# Yükseköğretim kurumları teşkilatı kanunun ile bazı kanun ve kanun hükmünde kararnamelerde değişiklik yapılması hakkında(s.s.506)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 23. Dönem)
- **Konuşmacı:** Emin Haluk Ayhan (MHP, Denizli)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 133. Birleşim
- **Tarih:** 13 Temmuz 2010
- **Gündem:** YÜKSEKÖĞRETİM KURUMLARI TEŞKİLATI KANUNUN İLE BAZI KANUN VE KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMELERDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA(S.S.506)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/emin-haluk-ayhan-23-2010-07-13-yuksekogretim-kurumlari-teskilati-kanunun-ile-bazi-kanun-ve-kanun-hukm

> Emin Haluk Ayhan (MHP), 13 Temmuz 2010 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 133. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: YÜKSEKÖĞRETİM KURUMLARI TEŞKİLATI KANUNUN İLE BAZI KANUN VE KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMELERDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA(S.S.506)); konuşma 509 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

EMİN HALUK AYHAN (Denizli) – Teşekkür ediyorum Sayın Başkan.

Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; görüşülmekte olan 506 sayılı Tasarı’nın 2’nci maddesi üzerindeki değişiklik önergesi üzerinde söz aldım. Bu vesileyle yüce heyetinizi saygıyla selamlıyorum.

Değişiklik önergesini hazırlamaktaki amacımız, daha doğru ifade edecek bir düzenlemenin yapılmasının uygun olacağıdır. Hakikaten son zamanlarda gelen teklif ve tasarılara gerekli özenin gösterilmediği çok açıktır. Bunu, kanun teklifi olanlarda gerekli özenin gösterilmemesini de uygun görmemekle birlikte, kanun tasarılarında gerekli özenin gösterilmemesi tolere edilebilecek bir durum değildir. Bu husus konuya gereken ciddiyetle yaklaşılmasını engellemez.

Tasarının genel gerekçesi incelendiğinde tatmin edici olmadığını rahatlıkla ifade edebiliriz. Gerek Komisyonda gerekse Genel Kurulda “şu işi bir bitirsek” edasıyla görüşmeler devam etmektedir. Zaten kamuoyunda da üniversitelerin muhtevasından çok isminin ne olması gerektiği hususu gündemde yer almıştır.

Şimdi bu illere birer üniversite daha kuruyorsunuz. “Gelin Denizli iline de bir ilave üniversite kuralım. Teknik üniversite olsun, sanayinin geliştiği bir ilde çok faydalı olur.” diyoruz; “Hayır.” diyorsunuz. Neden hayır dendiğini siz de bilmiyorsunuz. Bu, emir-komuta zinciri içinde oluyor demek istemiyorum ama başka bir şekilde ifade etmekte de zorluk çektiğimi söylemek istiyorum. Buralara vereceğimiz eğitim kadroları hazır mı, ne yapacağız, ne kadar öğrenci alınacak, bunların piyasayla entegrasyonu mümkün mü; bunları tartışmayacak mıyız?

Beşerî gelişme önemli. Nasıl olur? Eğitim ile. Eğitimin aynı zamanda sosyal dayanışmayı da güçlendirmesi gerekir.

Kuşkusuz, eğitime erişim, eğitimin kalitesi, eğitim için temel sorun alanlarıdır. Erişim kapsamında, okullaşma oranları ve bölgeler, cinsiyetler arası farklılıklar; kalite sorunu kapsamında ise fizikî altyapı yetersizlikleri, müfredatın güncellenmesi, öğretmen ve akademisyen niteliklerinin geliştirilmesi ve eğitim materyallerinin müfredatla uyumu ve benzeri hususlar önem kazanmaktadır. Sadece yükseköğretim kademesinde erişimi artırmak amacıyla adım atılması önemli olmakla beraber, bunun gerçekleşmesi ve ulaşılan sonuçlarda yukarıda ifade ettiklerimizin olup olmaması, gerçekleşip gerçekleşmemesidir.

YÖK ile birlikte yükseköğretim sisteminin yapılandırılamaması ve üniversitenin idari ve mali özerkliklerinin sağlanamaması eğitimde kaliteyi olumsuz etkilemektedir. Zaten sistemin kalite değerlendirme ve hesap verebilirlik sistemi işlerlik kazanamıyor. Üniversitelerin gelir yaratma kapasiteleri düşük, öğretim üyesine düşen öğrenci sayısı yüksek, fizikî altyapı yetersiz. Bunlar, yükseköğretim sisteminde kaliteyi etkileyen sorunlar.

Barınma ayrı bir problem, yükseköğretime giriş daha da ayrı bir problem; giriş öncesi yapı, yarış, bütün toplumu perişan ediyor.

Yükseköğretim stratejisinde, yükseköğretim, yığınlaşma, küreselleşme, finansmanı, özelleşme, özerklik, hesap verilebilirlik, kalite güvencesi, akreditasyon, yönetim gibi önemli hususlar, eğilimler tartışılmaktadır. Bunlar, gerçekten de önemli hususlardır. Aslında, aynı rapordan, ülkemizde yükseköğretim sistemindeki beklentilerin nasıl geliştiği üzerinde de durulmaktadır. Demografik yapının yaş gruplarına dağılımı, gelişmiş ülkelerle aramızdaki farkı kapatmak üzere yükseköğretime yüklenmek istenen işlevler mutlaka önemli hususlardır, bunlardan birincisi: Türkiye, demografik değişim süreci içinde aynı zamanda sanayi toplumuna geçişini de yaşamaktadır. Bunun ulusal ve uluslararası boyutu da kuşkusuz önemlidir ve vardır. İkincisi: Açık kapatma meselesinde demografik geçiş sürecinin bulunduğu yerin stratejik üstünlüğe dönüştürülmesi ile ilgilidir. Bilişim teknolojisindeki gelişmeler dünyayı bilgi toplumuna geçiş aşamasına getirmiştir. Bu aşamada herkesin eğitime tam ve eşit ulaşımının gerekli olduğu da açıktır. Raporda yer alan bir husus ise “Genelde eğitim sisteminin, özelde yükseköğretim sisteminin esnek, açık ve güçlü olarak yapılandırılmaları gerekir.” denilmektedir. Şimdi hem böyle raporları, stratejileri hazırlayıp sitelerinize koyacaksınız hem de Parlamentoda görüşüyor gibi yaparak kanunu geçirmeye çalışacaksınız. Böyle olmayan ve gerçekçi olmayan bir şekildir. Bu biçim, gerçekçi bir davranış değildir.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Emin Haluk Ayhan (MHP, Denizli). “Yükseköğretim kurumları teşkilatı kanunun ile bazı kanun ve kanun hükmünde kararnamelerde değişiklik yapılması hakkında(s.s.506)”. TBMM Genel Kurulu, 133. Birleşim tutanağı, 13 Temmuz 2010. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/emin-haluk-ayhan-23-2010-07-13-yuksekogretim-kurumlari-teskilati-kanunun-ile-bazi-kanun-ve-kanun-hukm (erişim: 29 Ekim 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
