# Devlet memurları kanunu ve türkiye cumhuriyeti emekli sandığı kanunu ile diğer bazı kanun ve kanun hükmünde kararnamelerde değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı (s.s.827)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Dursun Akdemir (Iğdır)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 71. Birleşim
- **Tarih:** 16 Mart 2005
- **Gündem:** DEVLET MEMURLARI KANUNU VE TÜRKİYE CUMHURİYETİ EMEKLİ SANDIĞI KANUNU İLE DİĞER BAZI KANUN VE KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMELERDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARISI (S.S.827)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/dursun-akdemir-22-2005-03-16-devlet-memurlari-kanunu-ve-turkiye-cumhuriyeti-emekli-sandigi-kanunu-i

> Dursun Akdemir, 16 Mart 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 71. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: DEVLET MEMURLARI KANUNU VE TÜRKİYE CUMHURİYETİ EMEKLİ SANDIĞI KANUNU İLE DİĞER BAZI KANUN VE KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMELERDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARISI (S.S.827)); konuşma 403 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

DURSUN AKDEMİR (Iğdır) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; görüşmekte olduğumuz 827 sıra sayılı kanun tasarısının 29 uncu maddesi üzerinde kişisel görüşlerimi açıklamak üzere huzurlarınızdayım; bu vesileyle, sözlerime başlamadan önce, Yüce Meclisi ve sizleri saygıyla selamlıyorum.

Değerli milletvekili arkadaşlarım, kanun tasarısının 29 uncu maddesi 764 kelimeden oluşmakta olup, tam 14 farklı kanunda değişiklik yapılmasını öngörmektedir. 14 kanunda değişiklik yapıyorsunuz, 764 kelimeyi bir kanunla anlatmaya çalışıyorsunuz!.. Bunu, kolay kolay hukukçular bile anlayamaz. O nedenle, bu 14 kanunda değişiklik yapılması durumunda, kanunların anlaşılabilirliği, uygulanabilirliği tartışmalı hale gelecek, belirsizliğe ve yanlış uygulamalara; dolayısıyla, yanlış sonuçlara sebebiyet verecektir; bu konuyu özellikle vurgulamak istedim.

Daha önce de çeşitli vesilelerle yapmış olduğumuz konuşmalarda, özellikle muhalefet milletvekillerinin vurguladığı gibi, çok kanun çıkarmak çok verimli çalışmak anlamına gelmez denildi; çok doğrudur. Bu, daha çok kavram kargaşası ile karışıklığa neden olmaktadır. Genel Kuruldan geçtikten sonra, bu kanunlar, ya Cumhurbaşkanından ya da Anayasa Mahkemesinden geriye dönmektedir. Bu nedenle, bu tür uygulamalara fırsat verilmemesi gerektiğine inanıyorum ve öyle temenni ediyorum.

Değerli arkadaşlarım, görüşmekte olduğumuz kanunun 29 uncu maddesinin (k) bendi, yeşilkart sahiplerinden, ayakta veya meskende tedavi halinde kullanılacak ilaç bedellerinin yüzde 20'sine kadar katılım payı alınmasını öngörmektedir.

Yeşilkartın kimlere verildiği kanunda açık olarak belirtilmiştir. 18.6.1992 yılında yapılan bu kanunun amacı madde 1'de aynen şöyle denilmektedir: "Bu Kanunun amacı, hiçbir sosyal güvenlik kurumunun güvencesi altında olmayan ve sağlık hizmetleri giderlerini karşılayacak durumda bulunmayan Türk vatandaşlarının bu giderlerinin, Genel Sağlık Sigortası uygulamasına geçilinceye kadar Devlet tarafından karşılanması ve bu hususta uygulanacak usul ve esasların belirlenmesidir."

Yine, bu Kanunun 3 üncü maddesinde "bu Kanun kapsamına giren vatandaşlara bu Kanunun öngördüğü tedavi hizmetlerinden hiçbir ücret ve bedel ödemeksizin yararlanmaları amacıyla birer Yeşilkart verilir" deniliyor. Verilen bu hakta da, asgarî ücretin 1/3'ünden az olan vatandaşlarımıza bu hak tanınmış oluyor ki, bu hak, bugünkü asgarî ücretle 117 000 000 lira ediyor.

Şimdi, biz, eğer, bu vatandaşımızdan yüzde 20 alacak olursak, büyük bir sıkıntı içine düşeceği bellidir bu yeşilkartlının. Bu bedellerin yüzde 20'sine katılım payının alınması, başta sosyal devlet ilkesiyle bağdaşmamaktadır. Devamlı olarak, Başbakanın, sağlıkla ilgili konuşmacı arkadaşlarımızın, iktidar mensubu arkadaşlarımızın ve sosyal güvenlikle ilgili konuşan arkadaşlarımızın kullandıkları birkaç tabir var: "İnsan odaklıyız biz. Bizim hükümetimiz insan odaklıdır", "İnsanı yaşat ki, devlet yaşasın", "Sosyal adalet ilkelerini en iyi uygulayan hükümet biziz" denilmektedir. Size sorarım arkadaşlar, sosyal devlet ilkesini uygulamak bu mudur?.. Yani, imkânı olmayan vatandaşa verdiğinizin tekrar yüzde 20'sini geri mi almaktır?.. Öyle sanıyorum, Maliye Bakanı da, ki, kendisine sorduğum bir soruda verdiği cevapta aynen şöyle diyor...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Dursun Akdemir (Iğdır). “Devlet memurları kanunu ve türkiye cumhuriyeti emekli sandığı kanunu ile diğer bazı kanun ve kanun hükmünde kararnamelerde değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı (s.s.827)”. TBMM Genel Kurulu, 71. Birleşim tutanağı, 16 Mart 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/dursun-akdemir-22-2005-03-16-devlet-memurlari-kanunu-ve-turkiye-cumhuriyeti-emekli-sandigi-kanunu-i (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
