# T.c. ziraat bankası a.ş.ve tarım kredi kooperatifleri hk. (s.s. 151)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Engin Altay (CHP, Sinop)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 90. Birleşim
- **Tarih:** 5 Haziran 2003
- **Gündem:** T.C. ZİRAAT BANKASI A.Ş.VE TARIM KREDİ KOOPERATİFLERİ HK. (S.S. 151)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/engin-altay-22-2003-06-05-t-c-ziraat-bankasi-a-s-ve-tarim-kredi-kooperatifleri-hk-s-s-151

> Engin Altay (CHP), 5 Haziran 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 90. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: T.C. ZİRAAT BANKASI A.Ş.VE TARIM KREDİ KOOPERATİFLERİ HK. (S.S. 151)); konuşma 887 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

CHP GRUBU ADINA ENGİN ALTAY (Sinop) - Sayın Başkan, değerli mesai arkadaşlarım; yorucu bir maratonun son dakikalarındayız. 151 sıra sayılı Sorunlu Hale Gelen Tarımsal Kredilerin Yeniden Yapılandırılmasına İlişkin Kanun Tasarısının 8 inci maddesi üzerinde Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına, görüşlerimizi sunmak üzere huzurunuzdayım; Yüce Heyeti saygıyla selamlıyorum.

Bu vesileyle, yaklaşık 1 000 000 çiftçi ailesini ilgilendiren ve kangrene dönen bu temel sorunu Parlamentoya taşıyan gerek yürütme organına, iktidara gerekse verdikleri kanun teklifleriyle sorunu buraya taşıyan Cumhuriyet Halk Partisinin Ardahan Milletvekili Sayın Ensar Öğüt'e, Muğla Milletvekili Sayın Fahrettin Üstün'e, Kastamonu Milletvekili Sayın Mehmet Yıldırım'a ve İzmir Milletvekillerimiz Yılmaz Kaya ve Erdal Karademir'e, halkımız adına, teşekkürü bir borç biliyorum.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 59 uncu cumhuriyet hükümetimizin getirdiği ve Cumhuriyet Halk Partisi milletvekillerinin kanun teklifleriyle birleştirilen tasarıyı destekliyoruz; ancak, keşke biraz önce arkadaşlarımızın çiftçilerimiz lehine verdiği önergelerin hiç değilse bir kısmı kabul edilseydi de gecenin bu saatinde -biraz sonra buradan bir parça mutlu ayrılacağız- biraz daha fazla mutlu ayrılsaydık diye de düşünmeden kendimi alamıyorum. Biraz da sıkıldınız; ancak, parlamenterlik zor zanaattır, güç iştir. Muhalefetin görevi de uyarı, ikaz ve denetimdir. Bunları hoş göreceksiniz, bunlara katlanacaksınız; başka türlü bu gemiyi yürütemeyiz.

Değerli arkadaşlar, bundan tam yüzkırk yıl önce, 1863 yılında "Memleket Sandığı" adıyla kurulan şimdiki Türkiye Cumhuriyeti Ziraat Bankası ilk tarımsal kredisini tam yüzkırk sene önce vermiş; ancak, o günden bu yana ve özellikle de 12 Eylül 1980 tarihinden sonra başlayan olumsuz süreçte, Türkiye Cumhuriyeti Ziraat Bankası, köylülerimizi ve çiftçimizi tatmin edememiş, üstüne üstlük de köylüye bir hayrı olmadığı halde, milyarlarca dolar görev zararına uğratılmıştır.

Şimdi, gerçekten, Ziraat Bankası, çiftçimizi destekleme boyutunda görev zararı çektiyse amenna, başımızın üstünde; ancak, burada başka şeyler varsa, iktidarın, bu işin üstüne bir an önce gitmek mecburiyeti vardır.

Bakın, Büyük Atatürk, tam yetmiş yıl önce tarımsal krediyi nasıl tarif etmiş: "Köylü, üretim için lazım olan yeterli krediyi, en uygun faizle ve malını paraya çevireceği zamana kadar ödemek zorunda kalmadan bulmalıdır." Büyük Atatürk'ün tam yetmiş yıl önce koyduğu tarımsal kredi anlayışını aradan yetmiş yıl geçmesine rağmen, Türkiye Cumhuriyetinin hâlâ uygulayamamasını da, büyük Türk çiftçisinin emeğine karşı bir saygısızlık olarak addetmek de mümkündür; burada, grubu bulunan partileri de tenzih ediyorum.

Üzerinde konuştuğumuz 8 inci madde esas itibariyle, Hazine kaynağına dönüştürülmüş tarımsal kredilerin borçlularını da yasa kapsamına almayla ilgilidir; doğrudur, destekliyoruz, katılıyoruz. Ancak, bizim burada milletvekili olarak asıl düşünmemiz gereken husus şudur: Türkiye Cumhuriyeti Ziraat Bankasından 210 000, tarım kredi kooperatiflerinden 690 000 -bunun içinde ben de varım; onu da söyleyeyim- kişi, kredi almış ve ödeyememiş; yani, 1 000 000 insan, aldığı krediyi ödeyemez duruma düşmüş. Bu, çok çarpıcıdır; bu, çok düşündürücüdür; bu, üzerinde ciddiyetle durulması gereken bir toplumsal hadisedir. Bizden öncekiler bir hafta katıksız hapsetmişler; biz, şimdi çıkarıyoruz, bir kuru ekmek, bir su veriyoruz; şimdilik yaptığımız ya da yapabildiğimiz budur. Ancak, bu, kesinlikle, Türk çiftçisinin mağduriyetinin giderilmesi için yeterli değildir.

Bir de, muhalefet olmanın sorumluluğuyla, şu soruyu sormaktan kendimi alamıyorum: Yaptığınız, getirdiğiniz, arkadaşlarımızın da kanun teklifleriyle pekişen, bu gece yasalaştırmaya çalıştığımız kanun tasarısını elbette destekliyoruz; ancak, bu 900 000 çiftçi ailesine sağlayacağımız kısmî ödeme kolaylığı ve faiz muafiyetinin kaynağını da, umuyorum, sayın hükümet iyi tespit etmiştir. Yarın, sürpriz bir şekilde çiftçinin girdilerine çok değişik zamlar yapmak suretiyle "buradan al, buraya koy" olmaz inşallah diye de düşünüyorum.

Kamuoyunda çiftçi affı, TKK affı diye adlandırılan bu yasa tasarısını da, asla ve asla af olarak görmüyorum. Burada yapılan, çiftçimize af değil; af, suçlulara uygulanır.

ÜNAL KACIR (İstanbul) - Çiftçi barışı...

ENGİN ALTAY (Devamla) - Barış da değil... Af, suçluya uygulanır. Devlet, burada, çiftçisine karşı yıllardır yaptığı bir ayıbı telafi etmeye çalışıyor; ben, öyle düşünüyorum.

Değerli arkadaşlar, bu arada çok temel bir konuyu da gündeminize almanız anlamında çok kısa izah etmek istiyorum. Biliyorsunuz 4734 sayılı Kamu İhale Kanunumuz yürürlüğe girdi. Şimdi, yürürlüğe girdi de ne oldu; Türkiye nüfusunun 28 000 000'u kayıtlarda çiftçi görünüyor; ancak, hepimiz biliyoruz ki, bunlar fiilî işsizdi. Şimdi, bu Kamu İhale Kanunuyla 7 000 000 orman köylüsünü de, biz, fiilî işsizler ordusuna dahil ettik.

Değerli arkadaşlar, çok önemli bir konudur. 7 000 000 orman köylüsü, gerçekten, ormanlarımızda kesme, sürütme, nakliye işlemini yürüterek hem Orman Genel Müdürlüğümüz Döner Sermaye İşletmesine ve Genel Müdürlüğümüze bir katkı sunarken, hem orman sanayimize ve ağaç sektörümüze büyük katkı sağlıyordu hem de rızklarını temin ediyorlardı. Şimdi, biz, Anayasanın 170 inci maddesi emredici hüküm olmakla birlikte, 4734 sayılı Kamu İhale Kanununun istisnalar bölümüne bir sürü ilgili-ilgisiz şey koyduğumuz halde, orman emval üretimiyle ilgili bölümü, nedense, bir türlü koyamadık. Bu konuda çok çeşitli girişimler oldu. Bize en son söylenen "efendim, bu konuda Dünya Bankasının çekincesi var." Yahu, varsa var; sen 7 000 000 insanı yeniden fiilî işsiz duruma getiriyorsun. Orman Bakanımız burada yok, sorun söyleyecektir; Türkiye'de, iki aydır, bir tek ağaç kesilmiyor; orman üretimi durmuştur. Bu konuya dikkatlerinizi çekmek istiyorum. İnşallah, iki partinin gayretiyle, bu konuyu, Anayasanın da 170 inci maddesinde açık hüküm olan bu konuyu çözmek hepimize nasip olacaktır. Hiç değilse, orman köylümüzün de yüzü biraz gülecektir, bir parça nefes alacaktır diye düşünüyorum.

Değerli arkadaşlarım, sonuç ve kanaat: Türk çiftçisi, özellikle son onbeş yıldır, hatta, onbeş yirmi yıldır uygulanan yanlış, kötü ve olumsuz tarım politikalarıyla, açlığa, sefalete ve mutsuzluğa mahkûm edilmiştir. Unutmayınız, unutmayalım; bu Meclisin kurucularının aşağı yukarı tamamı, Türkiye'de yaşayan köylülerdir. Yine unutmayalım, Kurtuluş Savaşımızı kazananlar köylülerdir. Yine her an hatırlayalım, her gün boğazımızdan geçen her lokma, köylülerimizin emeğidir, alınteridir; bunları unutmamalıyız. Hele hele, sizleri bu Parlamentonun sol tarafında, iktidar kanadında oturtanlar da kırsal kesim insanımızdır, Türk köylüsüdür.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Engin Altay (CHP, Sinop). “T.c. ziraat bankası a.ş.ve tarım kredi kooperatifleri hk. (s.s. 151)”. TBMM Genel Kurulu, 90. Birleşim tutanağı, 5 Haziran 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/engin-altay-22-2003-06-05-t-c-ziraat-bankasi-a-s-ve-tarim-kredi-kooperatifleri-hk-s-s-151 (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
