# Gazzedeki olaylar ve barışın teminine yönelik çabalar hakkında

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 23. Dönem)
- **Konuşmacı:** Egemen Bağış (AK Parti, İstanbul)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 40. Birleşim
- **Tarih:** 6 Ocak 2009
- **Gündem:** GAZZEDEKİ OLAYLAR VE BARIŞIN TEMİNİNE YÖNELİK ÇABALAR HAKKINDA
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/egemen-bagis-23-2009-01-06-gazzedeki-olaylar-ve-barisin-teminine-yonelik-cabalar-hakkinda

> Egemen Bağış (AK Parti), 6 Ocak 2009 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 40. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: GAZZEDEKİ OLAYLAR VE BARIŞIN TEMİNİNE YÖNELİK ÇABALAR HAKKINDA); konuşma 1.268 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

AK PARTİ GRUBU ADINA EGEMEN BAĞIŞ (İstanbul) – Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım; Filistinli kardeşlerimizin yaşadığı insanlık dramını değerlendirmek üzere, mensubu olmaktan büyük onur duyduğum Adalet ve Kalkınma Partisi adına söz almış bulunmaktayım. Hepinizi saygıyla selamlıyorum.

27 Aralık 2008 tarihinde başlayarak İsrail’in Gazze’ye hava saldırısı düzenlemesine ilişkin orantısız ve şartsız güç kullanımını sert bir şekilde kınadığımızı ifade etmiştik. Ne yazık ki şimdi de sivillerin hedef olduğu kara harekâtıyla gelişmeler daha vahim bir noktaya ulaşmıştır. Bu durumdan infial duymaktayız. 22 Aralık 2008 tarihinde, hava operasyonundan sadece birkaç gün önce Genel Başkanımız ve Başbakanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan İsrail Başbakanı Sayın Ehud Olmert’i Türkiye’de kabul etmiş, bu görüşmeler sırasında Suriye ve İsrail arasındaki aracılı görüşmelerin beşinci turunun hazırlıklarının yanı sıra Gazze’deki son durum, ateşkes ve Filistin-İsrail barış süreci ele alınmıştır. Bu bağlamda görüşmenin hemen ardından İsrail’in Gazze’ye yapmış olduğu bu saldırı ülkemize de saygısızlıktır. Bu kürsüde bazı muhalefet sözcülerinin Olmert’in gezisi sırasında Sayın Başbakanımıza bu saldırılar hakkında bilgi verdiği gibi iddiaları dile getirmiş olmalarını da büyük bir ayıp olarak Meclis tutanaklarına geçtiğini söylemek istiyorum. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

KAMER GENÇ (Tunceli) – Niye geldi?

EGEMEN BAĞIŞ (Devamla) – Böyle bir bilgi kesinlikle verilmemiştir. Böyle bir bilgi verilmesi durumunda da Türkiye buna hiçbir zaman sessiz kalmazdı.

KAMER GENÇ (Tunceli) – Türkiye’ye niye geldi, onu söyle.

EGEMEN BAĞIŞ (Devamla) – Bu saldırı barış çabalarımıza darbe indirdiği gibi, Sayın Olmert’in ziyaretinin verdiği izlenimle ve yarattığı beklentilerle de son derece çelişkilidir. Türkiye bu çelişkiyi kabul etmemektedir. Türkiye iyi niyetinin ve dostluğunun aynı biçimde karşılık görmesine alışkındır. Hiçbir mazeret, orantısız güç kullanımını ve sivillerin hedef alınmasını mazur gösteremez. Şu noktada önceliğimiz, insani bir önceliktir.

Hatırlanacağı gibi, İsrail ve Suriye arasında Türkiye, İstanbul’da dört ayrı defa, dört tur aracılı görüşmelere ev sahipliği yaptı. İsrail ile Filistin liderleri burada, Türkiye Büyük Millet Meclisinde, Annapolis’e gitmeden evvel dünyaya barış mesajları verdiler, Türkiye’nin ev sahipliğinde verdiler. Türkiye, Pakistan ve İsrail’in iki yıldan beri süren diplomatik ilişkilerinin İstanbul’da başlamasına öncülük etti. Türkiye, Afganistan ve Pakistan arasında da huzursuzlukların ortadan kaldırılması için arabuluculuk yaptı. Hindistan ile Pakistan arasındaki sıkıntıların giderilmesi için de Türkiye rol oynadı. Rusya ve Gürcistan arasında kriz ortaya çıktığında yine ilk devreye giren liderlerden bir tanesi bizim Başbakanımız oldu.

Bütün bu girişimler, ulusal çıkarlarımız doğrultusunda Türkiye’nin dünyada barış sağlama kararlılığının birer göstergesiydi. İşte bu girişimlerimizin neticesinde, kırk yedi yıllık bir aradan sonra, oy kullanan 192 ülkenin 151’inin oyuyla, daha birinci turda, Türkiye, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi üyeliğine seçilmiştir. Yani dünyada oy kullanan her 10 ülkenin 8’i Türkiye’ye güvendiğini, dünyanın sorunlarını çözmekte Türkiye’nin öncülüğünü önemsediklerini dile getirmişlerdir.

Barış sürecine önemli katkılar yapan bir ülke olarak bölgemizde barış ve istikrarın hâkim olması, radikalizm ve fanatizmden uzak durulması önceliğimizdir. Bu noktada, geçtiğimiz hafta bu çatı altında özveriyle hizmet veren birçok meslektaşımla birlikte Türkiye-İsrail Parlamentolar Arası Dostluk Grubundan ayrıldığımızı duyurmuştuk. Burada bir hassasiyetin altını çizmek istiyorum: Tepkimiz, bu acımasız saldırıları yürüten İsrail hükûmetinedir. Ülkemizde asırlardır kardeşçe birlikte yaşadığımız, ekmeğimizi, suyumuzu, toprağımızı paylaştığımız, farklı dinlere mensup Musevi, Ermeni, Süryani, Rum vatandaşlarımız da İsrail’in orantısız güç kullanımından, çocukları, kadınları ve sivil halkı hedef almasından son derece rahatsızdır. Nitekim İsrail dâhil dünyanın birçok ülkesinde yaşayan birçok Yahudi bu olayları tasvip etmediğini açıklamaktadır, gösteriler yapmaktadır. Ülkemizdeki Rum Ortodoks Patriği Sayın Bartholomeos da on binlerce cami hocamız ve Alevi dedeleri gibi Noel ayininde Başbakanımızın Orta Doğu’da barış çabaları için dua etmiş, destek vermiştir. Türkiye Hahambaşılığı bildiri yayınlamış, birçok azınlık lideri bizleri bizzat arayarak barışa yönelik girişimlerimizden dolayı takdirlerini iletmişlerdir. Bunlar insani duyarlılık ve sağduyu örnekleridir. Sağduyuya her zamankinden daha çok bugün ihtiyaç vardır.

Değerli milletvekilleri, 1 Ocak itibarıyla üstlendiğimiz Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi üyeliğimizin de Türkiye‘ye yüklediği farklı sorumluluklar vardır. Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri bu krizin başından beri ülkemizle iletişim içerisinde olmuştur ve uluslararası camianın bütün üyelerini özellikle bölge ülkelerini şiddetin sona ermesi için ellerinden gelen çabayı göstermeye çağırmıştır. Türkiye’nin girişimleri de bu çağrılar kapsamındadır. Nitekim Dışişleri Bakanımız Sayın Ali Babacan şu anda New York’ta, Birleşmiş Milletlerde, Güvenlik Konseyi üyeleriyle görüşmeler yapmaktadır. Türkiye artık eskisi gibi değildir. Türkiye artık saygın, sözü dinlenen bir bölge ülkesidir. Türkiye, İsrail’in Filistin’le ilişkilerinin normalleşmesi, kalıcı barış yolunun açılması için elinden gelen katkıyı esirgememiştir. Annapolis’te başlayan süreçte de Türkiye vardır. Barış ve güvenliğin iki taraf için de geçerli olduğu bağımsız Filistin devleti ve İsrail devletinin yan yana var olacağı bir çözüm Türkiye’nin de arzusudur. Türkiye bu bölgede kapsamlı, adil ve kalıcı bir çözümden yanadır.

Değerli arkadaşlar, bugün Gazze’de büyük bir trajedi ve insanlık dramı yaşanmaktadır ve biz bugün Türkiye Büyük Millet Meclisi olarak buradan, gönül arzu ederdi ki tek ses, tek yürek, o kardeşlerimize bağlılığımızı, birlikteliğimizi hissettirelim ama bu kürsüden iç siyasete malzeme yapmayı hele Dışişleri kökenli iki eski büyükelçiye yakıştıramadım, hele bir tanesine hiç yakıştıramadım. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

OKTAY VURAL (İzmir) – Siz millete nasıl yakıştırıyorsunuz?

EGEMEN BAĞIŞ (Devamla) - Bugün bütün dünya liderlerinin telefon açarak barış çabaları için teşekkür ettiği Türkiye Cumhuriyeti’nin Başbakanı bu ülkenin barış konusundaki kararlılığını ortaya koyan, hepimizin göğsünü kabartan bir liderlik ortaya koymuştur. Kendisine burada teşekkür edeceğinize, kalkıp bunu iç siyaset polemikleri yapıp iftiralar atıp buradan dil uzatmayı size yakıştıramadım. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

OKTAY VURAL (İzmir) – Kayıt dışı siyaset, kayıt dışı… Kayıtları gösterin.

EGEMEN BAĞIŞ (Devamla) – Zaten aylardır ambargolar altında inleyen, büyük bir mağduriyet içerisinde olan Filistinli kardeşlerimizin acılarına…

OKTAY VURAL (İzmir) – Timsah gözyaşları dökmeyin.

EGEMEN BAĞIŞ (Devamla) – …bu saldırılar daha büyük acılar eklediği gibi bu sözler de eminim daha büyük acılar eklemiştir.

OSMAN ERTUĞRUL (Aksaray) – Hâliniz ortada.

EGEMEN BAĞIŞ (Devamla) – Hamas’la ilgili sözler söyleyen bir diğer büyükelçimiz de oradaki çatışmaların bir tarafının Hamas olduğunu unutuyor.

Arkadaşlar, ateşkes sağlanacaksa Hamas’ın da bir şekilde bu ateşkesin tarafı olması lazım. Öbür türlü zaten orada bir çatışma var, insanlar ölüyor. Bizim derdimiz burada bağcıyı dövmek mi, üzüm yemek mi; bir an evvel ateşkes sağlanmasını sağlamak mı, yoksa burada iç siyasette manevralar çevirmek mi? Gerçekten bunlar doğru değil. Türkiye, temel ilkeleri olan, bölgesel barış, küresel barış ve ulusal çıkarlarını dikkate alarak bütün bu çalışmaları sürdürmektedir.

Sayın Başbakanımızın, bizzat benim de bulunduğum, gerek Suriye’de gerek Ürdün’de gerek Mısır’da gerek Suudi Arabistan’da gerekse yola çıkmadan evvel burada görüştüğü Katar Başbakanıyla yaptığı görüşmelerin tamamının tutanakları vardır.

OKTAY VURAL (İzmir) – Açıklayın!

EGEMEN BAĞIŞ (Devamla) – Hepsinde Dışişleri Bakanlığımızın mensuplarının bulunduğu bölümler vardır. Bulunmadıkları bölümlerle ilgili de Başbakanımız baş başa yaptığı görüşmelerle ilgili bütün hepsinin bilgilerini görevli arkadaşlarımıza vermiş ve tutanaklarını tutturmuştur. Burada bakkal yönetmekten bahsedenlerin iktidarda oldukları dönemler ülkeyi nasıl yönettiklerini, nasıl sıkıntılara soktuklarını, bu halka ne zulümler yaşattıklarını biz unutmadık, milletimiz de unutmadı. Onun cevabını da size her fırsatta, her sandıkta zaten veriyor. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

OKTAY VURAL (İzmir) – Tutanakları açıklayın, tutanakları!

EGEMEN BAĞIŞ (Devamla) – Arkadaşlar, o tutanaklar devletin arşivlerindedir.

OKTAY VURAL (İzmir) – Açıklayın, açıklayın! Kapalı oturum yapalım. Milletten bir şey saklamayın.

EGEMEN BAĞIŞ (Devamla) – Bu ziyaretlerde amacımız, sorunu bölge liderleriyle değerlendirmek, sorunu dünya gündemine taşımak, farklı görüşteki taraflar arasında ortak bir dil ve anlayış geliştirmek, bölgesel ortak aklı harekete geçirmek, diplomatik baskıları artırmak, uluslararası düzeyde kamuoyu oluşturmak, tüm tarafları sürece dâhil etmek, taraflar arasında diyalog kurulmasını sağlamak, ateşkes sağlanması için uygulanabilir bir eylem planı ortaya çıkarmak ve Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi toplantısı öncesi uluslararası topluma hareket alanı sağlayacak bir zemin ortaya çıkarmaktı ve Başbakanımızın bu görüşmeleri neticesinde bölge ülkelerinin giderek artan ortak duyarlılıklara sahip olduklarını müşahede ettik.

Arkadaşlar, Filistin meselesi sadece Filistin’deki kardeşlerimizin meselesi değildir, sadece İslam dünyasının da meselesi değildir. Bu mesele, bir insanlık meselesidir. Bu mesele, bir vicdan meselesidir. Onun için, buradan, bugün tek ses gelmelidir. Onun için, bugün, burada iktidarıyla muhalefetiyle, kadınıyla erkeğiyle, yaşlısıyla genciyle, askeriyle siviliyle, doğulusuyla batılısıyla hep beraber Filistinli kardeşlerimizle dayanışma içerisinde olmamız gerektiği bir gündeyiz.

Arkadaşlar, Filistin sorununun artık topla tüfekle, kan dökülerek çözülemeyeceği açıktır. Bu coğrafya savaşın her türlüsünü yaşamıştır ama diplomasinin her türlüsünü yaşamamıştır.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Egemen Bağış (AK Parti, İstanbul). “Gazzedeki olaylar ve barışın teminine yönelik çabalar hakkında”. TBMM Genel Kurulu, 40. Birleşim tutanağı, 6 Ocak 2009. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/egemen-bagis-23-2009-01-06-gazzedeki-olaylar-ve-barisin-teminine-yonelik-cabalar-hakkinda (erişim: 29 Ekim 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
