# İşsizlik Sigortası Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi münasebetiyle

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 27. Dönem)
- **Konuşmacı:** Emine Gülizar Emecan (CHP, İstanbul)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 117. Birleşim
- **Tarih:** 23 Temmuz 2020
- **Gündem:** İşsizlik Sigortası Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi münasebetiyle
- **Tutanak (TBMM):** https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=90633
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/emine-gulizar-emecan-27-2020-07-23-issizlik-sigortasi-kanunu-ile-bazi-kanunlarda-degisiklik-yapilmasi-hak

> Emine Gülizar Emecan (CHP), 23 Temmuz 2020 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 117. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: İşsizlik Sigortası Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi münasebetiyle); konuşma 582 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

EMİNE GÜLİZAR EMECAN (İstanbul) – Değerli vekiller, kanun teklifinin 9’uncu maddesinde, 20 Haziran 2012 yılında yürürlüğe giren 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’nun 38’inci maddesinde yapılan bir düzenlemeyle sekiz yıldır sürekli yapılan ertelemeye bir yenisi eklenerek 50’den az çalışanı olan az tehlikeli iş yerlerinde ve kamuda iş yeri hekimi ve iş güvenliği uzmanı bulundurma yükümlülüğü 31 Aralık 2023 tarihine yani üç buçuk yıl erteleniyor. Ertelemenin gerekçesinde de “Yeni coronavirüs salgını nedeniyle eğitimlerin aksaması ve ilgili sınavların gerçekleştirilememesinden kaynaklı olarak oluşacak uzman ve hekim açıklarını önlemek adına…” deniyor. Ne oldu bu sürede? Nisan ayında yapılması gereken uzmanlık sınavı 29 Ağustos 2020’ye yani sadece dört ay ertelendi. Bu sınavlar yılda iki ay, nisan ve aralık aylarında yapılır yani üç buçuk yıllık bir ertelemenin sebebi tek bir sınavın dört ay ertelenmesi kesinlikle olamaz. 5 milyon çalışanı olan bir sektörün uzman ve hekim açığını yumurta kapıya gelmişken bir tane sınavla mı giderecektiniz? Yani bu olacak iş değil, inanılır gibi değil. Diğer bir gerekçe de bize Komisyonda sunulan, 11 meslek odasının ertelemeyle ilgili talepleri olduğu. Elbette ki ekonomik bir kriz içerisindeyiz, bu firmalar zor durumdalar, bunu kabul etmek lazım, yeni maliyet kapılarının açılmasını istemezler, haklı olabilirler. Ama Bakanlığın, hadi sekiz yılı geçtim ben, son yapılan üç yıllık erteleme içerisinde hem hizmet almaya başlayacak 50’nin altında çalışanı olan az tehlikeli iş yerlerinde hem de kamu ve Bakanlık bünyesindeki kurumlarda bugüne kadar bu işin yapılabilmesi için altyapı çalışmalarını hayata geçirmiş olması gerekirdi. Anlaşılan o ki Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı bu konuyu önemli işler listesine almamış, bir kenara koymuş ve hiçbir çalışma yapmamış bu konuda. Şöyle bir durum da var: Kaldı ki sadece ortak sağlık, güvenlik birimlerinin -yani bağımsız çalışan uzman ve hekimleri, eğitim kurumlarını bir kenara bıraktım- sadece OSGB’lerin bir yılda ülke ekonomisine katkısı yaklaşık 1 milyar 500 milyon TL’yken üç buçuk yıllık erteleme için işveren sendikalarının, odaların görüşleri alınmış, talepleri alınmış ancak sektör temsilcilerinin, meslek örgütlerinin görüşleri hiç alınmamış ama bu ülkede, maalesef, gelir elde etmek amacıyla yaban keçilerinin avlanması için ihale açılabiliyor değerli arkadaşlar.

Şimdi, kamu kurumlarına gelecek olursak: Kamuda hâlâ uygulamaya geçilememiş olmasının gerçekten kabul edilebilir bir yanı yok. Kamu kurumları çok ihmal edilmiştir. En azından, kamuda hiçbir erteleme yapılmadan bu uygulama hayata geçirilmeliydi. Bakın, daha çok yeni, Sakarya Hendek’te bir havai fişek fabrikasında 11’inci kez bir patlama oldu ve 7 vatandaşımız hayatını kaybetti. Belli oldu ki Bakanlık hiçbir denetim yapmamış bu firmada. Bir hafta sonra da bu patlayıcıların bertaraf edilmesiyle ilgili yapılan çalışmada ikinci bir patlama oldu, 3 askerimiz şehit oldu. Dikkatinizi çekmek isterim ki taşımayı yapan belediyenin kamyonunu süren şoför kamu çalışanıydı, askerlerimiz de Türk Silahlı Kuvvetlerinin görevlileriydiler. Kamu ihmal edilmemelidir değerli arkadaşlar, kesinlikle ihmal edilmemelidir.

Bir parantez açmak istiyorum burada. İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’na göre, iş güvenliği uzmanları işverene rehberlik eder ve tehlikelere karşı uyarı görevini yerine getirir. Ancak bakıyoruz ki ölümlü tüm iş kazalarında hemen, öncelikle iş güvenliği uzmanları gözaltına alınıyor ve hapse atılıyor. Aynı şey Hendek’te de yaşandı. Orada da özel yemekler verilerek patron teselli edilirken iş güvenliği uzmanı da hapse atıldı ve şu anda hâlâ daha hapiste. İş güvenliği uzmanları “Biz ne işveren vekiliyiz ne de günah keçisiyiz.” diyorlar değerli arkadaşlar. Artık bu sese kulak vermek zorundayız, artık bu sesleri duymak zorundayız. Kanun ilk çıktığında, hem iş yerlerinin daha güvenli olması açısından umut vermişti hem de yeni bir istihdam alanı yaratmış, birçok eğitim ve hizmet kurumu açılmıştı.

Bugüne geldiğimizde elimizde neler var ona da bir bakalım: Havai fişek fabrikası gibi çok tehlikeli iş yerlerinde bile gerekli denetimleri yapmayan bir Bakanlık var.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Emine Gülizar Emecan (CHP, İstanbul). “İşsizlik Sigortası Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi münasebetiyle”. TBMM Genel Kurulu, 117. Birleşim tutanağı, 23 Temmuz 2020. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/emine-gulizar-emecan-27-2020-07-23-issizlik-sigortasi-kanunu-ile-bazi-kanunlarda-degisiklik-yapilmasi-hak (erişim: 29 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=90633

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
