# Türkiye ihracatçılar meclisi ile ihracatçı birliklerinin kuruluşu ve görevleri hakkında (ss408)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 23. Dönem)
- **Konuşmacı:** Emin Haluk Ayhan (MHP, Denizli)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 107. Birleşim
- **Tarih:** 18 Haziran 2009
- **Gündem:** TÜRKİYE İHRACATÇILAR MECLİSİ İLE İHRACATÇI BİRLİKLERİNİN KURULUŞU VE GÖREVLERİ HAKKINDA (SS408)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/emin-haluk-ayhan-23-2009-06-18-turkiye-ihracatcilar-meclisi-ile-ihracatci-birliklerinin-kurulusu-ve-g

> Emin Haluk Ayhan (MHP), 18 Haziran 2009 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 107. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TÜRKİYE İHRACATÇILAR MECLİSİ İLE İHRACATÇI BİRLİKLERİNİN KURULUŞU VE GÖREVLERİ HAKKINDA (SS408)); konuşma 935 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

MHP GRUBU ADINA EMİN HALUK AYHAN (Denizli) – Teşekkür ediyorum Sayın Başkan.

Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; görüşülmekte olan 408 sıra sayılı Türkiye İhracatçılar Meclisi ile İhracatçı Birliklerinin Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun Tasarısı’nın birinci bölümü hakkında Milliyetçi Hareket Partisi Grubunun görüşlerini arz etmek üzere söz almış bulunuyorum. Bu vesileyle yüce heyetinizi saygıyla selamlıyorum.

Tasarının geneline ilişkin grubumuz adına konuşan Sayın Işık, tasarı hakkında grubumuz görüşlerini dün sizlere aktardı.

İhracatçılarımız bugün 13 genel sekreterlik bünyesinde 59 adet birlik ile faaliyetlerini sürdürmektedir. 23 ayrı sektörde ihracatçılarımız teşkilatlanmış vaziyettedir.

Görüşülmekte olan birinci bölümde, organizasyonun oluşumu, gelirleri, teşkilat yapısı, Birlik üyelerinin üyeliğinin sona ermesi, toplantı usul ve esasları gibi hususlar düzenlenmektedir. Esasen bu kanun, Danıştayın Anayasa Mahkemesine yaptığı başvuru ve hâlen davanın derdest olması nedeniyle gündeme gelmiştir.

Bürokraside hizmet yaptığımız dönemde, bir süre sorumluluğunu birlikte paylaştığımız ihracatçılarımızın gayretlerini ve karşılaştığı güçlükleri aşma konusundaki yaklaşım ve başarılarını her zaman takdirle izlemişimdir. İhracatçılar hiçbir zaman zorluktan gerçekten yılmazlar. Siyasetin, bürokrasinin, hukukun değiştirilememesinden kaynaklanan problemlerin ortaya çıkardığı zorluklar, hizmet sektörünün ortaya çıkardığı problemler hep birer handikaptır ihracatçılar için.

İhracatçılar veya temsilcileri, haftanın mutlaka birkaç gününü hâlâ Ankara’da geçirmektedirler. Üç gündür buradalar, bu tasarının yasalaşması için işi gücü bırakıp lobi faaliyeti yürütüyorlar.

Son yıllarda büyük mücadeleler sonucunda önemli bir ivme kazanan ihracatı gerçekleştiren ihracatçılarımızı bu Hükûmet maalesef sevmemektedir, üvey evlat muamelesi yapmaktadır. Biz bunu ihracatçılarla görüştüğümüzde anlıyoruz. “Hayır” diyen varsa ortaya çıkmalıdır. Bu tasarının görüşülmesinin bugüne kalmasının sebebi nedir? Bu tasarı, ülke ekonomisine önemli hizmetler veren bu kesimin örgütünün hukuki statüsünü boşluğa düşürecek bir hareket tarzı benimsenebilir mi? AKP’nin uyguladığı yüksek faiz düşük kur politikası ihracatçıları çok zor bir duruma düşürmüştür, ihracatçılarımızın rekabet gücünü ortadan kaldırmıştır. Bütün ihracatçılarımız bugün bunu kabul etmektedirler. Bunun küresel kriz ile de bir ilgisi yoktur.

Bu hususa ilişkin başka göstergeler nelerdir, bunu nereden anlıyoruz: Dâhilde işleme rejimindeki ithalat artışından ve yabancı girdi artışındaki orandan görüyoruz. AKP İktidarı döneminde uygulanan dış ticaret politikaları dış ticaret dengesinde 286 milyar dolar açık ortaya çıkarmıştır. Cari işlemler dengesi açığı ise 157 milyar dolardır. AKP İktidarının uyguladığı ekonomi politikalarının, dış ticaret ve cari işlemler dengesi açıklarının ülke ekonomisi üzerinde yarattığı olumsuzlukların azalmasına ihracatçıların gerçekten çok büyük katkıları vardır.

Aslında var olan ve küresel kriz ile birleşen etkileriyle yaşamakta olduğumuz problemlerin bir ölçüde daha az hissedilmesini de ihracatçılarımız sağlamıştır. AKP İktidarı döneminde ihracatımız ve üretimimizin yüzde 50’sinin üzerinde yabancı girdiye bağımlı hâle gelmiştir, bu doğrudur. Esasen dünyanın hiçbir ülkesinde ihracat artarken kapasite kullanım oranlarının düştüğü ve işsizliğin yükseldiği görülmemiştir. AKP İktidarı döneminde 2003’ten 2007 yılına kadar 40 bin istihdam artışı vardır. Bu, 2009 yılı programında yer alan bir bilgidir. 2008 yılından 2009 yılına istihdam kaybı 1 milyonu aşmıştır. Sadece Denizli’de bir yılda 32 bin istihdam kaybı vardır resmî kayıtlara göre.

AKP İktidarı, Hükûmet 2009 yılında ihracatın dolar bazında yüzde 8,4 artmasını öngörmüştür. Dış ticaretten sorumlu Sayın Bakan o zaman, bu program daha Türkiye Büyük Millet Meclisinde görüşülürken, buradan geçmeden, ihracatın yüzde 17 düşeceğini ifade etmiş ve ancak program düzeltilmediği için yüzde 8,4 artış hedefi gündemde bir tezat olarak ur gibi kalmıştır. Bu da Hükûmetin, AKP İktidarının öngörülerinin ne kadar ciddiyetsiz, ne kadar isabetsiz olduğunu, inandırıcı olmadığını göstermesi açısından son derece önemli ve ibret vericidir.

İhracatçılar bu Hükûmete güvenemiyorlar ancak birlikte, Türkiye'nin, ülkenin tesislerinin Mısır’a taşınmasına zor da olsa rıza gösterebiliyorlar. Siz hiç memleketindeki tesislerinin başka ülkelere taşındığından memnun olan bir iktidar gördünüz mü?

Şu anda en çok problemlerini dile getirmesi gereken kurumsal yapı ihracatçıların organizasyonlarıdır. Şunu samimiyetle ifade etmek istiyorum ve üzülerek söylüyorum ki -en azından daha önce birlikte çalıştığım insanlar açısından söylüyorum, ben öyle hissediyorum- ihracatçılar kurumsal olarak yapılanmış fakat örgütleri yeterince -hangi nedenden olursa olsun- ihracatçıların problemlerini gündeme getirmekte sıkıntı içinde kalmışlardır. Nitekim bu yasanın bu kadar gecikmesinin temel nedeni de budur. Hükûmet sanayicilerin, ihracatçıların üzerine kâbus gibi çökmüştür. “Sizin Kredi Garanti Fonu’ndan vermeyi düşündüğünüz 1 milyar YTL kredi, daha dün, kamu bankalarından alınan krediyle medya satın alınması için sadece bir gruba veriliyor. Bize niye vermiyorsunuz?” denmiyor, diyemiyorlar. Bunların mutlaka bir sebebi olmalı. İhracat artarken TİM’in ihracat rakamları büyük törenlerle, siyasetçilerle açıklanıyordu. Şimdi Sayın TİM Başkanı bu açıklamalarda -ihracat düşerken- maalesef siyasi iktidar tarafından yalnız bırakılıyor.

İhracatçılar ayakta kalmak, kurumlarını ayakta tutmak için direniyorlar ancak Hükûmette vizyon yok. İhracatçılar sonunda ne olacağını bilemiyorlar çünkü Hükûmet güven telkin etmiyor, bir yol haritası ortaya koymuyor.

AKP İktidarının uyguladığı politikaların işsizliğe, yoksulluğa bir faydası olmadı; yerli sanayiye, teknolojik atılıma, rekabet gücüne, katma değer üretiminin artmasına etkisi yok, ama ara malı ithalatının artması, ihracat içindeki ithalatın payının artması, giderek Kore’deki, Çin’deki istihdama katkı sağlıyor.AKP İktidarının uyguladığı dış ticaret politikası sonunda Türkiye, dünyada küresel ticaretin bir aktörü olmaktan ziyade, maalesef bir figüranı hâline gelmiştir. Bu politikalar sonucunda, “Asya’dan al, Avrupa’ya sat.” politikasıyla ithalatlaşma politikasına kayış olmuş ve dış ticaret maalesef Asyalılaşmıştır. İhracat ve üretim maalesef ithalata bağımlı hâle gelmiştir.

Daha önce ifade ettim bu kürsülerden, ülkemizde ihracat yapmayan ilin kalmaması elbette övünülecek bir durumdur. Büyük çabalarla bu duruma ulaşıldığı kuşkusuz bir gerçektir. Fedakârlıklar sonucunda ulaşılmıştır. İhracat yapmayan il kalmaması için harcanan çabaların, ihracatın ithalata bağımlılığının bir sonucu olarak bütün illeri ithalatçı yaptığı da bir gerçektir.

Diğer taraftan, Müsteşarlık web sitesinde yer alan istatistikler incelendiğinde, 42 bin civarında ihracatçı firmanın varlığına karşın 51 bin civarında ithalatçı firmanın varlığı görülmektedir. Çaba göstermeden ve ithalattan sorumlu kurumun olmadığı bir yapıda bile 51.500 ithalatçı firma faaliyet gösteriyor ve ithalat yapabiliyorsa Dış Ticaret Haftası düzenlemek hangi amaca hizmet ediyor?

Diğer bir konu, dış ticaretin kurumsal yapılanmasına ilişkin olarak, Türkiye'nin küresel ticaret aktörü olabilmesi için dış ticaretin kurumsal yapısının da gözden geçirilmesi gerekmektedir. Sadece, TİM yasası, bu problemi çözmeyecektir. Bu yasa gerçekten uzun süredir beklemesine rağmen, problem olarak ortada durmaktaydı. Daha önce, Sayın Bakan, Sanayi Komisyonunda belki bu tasarının aleyhindeydi. Şimdi tasarı, görüyorum ki, büyük bir memnuniyetle destekleniyor.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Emin Haluk Ayhan (MHP, Denizli). “Türkiye ihracatçılar meclisi ile ihracatçı birliklerinin kuruluşu ve görevleri hakkında (ss408)”. TBMM Genel Kurulu, 107. Birleşim tutanağı, 18 Haziran 2009. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/emin-haluk-ayhan-23-2009-06-18-turkiye-ihracatcilar-meclisi-ile-ihracatci-birliklerinin-kurulusu-ve-g (erişim: 29 Ekim 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
