# Sosyal güvenlik prim alacaklarının yeniden yapılandırılması ve bazı kanunlarda değişiklik yapılması hakkında (s.s.1066)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Dursun Akdemir (Iğdır)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 62. Birleşim
- **Tarih:** 14 Şubat 2006
- **Gündem:** SOSYAL GÜVENLİK PRİM ALACAKLARININ YENİDEN YAPILANDIRILMASI VE BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA (S.S.1066)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/dursun-akdemir-22-2006-02-14-sosyal-guvenlik-prim-alacaklarinin-yeniden-yapilandirilmasi-ve-bazi-ka

> Dursun Akdemir, 14 Şubat 2006 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 62. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: SOSYAL GÜVENLİK PRİM ALACAKLARININ YENİDEN YAPILANDIRILMASI VE BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA (S.S.1066)); konuşma 893 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

ANAVATAN PARTİSİ GRUBU ADINA DURSUN AKDEMİR (Iğdır) - Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; görüşülmekte olan, sosyal sigortalar güvenlik prim alacaklarının yeniden yapılandırılması ve bazı kanunlarda değişiklik yapılması hakkındaki tasarının 2 nci maddesi üzerinde Anavatan Partisi Grubu adına görüş bildirmek üzere huzurlarınızdayım; konuşmama başlamadan önce, Yüce Meclisi ve siz değerli milletvekili arkadaşlarımı saygıyla selamlıyorum.

Değerli arkadaşlarım, Bağ-Kur prim alacaklarının yeniden yapılandırılması 2 nci maddede gündeme getirilmiş ve son fıkrasında prim borçlarının ancak yüzde 25'inin peşin veya dört taksitiyle, cari ay primlerinin peşin ödenmesi kaydıyla, sağlıktan, sağlık sigortasından yararlanmayı getiriyor. Burada, insan sağlığının büyük derecede etkileneceğini vurgulamak istiyorum; yani, borçlu olan bir kişinin hastalığının tedavi edilemeyeceği anlamı çıkıyor burada. Hükümet, ayrıca, bu konuyu Plan ve Bütçe Komisyonunda savunurken, daha önceki yeniden yapılandırmalarda, Bağ-Kurluların sağlık hizmetlerinden yararlanması için borcunun tamamını ödemesi gerektiğini ileri sürerek, hükümet, kendi getirdiği bu tasarıyı savunmaktadır. Bir miktarı ödenmesi koşuluyla yararlanma sağlanması, sağlık hakkının iadesi şeklinde yorumlanmaktadır.

Değerli arkadaşlar, iki yanlış bir doğru etmez. Önceki düzenlemeler nedeniyle prim borcu yüzünden sağlık hizmetlerinden insanların mahrum bırakılması kabul edilecek bir durum değildir, sosyal devlet ilkesi eğer geçerli olacaksa. Bu tasarıda hükümetin getirdiği, insanlarımızın sağlık hizmeti alabilmeleri için, borçlarının belli bir miktarının ödenmesi zorunluluğu var. Biliyoruz ki, özellikle son yıllarda küçük esnaf, özellikle küçük esnaf, perişan vaziyettedir; borçlarını ödeyemiyorlar, ödeyemedikleri için de sağlık hakkından faydalanamıyor. Dolayısıyla, burada bir konuyu düzeltmemiz ve göz önünde bulundurmamız gerekiyor.

Ayrıca, İnsan Hakları Evrensel Beyannamesini göz önünde bulunduracak olursak, burada, aynen, beyannamenin 25 inci maddesinde, herkesin kendisi ve ailesinin sağlık durumunun ve refahının korunması gerektiğini; beslenmesinin, giyiminin, konutunun, tıbbî bakımının bir insanlık hakkı olduğu kabul edilmektedir evrensel beyannamede. Bu beyannameye paralel olarak, Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 56 ncı maddesinde de "herkes sağlıklı yaşama hakkına sahiptir ve bu hakkın da devlet tarafından sağlanması gereklidir" denmektedir. Anayasanın bu açık hükmüne göre, borcu olana sağlık hizmetinin yapılamayacağı anlamına gelen bu düzenlemenin eksik olduğunu vurgulamak istiyorum.

Değerli arkadaşlarım, sağlık hizmetlerinden faydalanmak bir insan hakkı olduğuna göre, bu hizmetin herkese de eşit bir şekilde dağıtılması, sosyal devlet olmanın gereğidir ve sosyal devletin de vatandaşına karşı bu bir borcudur.

O nedenle, kıymetli arkadaşlarım, bugün, tüm dünyada insan sağlığına verilen önem, gelişmişlik göstergesi olarak sayılıyor. Kişi başına düşen sağlık harcaması, o toplumda refah durumu olarak, refahın iyi veya kötü olduğunu gösteren temel kriterlerden birisidir. Geçtiğimiz son beşyüz yıl içerisinde bilim ve teknolojide olan değişiklikler, olan gelişmeler, ekonomide olan gelişmeler, ileri seviyeye yükselen medeniyetlerin hepsinde ortak tek anlayış insana verilen değerdir. Bunların üzerine inşa oldukları tüm medeniyetler de, tüm sistemler de insan odaklıdır ve insanın ürünüdür.

Gerçekten de, birey olarak, değer gördüğü oranda kişi, gelişimin itici gücü olmakta ve toplumun ilerlemesine büyük katkı sağlamaktadır. Buradan yola çıkarsak, insanın konumlandırıldığı ortamın iyiliği toplumun iyiliğine, bu bakımdan temel ihtiyaçların karşılanması ve buna yönelik tedbirlerin alınması da devletin esas görevi olduğudur. Bu bakımdan, insanın ihtiyaçlarının karşılanması, medeniyetin ilerlemesine önemli katkı sağlayacaktır. Hayatla olan doğrudan bağı, bireysel ve kitlesel etkileri değerlendirildiğinde, sağlık hizmetlerinin, herhangi bir ayırım yapılmaksızın örgün ve yaygın bir şekilde verilmesi gereği zorunlu olarak ortaya çıkar.

Değerli arkadaşlar, toplumumuzu son günlerde tehdit eden kuş gribi gibi bazı bulaşıcı hastalıklar, ayrıca hiç gündeme getirilmeyen brusella gibi bulaşıcı hastalıklar, hepatit-B gibi, hemen hemen toplumun tüm fertlerini ve Türkiye toplumunu tehdit eden hastalıklar dikkate alınacak olursa, devletin insan sağlığı üzerindeki zorunlu hizmeti bir kez daha karşımıza çıkar.

Sayın Başkan, değerli arkadaşlarım; birçok alanda olduğu gibi, sağlık hizmetlerini içeren sosyal güvenlik sistemimizin de yeniden yapılandırılması gereği elbette ki vardır; bu çok parçalı ve hantal düzenden kurtulması gerekmektedir ve hızlı işleyen bir yapıya kavuşturulması zorunludur. Bu sistem içerisinde prim sistemi ve oranları yeniden ele alınmalı, borçlanmayı en aza indirecek sağlıklı ve güvenilir bir tahsilat ve takip sistemi oluşturulmalıdır. Daha da önemlisi, bir refah kalkınma politikası olarak, sağlık hizmetlerinin ayırım yapılmaksızın, borçlu olsun ya da olmasın, herkese kesintisiz verilmesini sağlamak, sosyal devlet olarak, şu anda önümüzde durmaktadır. Özellikle ölçütler bağlamında ekonomik kaygılardan arındırılmış bir sistem ortaya konulmalı ve bu sisteme göre insanın iyiliğini sağlayacak sağlık sistemi yerleştirilmelidir.

Böylece, tasarının 2 nci maddesinin son fıkrasıyla yapılan düzenleme, son derece eksiktir, yanlış olarak kabul edilmelidir. Hükümet, devletin Anayasayla tanımlanmış olan görevini yerine getirecek şekilde bu maddeyi yeniden dikkate almalıdır. Eğer, gerçekten, amaç, iddia edildiği üzere, Bağ-Kur prim borçlusunun bir şekilde hizmetinden faydalanmasını sağlamak ise, bunu bir şarta bağlamak gerekmez. Borcun yeniden yapılandırılmasıyla, borçlunun sağlık hizmetlerinden yeniden faydalanması pek de mümkün olabilecektir.

Konunun ilerleyen maddelerinde, ödemelerin aksatılması halinde, kanunda faydalanma şartları getirilmiştir. Bu bakımdan, zaten güvence altındadır. Her ne olursa olsun, ödemelerin yapılmasını sağlamaya yönelik böyle bir hâkim, bir amir varken, ayrıca bir şart öne sürmenin de anlamı yoktur. Diğer taraftan, söz konusu kanun tasarısının bir tür af tasarısı olduğu ortadadır. Borçların bir kısmının zaten indirime tabi tutulacağı dikkate alındığında, sağlık hizmetlerinin verilmesindeki bu gereksiz özeni de anlamak mümkün değildir.

Şimdi, burada, bir durumu ortaya getirmek gerekiyor. Demin, burada, düzenli borcunu ödeyenler için -benim, burada, telaffuz etmemem gereken; ama, söylendiği için ben tekrarlıyorum- "düzenli ödeyenler enayi midir acaba" diye; hayır, değildir. Hükümet olarak bu Meclise getirilmiş bu kanunda benim teklifim şudur: Düzenli ödeyenlerin, düzenli ödeyen sigortalı vatandaşlarımızın basamaklarının 1 derece yükseltilmesini öneriyorum ve bir önerge vermiş durumdayım. Bu önergemi, siz değerli arkadaşlarımın, bu bilgiler ışığında dikkate alacağını umuyorum. Sizlere bu düşüncelerimden dolayı konuyu aktardığım için de, sizlerin de benim fikrimi paylaşacağımı düşündüğünüzü zannediyorum.

Değerli arkadaşlar, güçlü bir devlet sağlıklı toplum üzerine inşa edildiğinden, toplumun sağlığını, her neye mal olursa olsun, korumak zorundayız. Sağlıklı bir toplum, sağlıklı bir devletin kurulmasına vesile olacaktır. Böylece, kurulan sağlıklı bir devlette…

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Dursun Akdemir (Iğdır). “Sosyal güvenlik prim alacaklarının yeniden yapılandırılması ve bazı kanunlarda değişiklik yapılması hakkında (s.s.1066)”. TBMM Genel Kurulu, 62. Birleşim tutanağı, 14 Şubat 2006. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/dursun-akdemir-22-2006-02-14-sosyal-guvenlik-prim-alacaklarinin-yeniden-yapilandirilmasi-ve-bazi-ka (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
