# Askeri yasak bölgeler ve güvenlik bölgeleri kan.değ.yap.dair kan.(ss.960)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Dursun Akdemir (Iğdır)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 10. Birleşim
- **Tarih:** 20 Ekim 2005
- **Gündem:** ASKERİ YASAK BÖLGELER VE GÜVENLİK BÖLGELERİ KAN.DEĞ.YAP.DAİR KAN.(SS.960)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/dursun-akdemir-22-2005-10-20-askeri-yasak-bolgeler-ve-guvenlik-bolgeleri-kan-deg-yap-dair-kan-ss-9

> Dursun Akdemir, 20 Ekim 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 10. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: ASKERİ YASAK BÖLGELER VE GÜVENLİK BÖLGELERİ KAN.DEĞ.YAP.DAİR KAN.(SS.960)); konuşma 1.588 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

ANAVATAN PARTİSİ GRUBU ADINA DURSUN AKDEMİR (Iğdır) - Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım; görüşülmekte olan 960 sıra sayılı Askerî Yasak Bölgeler ve Güvenlik Bölgeleri Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı üzerinde, Anavatan Partisi Grubu adına görüşlerimi açıklamak üzere söz almış bulunmaktayım. Sözlerime başlamadan önce, Yüce Heyetinizi, şahsım ve Anavatan Partisi Grubu adına saygıyla selamlıyorum.

Bugün, Anavatan Partisi Grubunun ikinci gününde kürsüden söz almakla, ayrıca, bu Yüce Mecliste ülkemize hizmet etmenin, doğru hizmet etmenin, güzel hizmet etmenin, erdemli hizmet etmenin heyecanıyla konuşmak istiyorum sizlere.

Değerli milletvekili arkadaşlarım, önümüze getirilen tasarıda, kara hudutları boyunca tesis edilen askerî yasak bölgelerin, turizm, spor, kültür amaçlı faaliyetleri için, Genelkurmay Başkanlığının teklifi üzerine Bakanlar Kurulunca daraltılması veya bazı bölgelerde kaldırılmasına imkân sağlanması öngörülmektedir.

Bu tasarıda, Sayın Bakanımızın da açıkladığı gibi, Ani Harabeleri bölgesi, Suriye sınırında Karkamış bölgesinin tarih ve kültür turizmi için; ayrıca, Artvin'in Camili bölgesinin Çoruh Nehri doğa turizmi ve spor turizmi için önem arz ettikleri ve ülkemize önemli katkılar sağlayacağı belirtilmiştir. Bundan memnunluk duyuyoruz.

Bu arada, önümüze getirilen tasarı nedir; ona bakmak istiyorum. 18.12.1981 tarihinde, 2560 sayılı Kanunla kabul edilen ve 17552 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan Askerî Yasak Bölgeler ve Güvenlik Bölgeleri Kanununda şöyle deniliyor:

"Yurt savunması bakımından hayatî önemi haiz askerî tesisler ve bölgeler ile sınırların, güvenlik ve gizliliğini sağlamak için bunların çevrelerinde, kıyılarında ve havalarında; kara, deniz ve hava askerî yasak bölgelerinin,

Yurt savunması veya yurt ekonomisine önemli ölçüde katkıda bulunan veya kısmen dahi tahripleri veya devamlı olarak ya da geçici bir zaman için faaliyetten alıkonulmaları halinde millî güvenlik veya toplum hayatı bakımından olumsuz sonuçlar doğurabilecek; diğer askerî tesis ve bölgeler ile kamu veya özel kuruluşlara ait her türlü yer ve tesislerin etrafında güvenlik bölgelerinin,

Kurulması, kaldırılması ve gerektiğinde genişletilmesine ilişkin esas ve yöntemlerin düzenlenmesidir."

Yine, sözü geçen kanunun 5 inci maddesinde, birinci derecede kara askerî yasak bölgelerin, yurt savunması bakımından hayatî önem taşıyan askerî tesis ve bölgelerin çevre duvarın tel örgü ve benzeri engel veya işaretlerle belirlenen dış sınırlarının en az 100, en fazla 400 metre uzağından alınan noktaların birleştirilmesiyle meydana gelen alanlarda; yine, kara sınır hattı boyunca ve lüzum görülen 30 ilâ 600 metre derinlikteki sahalarda tesis edileceği belirtilmektedir.

İşte burada, bu kanuna göre getirilmiş birtakım kısıtların ortadan kaldırılması gerçekten faydalı olacaktır. Kara hudutları boyunca tesis edilen söz konusu askerî yasak bölgelerin turizm, millî eğitim, spor ve kültür amaçlı olarak kaldırılması ve daraltılması ihtiyacı zaman zaman gündeme gelmiş ve çözüm bulamamıştı. Bu yasa tasarısıyla çözüm bulunması, gerçekten, ülkemize önemli hizmetler yapacaktır.

Diğer taraftan, özellikle askerî alanlar içerisinde yer alan, ancak, turizm açısından yerli ve yabancı turistlerin ilgi alanı olan askerî bölgelerin, ilgililere belli sınırlar dahilinde açılması, ilgili bölgelerde turizm gelirlerinin artmasına sebep verecek ve millî ekonomiye katkı sağlayacaktır. Bu kanunun yasalaşması halinde, devletimiz için güvenlik zafiyeti doğurmaması kaydıyla, örneğin, Ağrı Dağının turizme açılması, inanç, doğa ve kış sporları turizmi açısından muazzam bir imkân kazandıracaktır.

Demin saydığım bölgeleri belirtirken, Ani Harabeleri, Karkamış ve Artvin bölgesinden bahsederken, Sayın Bakanımın ağzından, burada, Iğdır'ın Ağrı Dağı bölgesi tarafının bu yasadan faydalanıp faydalanmayacağını belirtmesini, bu Yüce Meclis kürsüsünden ben beklemekteyim.

Sayın Başkan, değerli arkadaşlar; bu gibi yerlerin Genelkurmay Başkanlığımızca tespit edilerek Bakanlar Kurulunca kararlaştırılması, daraltılması ya da kaldırılmasını kapsayan ve bu kanun tasarısının yasalaşmasını, Anavatan Partisi Grubu olarak desteklediğimizi belirtmek istiyorum. Ülkemize önemli hizmetler görecek bu gibi işlerin hayata geçirilmesi, bizi ancak sevindirir, milletimiz adına.

Değerli arkadaşlarım, izniniz olursa, burada, daha önce bu konuyla ilgili olarak Turizm Bakanlığına vermiş olduğum bir önergeden bahsetmek istiyorum. 30.12.2003 tarihinde Kültür ve Turizm Bakanlığına verdiğim önergede, ikinci derecede askerî yasak bölge olan Ağrı Dağının Iğdır'la ilgili bölümünü ilgilendiren soru önergeme Bakanlığın verdiği cevabı açıklamak istiyorum. Bunun nedeni, kayıtlara geçmesini, Türkiye'nin dünyada ve uluslar arasında önemli bir potansiyele sahip olan Ağrı Dağının kıymetini sizlerin huzurlarına getirmek istememdir. Bunu, hatta, cerrahi hocalarından Prof. Dr. Mecit Doğru'nun anısına buraya kaydettirmek istiyorum; çünkü, sayın hocamız -rahmetli oldular- dağcıydı biliyorsunuz. Kendisinin, Ağrı Dağından Türkiye'nin dışa açılan bir kapısı olarak bahsettiğini ve o sözünün öneminin zamanı geldiğini ve bu yasayla da öneminin pekiştiğini görmüş bulunuyoruz.

Sayın Başkan, değerli arkadaşlarım; Genelkurmayımızın konunun önemini çok iyi bildiğini biliyorum. Olumsuzlukların ancak yasa çıkarılarak çözülmesinin gerektiğini bu vesileyle daha iyi kavramış bulunmaktayız. Bu yaklaşım, ülkemize her konuda önemli rahatlık getirecek ve ekonomiye büyük faydalar sağlayacaktır.

Söz konusu önergede, ikinci derecede askerî yasak bölge olan Ağrı Dağının Iğdır'a ait olan bölgesinin turizme açılması konusunda, Turizm Bakanlığının verdiği cevapta şöyle denilmektedir: "Iğdır İli sınırları içinde kalan Ağrı Dağının Korgan Yaylasında Ağrı Dağı doğa sporları ve kış turizmi merkezi oluşturulması için planlama çalışmalarının yapıldığı bildirilmekte ve çalışmalara teknik destek verilmektedir" denilmektedir. Bu kararından ve çalışmasından dolayı Turizm Bakanlığına teşekkür ediyorum.

"Ağrı Dağı, yurt dışına yönelik reklam kampanyalarımızda kullanılan yazılı basın görsellerinde, reklam tanıtım filmimiz içinde yer almaktadır" denilmektedir. "Dolayısıyla, Ağrı Dağı, 40'ı aşkın ülkede gerçekleştirilen reklam kampanyamızda kullanılmaktadır; ülkemiz tanıtımına üstün katkı sağlamaktadır. Ayrıca, yurtdışı fuarlarında dağıtılan ülkesel ve bölgesel tanıtım broşürlerinde Ağrı Dağı yer almaktadır. Bakanlığın arşivlerinde Ağrı Dağıyla ilgili birçok dia görüntüsü bulunmaktadır." Bunların açıklanması, gerçekten ülkemiz adına ve Ağrı'nın Türkiye'yi tanıtması adına övünülecek bir durumdur.

Yine "Ağrı Dağına turistik ve sportif amaçlı izin bakanlığımızca verilmektedir" deniliyor ve burada bir rakam vermek istiyorum, tüm milletvekili arkadaşlarımın dikkatini çekeceğini sanıyorum: 2004 yılında 826 kişinin izin işleminin tamamlandığı, Dışişleri Bakanlığına başvuran 1 046 kişi için de bakanlık tarafından diğer kuruluşlara görüş bildirildiği bildirilmektedir. Bu görüş bildirmelerinin nedeni, genellikle güvenlik nedeniyle olmaktadır.

Yine, Ağrı Dağı millî park ilan edilmiştir. Millî park ilan edilmesi gerçekten sevindirici bir olaydır. "Turizm Bakanlığı turizm ve rekreasyon alanlarının belirlenmesi çalışmalarına başlanmıştır" diyor; bu da, güzel bir çalışma. Ayrıca "ikinci derecede askerî yasak bölge statüsü devam etmektedir" diyor. Tabiî, bu, bir yıl önceki, hatta birbuçuk yıl önceki soru önergemize verilen cevaptır. Burada şuraya dikkat çekmek istiyorum: Getirilen yasayla, o zaman eli kolu bağlı olan bakanlığın rahatlayacağını belirtmek istiyorum.

Yine "Ağrı Dağının, ülkemizin üç sınır kapısına yakın olması, turizm ve ticaret faaliyetleri için önemli potansiyel yaratmakta; ayrıca, doğal ve kültürel özelliklerinden kaynaklanan turizm olanaklarını artırmaktadır" denilmektedir. Güvenlik kaygısı ve yabancı uyruklu kişilerin ziyaretlerine kısıtlamalar getirildiği açıkça ortaya çıkıyor burada.

Yine, bir rakam vermek istiyorum burada: Yurt dışından Ağrı Dağına Iğdır tarafından tırmanmak isteyen bir kişiye sekiz ay sonra cevap verilebilmekte, yurt içinden müracaat eden bir dağcıya iki ay sonra ancak cevap verilebilmektedir. Dolayısıyla, bu yasanın, Ağrı Dağının Iğdır sınırları içerisinde kalan kısmına büyük rahatlık getireceğini burada belirtiyorum. Iğdır Valiliğinin ayrıca bakanlığa talebi üzerine, Genelkurmay Başkanlığı, Ağrı Dağına tırmanış yapılabilecek güzergâhları yeniden tespit etmiş durumdadır; ki, bakanlık onu bize bildiriyor. Bu da, 11.10.2004 tarihli yazıyla, Iğdır sınırlarındaki Korhan Yaylası ile Küp Gölü rotasının da kullanılabileceği Genelkurmay Başkanlığımızca tespit edilmiş vaziyettedir. Burada da Genelkurmay Başkanlığımıza teşekkürlerimi sunmak istiyorum.

"Ağrı Dağının dış turizme açılması, bölgedeki güvenlik kaygılarının ve dışpolitikayla ilgili hassasiyetlerin devam etmesi durumunda şu an için uygun görülememektedir" -serbest bırakılması- denilmekte ve o zaman verilen cevapta bakanın çaresizliğini görüyoruz. Bakanımız o zaman çaresizken, bu yasayla elinin rahatlayacağını, Ağrı Dağına düşündüğü yatırımı yapabileceğinin ortaya çıktığını belirtiyorum ve çalışmalarının devam etmesi konusunda da kendilerine buradan seslenmek istiyorum ve ayrıca teşekkürlerimi bildiriyorum. Bu arada, emeği geçen Millî Savunma Bakanımız Sayın Gönül'e de, Millî Savunma Bakanlığının diğer mensuplarına da buradan teşekkürlerimi bildirmek istiyorum.

Değerli arkadaşlar, işte görüyorsunuz, Anavatan Partisinin milletvekili olarak, olumlu bir iş yapıldığında, ne kadar güzel bir şekilde, bir iktidar milletvekilinin yapamayacağı kadar yapılanları takdirle huzurunuza getirdim; ama, burada, bir şey daha söylemek istiyorum. Anavatan böyle olacak, doğru; milletimiz ve Türkiyemiz için, yapılan iyi işler için hükümeti takdir edeceğiz, destekleyeceğiz; ama, yanlışlarında ve haksızlıklarında amansız şekilde takipçileri ve denetçileri olacağız, halkımızın hakkını haksızlara yedirtmeyeceğiz; bunu özellikle belirtmek istiyorum.

Sayın Başkan, muhterem milletvekili arkadaşlarım; yasak bölgelerle ilgili "yasak" kelimesi gündeme geldiği için, burada, yasaklarla ilgili bir konuyu daha gündeme getireceğim. Daha önce 2003 yılında Sayın Başbakana yönelttiğim bir soru önergem de, Iğdır-Nahcivan sınır kapısında motorin ticaretinin yasaklanmasıyla ilgiliydi. O zaman, Sayın Başbakan verdiği cevapta, özetle, kısaca şöyle demiştir: "Güvenlik nedeniyle, sınır ticareti yoluyla yapılan motorin ithalatına Eylül 2002 tarihi itibariyle tamamen son verilmiştir." Bu sözü geçen yasa, 2002 tarihinde; yani, 3 Kasım 2003 seçimlerinden önceki bir tarihtir ve o zamanın Ecevit Hükümeti tarafından verilen bir karardır.

Şimdi, Sayın Başbakana buradan soruyorum; Sayın Başbakan, bugüne kadar üç yıldan fazla zaman geçti, neden geçmiş hükümetin aldığı karara sığınıyorsunuz; neden bu yasağın kaldırılması konusunda Genelkurmay Başkanlığının görüşünü yeniden sormuyorsunuz, yeni fikrini almıyorsunuz? Çünkü, Genelkurmayımız, güvenlik güvencemizi günün koşullarına göre ayarlayacak güçtedir. Bunu böyle biliyoruz, ebediyen de böyle olmalıdır. O nedenle, bu konunun çözüme kavuşturulması için, tekrar, Başbakana sesleniyorum. Iğdır halkının ve Nahcivan halkının yüzünü güldürecek, bölge illerinde ekonomide canlılığa vesile olacak bu kararın tekrar gözden geçirilmesini ve Doğu Anadolu Bölgesinin Çukurova arazisi olan Iğdır'a, tarım ve hayvancılığın bozulması, ölmesi dolayısıyla büyük ekonomik darboğazda olan bölge halkına rahatlık getirmesi ve sınırötesinde, Nahcivan'da yaşayan kardeşlerimize bölgelerinde emin bir şekilde yaşayabilme -ekonomik- fırsatı verebilmesi adına bu yasa konusunun tekrar gözden geçirilmesini ve bu arada, bu konu çözüme kavuşturulduğu takdirde Doğu Anadolu Bölgesinin illerinin dahi ekonomisinin canlanacağını belirtmek istiyorum. Iğdır'ın bu karardan önceki ekonomik durumunu gözden geçirirsek, o zaman Iğdır ekonomisi çok canlıydı ve ülkede devlet bütçesine katkı sağlayacak, önemli katkı verecek 10 ilden 1'iydi, bugün Iğdır ekonomik açıdan ülkenin en son illeri arasına girmiştir; dolayısıyla, tarımda ve hayvancılıkta zor duruma düşen bölgenin kurtarılması adına bu bölgeden motorin ticaretinin serbest bırakılması ve ayrıca sınır ticareti hakkı olan Iğdır'a hükümetin özel desteğinin çevrilerek bu konunun da çözülmesini buradan beklemekteyiz.

Değerli milletvekili arkadaşlarım, Sayın Başkanım; burada Anavatan Partisi olarak, getirilmiş olan bu yasa teklifinin Genel Kuruldan geçmesini biz destekleyeceğiz. Bundan sonra bu şeklide ülkenin sorununa çözüm getirecek yasa tekliflerini getirdiğinizde arkanızda biz olacağız; demin söyledik. O nedenle, yasa teklifleri hazırlanırken, iktidar ve muhalefet olarak, grubu olan partiler olarak yapıcı muhalefet istiyorsanız, Grubumuzun görüşlerini, çözüm önerilerini dikkate almanızı bu yüce kürsüden temenni ediyor, siz değerli milletvekili arkadaşlarımı saygıyla selamlıyorum. (Anavatan Partisi sıralarından alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Dursun Akdemir (Iğdır). “Askeri yasak bölgeler ve güvenlik bölgeleri kan.değ.yap.dair kan.(ss.960)”. TBMM Genel Kurulu, 10. Birleşim tutanağı, 20 Ekim 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/dursun-akdemir-22-2005-10-20-askeri-yasak-bolgeler-ve-guvenlik-bolgeleri-kan-deg-yap-dair-kan-ss-9 (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
