# Türkiye Adalet Akademisi Kanunu Teklifi münasebetiyle

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 28. Dönem)
- **Konuşmacı:** Elif Esen (Yeni Yol, İstanbul)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 48. Birleşim
- **Tarih:** 15 Ocak 2025
- **Gündem:** Türkiye Adalet Akademisi Kanunu Teklifi münasebetiyle
- **Tutanak (TBMM):** https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=131810
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/elif-esen-2025-01-15-turkiye-adalet-akademisi-kanunu-teklifi-munasebetiyle

> Elif Esen (Yeni Yol), 15 Ocak 2025 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 48. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: Türkiye Adalet Akademisi Kanunu Teklifi münasebetiyle); konuşma 485 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

ELİF ESEN (İstanbul) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Türkiye Adalet Akademisi Kanunu Teklifi hakkında YENİ YOL Grubu adına söz almış bulunuyorum.

Bu teklif, yargı sisteminin bağımsızlığı ve adil işlemesi, dolayısıyla ülkemizde güvenilir adalet tesisi açısından kritik bir öneme sahip ancak teklifin bazı maddeleri yargının bağımsızlığı ve hukukun üstünlüğü ilkesi açısından ciddi sorunlar içermektedir. Tam da bir ay evvel, ülkelerin adalet sistemlerinin değerlendirildiği Venedik Komisyonunda, özellikle atama usulleri konusunda Türkiye'de yargı bağımsızlığının tehlike altında olduğu belirtildi. Yine, Hukukun Üstünlüğü Endeksi 2024 raporuna göre Türkiye 142 ülke arasında 117'nci sırada yer aldı.

Huzurunuzda bu zeminde ve bu önemli konu hakkında çekincelerimizi Genel Kurulun dikkatine sunuyorum. Öncelikle, yargının bağımsızlığının hâkim ve savcıların sadece ve sadece hukuka, kanuna bağlılık ilkesiyle çalışmasına dayandığını unutmamalıyız. Ancak bu teklifte yer alan düzenlemeler hâkim ve savcıların alımından eğitimlerine kadar her aşamada yürütmeye bağlılık ilkesiyle çalışmasının önünü daha da açacak ve yürütme etkisi, hatta baskısının yargı üzerinde daha da artmasına neden olacaktır. Bu durum, hukukun üstünlüğü ilkesine aykırıdır ve yargının tarafsızlığını şaibe altında bırakmaya son derece açıktır, kabul edilemez.

Akademi Başkan adayının kurum içinden belirlenmesine yönelik önceki düzenlemelerin geri getirilmemesi, yerine Cumhurbaşkanı tarafından atama yapılması kurumun özerkliğini, tarafsızlığını zedeleyerek yürütmenin yargı üzerindeki etkisini daha da artırmaktadır. Yine, Akademinin Genel Kurul, Denetleme Kurulu gibi organlarının bağımsızlığını güvence altına alacak bir yapı oluşturulmaması, adil yaklaşım ve tarafsızlığı çok önemli olan bu kurumun yürütme güdümüne girmesinin zeminini hazırlamaktadır.

Başka bir olumsuz durum ise adaletsiz uygulamaların, kayırmaların, torpillerin kaynağı mülakatın burada da karşımıza çıkması. Çok üzülerek hatırlatmak isterim ki son dört gün içinde yargı alanında çalışan 3 genç insan intihar ederek yaşamına son verdi ve üzülerek ifade ediyorum ki bu gençlerden biri çok da yüksek puan almış, parlak bir öğrencilik geçirmiş ancak mülakatta elenen genç bir avukattı. Hâkim ve savcı alımında mülakat komitelerinin üyelerinin tamamının iktidarınız himayesinde atanması şu an sizler için çok olumlu gözükebilir ama yerel yönetimlerde yaşanan yönetim değişimi gibi ya devran döner de işler değişirse yargının bağımsızlığından yine emin olabilecek misiniz? Bu düzenleme yürütmenin yargıyı keyfî olarak yönlendirmesine neden olabilir. Bu nedenle, mülakat komitesi üyelerinin yargı mensupları arasından seçilmesi daha adaletli ve objektif bir yaklaşım olacaktır.

Değerli vekiller, hepimizin artık çok iyi bildiği gibi, hukuk alanında sorunlar eğitimden başlıyor. Hukuk fakültesi enflasyonu yaşanan ülkemizde fakültelerde niceliği değil niteliği, adaleti sağlamaya dair önerilerimizi içeren, yüzlerce hukukçunun akıl teriyle hazırlanan DEVA Partisi Adil Yargı Eylem Planı bu anlamda bir rehberdir. İktidar sıralarındaki vekillerimizden "web" sitemizden açıp okumalarını rica ediyorum.

Maddelere dönecek olursak, madde 9'da yer alan "doğrudan şart aranmaksızın" ifadesi yürütmeye sınırsız bir tasarruf yetkisi tanımaktadır. Bu ifade Anayasa’nın 2'nci, 7'nci, 10'uncu, 11'inci, 138'inci, 139'uncu ve 140'ıncı maddelerine de aykırıdır ve hukuki belirlilik ilkesi ihlal edilmektedir.

Yine, madde 5'te yer alan "yeteri kadar" gibi muğlak ifadeler yürütmeye keyfî düzenleme yapma alanı açmaktadır. Özellikle tetkik hâkimleri ve personele ilişkin sayılarda bu belirsizliğin somut ve ölçülebilir bir şekilde belirlenmesi elzemdir. Görüyoruz ki Adalet Akademisinin özerkliğini sağlayacak gerekli ve yeterli düzenlemeler bu teklifte yer almamaktadır.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Elif Esen (Yeni Yol, İstanbul). “Türkiye Adalet Akademisi Kanunu Teklifi münasebetiyle”. TBMM Genel Kurulu, 48. Birleşim tutanağı, 15 Ocak 2025. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/elif-esen-2025-01-15-turkiye-adalet-akademisi-kanunu-teklifi-munasebetiyle (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=131810

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
