# Vergi Kanunları ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 27. Dönem)
- **Konuşmacı:** Durmuş Yılmaz (İYİ Parti, Ankara)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 44. Birleşim
- **Tarih:** 10 Ocak 2019
- **Gündem:** Vergi Kanunları ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle
- **Tutanak (TBMM):** https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=75888
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/durmus-yilmaz-27-2019-01-10-vergi-kanunlari-ile-bazi-kanun-ve-kanun-hukmunde-kararnamelerde-degisi

> Durmuş Yılmaz (İYİ Parti), 10 Ocak 2019 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 44. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: Vergi Kanunları ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle); konuşma 522 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

DURMUŞ YILMAZ (Ankara) – Değerli milletvekilleri, hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Bir ekonominin iyi veya kötü yönetildiğinin göstergesi olan bazı rakamlar ve olaylar vardır. 2018 yılında Türkiye ekonomisinin iyi mi yönetildiği, kötü mü yönetildiği konusundaki göstergelerden bir tanesi de Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının elde ettiği kârdır. Merkez bankaları kâr maksimizasyonu yapan herhangi bir firma değildir. Merkez bankaları toplumsal faydayı maksimize ederler. Dolayısıyla Merkez Bankasının 2018 yılında elde ettiği ve Türkiye Cumhuriyeti hazinesine devredeceği kâr ekonominin çok kötü yönetildiğinin bir işaretidir. İyi yönetilen bir ekonomide Merkez Bankası kâr eder ama bu kadar kâr etmez. Bakın, hangi yılda ekonomik sıkıntı var ise, kriz var ise o yıllarda mutlaka Merkez Bankası çok kâr etmiştir dolayısıyla bunun övünülecek bir tarafı yoktur. Eğer ekonomi iyi yönetilseydi, Merkez Bankasının ayın 18’inde yapacağı olağanüstü genel kurulla hazineye devredeceği tutarın önemli bir kısmı özel sektörün elinde kalacaktı. Dolayısıyla Merkez Bankasının hazineye devredeceği bu kaynak -diyeyim- özel sektörden -tabiri caizse, tırnak içinde söyleyeyim- kötü yönetimden dolayı gasbedilmiş kaynaktır, başka hiçbir şey değildir; ölçü budur.

Ben, görüşülmekte olan 37 sıra sayılı Kanun Teklifi’nin 22’nci maddesiyle ilgili görüş bildirmek üzere geldim. Burada, maddede düzenlenen husus, Finansal İstikrar ve Kalkınma Komitesinin kurulmasıyla ilgili. “Finansal istikrar” veya “fiyat istikrarı” nedir? Finansal istikrar, olduğu zaman değil, olmadığı zaman anlaşılan bir olgudur. Fiyat istikrarı ise somut, gözle görülür, elle tutulur bir olaydır. Eğer diyorsanız ki fiyat istikrarı, enflasyon yüzde 3’tür, 5’tir, 10’dur, 20’dir derseniz ortada somut bir olgu var, bunu tanımlayabilirsiniz ama finansal istikrar böyle bir şey değildir. Finansal istikrar, suyun içindeki balığa “Su nedir?” diye sorup da onun “Su da neymiş?” demesi gibi bir şeydir. Biz, finansal istikrarın kıymetini finansal istikrarın olmadığı zaman anlarız. Onu da ne zaman anlarız? Ekonomi sıkıntıya girer, krize girer, bir sıkıntı ortaya çıkar, o zaman bunun farkına varırız.

Peki, ekonomi niye sıkıntıya girer? Şunun için sıkıntıya girer: Normal işleyen bir ekonomide tüketicinin tüketebildiği, üreticinin üretebildiği ve herkesin hayatından memnun olduğu bir döngünün içerisinde eğer gerek içeriden gerekse dışarıdan herhangi bir şokla karşılaşılırsa o zaman köpük oluşmaya başladığında yöneticinin karar vermesi gereken husus şudur: “Ben, ileride daha büyük probleme sebep olur, bu köpüğü bugün patlatayım da sonucuna katlanayım, ortaya çıkan kaosu çözeyim.” midir yoksa “Bırakayım, kendi kendine gitsin patlasın.” mı?

Bizim şu anda karşı karşıya olduğumuz finansal istikrarla ilgili sorunun tohumu maalesef 2017 yılındaki ekonomik büyümeyle atılmıştır. Bunu kabul edin veya etmeyin ama finansal istikrarla ilgili olarak şu anda yapmak istediğiniz düzenlemeyle getirmek istediğiniz, kurmak istediğiniz kurumla birlikte, önümüzdeki yıllarda, önümüzdeki dönemde ekonomiyle ilgili çok önemli bir sorunun tohumunu atıyorsunuz. Bu maddenin son paragrafındaki son cümleyle ilgili olarak karar Resmî Gazete’de yayınlanıp yürürlüğe girip bununla ilgili bir eyleme geçildiği gün göreceksiniz ki bu ülkede kur ve faiz hareket edecektir. O gün bize dönüp demeyin ki: “Dış güçler bunu yaptı.” Siz bunun tohumunu bugün burada atıyorsunuz. Bana “Son birkaç yılda Türkiye ekonomisinin en önemli sorunu nedir? diye sorarsanız benim tek bir cevabım var, o da koordinasyonsuzluktur. Dolayısıyla koordinasyon son derece önemlidir. Buradan hareketle diyebilirsiniz ki: “O zaman, bakın, biz koordinasyonla ilgili bir düzenleme yapıyoruz, bunun neresi kötü?” Bunun kötü olan tarafı şu: Biraz önce de söylediğim gibi, bu iş kanunla düzenlenecek bir konu değil. Üstelik kanunla düzenlense bile buradaki hâliyle…

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Durmuş Yılmaz (İYİ Parti, Ankara). “Vergi Kanunları ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle”. TBMM Genel Kurulu, 44. Birleşim tutanağı, 10 Ocak 2019. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/durmus-yilmaz-27-2019-01-10-vergi-kanunlari-ile-bazi-kanun-ve-kanun-hukmunde-kararnamelerde-degisi (erişim: 29 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=75888

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
