınız.

DENİZ BAYKAL (Devamla) - "Bugünkü hukuk sistemini kabullenmeleri ve adapte olmaları nelerin pahasına, hangi yöntemlerle gerçekleştirildi? Bundan otuz sene önce halkın dine ilgisi ne kadardı, bugün hangi seviyede? Biz, inanıyoruz ki, Türkiye'de insanların tamamı dinî inançlarına, yaşadıkları coğrafya ve tarihî misyon gereği sahiptirler. Bu özelliklerini ortaya koymaları engellen- mistir, cebrî yollarla bastırılmıştır. Eğer, insanların beyinlerindeki ipotekler kaldırılırsa, onlar kendiliğinden dini seçecektir, çünkü özlerinde inanç vardır" diyorsa, o insan cumhurbaşkanı olmama- hdır.(CHP sıralarından alkışlar)

Eğer "İstiklal mahkemeleri vasıtası ile kurulan darağaçlarında, kimlerin ve hangi suçlamayla idam edildiğini nasıl izah edecekler? Tevhidi Tedrisat Kanunu nelerin önünü tıkamak, nelerin önünü açmak içindi? Harf inkılabı vasıtasıyla bir ülkenin tamamının bir anda sıfır okuryazar seviyesine indirgenmesi kimlere yaramıştır?" diyorsa bir insan, o insan cumhurbaşkanı olmamalıdır. (CHP sıralarından "Bravo" sesleri, alkışlar)

Değerli arkadaşlarım, bir insanın...(AK Parti sıralarından gürültüler)

KEMALETTİN GÖKTAŞ (Trabzon) - Kim yazdı onu? Kimden aldın onu?

BAŞKAN - Lütfen müdahale etmeyelim arkadaşlar.

DENİZ BAYKAL (Devamla) - Eğer, bu düşünceler benimsenmiyorsa -birazdan buraya Genel Başkan çıkacak, Başbakan çıkacak- bu düşüncelerin kendi düşünceleri olmadığını burada söylerse, ben bundan mutluluk duyarım, kıvanç duyarım. (CHP sıralarından alkışlar)

Değerli arkadaşlarım, kısaca şunu söyleyeyim: Bir insanın, başbakan olması, cumhurbaşkanı olması için şart değildir; ama, Anayasa'ya inanması, halkına, vatandaşlarına, anayasal kurumlarına karşı nazik, terbiyeli ve sevecen bir anlayış içinde olması şarttır.

KEMALETTİN GÖKTAŞ (Trabzon) - Senin gibi mi?

DENİZ BAYKAL (Devamla) - Eğer, bu şart yerine gelmeden, biz, partizanca duygularla, düşüncelerle, kişisel baskılar ve talepler doğrultusunda, eğer, Cumhurbaşkanı seçimi gibi çok önemli bir seçimi, önünü, sonunu, ardını düşünmeden sonuçlandırırsak, kendi görevimize, Anayasa'daki yeminimize ihanet etmiş oluruz. "Bunu kimse söylememişti" demeyin, ben şimdi söylüyorum, takdir sizindir.

MUSA SIVACIOĞLU (Kastamonu) - Bu Meclis takdir eder!

DENİZ BAYKAL (Devamla) - Meclisi sevgiyle, saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından "Bravo" sesleri, ayakta alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Deniz Baykal (CHP, Antalya). “2007 YILI MERKEZî YÖNETİM BÜTÇE KANUNU TASARISI İLE 2005 MALî YILI GENEL VE KATMA BÜTÇELİ İDARELER KESİNHESAP KANUNU TASARILARI TÜMÜ ÜZERİNDE SON GÖRÜŞMELER”. TBMM Genel Kurulu, 43. Birleşim tutanağı, 25 Aralık 2006. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/deniz-baykal-22-2006-12-25-2007-yili-merkezi-yonetim-butce-kanunu-tasarisi-ile-2005-mali-yili-gen-2 (erişim: 1 Kasım 2026). TBMM kaydı: https://www5.tbmm.gov.tr/tutanaklar/TUTANAK/TBMM/d22/c142/b043/tbmm221420430757.pdf

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
