# Çevre kanununda değişiklik yapılması kanunu (s.s 871)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Dursun Akdemir (Anavatan Partisi, Iğdır)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 94. Birleşim
- **Tarih:** 26 Nisan 2006
- **Gündem:** ÇEVRE KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI KANUNU (S.S 871)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/dursun-akdemir-22-2006-04-26-cevre-kanununda-degisiklik-yapilmasi-kanunu-s-s-871

> Dursun Akdemir (Anavatan Partisi), 26 Nisan 2006 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 94. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: ÇEVRE KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI KANUNU (S.S 871)); konuşma 286 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

DURSUN AKDEMİR (Iğdır) - Sayın Başkan, aracılığınızla Sayın Bakanıma üç sorum var; kendisine yöneltiyorum sorularımı.

Bilindiği gibi, hidrojen, tüm yakıtlar içinde en temiz olanıdır, atmosferde yandığında oksijenle birleşerek enerji açığa çıkarır; bu süreçte yan ürün olarak karbondioksit gibi kirlilik yapıcı gazlar değil, yalnızca su açığa çıkar. Bu bilgiler ışığında, dünyanın çeşitli yerlerinde laboratuvarlarda araştırmacılar, tarımsal ürün atıklarındaki selülozu sindiren bakteriler ya da fotosentez yapan mikroorganizmalar veya su yosununun birçok türleri yardımıyla temiz hidrojen enerjisi üretimi üzerinde çalışıyorlar. Ülkemizde de Orta Doğu Teknik Üniversitesinde biyohidrojen üretimi konusunda araştırma yapılmaktadır. Süt, zeytin ve şeker fabrikalarının atıkları bu amaçla araştırma konusudur.

Sayın Bakanım, ülkemizde, hükümetinizce bu konuyu gündeme getiren, özendiren bir çalışma, proje var mıdır; yoksa, üniversitemizde bu konuda yapılan araştırmalara teşvik desteği veriyor musunuz; eğer bu da yoksa, böyle bir desteği yasalaştırmayı düşünür müsünüz?

Değerli Bakanım, gazetelerde çıkan haberlere göre, bugün Çernobil faciasının 20 nci yıldönümü dolayısıyla önemsemek gerekiyor, Çevre Yasasını görüşüyoruz. "Devletin Ölümcül Sırrı" başlığı altında verilen, Türkiye Atom Enerjisi Kurulu tarafından 2000 yılında hazırlanan ve bugüne kadar saklanan bir raporda, başta Karadeniz olmak üzere, çok geniş bir alanda Çernobil nükleer felaketinin etkilerinin sürdüğü ve toprakta radyasyonun bulunduğu belgelendi ve belgelendiği halde şimdiye kadar niçin açıklanmadı? Açıklanmadıysa, hükümet olarak bu konuda ne tedbir alındı; bu konuda açıklama yapar mısınız?

Üçüncü ve son sorum: "Ceza, ihbar eden şoföre verildi" şeklinde bir haber var. Tuzla'da, Tuzla'nın Orhanlı beldesinde tehlikeli atık yüklü varillerin yasadışı yollarla gömülmesini ihbar eden ve atık varilleri bölgeye boşaltan TIR şoförüne ve nakliyeciye 15 700 YTL para cezası kesildi. Siz de şikâyet ediyordunuz elimizde yasal yetkiler kısıtlı diye. Sadece bu TIR şoförü ve nakliyeciye ceza verilerek mi bu iş tamamlanacak; yoksa, yapmak istediğiniz ya da şimdiye kadar yaptığınız işlemler nelerdir, açıklar mısınız?

Teşekkür ederim Sayın Başkanım.

---

**Kaynak gösterme:** Dursun Akdemir (Anavatan Partisi, Iğdır). “Çevre kanununda değişiklik yapılması kanunu (s.s 871)”. TBMM Genel Kurulu, 94. Birleşim tutanağı, 26 Nisan 2006. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/dursun-akdemir-22-2006-04-26-cevre-kanununda-degisiklik-yapilmasi-kanunu-s-s-871 (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
