# İstanbul'da meydana gelen bombalama olayları nedeniyle

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Dursun Akdemir (Iğdır)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 20. Birleşim
- **Tarih:** 19 Kasım 2003
- **Gündem:** İSTANBUL'DA MEYDANA GELEN BOMBALAMA OLAYLARI NEDENİYLE
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/dursun-akdemir-22-2003-11-19-istanbul-da-meydana-gelen-bombalama-olaylari-nedeniyle

> Dursun Akdemir, 19 Kasım 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 20. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: İSTANBUL'DA MEYDANA GELEN BOMBALAMA OLAYLARI NEDENİYLE); konuşma 692 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

DURSUN AKDEMİR (Iğdır) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 15 Kasım günü aziz milletimiz bir acıyla sarsıldı. Dünya barışının ve demokrasinin kök salacağını umduğumuz 21 inci Yüzyılın ilk başlarında, küresel terör ve şiddet dalga dalga yayılıyor. Güzelim medeniyetler şehri İstanbul, bu terör dalgasının son durağı oldu. Terörün her türlüsünü, şiddetin her tonunu nefretle lanetliyoruz.

Başta dinimiz İslam olmak üzere, Hıristiyanlık, Musevîlik gibi büyük dinler dahil, bütün dinler, şiddeti yasaklamıştır. Ne acıdır ki, İstanbul'daki olayda, hem Musevî vatandaşlarımız hem Müslüman vatandaşlarımız, din ayırımı yapılmadan katledilmişlerdir.

Sayın Başkanım, sayın milletvekilleri; bütün vatandaşlarımıza -ister Müslüman olsun ister Musevî olsun- buradan başsağlığı diliyorum, yakınlarına başsağlığı dilediğimiz gibi, yaralılara acil şifalar temenni ediyorum. Şehit emniyet mensuplarımıza, diğer güvenlik görevlilerimize ve ailelerine de aynı dilek ve niyazlarımı iletiyorum.

Ülkemizde geçmişte yaşanan acı olaylar, bugünkü olayların nedenlerinin çeşitli olasılıklar ışığında irdelenmesi gereğini beraberinde getirmektedir. Türkiye gibi, onyıllar boyunca terörden çok çekmiş ve bu alandaki mücadelesi sırasında onbinlerce masum evladını kaybetmiş olan bir ülke ve ulusun, son defa İstanbul'da çirkin yüzünü bir kez daha gösteren terör olayları karşısında büyük bir hassasiyet duyması ve bu duyarlılığını, Meclisimizin kürsüsü dahil, tüm forumlarda dile getirmesi son derece doğaldır.

Terör örgütleri, değişik gerekçelerle hareket etseler de, genel amaçlarında ortak noktalar bulduklarında, birbirleriyle işbirliği halinde olmaktan kaçınmadıklarını dünyadaki çeşitli eylemlerinde göstermişlerdir. Bu kez, İstanbul'daki üzücü olayların arkasında herhangi bir terör örgütü çıkabilir. Bununla ifade etmek istediğim husus, kuruluş amacı ile dinsel ve sosyal bağlantıları ne olursa olsun, teröre bulaşmış her kişi ve grubun, bizim açımızdan aynı derecede kabul edilmez ve sonuna kadar mücadele edilmesi gerekli unsurlar olduğu gerçeğinin altını çizmektir. Hiç kimsenin bu terör odaklarını masum gösterecek söylem ve davranışlara girişmesini kabul etmemiz mümkün değildir, hoş görmemiz olası değildir.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bu saldırı, Türkiye'de istikrarı bozmak ve ülkemizi, bulunduğu bölgede cereyan eden olayların içine çekmeye yönelik bir harekettir. Ayrıca, küreselleşen dünyamızda uluslararası topluma karşı da bir pervasızlık örneği oluşturmuştur; ancak, hiç kimse, terör olgusu karşısında Türkiye'nin boyun eğebileceği ve Atatürk'ten bu yana izlediği politikalardan taviz verebileceği gibi bir ham hayal peşinde koşmamalıdır.

Mevcut durum, ülkelerin terörle mücadelede gösterecekleri bireysel gayretlerin ötesinde, gerçek ve samimî bir uluslararası işbirliği zaruretini bir kez daha gözler önüne sermektedir. Bazı üçüncü ülkelerin, geçmiş tarihlerden bu yana, kendilerine dokunmayan yılana karşı hoşgörülü davranışlar sergilemesi, bizim bütün uyarılarımıza karşın çeşitli mazeretler ardına sığınarak hoşgörülerini sürdürmeleri, hem bu terör odaklarını cesaretlendirmiş hem de finansal kaynaklarını daha da çeşitlendirip kuvvetlendirmelerini kolaylaştırmıştır.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun, tamamlayın.

DURSUN AKDEMİR (Devamla) - Biraz önce sözlerimin başında da bir nebze değindiğim üzere, terörist faaliyetlerin içinde olduğu bilinen örgütler, din ve milliyetleri ne olursa olsun herhangi bir ayrıcalığa sahipmişçesine muamele göremezler. Hele hele siyasî sorumluluğa sahip bazı kişi ve çevrelerin, örneğin, Müslüman terör örgütlerinin bu insanlıkdışı terör ve eylemlerden sorumlu olamayacaklarını iddia etmek gafletini göstermeleri kolayca affedilebilir bir davranış olmaktan uzaktır.

Biz, din, kültür ve milliyet farkı gözetmeksizin, terör eylemlerinin içinde olan kişi ve grupları şiddetle kınıyoruz. Bunlardan herhangi birini mazur göstermeye çalışanları da aynı şekilde kınıyoruz.

Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; son olayların faillerinin süratle bulunması ve sonuca gidici çalışmaları dolayısıyla güvenlik teşkilatlarımızı kutluyoruz ve bu teşkilatın etkinliğini azaltabilecek siyasî davranış sahiplerini, ülkemize zarar verecek bu tutumları dolayısıyla şimdiden uyarmak istiyoruz.

Ülkemiz insanlarına karşı insafsız bir vize uygulamasıyla onların serbest dolaşımlarını engelleyen ülkelerin, insanlıkdışı eylemleri sabit olmuş kişi ve kuruluşlara karşı göz yummaktan derhal vazgeçmeleri gereğini, burada, tekrar hatırlatmak istiyoruz.

Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım; teröre karşı geliştirilecek her türlü makul tedbirin, teklifin ve çözümlerin yanında olacağız. Terörün arkasındaki idrak kirlenmesini, hedef kirlenmesini küresel barışın temel tehdidi olarak görüyoruz. Hükümeti, küresel teröre yataklık yapan iç unsurlar noktasında hassasiyete davet ediyoruz. Ülke içindeki maşalar teknolojinin ve beşerî süratin imkânları içinde, bir başka olay vuku bulmadan açığa çıkarılmalıdır. Bu konuda deneyim sahibi, geçmişte terörle mücadelede önemli başarılar elde etmiş hemen herkesten yararlanma yoluna gidilmelidir. Başta emniyet birimlerimiz dahil, istihbarat hususunda bütün noksanlıklarımız derhal tamamlanmalı, lojistik açıklar varsa telafi olunmalıdır.

Türkiye, küresel terörün bir uygulama alanı olamaz, olmamalıdır. İstikrarımızın, barışımızın küreselleşme yolculuğunu, refahı, demokrasiyi ve bütün geleceğimizi tehlikeye atmak istemiyorsak, gerçek tehlikeyi doğru okumalıyız. Bu konuda cesaret, metanet ve özen göstermeye mecburuz. Vatandaş ve millet olmanın, demokrat olmanın yolu budur.

Bu nedenle, tekrar, Türk Milletinin başı sağ olsun diyor, Sayın Heyetinizi saygıyla selamlıyorum.

Teşekkür ederim. (Alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Dursun Akdemir (Iğdır). “İstanbul'da meydana gelen bombalama olayları nedeniyle”. TBMM Genel Kurulu, 20. Birleşim tutanağı, 19 Kasım 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/dursun-akdemir-22-2003-11-19-istanbul-da-meydana-gelen-bombalama-olaylari-nedeniyle (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
