# Kooperatifler Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 27. Dönem)
- **Konuşmacı:** Dilşat Canbaz Kaya (Halkların Demokratik Partisi, İstanbul)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 10. Birleşim
- **Tarih:** 21 Ekim 2021
- **Gündem:** Kooperatifler Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle
- **Tutanak (TBMM):** https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=100512
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/dilsat-canbaz-kaya-27-2021-10-21-kooperatifler-kanunu-ile-bazi-kanunlarda-degisiklik-yapilmasina-dair-k

> Dilşat Canbaz Kaya (Halkların Demokratik Partisi), 21 Ekim 2021 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 10. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: Kooperatifler Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle); konuşma 509 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

DİLŞAT CANBAZ KAYA (İstanbul) – Sayın Başkan, değerli üyeler; bugün Dünya Gazeteciler Günü, ben de buna dair bir iki kelime söylemek isterim. Cezaevlerinde tutsak olan tüm gazeteci arkadaşların, sürgünde olan gazeteci arkadaşlarımızın ve mesleklerini yaparken sokakta şiddete maruz kalan gazeteci arkadaşların Dünya Gazeteciler Günü’nü kutluyorum ben de.

Sayın Başkan, kanun teklifi üzerine söz almış bulunuyorum ben de partim adına.

Ekranları başında bizleri izleyen değerli halkımız, kooperatifler, ülkenin sosyal, siyasal ve ekonomik gidişatı, yöresel ve bölgesel kalkınma ve kadın istihdamı açısından büyük önem taşımaktadır. Çoğunlukla coğrafyamızda bağımsız, sosyal, halkçı kooperatifçilik tam anlamıyla geliştirilememiştir. Çünkü devlet vesayeti kooperatifleri basit bir ekonomik kalkınma aracına dönüştürmüş ve sosyal yönlerini yok etmiştir. Piyasanın rekabetçi koşulları kooperatifleri bir ticari şirket olarak var olmaya zorlamıştır. Kalan kooperatifler ise toplumsal dayanışma ve yardımlaşma yerine kâr odaklı kuruluşlara dönüştürülmüştür.

Değerli halkımız, sağlıklı ve ucuz gıdaya erişim bu coğrafyada yaşayan her bir bireyin en temel hakkıdır. Ekonomide gelinen nokta, enflasyon, zamlar, çiftçinin, emekçinin durumu ortada. Böyle bir dönemde sağlıklı ve ucuz gıdaya erişimde çare olması gereken kooperatifleri kâr odaklı şirketlere dönüştürmenin anlamı nedir? Hem büyük marketleri kısıtlamaktan bahsedeceksiniz hem kooperatifleri aynı rekabetçi ve kâr odaklı mantıkla şirketleşmeye sürükleyeceksiniz; peki, kooperatiflerin ne farkı kalacak zincir marketlerden? Son dönemde Tarım Kredi Kooperatiflerinin birçok zincir marketten yüzde 30 pahalı olması gündemdeydi. Bunun sebebi, sosyal, halkçı kooperatifçilik anlayışından uzaklaşılmasıdır.

Torkunun geldiği nokta aşikârdır, tam bir şirket mantığıyla hareket ediyor. TARİŞ’i zaten bitirdiniz, yerelde direnen küçük kooperatifleri de bitirmenize izin vermeyeceğiz. Kooperatiflerin temel amacı dayanışma, yardımlaşma ve ortaklaşmadır. Kooperatifçilik hareketi başta küçük üreticinin öz gücünü esas alır, sizse sermayeyi esas alırsınız. Kooperatifçilik hareketi sermayenin, devletin hegemonyasına girmeden her aşamada kooperatifçiliğin temel değerlerini uygular yani doğayı, çevreyi, tüketiciyi gözetir ve gözetmektedir; siz doğayı, çevreyi rant uğruna talan edersiniz.

Kooperatifçilik açısından bir diğer önemli husus ise kadın istihdamı ve kadın kooperatifleridir. Genel Kurula sunulan teklifte, 14’üncü madde hariç kadına yönelik, kadın kooperatiflerine ilişkin hiçbir düzenleme yoktur. Oysa mevcut hâliyle mevzuat, üretici ve emekçi kadınların taleplerini ve ihtiyaçlarını karşılamaktan uzaktır.

Değerli arkadaşlar, maalesef, kadın kooperatifleri genellikle kadınların kendi inisiyatifiyle kurulmuyor. 200’e yakın kadın kooperatifi var. Bunların çoğu kendi inisiyatifleriyle kurulmuş ama çoğu sermaye yani daha çok orta sınıf, kentliler veya büyük şirketler gidip kadınlar adına kooperatif kuruyorlar. Bu kooperatiflerde kadınlar yine toplumsal cinsiyet rollerinin dışına çıkamıyorlar. Çünkü kadınlar yemek yapmak, el işleri, çocuk yapmak, çocuk bakımı yani yeniden üretim süreçleri dediğimiz alanlarda istihdam ediliyor. Bunlar her ne kadar kadın kooperatifi olarak anılsa da üretimde ve karar süreçlerinde, yönetim mekanizmalarında kadınların olmadığı bir kadın kooperatifi düşünülemez. Yani büyük şirketler geliyor, sözüm ona, kadın kooperatifi kuruyorlar, yönetimde kadın yok, karar alma sürecinde kadın yok. Peki, kadın ne yapıyor? Sadece paketlemelerde ve benzeri bazı alanlarda yer alıyor. Peki, kadın, emeğinin karşılığını alabiliyor mu? Kadın, üretim sürecinde kendini var edebiliyor mu? Maalesef ona da bir cevabınız yok.

Gerçek bir kadın kooperatif anlayışından bahsetmek için öncelikle destekleyici bir mevzuat yapısı şarttır. Kadın Emeğini Değerlendirme Vakfı 5’inci Kadın Kooperatifleri Buluşması Raporu, kadınların taleplerini ortaya koyuyor. Peki, merak ediyoruz, bu kanun teklifinde o mevzuatlara dönüp, okunup kaç kere bakılmıştır? Öncelikle kadınlar, kadın kooperatifleriyle ilgili yasal düzenlemelerin yapılmasını talep ediyorlar.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Dilşat Canbaz Kaya (Halkların Demokratik Partisi, İstanbul). “Kooperatifler Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle”. TBMM Genel Kurulu, 10. Birleşim tutanağı, 21 Ekim 2021. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/dilsat-canbaz-kaya-27-2021-10-21-kooperatifler-kanunu-ile-bazi-kanunlarda-degisiklik-yapilmasina-dair-k (erişim: 29 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=100512

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
