# 2011 yılı merkezi yönetim bütçe kanunun tasarısı ile 2009 yılı merkezi yönetim kesinhesap kanunu tasarısı hakkında

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 23. Dönem)
- **Konuşmacı:** Emin Haluk Ayhan (MHP, Denizli)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 39. Birleşim
- **Tarih:** 22 Aralık 2010
- **Gündem:** 2011 YILI MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇE KANUNUN TASARISI İLE 2009 YILI MERKEZİ YÖNETİM KESİNHESAP KANUNU TASARISI HAKKINDA
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/emin-haluk-ayhan-23-2010-12-22-2011-yili-merkezi-yonetim-butce-kanunun-tasarisi-ile-2009-yili-merkezi

> Emin Haluk Ayhan (MHP), 22 Aralık 2010 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 39. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 2011 YILI MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇE KANUNUN TASARISI İLE 2009 YILI MERKEZİ YÖNETİM KESİNHESAP KANUNU TASARISI HAKKINDA); konuşma 959 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

MHP GRUBU ADINA EMİN HALUK AYHAN (Denizli) – Teşekkür ediyorum Sayın Başkan.

Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; 2011 Yılı Merkezî Yönetim Bütçe Kanunu Tasarısı’nın 8’inci maddesi üzerinde Milliyetçi Hareket Partisi Grubunun görüşlerini ifade etmek üzere söz aldım. Bu vesileyle yüce heyetinizi saygıyla selamlıyorum.

Şimdi, merkezî yönetim bütçesinin kurumlara ilişkin görüşmelerini tamamladık, bütçenin maddeleri üzerinde görüşüyoruz. Görüştüğümüz maddenin başlığı “Aktarma ve Ekleme İşlemleri” Doğrudur diyelim, demek de mümkün değil de maddeyle ne yapıyoruz? Bu maddenin birinci fıkrasının (a) bendine göre, personel ve sosyal güvenlik primi giderleri dışındaki diğer ekonomik kodlara ilişkin tertiplerde yer alan ödeneklerin 5018 sayılı Kanun’un 21’inci maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan sınırlamalara tabi olmaksızın Maliye Bakanlığı bütçesinin yedek ödenek tertibine aktarılabilmesi hususunda Maliye Bakanına yetki veriyoruz.

Bu, dikkatle incelenirse; bütün idare bütçelerinde yer alan ödeneklerin Maliye Bakanınca yedek ödeneğe aktarılabilmesi anlaşılıyor. Bu yetki, Meclisin bütçe hakkının gasbı anlamına gelir. Böyle bir yetkiyi alacaksan bütçeye ne gerek var?

Aynı şekilde, maddenin diğer bölümlerinde de “5018 sayılı Kanun’un 21’inci maddesine tabi olmaksızın.” denilmek suretiyle, 5018 sayılı Kanun ile aktarmalara getirilen sınırlamalar ortadan kaldırılmaktadır.

Madem böyle bir ihtiyaç var, 5018 sayılı Kanun’un 21’inci maddesini yeniden gözden geçirin. Bütçe kanunu ile 5018 sayılı Kanun’u deliyorsunuz. Kendi yaptığınız kanuna uymuyorsunuz.

Şimdi “Daha önceleri de aktarma ve ekleme işlemleri yapılıyordu. Buraya getirip şeffaf bir şekilde ortaya koyuyoruz.” diyebilirsiniz ama bu hiç inandırıcı olmaz. Hem 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi Kanunu’nu çıkaracaksınız, bu Parlamentodan geçireceksiniz, ondan sonra bu Parlamentoya gelip “Ben bunu askıya alıyorum, uygulamayacağım.” diyeceksiniz. Bu olmaz. Olursa bu kamuoyunun önünde güvenilirliğiniz kalır mı? Kalmaz. İnandırıcılığınız olur mu? Olmaz. Hadi sizi bir tarafa bırakalım, bu konuda bırakmamız mümkün değil ama, size, Türkiye Cumhuriyeti’nin Hükûmetine, Türkiye Cumhuriyeti’nin hele hele Maliye Bakanına böyle bir şeyi yakıştırmak olmaz.

Böyle uygulamalara neden ihtiyaç duyuyorsunuz? Bunun üzerinde duralım, daha doğrusu ben durmak istiyorum.

İlk husus: Bürokrasi size hiç güvenmiyor. Yarın herhangi bir zaruret hâlinde bu çoğunluğunuzla, gerekmesi hâlinde, aktarma ve ekleme işlemlerinizi bu Parlamentoda yapamayacağınıza inanıyor, elinin altında sağlam bir garanti istiyor. Kanun teklifi veya kanun tasarısı gelirse bu çoğunluğunuz ile bile bunu kanun hâline getirip uygulayamayacağınızı dikkate alarak tasarıyı ve bu maddeyi koyuyor. Zaten Bakanlar Kurulu ve Yüksek Planlama Kurulunda sizler bunları detaylı tartışmıyorsunuz. Tartışmış olsanız, bunlar buraya böyle gelmez. Müzakere de etmiyorsunuz, etmediğiniz için de bürokrasi bunu buluyor, yazıyor, sizin önünüze koyuyor, siz de buraya getiriyorsunuz.

Diğer bir ihtimal: Bürokrasi sizin gidip gelmeyeceğinize inanıyor. Bu nedenle “Seçimlere kadar işlerimizi rahat götürelim, ülkeyi sıkıntıya sokmayalım, daha sonra da bunlar gitti mi gelen olur da ‘Bu iş olmaz.’ derse sıkıntı olmasın.” diyor.

Üçüncü ihtimal: Siz bunları iyi takip edemiyorsunuz, onun için böyle geçiyor. “Bunu neden söylüyorsunuz?” diyeceksiniz, anlatayım: Takip etmiş olsanız bu işe engel olursunuz. İlk Maliye Bakanı olduğunuzda, Sayın Bakan, “Bir daha böyle torba tasarı gelmeyecek.” dediniz. Hatta “Gelen tasarının hesabını, ne getirip ne götüreceğini, hesabını vereceğim.” dediniz. Akabindeki tasarıda bunu da yaptınız; söz verdiniz, hakikaten yaptınız. Ancak ondan sonraki tasarılarda duvardan ses var, sizden ses yok. Neden? AKP’nin iş yükü altında ezildiniz, ses çıkaramıyorsunuz. O zaman siz de inanmadınız, şimdi de inanmıyorsunuz ama çaresiz kaldınız, mecburen böyle yola gidiyorsunuz. Hesabı kitabı bir tarafa bırakın, bu konudaki soru ve talepleri bile duymazlıktan geliyorsunuz. “Vurdumduymaz” diyemeyeceğim, “vurdumduyarlı da duymaz” oluyorsunuz. Sıkıntı burada.

Şu anda, yukarıda, Komisyonda bunun benzer bir örneğini yaşıyoruz. Öyle torba tasarılar geliyor ki kamuoyunda 20 madde diye ilan ediliyor, 120 madde olarak geliyor. Şimdi, Sayın Bakanım, Parlamentoda bu kadar sayısal gücü olan bir Hükûmetin memleketin bütün dertlerini sekiz sene biriktirip 120 madde olarak Türkiye Büyük Millet Meclisine giderayak sunması, en az yüz yirmi tane problemin var olması demektir. Siz de biliyorsunuz, yukarıdaki tasarının her bir maddesinde en az üç beş tane problemli iş var. Demek ki, şu kısa sürede biriktirdiğiniz problemli iş miktarı beş yüzü aşıyor. “Bunu nereden biliyorsunuz?” diyeceksiniz, vatandaşın bize olan taleplerinden de biliyoruz. Basın mensupları bile “1’inci maddesi kaç gün sürecek?”, “Kapsamı bu kadar sürerse uygulaması ne olacak?” diye şakalaşmaya başlayıp Komisyonun önünü terk ettiler, ilgileri azaldı.

Bir diğer husus: Vatandaşın problemi o kadar çoğalmış ki, o kadar talep geliyor ki ya bu ülkede olandan bitenden haberiniz yok ya da vatandaş gerçekten problemli, problemli değilse eğlence olsun diye geliyor. Tabii ki doğrusu bu değil; vatandaşın problemi var, eğlence olsun diye niye gelsin?

Şimdi, bakın Sayın Bakan, vatandaş bütün gruplara mensup milletvekillerini ziyaret ediyor Komisyonda. Yukarıda, Komisyon Başkanının odası, koridorlar, milletvekili odaları, hem iktidara mensup hem muhalefete mensup milletvekillerinin odaları dolup dolup taşıyor, problemlerle, dertlerle. Vatandaş geliyor bize diyor ki: “Vekilim, vallahi şunda bize bir omuz verin, benim de şu borcum şu işin içine girsin, şu derdim çözülsün. Bir önerge veriverin de benim şu işim hallolsun.” Biz de: “Uygunsa olur ama bizim verdiğimiz önergeyi iktidar partisi istemedikten sonra sayısal çoğunluk olarak bizim oradan geçirmemiz mümkün değil ki çünkü çoğunluk onlarda.” diyoruz. Gerçeği de bu. Fakat işin aslı bu olmasına rağmen, gerisinde temel bir doğru daha var. O nedir? Artık, sorunlar o kadar arttı ki iktidar bunları çözmekten acizleşti. Buna ilave olarak parti merkezinden veya Sayın Başbakandan -talimat diyemem, yüce Meclise yakışmaz- görüş geliyor ve bu nedenle iktidar partisine mensup arkadaşlar veya Hükûmet tasarıya bir şey koymaktan imtina ediyor, çekiniyor. İktidar milletvekillerinin yaşadığı zorluklar var. Ne oluyor, nasıl oluyor? İktidar milletvekilleri önergelere koridorlarda imza ikmali yapıyorlar, uçakların yakıt ikmali yaptığı gibi havada. Bunun sonucunda ne oluyor? Bazen önergeyi hazırlayanlar -her kim ise itham etmek istemiyorum- o önergede bir şey, bir kelime, bir ifade değiştirmek istiyor ve eliyle düzeltiyor, getiriyor oraya koyuyor. O önerge okunurken, önergeye imza koyan iktidar partisine mensup milletvekili arkadaş isyan ediyor “Bu kadar da değil canım!” diyor.

Şimdi, bundan ne vatandaş memnun ne Hükûmet olarak siz memnunsunuz ne buradaki milletvekilleri memnun iktidar ve muhalefete mensup. Ondan sonra da şöyle diyoruz: “AKP İktidarı fevkalade iyi götürdü.” Vatandaş krediye -biraz önce bahsettiniz- müracaat edemiyor, vergi borcundan, SSK borcundan…

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

EMİN HALUK AYHAN (Devamla) – …müracaat edemiyor. Bunları dikkate almamız lazım.

---

**Kaynak gösterme:** Emin Haluk Ayhan (MHP, Denizli). “2011 yılı merkezi yönetim bütçe kanunun tasarısı ile 2009 yılı merkezi yönetim kesinhesap kanunu tasarısı hakkında”. TBMM Genel Kurulu, 39. Birleşim tutanağı, 22 Aralık 2010. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/emin-haluk-ayhan-23-2010-12-22-2011-yili-merkezi-yonetim-butce-kanunun-tasarisi-ile-2009-yili-merkezi (erişim: 28 Ekim 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
